H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Or%C3%A7un+-+Eti+Popkek+Goa+Reklam%C4%B1

In Uncategorized on 06 Nis 2012 at 23:20

video_player_embed_code_text

Bahçeli’ye bir darbe de Bağımsız Ülkücülerden geldi!

In Siyaset on 30 May 2011 at 15:07

Açıkladıkları kasetler sonrası MHP’de deprem yaratan Farklı Ülkücüler’den sonra Bağımsız Ülkücüler de MHP’ye olan desteklerini çekme kararı aldı. Bağımsız Ülkücüler, MHP’ye olan desteklerini geri çekme nedeni olarak ise MHP’nin aday listelerinin Süleyman Demirel ve Ergenekoncularla birlikte oluşturulduğu iddiası.

Bağımsız Ülkücüler’in kaset skandalına ilişkin değerlendirmeleri ise son derece sert oldu:

“Kaset skandallarına da değinen Karabıçak şunları söyledi: ‘MHP’de yaşanan şu son kaset olayları göstermiştir ki Devlet Bahçeli burnunun ucunu dahi göremeyecek kadar basiretsiz bir devlet adamıdır.”

Bağımsız Ülkücüler Platformu Başkanı Baki Karabıçak, MHP’nin aday listelerini Süleyman Demirel ve Ergenekoncular ile birlikte oluşturduğunu ileri sürerek, “Bağımsız Ülkücüler olarak MHP’den bu seçimde desteğimizi kesiyoruz” dedi.

Bağımsız Ülkücüler Platformu üyeleri, Çorum’da kahvaltıda bir araya geldi. Bağımsız Ülkücüler Platformu Başkanı Baki Karabıçak, yaptığı açıklamada, 1997′de Başbuğ Alpastan Türkeş’in ölümünden sonra başa geçen Devlet Bahçeli’nin yanlış tercihler ile yanına aldığı yönetim kadrosunun MHP’ye gereken ivmeyi kazandıramadığına vurgu yaptı.

Bunu şu anki yönetimin partide tasfiyeler yapmasına bağlayan Karabıçak şunları söyledi:

“Bu kişilerin MHP dışında kime ve neye hizmet ettiğini hala çözemediğimiz ülkücü hareketi tasfiye etmeye yönelik faaliyetler içerisinde, eylemler içerisinde olduğunu hep birlikte görmüş bulunuyoruz. Bizler 2010′da Eylül’de yapılan anayasa maddelerinin kısmi olarak değiştirilmesi referandumunda en son bardağı taşıran son damla olarak MHP’nin hayır cephesinde yer almasını, CHP’nin dümen suyuna katılarak sağ seçmen dediğimiz yüzde 70′lik bir tabana sırtını dönerek, yanlış bir uygulamanın içerisinde gördüğümüz andan itibaren, artık daha fazla onların yanlışına ve günahına ortak olamayacağımızı ifade etmek bakımından kendimize ‘Bağımsız Ülkücüler’ dedik.”

Türk milletinin kendilerini referandumdan sonra Bağımsız Ülkücüler olarak tanıdığını ifade eden Karabıçak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anki Bahçeli ve bütün yanlışlarını artık Türk milletinin ve dünyanın ibret ile seyrettiği biz, Genel İdare Kurulu’nun emirlerine uymayacağımızı, onların politikalarını kabul etmeyeceğimizi ilan ettiğimiz için kendimize Bağımsız Ülkücüler dedik. Ayrıca bağımsızlığımızın bir başka yere bağlanmak, bir başka ideali, bir başka fikri, bir başka düşünceyi benimsek gibi bir şey olmadığını burada ilan etmek istiyorum. Biz ülkücüyüz, başladığımız değerler ne ise Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve ülkücü hareketin başından beri kabul ettiği, deklare ettiği değerler ne ise biz ona sadık kalarak yolumuza devam ediyoruz.

BAHÇELİ KIZDIRDI
Bizlere Sayın Bahçeli’nin her konuşmasında ‘döndüler, sattılar, başkalarının peşine düştüler, devşirildiler, kemik yalayıcılar’ gibi yaptığı bütün hakaretlere rağmen özünden sapmayan, özünden dönmeyen, ülkücülüğün asli değerlerine sahip çıkarak ve sahip çıkılması gerektiğini haykırarak yoluna devam eden insanlarız. Allah’tan başka hiç kimse ile bağımız ve bağlantımız yoktur. Hiçbir kurum ile, hiçbir kuruluş ile bağımız ve bağlantımız yoktur. Maalesef seçime çok az bir zaman kala MHP’de yaşanan bu çirkin olayları sol medyanın ‘yokmuş’ gibi göstermesi ya da mazur gösterme gayreti bizim bu faaliyetlerimizi engellemeyecektir, MHP’nin şu anki yönetimi ile, şu anki yönetimin seçtiği, oluşturduğu kadrolara destek vermemizi sağlamayacaktır.”

GÜLEN’E SAHİP ÇIKTILAR

MHP’nin aday listelerini Süleyman Demirel ve Ergenekoncuların birlikte tasarladığını da iddia eden Bağımsız Ülkücüler, Devlet Bahçeli’nin Fethullah Gülen’i hedef alan sözlerini de sert dille eleştirdiler:

“Aday listelerini maalesef Süleyman Demirel ile, Ergenekoncular ile birlikte oluşturmuştur. Onun ötesinde CHP ile, dolaylı olarak da BDP ile ilişkileri ortaya çıkmıştır. Bunu herkes görmektedir. Kendisinin son yaptığı televizyon konuşmalarında, son yaptığı mülakatlarda Sayın Başbakan’ı, Sayın Fetullah Gülen Hocaefendi’yi bebek katili Abdullah Öcalan ile eş değer tutmuş, eşkenar üçgenin parçaları olarak göstermiş, Bağımsız Ülkücüler’i de bağımsız Kürt aydınları ile göstermek sureti ile sinsice bizim hakkımızda ‘devlete ihanet ediyorlar, bölünmenin bir parçası oluyorlar’ gibi saçma sapan şeyler söylemiştir. Bütün bu söyledikleri suçüstü yakalanmanın yarattığı bir hezeyandır. Bizler devletin bekası için doğduğu günden bu güne kadar canını feda etmekten, kanını feda etmekten çekinmemiş insanlarız. Bizim bu vatanı bölmek, bu devleti bölmek, bu milleti bölmek manasında şununla bununla, herhangi bir karanlık odak ile beraber olmamız, paralel olmamız, bir üçgenin kenarları gibi olmamız asla ve asla söz konusu olamaz’ diye konuştu.

MHP ‘Farklı Ülkücüler’le Anlaştı mı?

In Siyaset on 30 May 2011 at 14:40

Dün yayınlanan röportaj, uzlaşmanın sağlandığını gösteriyor. Seçime kadar yeni kaset yayınlanmayacak. Sonrasında ise MHP’de yeni bir şekillenme süreci başlayacak.

Adem Yavuz Arslan/ Bugün

Anlaşma tamam yeni kaset yok!

MHP’de üst düzey on ismin istifasıyla sonuçlanan kaset fırtınası dün yeni bir boyut kazandı.

Twitter üzerinden bir röportaj yayınlayan ‘farklı ülkücüler’ kim olduklarını ve amaçlarını anlattı. Kendi ifadelerine göre kasetleri çekmekten ve yayınlamaktan mutlu değiller. Hatta biraz da mecbur kalmışlar, iddialarına göre her türlü yöntemle Bahçeli ve ekibini uyarmışlar ama ciddiye alınmamışlar.

Yani görüntülerin yayınlanması son çare olarak uygulamaya konmuş.

Twitter üzerinden yayınlanan röportajın satır araları aslında kim oldukları hakkında ipuçları veriyor. Çünkü ancak MHP Genel Merkezi’nde ve ancak yönetim katında olan birilerinin sahip olabileceği ayrıntılara sahipler.

Zaten kendilerini de ‘her yerde’ tanımlıyorlar. Bu açıdan bakarsak ‘farklı ülkücüler’e bir ya da birkaç kişiden ziyade ‘bir fikri temsil eden kişiler bütünü’ demek daha doğru olacaktır.

Bu aşamada kritik nokta ise şurası: ‘Farklı ülkücüler’ birileri aracılığı ile mesaj ilettiğine göre en azından Bahçeli kimlerle karşı karşıya olduğunu biliyor. Yani fail olarak uzaklara işaret etmesinin hedef saptırmaktan başka bir anlamı yok. Ayrıca MHP’ye yönelik şantajın çözümü konusunda kilit rolün Bahçeli’de olduğu da bu röportajla kesinleşmiş oldu.

Yaptıkları ile bugüne kadar blöf yapmadıklarını gösteren ‘farklı ülkücüler’ aynı zamanda ellerindeki ‘bomba’dan da ipucu veriyorlar. Kendi ifadelerine göre mevcut materyalleri yayınlamaları halinde MHP’nin barajın altını değil dibini göreceğini iddia ediyorlar.

Yani ellerindeki her ne ise MHP’de köklü bir değişimi beraberinde getirecek kadar güçlü.

Şimdi gelelim işin bam teline. Yayınladıkları kasetlerle ortalığı kasıp kavuran ‘farklı ülkücüler’ kendi kendileriyle neden röportaj yapıp Twitter üzerinden yayınladılar?

Bu sorunun cevabı aslında bu köşede geçtiğimiz pazartesi ‘Hırsız evin içinde ise’ başlıklı yazıda vardı.

Ankara kulislerine göre Bahçeli yönetimi, önceleri kendilerine yollanan mesajları ciddiye almadı. Hatta ilk görüntü yayınlanınca bile ‘tekil bir hadise’ olarak değerlendirilmişti.

Ancak 6 ismin istifasıyla sonuçlanan ikinci dalgadan sonra işin rengi değişti. Geçtiğimiz pazartesi aktarmıştım. Ankara kulislerine göre Bahçeli ve ekibi daha doğrusu geride kalan ekibi ‘uzlaşma arayışında’ydı. Hatta bunun için resmi sıfatı bulunan kişiler bile aracı kılındı.

O yazıda, “MHP yönetimi ‘farklı ülkücüler’ ile bir formül üzerinde uzlaşıp partideki değişimi seçimden sonra kademeli olarak hayata geçirmenin arayışında. Teklifler ‘farklı ülkücüleri’ keser mi bilinmez ama bu konuda yoğun çaba sarf edildiği kesin. Hatta bazı rivayetlere göre de uzlaşma yakın” demiştim.

Dün itibarıyla yayınlanan röportaj, uzlaşmanın sağlandığını gösteriyor. Yani seçime kadar yeni kaset ve görüntü yayınlanmayacak. 13 Haziran sonrasında ise MHP’de yeni bir şekillenme süreci başlayacak.

Ankara kulislerinden bahsetmişken son günlerde yaşanan ilginç bir hareketlenmeyi de not etmekte fayda var.

Şu ana kadar yayınlanan tüm anketlere göre AK Parti tek başına iktidar olacak kadar oy alıyor. CHP oylarında nispi bir artış var; MHP yerinde sayıyor. Fakat hem iki muhalefet partisinde hem de perde gerisinde etkili olan bazı çevrelerde ‘koalisyon hesapları’ yapılıyor. Ciddi siyaset mühendislikleri yapıldığını söylemek mümkün.

Her formülün ortak paydası da ‘AK Parti’siz bir hükümet.’

BDP’nin CHP’ye destek çıkması, Batı’da CHP’nin MHP’ye omuz vermesi ve bir bütün olarak AK Parti karşıtlığında toplanılması tesadüf gibi durmuyor.

Yani son düzlüğe girerken sürpriz gelişmeler yaşanabilir.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.