





Adana-İmamoğlu arasındaki karayolunda
seyir halindeki bir kamyonun
üzerine yüklenen başka bir kamyon,
adeta tehlikeye davetiye çıkardı.
Üstteki kamyonun
sağ tekerleğinin
bir bölümü boşa çıkan
kamyonların özellikle
virajlarda araç sollama
çalışması ise
tehlikeyi daha da
arttırdı.

Antalya’da geneleve 10 metre uzaklıkta cami yapıldı. Kıbleye durduklarında karşılarında genelevin bulunduğunu belirten vatandaşlar, namazlarının kabul olmayacağını düşündüğünden başka camilere gidiyor.
Soner ÖZCAN / AHT
Antalya’nın Kepez İlçesi Kuzeyyaka Mahallesi’nde 42 yıllık genelevin karşısına inşa edilen Abdurrahman Gazi Camii geçen yıl ibadete açıldı. Antalya Müftülüğü de camiye imam atadı. Ancak bazı mahalle sakinlerigenelevle arasında sadece 10 metre bulunan camidenamaz kılmıyor. Kıbleye durduklarında karşılarındagenelevin bulunduğunu belirten vatandaşlar, “Namazımız kabul olmaz” diyerek başka camilere gidiyor. Genelevin kaldırılması için 2 bin imza topladıklarını belirten Muhtar Binali Güney “Belediye Başkanı genelevi kaldırma sözü verdi, bir yıldır bekliyoruz” dedi.
‘TEDİRGİN OLMAYIN’
Güney sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı mahalle sakinleri ‘Kıldığımız namaz kabul olmaz, burada namaz kılınmaz’ diyerek başka camilere gidiyor. Genelev civarında yaklaşık 130 bin kişi yaşıyor. Sadece cami için değil, mahallenin huzuru için de genelevin şehirdışına taşınmasını istiyoruz. Mahallede suç oranlarının da artmasına neden oluyor. Çevresinde kimse oturmak istemediği için ev fiyatları düşüyor.” Antalya Müftüsü Mahmut Yeleser ise, “Herkes yaptığından mesuldür. Bu tür yerler camiden, cemaatten uzak olmalı. Kepez Belediyesi kaldırılması için çalışma başlattı. Zaten pek faaliyetinin olmadığını duyduk” diyerek cemaatin tedirginliğinin gereksiz olduğunu söyledi.

|
|
|
TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün personel alımı ilanında yer alan ‘uzay konusunda tecrübeli araştırmacı’ ifadesi, memur adayları arasında alay konusu oldu. Memur adayları kadro için Mustafa Topaloğlu’nu önerdi. Resmi Gazete’de 23 Mart’ta yayımlandıktan sonra ertesi gün memur adaylarının haberleştiği ’www.memurlar.net’ adlı internet sitesine konulan ilana yorum yağdı. 24 Mart’tan 21 Nisan’a kadar 95 bin 599 kez okunan, alınacak personel sayısının belirtilmediği, adaylar için İngilizce yeterliliğinin yanı sıra, mesleki birçok şartın zorunlu tutulduğu ilandaki ’uzay konusunda tecrübeli araştırmacı’ ifadesi şaşkınlık yarattı. Memur adaylarının bu ilginç ifadeye yönelik yaptığı yorumlar, komedyen Cem Yılmaz’ı aratmadı. Bazı memur adayları, TÜBİTAK’ın aradığı kadro için uzay konusundaki söylemleriyle bilinen şarkıcı Mustafa Topaloğlu’nu önerdi. İnternetteki yorumlardan bazıları şöyle: “Tecrübeli uzay araştırmacısı mı, kaç yıl hizmet dökümü istediler acaba”, “Hehe hepimiz uzaylıyız. Allahımmm yarabbimmm ne günlere kaldık… Bu kadar genç neslin psikolojisini çökerten bi ülkee yoktur sanırım vay bize vaylar bize…” “Uzay konusunda tecrübeli araştırmacı arıyorlarmış “Bu ilanı da gördüm ya artık ölsem de gam yemem “Uzay konusunda tecrübeli araştırmacı derken? Mehtaba karşı kadeh tokuşturmuşluğumuz var, sayılır mı?” “Ben uzay konusunda tecrübeliyim. 10 defa aya çıktım, 2 defa Mars’a gittim. Neptün’e gidiyordum mekiğim arızalandı. Ama KPSS yok napcaz şimdi?” “ÖSYM, uzaya giriş sınavı yapıcak mı? Bilgisi olan var mı? İlan şöyle olmalı: Son iki yıla ait ÖSYM tarafından gerçekleştirilen uzaya çıkış sınavı, KPSS sonuç belgesi, KPDS sonuç belgesi, ALES belgesi, aday uzaya gönderilirken ölürse ÖSYM tarafından yapılan Mezara Giriş Sınavı sonuç belgesi gereklidir. Uzaya giriş belgesi olmayan adayın başvurusu kabul edilmeyecektir.” |

Tunus’un devrik liderinin şahsi koruması ilk defa konuştu. Zeynelabidin bin Ali’nin eşinin bir Mosad ajanı olduğunu söyleyen koruma görevlisi, Kartaca Sarayı’nda henüz yeri keşfedilmemiş büyük bir hazine bulunduğuna dikkat çekti.
Ahmet Yılmaz / TİMETURK
Arap devrimlerinin start noktası olan Tunus’ta Zeynelabidin’in devrilmesinden üç ay sonra özel koruması konuştu. Abdurrahman Subir isimli koruma, Zeynelabidin’in eşinin bir Mosad ajanı olduğunu, damatlarıyla beraber üçünün ülkede birçok suikasta karıştıklarını ve henüz yeri keşfedilmemiş büyük bir hazinelerinin daha olduğunu ortaya koydu. Öte yandan ülkede kurulan geçici yönetim aleyhlerinde açtıkları 18 davadan yargılamak üzere Zeynelabidin ve ailesinin sığındıkları Suudi Arabistan’dan iadeleri talebi için resmi girişimlerini sürdürüyor. Adalet ve içişleri bakanlarının yakın zamanda Interpol’e başvurmak üzere Fransa’ya uçması bekleniyor.
Tunus’un devrik lideri Zeynelabidin bin Ali’nin şahsi koruması Abdurrahman Subir, Zeynelabidin ve eşi Leyla El-Trablusi’nin İsrail ile işbirliği yaptığını, Leyla El-Trablusi’nin Mosad ajanı olduğunu ve Tunus’ta bir kısım Filistinli lideri hedef alan suikastlarda parmağı olduğunu açıkladı.
Subir, devrik lider dönemdeki çok önemli gerçekleri ortaya koyarak, Zeynelabidin’i, eşini, damadını ve üst düzey bazı emniyet yetkililerini suçladı.
Evliliğine karşı çıkan işadamını öldürtmek istedi
Eski koruma şöyle konuştu: ‘Leyla bin Ali, 1991 yılında Tunus istihbarat ajanlarını, Zeynelabidin’in yakın arkadaşlarından olan ve Leyla bin Ali ile evlenmesine şiddetle karşı çıkan bir arkadaşına (Tunuslu bir işadamı) suikast düzenlemeleri için organize etti.
Devrik liderin damadı, 1992 yılında El-Redif bölgesinde henüz dört yaşına ulaşmamış bir çocuğun öldürülmesi hadisesinin arkasındaki isimdi. Zira o dönemde devlet güvenlik tarafından yapılan tahkikat sonucunda Ali Siryati’nin devlet güvenlik birimine sunduğu rapor, katilin devrik başkanın damadı tarafından görevlendirilmiş bir şahıs olduğunu ortaya koymuştu.’
Saraydaki hazine
Subir, Kartaca Sarayı’nda bugüne kadar bulunandan çok daha fazla hazine mevcut olduğunu, bu hazineyi Leyla ve kardeşi Belhasen tarafından toplanan; yakut ve altın kaplamalı madalyaların oluşturduğunu vurguladı. Daha sonra El-Şazili El-Hami ismiyle bilinen Muhammed El-Arabi El-Mahcubi hakkındaki sırrı da ortaya koyan eski koruma görevlisi, bu şahsın 1990 yılında içişleri bakanlığında devlet katipliği yapmakta olduğunu, kamuoyunu sakinleştirmek için Zeynelabidin ve eşi Leyla tarafından kasıtlı olarak Mosad işbirlikçisi diye suçlanarak yargılandığını belirtti.
Tunus Adalet bakanı bundan önce devrik lider Zeynelabidin bin Ali aleyhine 18 dava açıldığını ilan etmişti. Adalet bakanı El-Ezher El-Şabi, devrik lidere yönelik suçlamaları şu şekilde sıralamıştı: ‘Kasıtlı adam öldürme, devlet güvenlik birimine karşı komplo kurma, uyuşturucu kullanma ve kaçakçılığını yapma.’
İade talebi
Adalet bakanı geçici iktidarın, Suudi Arabistan’a sığınan Zeynelabidin ve ailesinin yargılanmak üzere iadesini talebi içeren yargısal bir dosya hazırladığını ifade etti.
Tunus yönetimi, bin Ali ve eşinin kaçışından on iki gün sonra yani geçtiğimiz 26 Ocak’ta kendileri hakkında uluslararası tutuklama emri çıkarmıştı.
Adalet bakanı El-Şebi, adalet ve içişleri bakanlığı bakanlarından oluşan bir heyetin çok kısa zaman sonra, bu emrin yürürlüğe girdirilmesi yönünde işlemlerin hızlandırılması için Uluslararası Polis Merkezi Interpol’ün bulunduğu Fransa’nın Lyon kentine gideceklerini açıkladı.

Dünya Bülteni/Haber Merkezi
Japonya’nın kuzeydoğusunu yutan 9 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan tsunaminin Pasifik Okyanusu’na çektiği yüz binlerce ev ve araba enkazı, Amerika Birleşik Devletleri’nin batı sahillerine doğru gidiyor.
Uzmanlar en az 200 bin ev, sayısız motorlu araç ve gemi enkazının bir yıllık bir süre içinde Hawaii başta olmak üzere Kaliforniya, Oregon ve Washington kıyılarına ulaşacağını öngörüyor. Enkaz yığınları daha sonra Hawaii üzerinden Asya’ya geri dönecek. Uzmanlar bu sirkülasyona “Kuzey Pasifik Döngüsü” diyor.
Japonya’dan Pasifik’e akan enkaz yığınları döngüye kapıldıktan sonra, okyanusta yüzer halde olan ve çapı yüzlerce kilometreyi bulan Büyük Pasifik Çöp Bölgesi’ne dahil olacak.
GEMİ TRAFİĞİ ETKİLENECEK
ABC News kanalına konuşan ABD Donanması subayı Vernon Dennis ise enkaz yığınıyla ilgili bir başka detaya dikkat çekerek, “Okyanusta akan dev enkaz yığınları gördük. Enkaz yığınları o kadar geniş ki gemi trafiğini ciddi şekilde rahatsız ediyor” dedi.
Yüzen çöp ve enkaz yığınının yaklaşık 113 kilometre uzunluğunda olduğu belirtiliyor. Durumu yakından gözlemleyen, 7. Filo’ya göre, en büyük enkaz ‘adası’, 60 deniz mili uzunluğunda ve 200 bin metrekarelik yüzey alanını kaplıyor.
“CESET PARÇALARI YOLDA”
İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan ABD’li denizbilimci Curtis Ebbesmeyer de çok daha dehşet verici bir ayrıntıya dikkat çekti:
“Deprem ve tsunaminin ardından yaklaşık 16 bin kişinin kaybolduğu biliniyor. Uzmanlara göre bunlardan büyük bir kısmı hiçbir zaman bulunamayacak. Çünkü cesetler denize kapıldı. Benim de tahminime göre; ev, araba ve gemi yığınları ile birlikte 3 yıl içinde ABD’nin doğu sahillerine ceset parçaları vuracak.”

|
|
|
Her mekanın her sektörün çetesini üretmede dünya rekoru kıracağız. Şimdi de mesire yeri çetesi ortaya çıkarıldı. Uygunsuz vaziyetteki çiftlere kendilerini polis olarak tanıttıktan sonra, serbest bırakma karşılığı para alan 3 kişi yakalandı. Adana’da bir ihbarı değerlendiren jandarma ekipleri, Çukurova ve Sarıçam ilçeleri ile Çatalan Baraj Gölü ve Menekşe köyü mevkilerindeki mesire alanlarında çiftlere, sahte kimlik göstererek kendilerini polis olarak tanıtan, telsiz kullanarak uygunsuz vaziyetteki kişileri yakaladıklarını bildirdikleri izlenimi veren Fatih A., Mehmet M. ve Hacı Ö.’yü yakaladı. Zanlıların mesire yerlerine giden çiftleri bir süre gözetledikleri, daha sonra yanlarına giderek karakola götürüp haklarında işlem yaparak rezil edeceklerini söyleyip para aldıkları belirtildi. Zanlıların söz konusu kişilerden 50-100 lira istedikleri, vermeyenleri giysilerini almakla tehdit ettikleri öğrenildi. Suç örgütünün elebaşı Fatih A.’nın 1979′dan bu yana geçimini bu şekilde sağladığı, aynı suçtan 6 yıl hapis cezası alıp, 3 yıl cezaevinde yattıktan sonra afla çıktığı öğrenildi. Mehmet M.’nin 1985′ten bu yana bu organizasyonda yer aldığı, Hacı Ö.’nün zanlıları aracıyla ormanlık alana götürüp getirdiği belirtildi. |
Delta Havayolları‘nın Atlanta-Arkansas seferini yapan Canadair CRJ-200 tipi uçağı leylek sürüsünün içine girince büyük tehlike atlattı. Burun kısmında büyük hasar oluşan uçağın inişinden sonra çekilen fotoğraf atlatılan tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Kuş sürüleri uçakların motor burun, ve kokpit camına çarpıyor. Amerika’da kuşların verdiği zarar yılda 300 milyon doları buluyor.
Gökhan ARTAN / AHT
1 Nisan tarihinde meydana gelen olayda Atlanta‘dan kalkış yapan DL5087 sefer sayılı Arkansas’a giden Delta Havayolları‘nın uçağına, Arkansas Little Rock Havaalanı’na inişe geçmek için alçaldığı sırada leylek sürüsü çarptı. İçinde 49 yolcusu bulunan N845AS kuyruk tescilli Canadair CRJ-200 tipi uçağın burun (radom) kısmında kuşların çarpması nedeniyle büyük hasar meydana geldi. Motor kısmında hasarın büyük olmaması nedeniyle olası bir faciadan dönülürken yolcular kuşların çarpması sırasında çıkan seslerden dolayı korku dolu anlar yaşadığı öğrenildi. Hiçbir yolcunun yara almadığı olayda uçak Arkansas Havalimanı’na iniş yaptı.Uçağın inişinden sonra yapılan incelemede, kuşun çarptığı burun kısmında hasarın büyük çapta olduğu ve radar sistemine hasar verdiği tespiti yapıldı. Uçağın burun kısmı kanlar içinde kaldı.
Motora giren bir kuş uçağı düşürebilir
Uçak indikten sonra çekilen fotoğrafta atlatılan tehlikenin ne boyutta olduğunu da gözler önüne serdi. Kuşlar, uçakların İniş ve kalkış sırasında çoğunlukla tehlikeye yol açıyor. Uçaklara kuş çarpması olaylarına çoğunlukla 0-200 metre yüksekliklerde rastlanıyor. Ancak çok yüksek irtifalarda uçan göçmen kuşlar da uçaklara zarar verebiliyor. En çok uçaklara çarpan kuş türlerinin başında martı ve kargalar geliyor. Motora girebilecek küçük bir kuş uçağın düşmesine neden olabiliyor. Motorda büyük hasara neden olan kuş girmesi nedeniyle herhangi bir yangın riskine karşılık pilot, kuş giren motoru iptal etmek zorunda kalıyor. Yaklaşık 6 kilogramlık bir kuşun saatte 300 kilometre ile giden uçağa çarpma etkisi 550 kilogramlık kuvvete eşdeğer olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor.
Rusya yönetimi, dünyada bir ilk gerçekleştirdi. Hayvanseverliğin bu kadarı olur dedirtti. Rusya Devlet Başbakanı Dmitry Medvedev, Rusya’nın yaz saatine uygulamasına tamamen son verme kararı aldığını açıkladı. Kararla ilgili en ilginç olan nokta ise Medvedev’in, “Çünkü inekler strese giriyor” açıklamasıydı.
Medvedev’in şubat ayında yaptığı açıklamada, bu uygulamadan vazgeçileceğini, çünkü uygulamanın insanlar ve bazı hayvanların biyoritmi üzerinde etkide bulunarak, hastalık ve stres yarattığını açıklamıştı.
SAAT DEĞİŞMİŞ, HAYVAN NE BİLSİN
Özellikle çiftçilerin bu yöndeki endişelerini dile getiren Medvedev, hayvanların yaz saati uygulamasından habersiz olduğunu, bu nedenle sütçülerin farklı saatlerde gelerek süt almasının inekleri mutsuz ettiğini belirtti.
Ülkedeki uzmanlar ise yaz saati uygulamasının insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğu yönündeki iddialara yönelik hiçbir bilimsel kanıt bulunmadığı gerekçesiyle Medvedev’in kararını ağır dille eleştiriyor.
Rusya yaz saati uygulamasına, 1981 yılında yani Sovyetler Birliği zamanında katılmıştı.
Uzaydan bakıldığında gözü andıran yapı, 1965 yılında Gemini 4 astronotları McDivitt ve White tarafından keşfedilmiş.
Daha sonra, ilginç şekil astronotlara yön tayin etmede de yardımcı olmuş. 50 km çapındaki ilginç yapıyı yerden fark etmek ise mümkün değil.
“Richat Yapısı” denilen 50 kilometre çapındaki dairesel yapının, önceleri meteor taşının düşmesi sonucu oluştuğu düşünülse de coğrafyacılar tarafından jeolojik zamanda su ve rüzgar erozyonundan oluştuğu belirlenmiş.
İlginç yapının yan kısımları, tortul kayaçlardan oluşurken, ortasındaki dairesel yapılar ise 600 milyon yıllık bazalt ve volkanik taşlardan oluşuyor. Ancak yapının neden dairesel bir şekil aldığı ise gizemini koruyor.
Moritanya’nın Vadane şehrinde bulunan ‘Sahra’nın Gözü’ adı verilen jeolojik yapı görenleri şaşkına çeviriyor. 1965′te keşfedilen gözü andıran yapının çap uzunluğu tam 50 kilometre…