H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

‘İlginç Hikayeler’ Kategorisi için Arşiv

Dünyanın bildiği OK kelimesinin garip hikayesi

In İlginç Hikayeler on 19 Şub 2011 at 14:40

Dünyanın bildiği OK kelimesinin garip hikayesi

 

 

 

 

OK kelimesi belki de şu ana kadar icat edilen en garip ifade. Ama belki de bu kadar popüler olmasının nedeni, garipliği.

 

OK, tamamen yuvarlak O harfinden ve düz çizgilerden oluşan K harfindan oluşuyor.

Dolayısıyla hem yazı, hem de konuşma dilinde açıkça görülüyor, diğer kelimelerden kolayca ayırt edilebiliyor.

Neredeyse tüm dillerde O ve K harfleri var. Yani, OK çok tanıdık unsurların kendine özgü bir birleşimi.

Aslında, bu kadar garip ve kendine özgü bir kelimenin bir dile girişine nadiren izin verilir.

Genel kurala göre bir dile, sadece tanıdık kelimelere benzeyen bir yabancı kelimenin girişine müsaade ediliyor.

OK kelimesinin ortaya çıkışı, 1830´lu yıllara kadar gidiyor.

Gazetedeki yazım hatası 23 Mart 1839´da ABD´nin Boston kentinde çıkan Boston Morning Post gazetesinde uzun bir paragrafın altındaki İngilizce “all correct” yani “hepsi doğru” kelimesi, yanlışlıkla ya da şaka amacıyla OK harfleriyle yer aldı.

OK´in kökenleri komik bir yazım hatasına dayanıyor olabilir Bu gazetede adet haline gelen bu tür kısaltmaların hepsi zamanla unutulup gitti.

OK ise bugüne kadar hayatta kalmasını, hatta neredeyse tüm dünya dillerini fethetmesini bir sonraki yıl yapılan Amerikan başkanlık seçimleriyle ilgili bir tesadüfe borçlu.

Başkanlık adaylarından Martin Van Buuren´e doğum yerine atfen, ´Old Kinderhook´ lakabı verilmişti. Taraftarları da bu lakapdan yola çıkarak OK Kulübü diye bir örgüt kurdular.

Ayrıca eski bir Amerikan başkanının, doğru düzgün okuma yazma bilmediğinden belgeleri “all correct” yani “hepsi doğru” kelimesinin kısaltması sanarak “OK” diye onayladığı yönünde bir hikaye anlatılıyordu.

Bu hikaye aslında yalandı.

Ama on yıl içinde insanlar gerçekten belgeleri OK yazarak onaylamaya ve telgraflarda da kullanılmaya başlandı.

Ama yine de, OK kelimesi yanlış hecelemeyle, düzgün okuma yazma bilmemekle özdeşleştiği için kullanımı sınırlı oldu.

Dönemin Amerikalı yazarları bu kelimeden kaçındı. Hatta romanlarında argo kullanmaktan çekinmeyen Mark Twain bile OK kelimesini kullanmaktan kaçındı.

Kelimenin gerçek kökeni zamanla unutuldu. Ama kelime, her dile o kadar tanıdık gelen seslerden oluşuyordu ki, bu kelimeyi duymak, insanların aklına kendi dillerindeki benzer ifade ve kısaltmaları getirdi.

Tarafsızlık ifadesi Choctaw kızılderililerinin dilinde “Okeh” kelimesi “Öyle” anlamına geliyordu.

Martin Van Buuren OK´in ilk şöhretine katkı sağlamış olabilir ABD Başkanı Woodrow Wilson 20´inci yüzyılın başlarında onayladığı belgelerin altına “Okeh” yazarak kelimeye kişisel saygınlığını kattı.

Peki OK, nasıl bu kadar çok farklı dile girmeyi başardı? Bir boşluğu dolduran bir kelime değildi. Çünkü her dilde benzer kelimeler vardı.

Örneğin İngilizce konuşanlar “yes, good, excellent, satisfoctory”, yani “evet, iyi, harika, tatmin edici” gibi kelimeler kullanıyordu.

Ama OK, diğer kelimelerin vermediği bir şeyi, tarafsız kalabilme şansı veriyordu. OK sayesinde fikir belirtmeden uzlaşma sağlandığı söylenebiliyordu.

Örneğin, biri ´Bugün buluşalım” dediğinde sadece “OK” diyebiliyoruz.

Aksi takdirde, “Bugün buluşalım” diyenlere “Harika” ya da “Gerçekten gerekliyse” gibi buluşma fikrine tavrımızı da gösteren ifadeler kullanmak zorunda kalacaktık.

İlginç Hikayeler

In İlginç Hikayeler on 28 Tem 2009 at 18:04

SÖZ

Bir Müslüman,bir ateşperest birlikte çalışıyorlar;Namaz Vakti.

Müslüman:

- Namaz kılacağım.Namaz kılarken,bana ilişmeyeceğine dair söz verir misin?

- Veririm.

Namaz…Bir müddet sonra…Ateşperest.İbadet zamanı…

- Şimdi sıra bende.Ben ibadet ederken bana ilişmeyeceğine söz verir misin?

- Olur sana ilişmem… Rahatça ibadetini yapabilirsin.Fakat ateşperest ateşe tapmak üzere secdeye varınca,Müslüman hemen üzerine atılır.Sözünde duramaz.Tam o esnada şöyle bir ses duyar:

- Söz verdiğin zaman sözünü yerine getir.Bunun üzerine adama ilişmeden geri çekilir.Sonra ateşperest ibadetini bitirdiğinde sorar:

- Evvela hücum ettin.Sonra niye vazgeçtin?

- Allah’tan başkasına secde ettiğin zaman dayanamadım,üzerine atıldım.Seni öldürmek istiyordum.Fakat tam o anda,

- Söz verdiğin zaman ahdini yerine getir,diyen bir ses,beni beni o teşebbüsümden alıkoydu.Bunun üzerine mecusi:

- Şimdi inandım ki, asıl ve gerçek ilah senin Rabbindir.Kendi düşmanı için dostunu bile azarlıyor.İşte,huzurunda müslüman oluyorum diyerek kelime-i şehadet getirir.

İlginç Hikayeler

In İlginç Hikayeler on 17 Tem 2009 at 17:28

Boktan Bir Hikaye

Bir genç İstanbul‘a sevgilisiyle buluşmaya gideceği gün ishal olmuş.Fakat ne çare ki gitmek zorunda.Deniz otobüsü ile zorlu bir yolculuktan sonra buluşma yerine ulaşmış.Beklemeye başlamış.

Çok sıkıştığı bir anda tam tuvalet arayacakken kız arkadaşının geldiğini görünce gidememiş.Ancak o sırada epey bir miktar altına kaçırmış.Renk vermemek için ” Buraya kadar gelmişken gel bir pantalon alalım “   diyerek kızı mağazaya götürmüş.

Tezgahtarın tüm ısrarına rağmen hiç denemeden mağazadan bir pantalon alıp ayrılmış.Girrikleri bir kafede ” İçime sinmedi.Ben şunu tuvalette bir deneyeyim” demiş. Hemen kirlenmiş çamaşırını ve pantalonunu daracık havalandırma boşluğundan atmış.

Rahatlamanın verdiği huzurla çantanın içindeki poşette duran yeni pantalonu atmak üzere eğilmiş.Fakat o da ne ! Poşette bir kazak varmış ! Gözlerine inanamayan genç hemen kafasını havalandırmadan sokarak eski pantalonuna ulaşmaya çalışmış ama becerememiş.

Bu arada tuvaletin önünde uzun bir kuyruk oluşmuş.Kapıyı vurmalarına rağmen içeriden tepki gelmeyince kafenin işletmecisi, “Bir delikanlı tuvalete girdi,çıkmıyor.Sanırım içeride eroin kullandı” diyerek polis çağırmış.Emniyet güçleri geldiğinde tabii acı gerçek ortaya çıkmış!

Reblog this post [with Zemanta]

İlginç Hikayeler

In İlginç Hikayeler on 30 Haz 2009 at 10:16

ÇATLAK SU KOVASI

Hindistan’da bir sucu,boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış.Kovalardan biri çatlakmış.Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken,çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.Budurum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş.Sucu her seferinde patronun evine sadece 1,5 kova su götürebilmiş.Sağlam kova başarısından gurur duyarken zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.

2 yılın sonunda bir gün,çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. ” Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum. “  ” Neden ” diye sormuş sucu. ” Niye utanç duyuyorsun ? ” Kova cevap vermiş. ” Çünkü 2 yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum.Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun. “

Sucu şöyle demiş. ” Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri farketmeni istiyorum.” Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş.Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş.Sucu kovaya sormuş. ” Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını farkettin mi?Bunun sebebi,benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır.Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün ırmaktan dönerken sen onları suladın.2 yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun masasını süsledim.Sen böyle olmasaydın o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.”

Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır.Hepimiz aslında birer çatlak kovalarız.Allah’ın büyük planında hiç bir şey ziyan edilmez.Kusurlarınızdan korkmayın.Onları sahiplenin.Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer,siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.

Reblog this post [with Zemanta]
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.