H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

‘İlişkiler’ Kategorisi için Arşiv

Mehmet Ekici’ye Karısından Şok!

In İlişkiler on 28 May 2011 at 11:21

MHP’de kasedi çıkan 10 yöneticiden biri olan Mehmet Ekici, kendisini ”görüntülerdeki kişi imam nikahlı eşim” diye savunmuştu.

Sözcü gazeteasi yazarı Saygı Öztürk, kasedi çıktığı için istifa eden MHP’li Mehmet Ekici’nin karısıyla görüştüğünü açıkladı.

Saygı Öztürk, Halk TV’de yayınlanan Basın Koridoru adlı programda, mağdur eşin ismini açıklamadan yaptığı görüşmeyi aktardı.

Öztürk’ün iddiasına göre Mehmet Ekici’nin mağdur eşi, ”Kocamı asla affetmeyeceğim’ derken görüntülerdeki kadının ”imam nikahlı eş” olduğu açıklamasına, ”Öyle şey olmaz, imam nikahlı eş için birinci eşten izin alması gerekiyor. Benden izin almadı..” şeklinde konuştu.

 

‘Burası Otobüs Seks Yapma Yeri Değil’

In İlişkiler on 18 Nis 2011 at 14:11

Dün gece Taksim – Sarıyer seferini yapan İETT otobüsünde şoförle genç bir çift arasında çıkan sözlü tartışma kavgaya dönüştü…

Taksim, Sarıyer arasında sefer yapan 25T hattındaki 34 TN 1992 plakalı otobüs, dün gece 22:55 sularında kalkmaya hazırlanırken bazı gençlerle şoför arasında önce sözlü tartışma daha sonra ise arbede yaşandığı iddiası gözlerin İETT ve Büyükşehir Belediyesi’ne dönmesine neden oldu.

Olayın mağduru olduğunu öne süren gençlerin iddiasına göre, arkasındaki koltuğa oturan genç çifte, dönen şoför, “İnin lan arabadan, Burası şey otobüsü değil” diye seslendi. Gençlerin tepki göstermesi üzerine ise hakaret ettiği ve “Seks yapma yeri değil” dediği öne sürüldü.

Karşılıklı sözlü tartışma yaşandığı sırada otobüse binen başka bir yolcu ise şoföre konuşmasına dikkat etmesi için uyarıda bulunması üzerine olay kavgaya dönüştü.

Olayın mağdurlarından Onat Baş olayı şu şekilde anlattı; “Kız arkadaşım yurtta kalıyor ve onu yurda yetiştirmek için biz genellikle aynı otobüsü kullanıyoruz. Dün gece de otobüse bindik. Ben kız arkadaşıma sadece sarılmıştım. Kısa bir süre sonra şoför bize dönerek, ‘İnin lan arabadan, burası şey yapma yeri değil’ dedi. Ben ilk önce şoke oldum. Ardından, ‘Ne yapma yeri değil, açık konuş’ dedim. Şoför de bana, ‘Seks yapma yeri değil’ cevabını verdi.

Bu sırada otobüse binen başka bir yolcu şoföre böyle konuşamayacağını, söyleyerek bana destek verdi. Şoför ise otobüsü hareket ettirmeyeceğini, bizim inmemiz gerektiğini söyledi. Bir süre bizi sözle tacize de devam etti. Sonunda biz ve bizimle birlikte şoförle konuşan arkadaş otobüsten indik. Fakat şoför otobüsü hareket ettirmedi ve sonrasında o da otobüsten indi.

‘ADIMI VERMEM, PLAKA ORADA’
Kendisine gidip adını sordum. Bana adını vermedi ama otobüsün plakasını alabileceğimizi söyledi. Ben şoförün fotoğrafını çekmeye çalışırken kaçtı. Ben de otobüsün plakasını çektim ve birden ortalık karıştı. Bir arbede oldu. Bize yardım eden arkadaş darp edilmeye başlandı. O sırada birileri araya girdi.

Kız arkadaşım da yurda geç kaldığı ve daha geç kalırsa sorun yaşayacağı için metroya gittik. Bize yardım eden arkadaşa baktık bulamadık ama şans eseri bu sabah kendisiyle internet üzerinden haberleştik.”

Baş, ayrıca konuyla ilgili İETT’ye şikayette bulunduğunu da açıkladı.

‘DEVLET MALI KEYFİ KULLANILMAZ’

Olayda genç çifte destek veren Gökçe Koç da yaşadıklarını şöyle aktardı; “Ben üniversite öğrencisiyim ve yurduma gitmek için otobüse binerken şoförün genç bir çifti taciz ettiğini duydum. Kendisine bunu yapmaya hakkı olmadığını söyledim. Sonrasında otobüsü hareket ettirmesi gerektiğini, devlet malını keyfi kullanamayacağını aktardım. Şoför ise genç çifti işaret ederek, ‘Siz inmeden gitmem’ demeye ve kendince söylenmeye devam etti.

Ben sonunda mağdur olan arkadaşa olay büyümeden inmemiz gerektiğini belirttim. İlk başta kabul etmese de sonrasında indik. Fakat, şoför hareket etmedi. Bize laf söylemeye devam etti ve ardından otobüsten kendisi de indi. O sırada ben de sinirlenerek otobüse vurdum ve, ‘Bu otobüs ne bizim, ne senin ne de Recep Tayyip Erdoğan’ın. Bu Atatürk’ün kurduğu ülkenin otobüsü’ dedim.

‘BANA VURMAYA BAŞLADILAR’

O esnada kim olduğunu bilmediğim ama sivil giyimli biri gelerek bana, ‘Sen devlet malına nasıl zarar verirsin’ dedi ve vurmaya başladı. Ben telefonu korumaya çalışırken gözlüğüme ve kafama bir kaç yumruk aldım. O sırada başımı eğdim. Bana kimler vurdu açıkcası göremedim.

Ardından Taksim’deki bir polis aracına gidip olayı anlattım. Bana meydanda bulunan asayiş ekiplerine gitmemi söylediler. Asayiş ekipleri ise durumu anladıklarını ama yapılması gerekenin 155’i aramak olduğunu ya da İETT Hareket Amirliği’ne şikayet etmem gerektiğini belirtti.

‘ŞİKAYETİM DİKKATE ALINMADI’ 

Hareket amirliğine gittiğimde 10 dakika beklettiler ve sonunda bir A4 boyutunda fotokopi kağıdı verdiler ancak şikayetim alınmadı. Ben de bu sabah İETT’ye bir şikayet maili attım” diyerek olayı anlattı. (NTV)

Fransa Cumhurbaşkanı Rezil Oldu

In İlişkiler on 09 Nis 2011 at 13:11

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, eşi Carla yüzünden rezil oldu! İşte Fransa’nın konuştuğu telefon diyaloğu…

Fransa bu telefon diyaloğunu konuşuyor: Cumhurbaşkanı Sarkozy: “Suratını yumruklamalıyım. Karıma (Carla Bruni) o….. dedin, sen göreceksin!” Le Point politika editörü: “Beni tehdit mi ediyorsun?” Ve Carla (telefonu alarak): “Affet onu. Beni çok seviyor…”

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin eşi Carla Bruni’nin “erkek avcısı” olduğunu yazan derginin politika editörünü telefonla arayıp “Senin suratını yumruklamam lazım” deyip tehdit ettiği ortaya çıktı.

Nicolas Sarkozy’nin Le Point Dergisi’nde çıkan bir haberi okuduktan sonra kendini kaybettiği ortaya çıktı. Le Point Dergisi’nin Politika Editörü Franz-Olivier Giesbert, Ocak 2008 yılında yaşadığı olayı “M. Le President” isimli kitabında anlattı. Giesbert’in kitabında anlattığı anıya göre Sarkozy, kendisine nikah öncesi önerilerde bulunan Le Point dergisinin haberindeki “Yeni eşiniz bir erkek avcısı, onu oğullarınız, ABD Başkanı Barack Obama veya başka bir yakışıklı adamla tanıştırmayın” cümlesini okuduktan sonra telefona sarılmış.

‘SENİ YUMRUKLAMAM GEREKİYOR’

Sarkozy ve gazeteci arasındaki diyalog şöyle devam ediyor:

NS: Sizden bir özür mektubu istiyorum.

FOG: Hata yok. Neden özür dilenmesi gerektiğini anlamıyorum.

NS: Bunu nasıl söylersin. Suratını yumruklamalıyım.

FOG: Beni cezalandırmakla mı tehdit ediyorsunuz?

NS: Hakediyorsun. Ben senin karın için o….. deseydim, herkesle yattığı hatta çocuğunla bile yatmak istediğini söyleseydim çıldırırdın.

FOG: Senden önce yaşadıkları için Carla’ya o….. diyemeyiz. Aynısı benim karım için de geçerli. Bunun için çok yaşlıyız.

NS: Karıma o….. dedikten sonra bu işten kolay sıyrılamayacaksın. Sana yapacaklarımı göreceksin.

VE CARLA TELEFONU ALIR

Carla Bruni: Affet onu. Fakat Nicolas bana çok aşık, anlıyor musun, birilerinin benim hakkımda böyle konuşmasına dayanamıyor…

GAZETE HABERTÜRK

Kadınlar Seks Sonrası Daha Fazla Seks İstiyor!

In İlişkiler on 05 Nis 2011 at 22:41

Yeni bir araştırmaya göre kadınlar ilişkiden sonra daha fazla cinsellik istiyor..

Kanada’da yapılan araştırmaya göre birçok kadın cinsel arzunun ilişki sırasında değil, ilişki bittikten sonra oluştuğunu söylüyor.

Araştırmacılar uzun süredir kadınların cinsel ilişki sırasında hiç ya da çok az istek duyması konusunda araştırma yapıyorlardı. Yüzlerce kadınla konuştuktan sonra Kanadalı psikiyatrist Rosemary Basson şu sonuca vardı: “Kadınlar cinsel arzuyu cinsellik olmadığı zaman hissediyorlar. İlişki başladığında onların da arzusu artıyor ancak cinsel ilişki bittiğinde kadınlar, cinsel ilişkinin başlangıcındaki erkek kadar cinselliğe istekli oluyorlar.”

Bu araştırma kadınlar için libido arttıcı ürünlerin neden hiçbir işe yaramadığını ortaya çıkarttı. Ayrıca böylelikle partneri için ‘havamda değilim’ itirazı sunan kadınların da sonu geldi.

Eşinden Ali Tezel Hakkında İlginç İddia

In İlişkiler on 26 Mar 2011 at 13:59

İktidara geldikleri taktirde her yoksul aileye en az 600 TL aylık yardım vaadinde bulunan CHP’nin akıl hocası Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel’in kendi ailesini dolandırdığı iddia edildi.

Yeni Akit’in haberinde, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SGK’lı ekibi arasında yer alan, aile sigortası projesinin fikir babası CHP’li Ali Tezel’in boşanmak üzere olduğu eşi Meryem Tezel ve 4 çocuğuna para vermemek için malvarlığını başkasının üzerine geçirmeye çalıştı öne sürüldü.

Eski eşini şikayet etmek isteyen Meryem Tezel; Kemal Kılıçdaroğlu dahil CHP’de çalmadık kapı bırakmadığını, fakat herhangi bir sonuç alamadığını kaydetti.

MERYEM TEZEL: CHP’YE AKIL VERECEĞİNE, EŞİNE DÜRÜST DAVRANSIN

Konuyla ilgili Akit’e konuşan Meryem Tezel, iddialarının tamamının doğruladı. Meryem Tezel “Katıldığı televizyon programlarında aile sigortasını yere göğe sığdıramayan, ev hanımlarına her ay verilecek 600 liralık yardımla aile içi sorunların büyük ölçüde engelleneceğini iddia eden Ali bey, kendi öz çocuklarının geleceğini yıkmak için çabalıyor. Ben bir öğretmenim her şeyi sineye çektim, kendim için bir kuruş para istemiyorum. 4 çocuğumuz var hepsi öğrenci. Ben bir dershanede ek iş yapmaya başladım. Payımıza düşen bütün para ve evleri eşit şekilde çocuklarımıza üstüne yapalım dedim önce kabul etti, fakat meğerse oyalamak ve zaman kazanmak içinmiş. Mahkeme mal beyanında belirttiği bütün evleri, banka hesaplarını ve arabaları buharlaştırmak isterken yakaladı. CHP’ye akıl verip milletin ailelerini nasıl kurtaracağını düşüneceğine önce kendi ailesini dolandırmamayı öğrensin” şeklinde konuştu.

“TEDBİR KONULMASA ALİ BEY 4 ÇOCUĞUMLA EVDEN ATACAKTI”

Anlaşmalı boşanma davasında kendisi için hiçbir şey istemediğini ifade eden Meryem Tezel, çocuklarının üzerine kaydedilmesi koşuluyla oturdukları daireyi ve eğitim hayatları boyunca öğrenim masraflarının ödenmesini talep ettiğini belirtti. Meryem Tezel “Önce tamam dedi ama daha sonra anladık ki mal varlığını sıfırlamak, adına kayıtlı ev ve arabaları devretmek için zaman kazanmaya çalışmış. Avukatımın yaptığı araştırmada Ali bey Ümraniye, Üsküdar, Halkalı, Ankara Pursaklar ve Esenyurt’ta aldığı garsoniyer ve üç tane arabayı satışa çıkarmış, biz durumu fark edip ilgili kurumlara başvurana kadar Halkalı ve Esenyurt Haramidere Caddesi’nde bulunan garsoniyeri arkadaşı ve boşanma davasındaki şahidi olan İlhami Evliyaoğlu’na devretti. Oturduğumuz daireden de bizi atmaya çalışması üzerine mahkeme ihtiyati tedbir koydu. Mahkemenin ihtiyati tedbir müdahalesi olmasa aile kurumunun öneminden bahseden Ali bey, 4 çocuğumla birlikte bizi evimizden de atacaktı” şeklinde konuştu.

“AK PARTİLİ YÖNETİCİNİN EŞİYİM DEYİNCE HEMEN RANDEVU VERDİLER”

Ali Tezel’in aile sigortası çalışması içinde yer aldığını duyduktan sonra CHP’de çalmadık kapı bırakmadığını vurgulayan Meryem Tezel, hiçbir yetkiliye derdini anlatamadığını belirtti. Günlerce kimseden randevu alamayan Tezel, son çare olarak kendisini AK Partili bir yöneticinin eşi olarak tanıtınca görüşme talebinin aynı gün kabul edildiğini, CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Av. Tuğba Ütebay’ın kendisine randevu verdiğini söyledi. Tezel, “CHP’ye gittiğimde ben olduğumu görünce yine aynı ilgisizlikle kapı dışarı edildim” dedi.

“BİZİ CHP’NİN 600 TL AİLE SİGORTASINA MECBUR BIRAKMAYA ÇALIŞIYOR”

Meryem Tezel Cumhuriyet Halk Partisi’nin eşinin yaptıklarına göz yummasıyla mağdur kadınların aile sigortasına mecbur edilmek istendiğine dikkat çekti. “Ali bey ortak emeğimiz olan mal varlığını çocuklarından ve mağdur ettiği eşinden kaçırma telaşında. CHP’ye önerdiği aile sigortasına bizi mecbur etmeye çalışıyor. Kendisi ortak birikimimizi yabancı kadınlarla yerken ben ve 4 çocuğum CHP’nin aile sigortasından gelecek 600 TL ile yaşamaya mecbur bırakılıyoruz” diyen Meryem Tezel, CHP ve Ali Tezel’i samimiyete davet etti. Tezel, “Sayın Kılıçdaroğlu dürüst ve şeffaf politikacı istediğini defalarca televizyonlarda zikretti. Buna rağmen partisinde görev alması için can attığı Ali Tezel’in mahkemelere neden gizlilik kararı koydurduğunu sorgulamıyor. Ergenekon davasının TRT 3’de naklen yayınlanmasını isteyen sayın Kılıçdaroğlu bizim davamızın kapılar ardında görülmesine ne diyor” şeklinde konuştu.

Facebook pornoyu bitirdi

In İlişkiler, İnternet on 18 Mar 2011 at 19:46

Facebook pornoyu bitirdi

İngiltere’de yapılan bir araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.

İngiltere’de yapılan bir araştırma insanların internet üzerindeki alışkanlıklarının nasıl da değişmeye başladığını gösterdi. Bakın cinsel alışkanlığının yerini ne aldı?

Dünyada en çok ziyaret edilen web siteleri listelerinde pek yansıtılmasa da porno içerikli adresler her zaman ilk sıralara sahip oluyor.

Genelde resmi raporlarda görmezden gelinen bu siteler araştırmalara göre yüzde 15 ile 45 arasında bir erişim payına sahip. Ancak İngiltere‘de yapılan bir araştırma bu alışkanlıkların yavaş yavaş değişmeye başladığını gösterdi.

Geçtiğimiz yıla kadar tüm dünyayla aynı derecede pornoya ilgi gösteren İngiltere bugün açıklanan araştırma sonuçlarında beklenmedik bir değişikliğin merkezi haline geldi.

Experian Hitwise adlı araştırma şirketinden yetkili Robin Goad’un açıklamasına göre 2010′un son ayları ve 2011 yılının başı itibariyle İngiltere‘de Facebook kullanımı porno sitelerin ziyaretinin iki katına çıktı.

Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net’in haberine göre, geçtiğimiz yıl yüzde 30′lara varan porno site ziyareti İngiltere‘de bu yıl yüzde 12.8′e kadar düştü. Facebook kullanımı ise yüzde 56 oranında arttı. Şirketin araştırmasına göre İngiltere‘de 30 milyonu aşkın kişinin Facebook hesabı bulunuyor.

Araştırmayı yürüten Robin Goad, her 8 kişiden birinin Facebook‘tan sonra sırayla diğer sosyal ağ hesaplarını ziyaret ettiğini açıkladı. Bu araştırma sonucuyla birlikte dünyada ilk kez Facebook‘un porno siteleri geçtiği de kanıtlanmış oldu.

Seks Yapmamızı Gerektiren 8 Neden

In İlişkiler on 11 Mar 2011 at 13:57

Sevişme yeteneği, doğanın bir mucizesi gibi. Sizi seksten uzaklaştıran bahaneleri bir kenara bırakın. Seks yapmak gerekiyor, çünkü…

Hanımlar, “bugün yorgunum, başım ağrıyor” bahanesi artık mazide kaldı. “Canım istemiyor, uykumdan olamam” yalanları da geçerliliğini yitirdi. Çünkü seks yapmanın pozitif etkileri bu ve benzeri bahaneleri ters yüz ediyor. İşaret ettiğimiz noktaları dikkate alın ve seksin akıl almaz yararlarının hayatınızda nasıl da karşılık bulduğunu görün.
Bağışıklık sistemini güçlendirmekten sinirleri yatıştırmaya kadar, işte ‘yatak dansı’ yapmak için geçerli nedenler…

Erkeğin kalbine giden yol yatağından geçer

Bildiğinizi unutun! Erkeğin kalbine giden yol midesinden değil, seksten geçer. Sekse önem verin ve onun kalbini titretin. Belfast Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre haftada iki ya da üç kez seks yapan erkeklerin kalp krizi riski yarı yarıya azalır. Aynı çalışmaya göre düzenli sevişme, erkeğin felç geçirme riskini de yüzde elli azaltır.

Başım ağrıyor, sevişelim mi?

“Yorgunum, başım ağrıyor” demek yerine, “Bu gece sevişelim aşkım, çünkü başım çok ağrıyor” daha iyi bir cevaptır. Ne de olsa seks aynı zamanda size “acı yok” der. Orgazm öncesinde vücudunuz tam beş kat daha fazla oksitoksin salgılar. Oksitosin, endorfin hormonunu harekete geçirerek migrenden eklem ağrılarına kadar birçok şikayeti hafifletir.

İyi uykulaaaar!

Uykusuzluk sorununuz varsa çareyi ilaçlarda değil, sekste arayın. Şehvetli bir masaj sonrasında biraz yatak dansı, deliksiz bir uykuyu garantiler. Çünkü orgazm sonrasında endorfin serbest kalır ve bu sayede beyinde morfin etkisi yaratır. Sonuç; gevşeyip rahatlamış bir vücut ve dinlendirici, harika bir uyku!

Meyveye ara, sekse devam

Sebze ve meyvelerin bağışıklık sistemimiz üzerindeki etkisini biliriz. Ama sebze-meyve yemenin yanında yapabileceğimiz güzel bir şey daha var, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için. Wilkes Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, haftada bir ya da iki kez seks yapmanın bağışıklık sistemini yüzde 30 desteklediğini ortaya koydular. Bizden söylemesi!

Seks yapın, fit kalın

Seks, bikini içinde kendinizi mutlu hissetme fırsatı verir size. Çünkü araştırmalara göre düzenli seks, karın ve kalça kaslarınızın sıkılaşmasını sağlar. Seks, ayrıca kalori yakmanın da en eğlenceli yoludur. 30 dakikalık bir yatak odası aktivitesi sonunda yaklaşık 200 kalori yakarsınız. Üstelik düzenli seks mesaisi vücudunuzun esnekliğini de artırır.

Seks, adeti düzenler

Seks, vücut saatinin şaşma ihtimalini azaltır. Kolombiya Üniversitesi endokrinoloji uzmanları, haftada en azından bir kez düzenli seks hayatı olan kadınların adet döngülerinin, seksi kırk yılda bir yapanlara oranla daha düzenli olduğunu buldular.

Gel barışalım!

Gönlünü alma manevralarını, hediyeyi unutun! Seks, kavga sonrası hatayı telafi etmenin daha kolay ve tabii daha ucuz yoludur.

 

Terör örgütünde cinsel istismar

In İlişkiler on 08 Mar 2011 at 15:19

İç infazların aydınlatılması ve cinayetlerin sorumlularının hesap vermelerinin tartışıldığı terör örgütü PKK‘da, kadın teröristlerin intihar eylemlerinde artış olduğu bildirildi.


KÜÇÜK’ÜN PKK FOTOĞRAFLARI


PERİNÇEK’İN ŞOK KARELERİ


AK PARTİ’YE KARŞI DERİN PLAN


Terör örgütünden kaçmayı başaran veya operasyonlarda yakalanan örgüt mensupları ile kadın örgütlenmesi tarafından yapılan açıklamalara göre, sözde ”eylemsizlik” sürecinde örgüt üst düzey sorumlularının cinsel istismarına maruz kalan çok sayıda kadın örgüt mensubunun intihar ettiği ortaya çıktı.

Terör örgütünde ”yoz ilişki” olarak adlandırılan ve yasaklanan kadın-erkek ilişkileri nedeniyle çok sayıda örgüt mensubu infaz edilirken, örgüt üst düzey sorumlularının kadın örgüt mensuplarına yönelik cinsel istismarlarının görmezlikten gelindiği ve cinsel istismar mağduru kadınların intihara sürüklendiği kaydedildi.

Terör örgütünde üst düzey sorumluların cinsel istismarlarına maruz kalan, ancak ”yoz ilişki” gerekçesiyle mağaralara hapsedilen ”Zilan” kod adlı Dole Nudide, ”Ayten” kod adlı Şirin Amude, ”Reyhan” kod adlı Rahime Yaşar, ”Sozdar” kod adlı Seher Filiz, ”Berivan” kod adlı Hediye Zengin, ”Rozerin” kod adlı Songül Salman, ”Jinda” kod adlı Fatma Baysal, ”Ahin” kod adlı Emine Osman, ”Çavre” kod adlı Fadime Bozdemir, ”Rahime” kod adlı Leyla Gengeç ve ”Berçem” kod adlı Adile Atdemir’in ”intihar” ettikleri belirtildi.

Terör örgütü yönetiminin, örgüt içinde yaşanan ”ahlaki çöküş” ve ”intiharları” kamuoyundan gizlemek amacıyla, kadın kadrolarında yaşanan ölümleri ”çatışmada öldü” diyerek duyurduğu ve olayları güvenlik güçlerinin üzerine atmaya çalıştığı bildirildi.

Son dönemde terör örgütündeki iç infazların ve ahlaki çöküşün aydınlatılması ve cinayetlerin sorumlularının hesap vermelerine yönelik Kürt kökenli ailelere ve aydınlara yapılan çağrılarda önemli bir artış yaşandığı kaydedildi.

Geçen ay terör örgütü PKK‘dan kaçmayı başaran ve kendilerine ”Özgür Bireyler Topluluğu” ismini veren bir grup tarafından ”PKK‘da İç İnfazlar” başlığıyla Kürt kökenli ailelere bir bildiri gönderildiği belirlendi. Bildiride iç infazları aydınlatmadan Türkiye’de iç barıştan ve demokrasiden söz etmenin güç olacağı ifade edilerek, şu görüşlere yer verildi:

PKK‘da son 33 yılda kahramanların bir gün sonra ‘hain’, ‘ajan’ ilan edilebildiği ve bu damgalandırmalar sonucu binlerce insanın PKK tarafından katledildiği bir süreç yaşandı. Çocuklarını kaybeden binlerce annenin acısını hafifletecek ve onları yaşama bağlayacak tek bir çare vardır; İsmail Beşikçi Hoca’nın da dikkat çektiği üzere, PKK içindeki iç infazların biran önce aydınlatılması, sorumlularının Kürt analarına hesap vermesi ve hak ettikleri şekilde cezalandırılmalarıdır. Acılı anneleri anlayan ve acısını yürekten paylaşan hiçbir insan, Abdullah Öcalan’ın ve Kandil’in şiddet politikasını kutsayan, onun papağanlığını yapan bir yapıda bulunmak istemez. Kürt aydın ve siyasetçilerin örgütteki infazlara ilgi duyması umut verici bir gelişmedir. Ancak bunun sonuna kadar gitmesi ve Kürt gençlerinin kanları üzerine siyaset yapanların ve rant sağlayanların mutlaka hesap vermeleri sağlanmalıdır.” (AA)

Oral Seks Büyük Risk İçeriyor!

In İlişkiler on 22 Şub 2011 at 21:44

Öyle bir şeye neden oluyor ki…

ORAL seks sırasında yayılan HPV (Human Papilloma Virus) adlı virüs, 50 yaşın altındaki kişilerde gırtlak kanseri için büyük risk oluşturuyor.

ABD’nin Ohio Devlet Üniversitesi’nden Prof. Maura Gillison, “Oral seks HPV virüsünün taşınmasında sigaradan daha büyük risk taşıyor” dedi.

Prof. Gillison, kadın ve erkeklerin virüse karşı genç yaşta aşılanmaları gerektiğinin altını da çizdi.

Ayrıca uzmanlar, hayatları boyunca farklı kişilerle oral seks yapanların virüsü kapma riskinin daha fazla olduğunu vurguladı.

Düğünle ilgili batıl inançlar şaşırtıyor!

In İlginç, İlişkiler on 19 Şub 2011 at 14:25

Toplumlarda kültürle birlikte şekillenen düğün adetleri okuyanları çok şaşırtıyor.

 

Mantıkla bağdaşmayan bu inançların takıntı haline getirilmediği sürece sevimli bir sakarlığı da vardır.

• Nikah kıyılırken ayağa basma herkesin bildiği bir ritüel. Ayağa basanın, evde hükmünün geçeceğine inanılıyor.
• Evlenen çifte pirinç atma geleneği zamanla şereflendirilmiş olsa da bu günlerde yerini kağıt konfetiler tercih edilmekte…
• Bazı toplumlarda nişanlısı, gelinin anne babasına bir süre hizmet etmekle yükümlüdür, yoksa evlilik geçerli değildir.
• Ev sahibinin kendisinin düğün gününün akşamüstünde hapşırmasının şans getirdiğine inanılıyor.
• Eski Yunan´da kız, evliliğin takdis edilmesi için çocukluk oyuncaklarını tanrılara sunarmış.
• Bazı ilkel kavimlerde ölüm cezasına çarptırılan kişiyle evlenmek isteyen kız, onun bağışlanmasını sağlıyormuş.
• Katoliklerde evlenme dini nikahtır. Kadınla erkeğin döl verici sevgisinin ve yuvalarının evlenme eylemleriyle doğaüstü düzeye girdiğini ifade eder ve bozulmaz.
• Bulgar Dağı Yörüklerinde nişanlanacak erkek, kız evine geldiğinde kızın kardeşleri tarafından evlilik barış içinde ve uğurlu olsun diye bir güzel dövülürmüş.
• İki kız kardeşin iki erkek kardeşle evlenmesinin her zaman şanssızlık getirdiği üşünüldü. Bunun sebebi ortada sadece tek bereket olduğu ve buna iki çiftin birden sahip olamayacağına dair batıl inançtır.
• Gelinin ya da damadın kendi doğum gününde evlenmesinin de şanssızlık getireceğine inanılır.
• Düğüne çağrılan davetlilerin toplamı çift sayıda olması evliliğe şans getiriyormuş, genelde şanslı rakamlar tek bilinse de.
• Cuma günlerinin aşk hayatı için iyi olduğu aşikar ve bir zamanlar seremoniler için de özellikle tercih edilirdi.
• Ayrıca düğün için seçilen günün yağışlı olmaması da tercih sebebiydi, güneşli bir günün gelini ve birlikteliğini aydınlatacağı düşünülürdü.
• Eskiden Mayıs ayları evlilik için sakıncalı görülürdü, her ne kadar günler istenildiği gibi güneşli ve ilkbaharın habercisi olsa da eski Romalılar arasında yaşlılar için kutsal sayılırdı ve bu yüzden genç sevgililerce düğün günü olarak seçilmeye çwekinilirdi.
• Nikah yüzüklerinin damatlar tarafından alınması popüler bir alışkanlık. Bugün biz bu tutuma çok daha romantik anlamlar yüklesek de eski çağlarda gelinlerin takıları onun kocasına ait olduğuna dair sembollerden başka bir şey değildi.
• İlginç olan bir diğer inanç ise –son yıllara kadar- kimi toplumlarda kadınların tüm vücutlarını hayatlarında sadece bir kez yıkamaları; düğünden önceki sabah.
• Japonya´da gelinin ayrılığından birkaç gün sonra sadece odası değil şansı da dışarı süpürülüyormuş. Yine Japonya´da ne gelin ne damat evliliğin kısa sürmesini istemediği sürece mor giyinmiyor. Mor doğuda çabuk solan bir renk olsa gerek.
• Bazı bölgelerde ise gelinlerin kilise yolunda parçalayıp sağa sola saçacağı ekmek taşımaları gelenektir. Bu parçalara insanların dokunması yasaktır ama eğer kuşlar tarafından rağbet görürse bunun gelecek için ona mutluluk vaat ettiğine inanılır.
• Tayvan´da bir kadının ikiden fazla kez nedime olmasının ona kötü şans getireceği söylenir.
• Brezilya, Meksika, Kolombiya ve daha pek çok yerde damadın gelini düğünden önce görmesinin geline kötü şans getireceğine hala inanılıyor.
• Türkiye´de ise gelin ayakkabısının altına yazılan arkadaş isimlerinden hangisi silinirse onun kısa bir zaman içinde evleneceğine inanılıyor.
• Meksika´da gelin düğün gününde inci takarsa, evliliği boyunca ağlayacağına inanılır çünkü inciler gözyaşlarını simgeler.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.