H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

‘İş Hayatı’ Kategorisi için Arşiv

IMF başkanı tutuklandı

In İş Hayatı on 15 May 2011 at 09:54

IMF başkanı tutuklandı

IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, cinsel taciz suçundan tutuklandı.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn (62), New York’ta cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla tutuklandı. New York’tan Paris’e giden yolcu uçağından indirilen Kahn, hakkında New York polisi soruşturma başlattı.

Kaldığı Times Meydanı’ndaki otelde çalışan bir kadına cinsel tacizde bulunduğu ileri sürülen Kahn, göz altına alındı. New York Polis Departmanı Sözcüsü Paul J. Browne, Kahn’ın Paris’e gitmek üzere bindiği uçaktan indirilerek göz altına alındığını söyledi. Sözcü Browne, IMF’nin Fransız Başkanı Strauss-Kahn’ın hakkında cinsel tacizde bulunduğuna dair şikayet olduğunu ve sorgulanmak üzere havaalanından New York’a getirildiğini söyledi.

Kahn’ın ne zaman hakim karşısına çıkacağı belli değil. New York bölge mahkemesinde davası görülmesi beklenen IMF Başkanı’nın çok yakında hakim karşısına çıkması bekleniyor. Cumartesi öğleden sonra yaşanılan olay sonrasında Kahn’ın bu suçu işleyip işlemediğinin belli olmadığını belirten polis yetkilileri kendilerinin yalnızca şikayet nedeniyle tutuklamada bulunduklarını söyledi.

Times Meydanı’nda bulunan ve geceliği 400 dolardan başlayan Sofitel Otel’de kalan Kahn, 32 yaşındaki otel personelinden bir bayana tacizde bulunduğu iddia ediliyor. Kaldığı otelde unuttuğu telefonu sayesinde yakayı ele veren IMF Başkanı, bindiği uçağın kalkışına 10 dakika kala dedektifler tarafından tutuklandı.

Başkan Domique Strauss-Kahn, 2008 yılında da IMF’de çalışan Piroska Nagy isimli Macar asıllı ekonomist bir kadınla ilişkiye girdiği kamuoyuna yansımış ve eşi Anne Sinclair’den özür dilemek zorunda kalmıştı. IMF bu olayda başkanına sahip çıkmış, olaydan dolayı Kahn’a herhangi bir ceza verilmemişti. Kahn, sıkı bir Sarkozy taraftarı olmakla da tanınıyor.

New York Polisi, Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın gözaltına alındığını doğruladı.

Amerikan The Associated Press ajansının haberine göre New York polisi, adı Fransa’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası adaylar arasında adı geçen Strauss-Kahn’ın, New York’tan Paris’e uçmasına dakikalar kala uçağından indirildiğini ve bir otel görevlisine “cinsel saldırı”da bulunduğu şüphesiyle polis tarafından sorguya alındığını belirtti.

New York Polis Sözcüsü Paul Browne, Strauss-Kahn’ın, New York ve New Jersey Havaalanı İdaresi yetkilileri tarafından, Air France havayollarına ait uçaktan indirildiğini ve daha sonra polise teslim edildiğini kaydetti.

Strauss-Kahn’ın polis tarafından sorgulandığı ancak henüz herhangi bir suçlamanın yöneltilmediği bildirildi.

Browne, 32 yaşındaki otel görevlisinin, yetkililere, olayın Times Meydanı yakınındaki bir otelde Strauss-Kahn’ın odasına girerken meydana geldiğini anlattığını söyledi. Strauss-Kahn’ın çıplak şekilde odadan çıkarak kendisine “cinsel saldırıda” bulunmaya çalıştığını ifade eden görevlinin, bir şekilde odadan “kaçmayı” başararak, otel personeline olanları anlattığı ve personelin de polisi aradığı kaydedildi.

Browne, New York polisi otele geldiğinde Strauss-Kahn’ın oteli terk etmiş olduğunu, odasında cep telefonu ve kişisel eşyalarını bıraktığının gözlendiğini belirterek, “Öyle görünüyor ki, kendisi aceleyle çıkmış” dedi.

Otel görevlisinin, polis tarafından bölgedeki bir hastaneye götürüldüğü belirtildi. IMF’nin Washington’daki sözcüsü William Murray de kurumun şu anda olayla ilgili bir açıklama yapmayacağını kaydetti.

AVUKATI, SUÇLAMALARI REDDEDECEĞİNİ AÇIKLADI

ABD’nin New York kentinde bir otel görevlisine cinsel saldırıda bulunduğu şüphesiyle gözaltına alınan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın, bugün ilerleyen saatlerde resmen tutuklanması ve hakkında suçlama yöneltilmesinin beklendiği bildirildi.

Uluslararası haber ajanslarında yer alan haberlere göre, New York Polis Teşkilatı Sözcüsü Paul Browne, yaptığı açıklamada, 62 yaşındaki Strauss-Kahn’ın bugün resmen tutuklanması ve hakkında suçlama yöneltilmesinin beklendiğini belirtti.

Browne, Strauss-Kahn’a, “cinsel suç eylemi, tecavüz girişimi ve yasadışı biçimde alıkoyma” suçlamalarının yöneltileceğini kaydetti. Browne, Strauss-Kahn’ın bir avukat tuttuğunu ve polise açıklama yapmadığını da söyledi.

Bu arada, Strauss-Kahn’ın avukatı Benjamin Brafman, Reuters’a yaptığı açıklamada, IMF Başkanının kendisi hakkındaki suçlamaları reddedeceğini kaydetti.

Fransa’da gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sosyalist Parti’nin olası adayları arasında adı geçen Strauss-Kahn, Air France havayollarına ait uçakla New York’taki JFK Havaalanından Paris’e uçmasına 10 dakika kadar kala uçağından indirilmiş ve Times Meydanı yakınındaki lüks Sofitel Oteli’nin geceliği 3 bin dolar olan suitinde bir otel görevlisine “cinsel saldırı”da bulunduğu şüphesiyle polis tarafından sorguya alınmıştı.

YEREL MAHKEME ÖNÜNE ÇIKMASI BEKLENİYOR

Browne, Strauss-Kahn’ın diplomatik dokunulmazlığının olmadığını ve bugün yerel mahkeme önüne çıkarılmasının beklendiğini kaydetti.

Strauss-Kahn’ın, bugün Almanya’da, borç yükü içindeki Yunanistan’a yardımlar konusunda Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşme yapması, Pazartesi ve Salı günleri de Brüksel’de AB maliye bakanları toplantısına katılması öngörülüyordu.

Konuyla ilgili olarak IMF’dan henüz bir açıklama yapılmadı. IMF Başkanlığına 2007 yılının Kasım ayında getirilen Strauss-Kahn’ın görev süresi gelecek yıl doluyordu.

Strauss-Kahn hakkında daha önce de 2008 yılında, IMF’de çalışan Macar kökenli evli kadın Piroska Nagy ile girdiği gönül ilişkisi yüzünden soruşturma açılmış ve IMF Başkanı, bu olaydan ötürü eşi dahil herkesten özür dilemişti. Daha sonra IMF’nin karar makamı olan İcra Direktörleri Kurulu, Strauss-Kahn’ın, kamuoyuna yansıyan evlilik dışı ilişkisine karşın, görevinde kalmasını kararlaştırmıştı.

İş Bankası’ndan Ergenekoncu’ya kıyak!

In İş Hayatı on 14 May 2011 at 12:22

İş Bankası’nın toplantı kayıtlarında Tuncay Özkan ve Cumhuriyet’e nasıl kıyak kaynak aktarıldığı ortaya çıktı. 

İş Bankası Yönetim Kurulu tutanaklarına nihayetinde ulaşıldı. Tutanaklarda, CHP kontenjanından atanan üyeler başta olmak üzere Genel Müdür Ersin Özince, bu gazete ve televizyon kanallarına sağladıkları ve sağlayacakları destekler var.

Toplantı tutanaklarının içeriğinden, bankada CHP’yi temsilen görev yapan Yönetim Kurulu Üyesi Nail Gürman’ın Cumhuriyet gazetesi ve Kanaltürk’ün desteklenmesi konusunu çok kez gündeme getirdiği, Genel Müdür Ersin Özince’nin cevaben Cumhuriyet gazetesine çeşitli şekillerde verdikleri destekleri anlattığı görülüyor. Tutanaklardan toplantılarda Cumhuriyet gazetesinin toptan satın alınarak, tüm giderlerinin karşılanmasının; Haberal’ın sahibi olduğu BRT kanalının çalıştırılması konularının bile konuşulduğu anlaşılıyor.

İŞTE O ŞOK TUTANAKLAR
28.12.2005 tarihli İş Bankası Yönetim Kurulu toplantısında CHP’yi temsilen görev yapan Nail Gürman, şunları kaydediyor:

TİRAJI AZ DİYE AZ REKLAM OLMAZ
“Cumhuriyet gazetesi az tiraja sahip diye daha az reklam vermek doğru değildir. Bunun gerekçesi yoktur… Kanaltürk televizyonunu ihmal etmek mümkün mü? Samanyolu televizyonuna reklam verirken Kanaltürk’ü nasıl ihmal edersiniz? Bunlar düzenlenmelidir, düzgün bir şekilde yapılmalıdır.”

KANALTÜRK’E HANGİ GEREKÇEYLE VERMİYORUZ?
Gürman, 30.03.2006 tarihli toplantıda da şunları söylüyor: “Cumhuriyet Gazetesine uzun yıllardan beri hiçbir şekilde ne kendimiz ne de iştiraklerimiz aracılığıyla bir yardımda, katkıda bulunmuyoruz. Öte yandan Samanyolu televizyonuna 150 milyar lira reklam bedeli veriyoruz. Bu doğru değildir, bu uygulamadan kesinlikle vazgeçilmesi lazımdır. Bunun ileride ciddi bir mesele olabileceği kuşkusunu taşıyorum. Yine Kanaltürk televizyonuna Akbank, Yapı Kredi, Oyakbank gibi bankalar reklam veriyor da biz hangi gerekçeyle vermiyoruz? O konuda bir gelişme var mı bilmiyorum, onun için ezbere konuşmuş olmayayım. Çünkü Sayın Özince’nin bakacağız, inceleyeceğiz diye bir beyanı vardı, öyle anımsıyorum.”

CUMHURİYET OKURU DAHA NİTELİKLİ
Aynı toplantıda Genel Müdür Ersin Özince, cevaben şunları kaydediyor: “Bu mealde Cumhuriyet gazetesinin çok ciddi müzaheret gördüğünü ifade etmek isterim. Ben iş prensiplerimle ve bankamızın prensipleriyle ters düşmeyecek noktalara kadar Cumhuriyet gazetesine fazla reklam verilmesini veya destek verilmesini savundum. Hatta geçmişte bu gazetenin sahiplik sorununa çare aranmasında dahi bazı çabalar gösterdim. Cumhuriyet gazetesi her zaman tirajına göre diğerlerinden daha farklı pay almıştır. Bunun gerekçesi de okurun niteliğidir. Ayrıca Cumhuriyet gazetesiyle Hasan Ali Yücel dizisinin basılması ve ücretsiz dağıtılması gibi müşterek bazı kampanyalar yapılmıştır. Daha bir çok konuda kendilerine fikir verilmiştir, danışmanlık yapılmıştır.”

KAT KAT FAZLA PAY AYIRIYORUZ
“Reklam kampanyalarımızda her zaman tirajdan bağımsız, ayrı bir müşteri kitlesinin gazetesi olarak destekliyoruz. Beklentilerini diğer yayın organlarına yaptığımız esaslarla karşılamamız mümkün değil. İhtiyaç duydukları desteklerin miktarı onların hissesine düşecek miktarların her zaman kat be kat üzerinde oldu. Tabii ki kabili kıyas değil ama Yeni Şafak gazetesine veya Samanyolu televizyonuna verdiğimizden çok daha fazlasını Cumhuriyet’e öteden beri verdik.”

ÇYDD’YE 1.3 MİLYARLIK KİTAP HİBE ETTİK
CHP’yi temsil eden Üye Nail Gürman, 23.01.2007 tarihli toplantıda ise çok ilginç bir itirafta bulunarak, “Biz geçen sene ya da evvelki sene 1.300 küsur milyarlık kitabı elimizde kaldığı için Çağdaş Yaşamı Destekleme Demeği’ne hibe ettik” diyor.

Gürman’ın konuşması şöyle: “Değerli arkadaşlarım, bu bütçe 360 trilyon lira. Bu bütçenin, yayın şirketinde Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu onayı olmadan atanmış olan 6 kişi tarafından yapılmasına müsaade etmiyorum. Böyle şey olmaz. Gelelim işin öbür tarafına; verdiğim şu üç örneğin Türk sosyal hayatına, Türk ekonomik hayatına, Türk siyasi hayatına, Türk sanat ve edebiyat hayatına ne yararı var? Bu arada 2006 ve 2007′de bastığımız bütün kitapların adedi, maliyeti, satış miktarı ve netice itibariyle bundan elde edilen kar sonucunda bu şirketin durumu hakkında bilgi rica ediyorum. Çünkü anımsarsınız, biz geçen sene ya da evvelki sene 1.300 küsur milyarlık kitabı elimizde kaldığı için Çağdaş Yaşamı Destekleme Demeği’ne hibe ettik.”

CUMHURİYET GAZETESİNİ SATIN ALMAYI DÜŞÜNDÜK
Genel Müdür Ersin Özince, “Cumhuriyet gazetesiyle zaman zaman çeşitli yakınlaşmalar denedik. Hatta İş Bankası Cumhuriyet gazetesini satın alabilir mi seviyesine kadar konu bazı kimselerce değerlendirildi. Hatta geçmişte, Cumhuriyet gazetesi çok büyük problemler içindeyken sayın yönetim kurulu üyelerimizden de bu konuları değerlendirelim, acaba biz Cumhuriyet gazetesini alabilir miyiz diye bakalım şeklinde temenniler dile geldi. Fakat Türkiye’deki yasal mevzuata baktığımızda bunun imkansız olduğunu gördük” diyor.

ESAS HOLDİNG İLE ORTAK ALABİLİR MİYİZ DİYE HESAP YAPTIK
Özince şöyle devam ediyor: “Heyette bu konuda bir eğilim belirtilip cumhuriyetin kurduğu gazete gibi değerlendirmeler yapılınca, ben Sayın İlhan Selçuk’la birkaç kez bir araya geldim. Basında da galiba sonradan çıktığı şekilde Esas Holding ile İş Bankası’nın Cumhuriyet gazetesini birlikte almaları ya da hissedar olarak girmeleri gazete tarafından çok istendi. Fakat gerek söylediğim nedenlerden ötürü ve gerekse Cumhuriyet gazetesi hisselerinin bir vakfın elinde olması nedeniyle bunu gerçekleştirmek mümkün olmadı.”

İKİNCİ BÜYÜK ORTAĞIMIZIN BAŞKANI, SAYIN DENİZ BAYKAL…
Ersin Özince devamla şöyle diyor: “Daha sonra Cumhuriyet gazetesi maalesef bir dönem bizim ikinci büyük ortağımıza karşı da bazı yayınlara girdi. Bu durum muhtemelen genel başkan değişikliği sırasındaydı. Politik bir gelişme okluğu için o dönemde özellikle uzak durduk. Gazete ile ilk yakınlaşma önceki sayın genel başkanın döneminde olmuştu ve Sayın Deniz Baykal’ın yönetime geleceği sıralarda Cumhuriyet gazetesi çok ilginç bir yayın yapmaya başladı. Bu bizi şu nedenle ilgilendirdi, tarafsız diye düşündüğümüz Cumhuriyet gazetesinin birdenbire ciddi bir taraf olduğunu gördük.”

400 BİN DOLAR DESTEKTE BULUNDUK, DAHA NE YAPALIM
“Nitekim sözü edilen kitaplar konusunda da hadise öyle oldu. Biz Cumhuriyet gazetesine reklam veremeyince bir şekilde onun sosyal projelerine destek verebilir miyiz diye araştırdık. Sayın İlhan Selçuk, Alev Coşkun Bey’i görevlendirdi, ben de o zamanki Halkla İlişkiler Müdürümüz Canan Alınç Hanım’ı görevlendirdim ve Hasan Ali Yücel’in beyaz dizisini, 50′li yıllarda çıkan dünya klasiklerini basıp halka ücretsiz dağıtmak şeklinde bir kampanya başlattık. Kitapları tadat ettik ve cep kitabı şeklinde küçük, beyaz kapaklı kitaplar gazeteyle beraber verilmeye başlandı. O günün değeri ile, okurlarına kitap dağıtsın diye Cumhuriyet gazetesine 400 bin dolar civarında destekte bulunduk.”

CUMHURİYET’E PARA AKTARMAMIZ BEKLENİYOR, İYİ DE…
“Bütün bunlara rağmen biz Cumhuriyet gazetesinin özgün okuyucu kitlesini de dikkate alarak bu basın organıyla bugün bahsedilen miktarların ötesinde çalışabilir miyiz, benzer projeler yapabilir miyiz hususunu birkaç kez irdeledik. Fakat bunlarda da ister istemez hadise şuraya varıyor. Bir şekilde Cumhuriyet gazetesine para aktarmamız bekleniyor. Yani öyle bir işlem yapacaksınız ki mesela gazete bir ek basacak, onu 1 liraya malederse siz ona 2 lira vereceksiniz ki ona bir faydası olsun. Yoksa İş Bankası’nın, Cumhuriyet gazetesini baştan aşağı reklamla donatması da son derece aykırı bir durum olur. Bunları katiyen cevaben söylemiyorum ve belki spontane konuştuğum için ifadelerde zaaf oluyordur ama böyle bir fırsat geldiği için sadece işin çaresizliğine işaret etmeye çalışıyorum.”

GÜRMAN: CİNER’İN DESTEĞİ AYRI, BİZİM DESTEĞİMİZ AYRI
Bunun üzerine CHP’li Üye Nail Gürman’ın Genel Müdür Özince’ye cevabı şöyle oluyor: “Cumhuriyet gazetesine reklam vermememiz, Turgay Ciner’in hegemonyasında olduğu gerekçesine dayanıyorsa o zaman Turgay Ciner’in bütün kredilerini kat edelim. Biz de ona kredi verdik, veriyoruz, değil mi? Ne alakası var? Kaldı ki Turgay Ciner’in oradaki temsilcisi eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan’ın temsil ettiği bir köşedir… Ben niye Cumhuriyet gazetesi üzerinde duruyorum ya da geçen seferlerde niye Kanaltürk üzerinde durdum?.. Fazla bir argümana girmiyorum, hepimiz biliyoruz. Kaç sene evvel şunu yaptı diye, ki bütün gazeteler bunu yaptı, Cumhuriyet gazetesine verilecek reklamda tasarruf edemeyiz. Aksine, sabahleyin söylendiği gibi nasıl belli gerekçeyle, ortak gerekçemizle bazı gazetelerin ilanına yasak konulduysa, burada da tasarruf edilmemelidir. Sadece matematik dağılıma dayalı metod kullanılamaz.”

RAKAMLARDAN, GAZETE YETKİLİLERİ MEMNUN
Nail Gürman’a, bir diğer Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Türkakın’dan şu cevap geliyor: “Sayın Gürman’ın Cumhuriyet gazetesi ile ilgili sorusunu da bu vesile ile cevaplamak isterim. Biz prensip olarak hem görsel medyada hem yazılı medyada hedef kitle ve erişim temel prensipleri üzerine, tamamen matematik bir model üzerinden yatırım kararını veriyoruz. Bu kapsamda Cumhuriyet gazetesinin 2005 yılında 74.500 YTL, 2006 yılında da 117.200 YTL payı oldu ve yaklaşık % 57′lik bir artış söz konusu. Her yıl periyodik olarak bu mecralarla da temas kuruluyor. Bu bağlamda, önceki hafta kendileri ile bir temas kurulmuş ve gelen kişiler bu toplantıda memnuniyetlerini ifade etmişler. Onu da belirtmek isterim.”

akit


Karamehmet’e haciz…

In İş Hayatı on 14 May 2011 at 09:17

Turkcell, Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Çukurova Holding A.Ş’nin borçları nedeniyle ihtiyati haciz kararı verildiğini duyurdu.

Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş, Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Çukurova Holding A.Ş’nin vergi dairesine olan borçları nedeniyle ihtiyati haciz kararı verildiğini şirkete tebliğ ettiğini duyurdu.

Turkcell açıklamasında şöyle denildi:

“Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Şirketimize tebliğ edilen bir yazı ile, Çukurova Holding A.Ş.’nin vergi dairesine olan borçları nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmiş olduğu, bu nedenle Çukurova Holding A.Ş.’nin şirketimiz nezdinde kayıtlı mal, hak ve alacakları (huzur hakkı, kar payı dahil) üzerine 1.249.925.764,67 TL tutarında ihtiyati haciz uygulanmasının istendiği bildirilmiştir. Sözkonusu yazıya istinaden, Çukurova Holding A.Ş.’nin şirketimizdeki hisseleri ile diğer hak, mal ve alacakları tespit edilecek ve ilgili varlıklar üzerine ihtiyati haciz kaydı işlenecektir.”

Turkcell’den temettü alamamıştı

Turkcell İletişim’in dolaylı ortağı olan Çukurova Holding A.Ş Nisan ayında yapılan genel kurulda, Turkcell’in diğer ortakları Altimo ve TeliaSonera’nın blokajı yüzünden temettü alamamıştı. Genel kurulun ibra edilmemesi yüzünden temettü dağıtımı ertelenmişti. Haciz kararı sonrası, yasal prosedürlerin tamamlanmasının ardından Çukurova’nın payına düşen Turkcell kar payının Vergi Dairesi’ne yatırılması gerekiyor.

Pamukbank kaynaklı

Sözkonusu vergi cezasının 2002 yılında el konulan Pamukbank’tan kaynaklandığı öğrenildi. Karamehmet, Başkent Doğalgaz için gerekli olan finansmanı bulamayınca bankacılık çevrelerinde sözkonusu vergi cezası gündeme gelmişti. Bankaların Maliye’nin kestiği vergi cezasını öğrendikten sonra gruba kredi açmakta tereddüt yaşadığı dolayısıyla Karamehmet’in ödemeyi yapamadığı anlaşılmıştı. Karamehmet ve ortağı Mehmet Kazancı, ödemeyi yapamayınca 96 milyon dolarlık teminatları da Özelleştirme İdaresi’ne irad kaydedildi.

Öte yandan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hiçbir kamu bankasına Karamehmet’e kredi verilmemesi konusunda siyasi baskı yapılmasının sözkonusu olmadığını açıkladı. MMEKA’nın parayı ödeyememesinden sonra bu yönde dedikodular çıkmıştı.

Tek çıkış yolu Torba Kanun

Maliye uzmanları, grubun kamuoyunda ‘Torba Yasa’ olarak bilinen kamu alacaklarını yeniden yapılandıran 6111 Sayılı Yasa’dan yararlanabileceği görüşünde. Bir analist, “Tebliğ edilen toplam tutar 1.25 milyar lira ise Çukurova Grubu Torba Yasa’dan yararlanarak bu rakamı 400-500 milyon TL arasında bir rakama çekerek kapatabilir. Bu grup için tek çıkış yolu gibi gözüküyor” yorumunu yaptı.

Karamehmet ortağını suçladı: 450 milyon dolarımız hazırdı Kazancı ihtilaf yarattı

Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş’de (MMEKA), Mehmet Emin Karamehmet adına Mehmet Kazancı’nın ortağı konumundaki Stargate Gayrimenkul Yatırım İthalat İhracat ve Ticaret A.Ş., Kazancı tarafının Başkentgaz’ın özelleştirme ihale ve sonrasında çalışmaların sonuçlandırılmasını zorlaştırıcı tutum sergilediğini savundu. Stargate’dn yapılan açıklamada, “450 milyon dolar gibi büyük bir özkaynağı bu amaçla koymak üzere hazır olmamıza rağmen, gerekli dış kaynağın teminini önleyen gelişmeler, hisse devrinin tamamlanmasını da engelledi” denildi.

Açıklamada, Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’nin hisselerinin satışı için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca 16 Ağustos 2010’da yapılan nihai pazarlık görüşmelerinde, ortakları oldukları MMEKA’nın en yüksek teklifi verdiği anımsatıldı. Takip eden süreçte ihale bedelinin ödenmesi suretiyle hisselerin devralınması için yoğun bir çalışma başlatıldığı, finansman paketine dahil edilecek özkaynak, yeni ortak finansmanı ile borçlanma bileşenleri için detaylı ve kapsamlı girişimlerde bulunulduğu, hazırlık yapıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Şüphesiz, tüm bu finansman unsurlarının nihai uygulama için pakete dahil edilebilmesi, MMEKA ortaklarının iç ve dış yükümlülüklerini uyum içinde ve etkinlikle yerine getirmeleri ile yakından ilgilidir. Bu noktada, MMEKA’da diğer ana ortak konumunda bulunan Mehmet Kazancı tarafı, özkaynak, borçlanma ve yönetsel konular için yükümlüsü olduğu katkıları sunmadığı gibi, tarafımızdan yapılan çalışmaların sonuçlandırılmasını da zorlaştırıcı yönde tutum sergilemiş ve ihtilaflar yaratmıştır. Görüş ayrılıklarının giderilmesi ve çözüm geliştirilmesi yönündeki tüm gayretlerimize rağmen, Sayın Kazancı tarafının uyuma ve işbirliğine açık olmayan bu menfi tutumu, ilgili bankalarla belli prensipler bazında mutabık kalınan kredi paketinin uygulamaya geçirilmesini engellemiş, katılımcı bankalardan birinin karar sürecinin etkilenmesi dolayısıyla, kullanılacak krediler durdurulmuştur. Sonuçta, 450 milyon dolar gibi büyük bir özkaynağı bu amaçla koymak üzere hazır olmamıza rağmen, gerekli dış kaynağın teminini önleyen bu gelişmeler, hisse devrinin tamamlanmasını da engellemiştir.”

1.2 milyar dolarlık iptal

Çukurova ve Kazancı gruplarının yüzde 50’şer ortaklıkla kurduğu MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin Başkent Doğalgaz’da 1.2 milyar dolar ihale bedelini yatıramaması nedeniyle ihale iptal edilmişti.

İptal kararının ardından, Karamehmet-Kazancı ortaklığının en yüksek teklifi verdiği İstanbul Anadolu Yakası ve Boğaziçi Elektrik Dağıtım ihaleleri de kamuoyunun gündemine geldi.

Söz konusu özelleştirmelerde ihale bedelinin 31 Mayıs’a kadar yatırılması gerekiyor.

CHP’ye 1 Mayıs şoku…

In İş Hayatı on 01 May 2011 at 17:09

Tunceli’de 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamasına katılan CHP heyeti miting alanına girişte yuhalandı.

İşte 1 Mayıs böyle kutlandı – Foto

1 Mayıs kutlamaları için Tunceli Devlet Hastanesi önünden bir araya gelen çok sayıda sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi partilerin de yer aldığı binlerce kişi Kışla Meydanı’nda bulunan miting alanına kadar davul zurna eşliğinde yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık slogan atan kalabalık, uzun kortejler halinde miting alanına girdi. CHP Tunceli adayı ve Milletvekili Kamer Genç, ve ikinci sıra adayı Hüseyin Aygün, CHP Tunceli İl Örgütü pankartı ile yürüyüş kortejine katıldı. Miting alanında girişte alandakiler tarafından yuhalanarak Dersim faşizme mezar olacak sloganlarının atılması üzerine CHP‘liler mitingin arka kısmına geçti.

Kutlamalar, çeşitli sivil toplum örgütleri ve sendika başkanlarının konuşmasının ardından müzik eşliğinde son buldu.

CİHAN

Akın akın Taksim’e!

In İş Hayatı on 01 May 2011 at 12:20

Akın akın Taksim'e!

1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları başladı.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Taksim‘e çıkan bölgelerde toplanan işçiler, Taksim Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.

Meydana doğru yürüyüşe geçen ilk kortej İnönü Stadı’nın önünde toplanan Türk-İş, Hak-İş ve Memur-Sen oldu.

Şişli’de toplanan DİSK ve meslek odaları da yürüyüşe geçti. Bu kortej Radyo evinin önünde polis tarafından kurulan arama noktasından geçtikten sonra Taksim Meydanı’na giriş yapacak.

 Taksim Meydanı’ndan fotoğraflar için tıklayın

KESK önderliğinde Şişhane tarafından yürüyecek kortej ise toplanmaya devam ediyor. Bu kortej meydana Tarlabaşı’ndan giriş yapacak. KESK kortejinin önünde Türkiye’de kullanılan 6 dilde yazılmış “Yaşasın 1 Mayıs” pankartı olacak.

1 MAYIS 1977′DE KATLEDİLENLER KAZANCI YOKUŞU’NDA ANILDI
Sendika ve meslek odaları ile sivil toplum örgütlerinden oluşan bir grup ise 1 Mayıs 1977′de katledilen işçiler için Kazancı Yokuşu’nda bir dakikalık saygı duruşunda bulundu ve yokuşa çiçekler bıraktı.

MUSTAFA KUMLU: “1977 OLAYLARI AYDINLATILMALI”
Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu ise yaptığı açıklamada, seçime hazırlanan siyasi partilere ve siyasilere seslenerek, “Taksim Meydanı’ndan yükselen sese kulak verin” dedi. Kumlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Kaybettiğimiz canlara bir borcumuz vardır ki, o da 1977′de yaşanan acı olaylara sebep olanların belirlenip adalete teslim edilmesidir. Bu borç, Türk demokrasisi üzerinde 34 yıldır bir kara lekedir.

Barış ve kardeşliği savunuyoruz. Savaştan yana politikalara destek vermeyiz. Örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasıı istiyoruz. Daha fazla demokrasi istiyoruz. Siyasileri Taksim Meydanı’ndan yükselen sese kulak vermeye çağırıyoruz. Taksim ve 1 Mayıs şehitlerini anıyoruz. Emekçilerin 1 Mayıs Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.”

EMNİYET MÜDÜRÜ ÇAPKIN:  ”HER ŞEY İYİ GİDİYOR”
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde yaptığı açıklamada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün şölen şeklinde hep birlikte kutlandığını ifade ederek, kutlama programına ilişkin her türlü tedbiri aldıklarını söyledi.

Miting alanındaki yerleşimleri, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının yapacağını vurgulayan Çapkın, ”Biz çevrede olacağız, çok görünmeyeceğiz, ama her yerde olacağız. Dağılım için de her türlü güvenlik tedbirini aldık. Şölen şeklinde, iyi bir bayramın, geçen yıl ki gibi en iyi şekilde kutlanacağına inanıyoruz. Ben şimdiden bütün işçilerin, emek ve dayanışma gününü kutluyorum” dedi.

DİSK, HAK-İŞ VE KESK KORTEJLERİ TAKSİM MEYDANI’NA ULAŞTI
DİSK, KESK ve HAK-İŞ kortejleri Taksim Meydanı’na ulaştı. Binlerce işçi Taksim Meydanı’na giriş yapıyor. Meydanda coşkulu bir kalabalık var. Meydana girmek üzere yürüyen de binlerce işçi var.

Bu arada, Tepebaşı’nda oluşturulan KESK kortejinde BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ile milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder de yer aldı. Önder, ”Tüm işçilerin ve emekçilerin bayramı kutlu olsun. 1 Mayıs’ın bizim açımızdan iki önemi var. Malum 1 Mayıs işçi bayramı, bu uğurda verdiğimiz mücadeleyi kazandık. Taksim, işçilere kapatılmıştı, direne direne geri aldık. İkinci önemi de diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bir arada bayramımızı kutluyoruz” diye konuştu.

ÇELEBİ VE SARIGÜL’DE MEYDANDA
DİSK üyeleri Taksim Meydanı‘na ulaşırken eski DİSK Genel Başkanı ve CHP milletvekili adayı Süleyman Çelebi de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çelebi, ülkemizdeki iş kazalarına dikkat çektikten sonra şunları söyledi: “Bugün Türkiye’nin en temel sorunu işsizlik ve yoksulluk sorunu. İşsizlikte Avrupa ikincisiyiz ve yoksullukta dünya üçüncüsüyüz. Bugün hala ülkemizde 12-13 saatlik çalışma süreleri devam ediyor. Bugün 1 Mayıs’ın esas doğuşunun nedeni 8 saatlik iş gücü elde etmek. Bu uzun saatlik çalışmalar 8 saate çekilirse, o zaman 1 Mayıs rahatlıkla anlamına ulaşır. Bugüne kolay gelinmedi, ağır bedeller ödendi. Bugün özgürce bir kez daha Taksim’e çıkıyor olmak bizim için ayrı bir anlam kazandı. İşçilerin bu mücadelesi karşısında saygıyla eğiliyorum.”

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ise, “Bütün demokratik ülkelerde 1 Mayıs coşkuyla kutlanıyor. Bugün de ülkemizde Taksim Meydanı‘nda bütün sivil toplum kuruluşları ve sendikalar demokratik taleplerini gündeme getirecekler. Böylece barış ve hoşgörü içerisinde sonuçlanmasını arzu ediyoruz” diye konuştu.

TAKSİM ÇİÇEK AÇTI
Taksim Meydanı‘na dört koldan giren işçiler meydanı hınca hınç doldurdu. Meydana halen girmeyi bekleyen binlerce işçi var. Meydandaki yüzlerce ve rengarenk pankart, bayrak ve flama da Taksim Meydanı‘nı çiçek bahçesine çevirdi. Şu anda meydanda şarkılar çalınıyor. 1 Mayıs sahnesinden bu yıl ilk kez Kürtçe parça da çalındı.

HARBİYE’DE KÜÇÜK ÇAPLI GERGİNLİK
Meydana girmek için Harbiye yönünden gelen ve tek tip kıyafet giydikleri görülen bir grup arama noktasında polisle gerginlik yaşadı. Polise arama yaptırtmak istemeyen bu grupla polis arasında itişmeler yaşansa da olay daha fazla büyümeden sona erdi.

Taksim’de 1 Mayıs coşkusu

In İş Hayatı on 01 May 2011 at 10:21

DİSK ve HAK-İŞ işçi konfederasyonlarınca ayrı ayrı oluşturulan kortej, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün kutlanacağı Taksim Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Prangali işçi afişi Atatürk Kültür Merkezi’ne asıldı.

İstanbul’da Taksim Meydanı’nda kutlanacak 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için TÜRK-İŞ, DİSK, KESK ve HAK-İŞ konfederasyonları, siyasi partiler ve dernekler ile çeşitli sivil toplum örgütlerince çeşitli noktalarda kortej oluşturuldu DİSK ve HAK-İŞ işçi konfederasyonlarınca ayrı ayrı oluşturulan kortej, Taksim Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti.

DİSK tarafından Şişli Halaskargazi Caddesi üzerinde oluşturulan kortejin başında, eski DİSK Genel Başkanı ve CHP İstanbul Milletvekili adayı Süleyman Çelebi ile konfederasyon yöneticileri yer aldı.

Çelebi, yürüyüş öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en temel sorunun, işsizlik ve yoksulluk olduğunu belirtti. Türkiye’nin işsizlikte Avrupa 2′ncisi olduğunu ifade eden Çelebi, şunları söyledi:

“Yoksullukta dünya 3′üncüsüyüz. Gelir adaletsizliğinde dünya 3′üncüsüyüz. İş kazalarında dünya 2′ncisiyiz. Bugün hala ülkemizde 12-13 saatlik çalışma süreleri devam ediyor. Bugün 1 Mayıs’ın esas doğuş nedeni, 8 saatlik çalışma süresi elde etmektir. 8 saatlik çalışma süresi elde edilirse 1 Mayıs o zaman amacına ulaşır. Siyasiler de seçimden önce bu mesajları doğru şekilde alacaklardır. Tüm işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz. Ağır bedeller ödendi. Gazlar yedik, coplar yedik ama bugün 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmak bizim için ayrı bir önem taşıyor.”

Kortej, daha sonra sloganlar eşliğinde Taksim Meydanı’na doğru yürüyüşe başladı.

Bu arada, Taksim Mete Caddesi üzerinde toplanan HAK-İŞ konfederasyonuna bağlı sendikaların üyeleri de “Emek, Barış, Özgürlük ve Demokrasi İçin 1 Mayıs” yazılı pankartın arkasında sıralandı.

Bu arada Kutlamaların yapılacağı Taksim Meydanı ve bu meydana ulaşan tüm yollar araç trafiğine kapatıldı.

DİREKLER YAĞLANDI

Güvenlik kuvvetleri, Taksim Meydanı’nın çevresinde bariyerler kurarak yaya geçişlerini kontrollü hale getirdi. Meydanın çevresindeki bayrak ve kamera direkleri, tırmanılmaması için güvenlik güçlerince yağlandı.

Meydanda oluşturulan kürsüden yapılan anonslarda, kutlamaya katılacak işçiler, konfederasyonların toplanma noktalarına gitmeleri ve hep birlikte alana gelmeleri konusunda uyarıldı. Buna rağmen alana girmek isteyenler, kontrol noktalarında üzerleri aranarak alana alınıyor.

ÇAPKIN: PROVAKATİF EYLEM BEKLEMİYORUZ

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, gece yarısı Taksim Meydanı’na gelerek 1 Mayıs kutlamaları için alınan önlemleri inceleyerek yardımcılarından bilgi aldı. Denetlemenin ardından basın açıklaması yapan Hüseyin Çapkın, “1 ’Mayıs Emek ve Dayanışma’ gününü şölen havasında kutlayacağımıza inanıyorum. Taksim Meydanında işçi bayramını bir şölen güzelliğinde geçmesi için her türlü tedbiri aldık. Polis her yerde olacak; ancak fazla göz önünde olmayacak” diye konuştu.

1 Mayıs kutlamaları çerçevesi’nde İstanbul’da 38 bin polisin görev yapacağını belirten Çapkın, “İzmir, Kocaeli, Sakarya ve Balıkesir’den güvenlik önlemlerine destek için 1200 polis memuru geldi. İşçilerin güvenliği için alana gelenler, yollarda oluşturduğumuz arama noktalarında didik didik aranacak. Her hangi bir provakatif eylem beklemiyoruz” dedi.

İşçinin hakkını vermeyen CHP meydanlara iniyor!

In Siyaset, İş Hayatı on 30 Nis 2011 at 21:08

1 Mayıs İşçi Bayramı’nı bütün partiler kutlamaya hazırlanırken işçi hakları konusunda sabıkası bulunan CHP’nin tutumu dikkat çekti. …

Belediyelerinde işçinin hakkını vermeyen CHP, 1 Mayıs’ta alanda

1 Mayıs İşçi Bayramı için siyasi partiler tarafından mesajlar yayımlanmaya, işçilerin bayramlarını kutlayan pankartlar ve afişler asılmaya başlandı. Bunların içerisinde en çok ilgi çeken ise yönetiminde olduğu belediyelerde işçinin hak ettiği maaşı ödemeyen CHP’nin, işçinin yanındaymış gibi pankartlar, afişlerle kutlama mesajları yayımlaması.

Bu belediyelerden CHP’li Konak Belediyesi, yüzden fazla temizlik işçisinin işine son verince, çalışanlar günlerce belediye önünde yatıp kalkmıştı. Balıkesir’in CHP’li Bandırma Belediyesi’ndeki memurlar ise toplu görüşmelerde anlaşma sağlanamayınca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na mektup yazarak, destek istemişlerdi. Her fırsatta örgütlü olmaktan de vuran CHP’nin Buca Belediyesi ise işçileri örgütlendikleri için işten atmıştı.

CHP’Lİ KONAK BELEDİYESİ’NİN ÇIKARDIĞI İŞÇİLER YOL KAPATTI
İzmir’de CHP’li Konak Belediyesi tarafından atılan işçiler, Basmane Meydanı’nı trafiğe kapattı. Belediyenin temizlik işlerini yapan taşeron şirketin 115 çalışanı sendikal haklarını alabilmek için eylem başlatmış, bunun üzerine işten çıkarılmışlardı. İşçiler, 21 gündür belediyenin önünde yatıp kalkarak durumu protesto etmiş, “Biz ekmek peşindeyiz” diyerek Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan’a tepki göstermişlerdi.

CHP’Lİ BANDIRMA BELEDİYESİ’NİN MEMURLARI, KILIÇDAROĞLU’NDAN YARDIM İSTEDİ
Yaklaşık 2 hafta kadar önce, Balıkesir’in CHP’li Bandırma Belediyesi’nde çalışan memurlar, devam eden toplu görüşmelerde anlaşma sağlanamayınca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na mektup yazarak destek istedi. Bandırma Belediyesi ve Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası arasında devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine belediyede çalışan memurlar CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na mektup yazdı. İşçiler mektuplarda Kılıçdaroğlu’ndan destek istedi. Memurların eylemine ilçedeki sivil toplum örgütleri de destek verdi.

CHP’Lİ BUCA BELEDİYESİ, İŞÇİLERE SAVAŞ AÇTI!
Geçtiğimiz kasım ayında ise Buca Belediyesi, işçileri örgütlendikleri için işten attı. Yaptığı uygulamadan dolayı ‘işçi düşmanı’ olarak nitelendirilen Buca Belediyesi, 23 Kasım’da Batıgül Tunç’u işten atması üzerine eylem yapan 6 işçinin daha işine son verildi. Atılan işçiler “Türkan Albayrak’tan bayrağı devraldım” diyen Batıgül Tunç’un direnişine katıldı. İşçiler, belediye önünde işe iade talebiyle uzun süre eylem yaptı.

Toplumsal Hafıza Özel

“Koalisyonsuz Hükümet İstiyorum”

In İş Hayatı on 22 Nis 2011 at 14:38

ekonomi,zorlu,ahmetzorlu,seçim,siyaset

Zorlu Holding’in patronu Ahmet Zorlu, 12 Haziran seçimleriyle ilgili olarak, “Yüzde 50 ile tek partili bir hükümet olacaktır.” tahmininde bulundu.

Seçimden koalisyonsuz hükümet çıksın istiyorum

22.04.2011  Koalisyon hükümetlerinin ülkeyi yarardan çok zarara uğrattığını belirten Zorlu Holding’in patronu Ahmet Zorlu, 12 Haziran seçimleriyle ilgili olarak, “Yüzde 50 ile tek partili bir hükümet olacaktır.” tahmininde bulundu.Önümüzdeki haziran ayının 12′sinde yapılacak milletvekili seçimlerinde sandıktan hangi partinin çıkacağı ve nasıl bir hükümet kurulacağı merak konusu. İşadamları, yakalanan ekonomik istikrarın ve büyüme ivmesinin devamı için tek partili bir hükümeti tercih ediyor. Vestel ve Taç markalarının sahibi Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, “Türkiye’nin istikrarı için seçimden koalisyonsuz hükümetin çıkmasını istediğini” ifade etti.

TRT Haber’de yayınlanan Ekonomi Kulübü programına konuk olan Ahmet Zorlu, Türk insanının kolektif çalışmayı bilmediğini ifade etti. Avrupalı ve Amerikalıların kolektif çalışmayı benimsediğini söyleyen Zorlu, “Türk siyasetinde koalisyon olarak devleti yöneten hükümetlere baktığımızda onların zamanında ülkenin yarardan çok zarara uğradığını görüyoruz. Son 8 yıla baktığımız zaman Türkiye nereden nereye gelmiştir tek partili hükümet sayesinde. Son krizde dünyada yaşanan onca olumsuzluklara rağmen, Türkiye dünyada çok iyi yerlere geldi. Seçimde hangi parti çıkarsa çıksın, ama koalisyonsuz hükümet olsun istiyorum. Hiç olmazsa icraatı kimin yaptığı kimin yapmadığı belli olmuş olur.” diye konuştu. Koalisyon hükümetleri döneminde, “O onu yapmadı, bu bunu yapmadı, ben bunu yapardım” gibi atışmalar yaşandığına dikkat çeken Zorlu, “Bana göre istikrarlı bir ülke için istikrarlı bir hükümetin olmasında yarar vardır. 2010′daki seçimlerde ‘evet’ ve ‘hayır’ oylamasına gidildi ve sonuç yüzde 58 ‘evet’ çıktı. Bu seçimde yüzde 50 oranında tek partili hükümet olacaktır diyorum.” dedi.

Her partinin kendi ekonomi programını açıkladığını söyleyen Zorlu, “Rekabet çok güzel bir şey. Rekabet olacak ki, sorunlara çözümler üretilsin. Koalisyon hükümetleri kendi içerisinde çatışırken bir iş yapamıyordu. Şimdi tek partili yönetime talip olanlar, ‘ben gelirsem bunu yapacağım.’ diyebiliyor. Rekabetin olduğu yerde çatışma olmaz. Rekabette istihdam oluşturursunuz” diye konuştu.

Anayasa tartışmalarına da değinen Zorlu, Türkiye’nin demokratik ve insan haklarına saygılı yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Zorlu, “Anayasayı Meclis yapar. Anayasa yapmak yetkisi milleti temsilen Meclis’e aittir, kusura bakmasınlar ama TÜSİAD’ın işi değildir.” dedi. Vestel çatısı altında Karayel adı verdikleri insansız uçak üretmek için 4 yıldan beri çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Zorlu, “Karayel’le bizzat kendim ilgileniyorum. 6 tane insansız uçağın yapımına başladık, önümüzdeki yıl teslime başlayacağız.” dedi.

Merkez Bankası’nın aldığı son kararlar için ise Zorlu, “Düşük kur, yüksek faiz politikalarına katılmıyorum. MB’nin aldığı son kararın arkasındayım, bütün sanayici işadamları da arkasındadır. Bugüne kadar düşük kur, yüksek faiz politikasıyla çok şey kaybettik. Cari açığımız var ama Türk paramız değer kazanıyor. Şöyle soruyorum: Şeytan bunun neresinde? Bunu açık ve net olarak konuşmamız lazım.” dedi.

İşte dünyanın en zengin 2.000 şirketi

In İş Hayatı on 21 Nis 2011 at 22:09

Forbes dergisine göre, dünyanın en büyük şirketi yine ABD’den JPMorgan Chase bankası oldu.

Derginin internet sitesinde dünyanın en büyük 2000 şirketini açıkladığı ”Global 2000” araştırmasına göre, dünyanın en büyük şirketi ABD’den JPMorgan Chase olurken, bu şirketi İngiltere’den HSBC takip ediyor. Geçen yıl ikinci sırada yer alan ABD’den General Electric, bu yıl 3. sıradan listeye girdi.

Geçen sene Royal Dutch Shell ile birlikte listede 8. sırada yer alan HSBC bu yıl ikinci sırada, Hollandalı Royal Dutch Shell ise 5. sırada yer buldu. Listenin ilk 10 sırasında 4 ABD’li, 2 Çin’li, 1′er İngiltere, Hollanda, Brezilya şirketi yer aldı.

”Global 2000” listesinde ise toplamda ABD’den 536, Japonya’dan 260, Çin’den 121, Kanada’dan 67 ve Hindistan’dan 57 şirket yer alıyor.

Dünyanın en büyük ilk 10 şirketi, ülkeleri ve piyasa değerleri şöyle:

- 1. sırada JPMorgan Chase (ABD – 182,2 milyar dolar)

- 2. sırada HSBC (İngiltere – 186,5 milyar dolar)

- 3. sırada General Electric (ABD – 216,2 milyar dolar)

- 4. sırada ExxonMobil (ABD – 407,2 milyar dolar)

- 5. sırada Royal Dutch Shell (Hollanda – 212,9 milyar dolar)

- 6. sırada PetroChina (Çin – 320,8 milyar dolar)

- 7. sırada ICBC (Çin – 239,5 milyar dolar)

- 8. sırada Berkshire Hathaway (ABD – 211 milyar dolar)

- 8. sırada Petrobras (Brezilya – 238,8 milyar dolar)

-10. sırada Citigroup (ABD – 132,8 milyar dolar)

-LİSTEDEKİ TÜRK ŞİRKETLERİ-

Forbes Dergisi’nin açıkladığı ”Global 2000” listesinde 12 Türk şirketi de yer aldı. Piyasa değeri 20,1 milyar dolar olan Garanti Bankası, listede 324. sırada yer aldı. Geçen sene Garanti Bankası listede 274. sırada yer bulmuştu.

Garanti Bankası’nı, 14,2 milyar dolar piyasa değeriyle 329. sırada yer alan Türkiye İş Bankası takip etti. İş Bankasının geçen sene listedeki yeri 288 idi.

Koç Holding ise 10,8 milyar dolar piyasa değeriyle listenin 343. sırasında yer alıyor. Geçen seneki sıralamada Koç Holding 321. sırada yer alıyordu.

Geçen sene listede 1872. sırada yer alan Doğan Holding bu sene yer bulamadı. Buna karşılık Ford Otomotiv Sanayi, 1946. sıradan listeye girdi.

Geçen yıl listeye 1507. sıradan giren Türk Hava Yolları, bu yıl 1896. sıraya geriledi.

Listeye giren Türk şirketleri ve piyasa değerleri şöyle:

- 324. sırada Garanti Bankası (20,1 milyar dolar)

- 329. sırada Türkiye İş Bankası (14,2 milyar dolar)

- 343. sırada Koç Holdings (10,8 milyar dolar)

- 367. sırada Akbank (19,8 milyar dolar)

- 459. sırada Sabancı Holding 9,7 milyar dolar)

- 630. sırada Halkbank (9,8 milyar dolar)

- 674. sırada Türk Telekom (15,2 milyar dolar)

- 753. sırada Vakıfbank (6,1 milyar dolar)

- 770. sırada Turkcell (12,4 milyar dolar)

- 1222. sırada Enka (7,7 milyar dolar)

- 1896. sırada Türk Hava Yolları (2,9 milyar dolar)

- 1946. sırada Ford Otomotiv Sanayi (3 milyar dolar)

Not: Derginin sıralaması, piyasa değerinin yanı sıra gelirler, kar ve varlıkları da içeriyor.

Gizemli Zengin Rahmi Koç’u Devirdi!

In İş Hayatı on 20 Nis 2011 at 21:10

Türkiye’nin 2010 vergilendirme dönemine ilişkin gelir vergisi rekortmeni değişti..
Türkiye’nin 2010 vergilendirme dönemine ilişkin gelir vergisi rekortmeni değişti. Adının açıklanmasını istemeyen bir mükellef, 23 milyon 202 bin 489, 74 lira gelir vergisi beyan etti.

Buna göre, geçtiğimiz hafta açıklanan listenin birinci sırasındaki Mustafa Rahmi Koç, 22 milyon 893 bin 850, 40 lira gelir vergisiyle ikinci sıraya gelirken; Semahat Sevim Arsel 18 milyon 962 bin 474, 39 lira gelir vergisiyle üçüncü sıraya yerleşti.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanı (İVDB) Dr. Mehmet Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, isminin açıklanmasını istemeyen 3 mükellefin, pişmanlıkla verdikleri gelir vergisi beyannameleri ile İstanbul vergi rekortmenleri listesini değiştirdiğini doğruladı.

Mehmet Koç, adının açıklanmasını istemeyen bir mükelleflerinin, 66 milyon 315 bin 902, 10 lira gelir vergisi matrahı beyan ettiğini ve bu matrah üzerinden 23 milyon 202 bin 489, 74 lira gelir vergisi hesaplandığını belirtti.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.