H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

‘Sağlık’ Kategorisi için Arşiv

Sigara Cebe de Zararlı!

In Sağlık on 20 May 2011 at 21:11

Sigara tiryakilerinin 20 yılda ortalama 72 bin lirayı sigaraya harcadığını belirten uzmanlar, bu parayla kent merkezinde 80 ila 100 metrekare bir ev alınabileceğini söyledi.

İçersinde binlerce kimyasal madde bulunan sigaranın kullanana ve dumanına maruz kalana zararı olduğunu kaydeden uzmanlar, sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeniyle devletin her yıl binlerce lira masraf yaptığını ifade etti.

Sigaranın en fazla akciğeri etkilediğini anımsatan uzmanlar, 14 yaşına kadar gelişimini tamamlayan akciğerlerin erken yaşlarda başlanan sigara alışkanlığı nedeniyle büyük zarar gördüğünü söyledi. Gençler arasında sigara kullanımı erkeklerde yüzde 11 kızlarda ise yüzde 4 olduğunu vurgulayan uzmanlar, “14 yaşından önce sigaraya başlayan çocuk akciğer gelişimini tamamlayamadan sigara tiryakisi olur ve akciğer hastalıklarına yakalanma oranı artar.

Pasif sigara dumanına maruz kalan kişilerde özelikle çocuklarda beyin tümörü, orta kulak iltihabı, astım, lösemi, solunum yolu enfeksiyonları gelişebiliyor. Sigara içilen bir evde büyüyen çocuğun ileri de sigaraya başlama riski daha yüksektir. Tiryakiler 20 yılda ortalama 72 bin lirayı sigaraya harcıyor. Aynı evde iki kişi içiyorsa bu 140 bin lirayı buluyor. Bu parayla 80 – 100 metrekare arasında iki ev rahatlıkla alınabilir” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu SSK’sında Bir Skandal Daha

In Sağlık on 19 May 2011 at 09:47

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde kurumun OYAK İnşaat’a yaptırdığı hastane inşaatlarına keşif bedellerinin 41 katına kadar oranlarda fazla harcama yapıldığı ortaya çıktı.

İŞTE BİRKAÇ ÖRNEK

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan SSK 2000 yılı raporuna göre, 1998′de başlanan Aksaray 50 Yataklı Hastane inşaatı, aradan geçen iki yıl içinde keşif bedelinin tam 41 katı harcama yapılmasına rağmen tamamlanamamış.

AKSARAY HASTANESİ:  41 KATI HARCAMA YAPILMIŞ

BYDK Raporu’nun 137 ve 138. sayfasında konu şu şekilde yer alıyor: “Aksaray 50 Yataklı Hastane inşaatı: 1998 yılında 36 milyar keşif bedeliyle ihale edilerek yapımına başlanan inşaatın, fiziki gerçekleşmesi % 81 olup, montaj çalışmaları devam etmektedir. 10.7.2001 tarihinde bitirilmesi gereken inşaat için 1.481 milyar lira ödeme yapılmıştır.”

BURSA HASTANESİ:  4 KATI HARCAMA YAPILMIŞ

Bursa 400 Yataklı Hastane inşaatı da aynı şekilde keşif bedelinin çok çok üzerinde harcama yapılmasına rağmen zamanında bitirilememiş. Bu olay da BYDK Raporu’nun 137 ve 138. sayfalarında şu şekilde anlatılıyor: “Bursa 400 yataklı hastane inşaatı: 1998 yılında 850 milyar lira keşif bedeliyle ihale edilerek yapımına başlanan inşaatın fiziki gerçekleşmesi % 41 olup, kaba inşaatı devam etmektedir. 13.05.2002 tarihinde bitirilmesi gereken bu inşaat için 3.090 milyar lira harcama yapılmıştır. Öte yandan, 2000 yılı yatırım programında devam eden işler arasında yer alan ve ödenek ayrılmasına rağmen hiçbir harcama yapılmamış 15 inşaat işi bulunmaktadır. Yatırım projelerinin belirlenen bedellerle sonuçlandırılması ile yıllardır programda yer almasına rağmen hiçbir işlem görmemiş ve harcama yapılmamış işlerin programdan çıkarılması temennni olunur.”

BİR ÖRNEK DAHA, YALOVA HASTANESİ İNŞAATI

Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde, yani 1998′de yapımına başlanan ve 2002′de bitirilmesi öngörülen Yalova 200 Yataklı Hastane inşaatı için aradan geçen 2 yıl içinde keşif bedelinin 2 katı harcama yapılmış. Buna rağmen ancak yüzde 42′si tamamlanabilmiş. BYDK Raporu’nda konu şöyle anlatılıyor: “Yalova 200 Yataklı Hastane inşaatı: 1998 yılında ihalesi yapılan 1,7 trilyon lira keşif bedeliyle ihale edilen inşaatın, fiziki gerçekleşmesi % 42 dolayındadır. Kaba inşaatı devam etmekte olup, 3.090 milyar lira ödeme yapılmıştır. 13.05.2002 tarihinde bitirilecektir. (Yüksek Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan SSK 2000 yılı raporu, sayfa: 137 ve 138)”

ÖDEMELER KEŞİF BEDELLERİNİN ÇOK ÇOK ÜZERİNDE

BYDK tarafından hazırlanan SSK 2000 Raporu’nda yer alan diğer hastane inşaatları ile ilgili şu bilgiler de hayli dikkat çekici: “Yozgat 100 Yataklı Hastane İnşaatı: 1999 yılında 320 milyar lira keşif bedeliyle ihale edilen inşaatın fiziki gerçekleşmesi % 41 olup, kaba inşaatı tamamlanmıştır. Elektrik tesisatı ve sıhhi tesisat çalışmaları devam etmektedir. 9.04.2002 tarihinde bitirilecek olan inşaat için1.321 milyar liralık harcama yapılmıştır.”

ÇAYCUMA 100 YATAKLI HASTANE İNŞAATI:

“1998 yılında ihalesi yapılan 320 milyar lira keşif bedelli inşaatın, kaba inşaatı tamamlanmış olup, fiziki gerçekleşme oranı % 52′dir. 15.01.2002 tarihinde bitirilecek olan proje için 1.228 milyar lira ödeme yapılmıştır.”

POLATLI 50 YATAKLI HASTANE İNŞAATI:

“1999 yılında yapımına başlanan, 259 milyar lira keşif bedelli bu inşaatın fiziki gerçekleşmesi % 75 olup, 30.12.2001 tarihinde bitirilmesi gereken bu inşaat için 1.434 milyar lira harcama yapılmıştır.”

yeni akit

G-String Tehlike Saçıyor! İşte Nedenleri

In Sağlık on 17 May 2011 at 21:07

g-string-tehlike-saciyor-iste-nedenleri

Uzmarlar, g-stringin pek çok soruna neden olduğunu söylüyor…

Los Angeles eyaletinde bir jinekolog olan Dr. Liza Masterson, sürekli g-string kullanımının kadın sağlığını nasıl etkilediğini açıkladı.

Yeni giymeye başlayanlar için sürekli g-string kullanmak, vajinal enfeksiyonlara ve cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklara neden oluyor.

Genellikle yapımında kullanılan sentetik kumaşlar ise sürekli aşırı nemli bir ortam meydana getirdiği için, mikrobik bakterilerin üreme ihtimalini artırıyor. Bu çamaşırların arkasındaki ip kısım ise bakterilerin kolayca vajinaya ulaşmasına yol açıyor. Bu sayede üreyen bakteriler kolayca başka organlara da yayılabiliyor.

Bu nedenle çok şık görünse ve kullanışlı olsa da g-stringler vücut tipinize uygun değilse hemoroit, kaşıntı ve daha pek çok soruna neden olabilir. Sürekli cilde sürtündüğü için de herhangi bir durumda vajinanın zedelenmesine neden olur.

Dr. Masterson g-string kullanımının sürekli olması halinde tehlike teşkil edeceği sonucuna varıyor. Ancak zaman zaman her kadının ihtiyaç duyduğu bu çamaşırı sağlık kurallarına uygun olarak seçtiğinizde giyebilirsiniz.

BUNLARA DİKKAT EDİN

Doğal pamuk veya ipek g-stringleri tercih edin.
Eğer sentetik kumaştan üretilmişse düzenli olarak antibakterilyel mendiller kullanın.
Sağlık açısından bakılırsa sıkı olanlardan ziyade bol g-stringler giymek daha yararlıdır. Çünkü bakterilerin yayılmasınız azaltmaktadır.
Sadece ihtiyaç duyduğunuzda giyin ve mümkün olduğunuz en kısa sürede daha sağlıklı bir çamaşır ile değiştirin.
Sıcak ve nemli havaların g-string giymek için en kötü hava olduğunu unutmayın.

Atom Bombası Kadar Tehlikeli!

In Sağlık on 09 May 2011 at 13:36

atombombası,sigara

Sigara içiminin kimyasal zehirliliğinden çok radyo-zehirliliğinin daha etkili olduğu saptandı.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) yayınlarından derlenen bilgilere göre, sigaranın pek çok zararından biri de içindeki radyoaktif maddelerin soluma yoluyla insan vücuduna alınmasından kaynaklanıyor.

Sigara içilen kapalı mekanlarda havadaki partiküllerin ana kaynağı sigara olarak gösteriliyor ve bu partiküllerin çoğu da kanserojen. Yapılan bilimsel araştırmalara göre akciğer kanserine yakalanma olasılığı, günde 1-9 adet sigara içilmesiyle 4,6 kat, 10-19 adet sigara içilmesiyle 7,5 kat, 20-39 adet sigara içilmesiyle 13,1 kat ve 40 sigaranın üzerinde bir tüketimde ise 16,6 kat artıyor. Yani günde 2 paket sigara içen bir kişinin içmeyene oranla 16 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanma olasılığına sahip bulunuyor.

Günde 1-9 adet sigara içiminin sonucu kansere yakalanma riskinin Japonya’da atılan atom bombasına maruz kalanların sadece yüzde 1’inden azının almış olduğu 3 sivertlik (Sv) bir dozun neden olacağı riske eşdeğer olduğu belirtiliyor. Söz konusu dozun ancak 10 bin adet göğüs röntgen filmi çekilmesiyle alınabilen çok yüksek bir doz olduğuna da dikkat çekiliyor.

Günde iki paket sigara içen birinin akciğer kanserine yakalanma riskine eşdeğer risk oluşturan atom bombası dozunun da anında öldürücü olduğu belirtiliyor.

Bilimadamları tarafından yapılan araştırmalara göre, günde 2 paket sigara içenlerin sadece Po-210’dan 25 yılda 2 Sv’lik (ortalama 80 milisivert (mSv)/yıl) önemli bir doz alabileceğini belirtiyorlar. Bir radyasyon işçisinin maruz kalabileceği izin verilen en büyük doz değeri ise 20 mSv/yıl.

Araştırmalara göre, ABD’de velilerin sigara içmesi yüzünden yılda 6 bin 200 çocuk ölüyor, hastalanan çocuklar için her yıl 4,6 milyar dolar düzeyinde tıbbi harcama yapılıyor. Bu nedenle ABD’de birçok eyalette çocuklu evlerde sigara içme yasağının getirilmesi gündemde bulunuyor.

RADYO-ZEHİRLİLİK

Sigara içiminin kimyasal zehirliliğinden çok radyo-zehirliliğinin daha etkili olduğu da bilimsel araştırmalarla saptanmış durumda. Sigaradaki radyonüklitlerden en zararlısı, sigaranın yaklaşık 600-650 derecelik alev sıcaklığında tamamen buharlaşan polonyum-210 (Po 210) isimli bir madde.

Filtreli sigaralar ve porositesi yüksek sigara kağıtları, sigara içilmesi sırasında oksijen miktarını artırıp tütünde tam yanmayı sağlayarak sigaranın alev sıcaklığını artırdığından toryum, uranyum ve potasyum gibi buharlaşma sıcaklığı yüksek diğer radyonüklitlerin de buharlaşarak ciğerlere alınmasına neden oluyor.

Sigara içen bir insan sadece potasyumdan yaklaşık 35-40 Bekerellik (Bq) bir radyasyona maruz kalıyor. Bu da yaklaşık yılda 0,1 milisivertlik (mSv) önemli bir radyasyona maruz kalındığının göstergesi. Sigaradaki radyasyon sadece potasyumdan gelen radyasyonla da sınırlı değil. Bunun yanında toryum, uranyum ve en önemlisi polonyum-210 radyonüklitlerindengelen radyo-zehirliliğin de mutlaka incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Aşırı Bilgisayar Kullananlar Dikkat

In Sağlık on 03 May 2011 at 21:14

bilgisayar,zararları,kurugözsendoromu

Aşırı bilgisayar kullanımı ‘kuru göz’ sendromuna neden oluyor. Göz sağlığını tehlikeye atan söz konusu durumun engellenmesi için ise…

Aşırı bilgisayar kullanımı ‘kuru göz’ sendromuna neden oluyor. Göz sağlığını tehlikeye atan söz konusu durumun engellenmesi için gözün dinlendirilmesi tavsiye ediliyor.

Op. Dr. Filiz Müftüoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Medical Park Hastanesi işbirliği ile Çaybaşı ASMEK merkezinde düzenlenen toplantıda kursiyerlere göz sağlığıyla ilgili bilgi verdi. Bilgisayar ve manyetik dalga yayan cihaz kullanımının göz sağlığına olan zararlarını anlatan Müftüoğlu, normal bir insanın dakikada ortalama 20 kez göz kırptığını söyledi. Bu sürenin bilgisayar başında dakikada 5’e indiğini ifade eden Müftüoğlu, “Uzun süre bilgisayar kullanan insanlar belirli aralıklarla mola vermeli. Göz kırpmasında yaşanan seyreklik göz tabakasında kuru göz sendromuna yol açıyor.” diye konuştu.

Bilgisayar kullanımında ışığın iyi ayarlanması gerektiğini vurgulayan Müftüoğlu, uzun süre bilgisayar başında iş yapmak zorunda olanların damla ve ılık çay masajı uygulamalarını tavsiye etti. Bu şekilde gözün dinlendirebileceğini ifade eden Müftüoğlu, aşırı göz yanmaları ve ağrı duyanların hekime başvurmalarını önerdi.

Çocukların bilgisayar başında geçirdikleri zamanın veliler tarafından kontrol altına alınması gerektiğine de dikkat çeken Müftüoğlu, “Daha önceleri ileri yaşlarda görülen kuru göz sendromu hastalığı daha erken yaşlarda görünür hale geldi. Özellikle çocuklarda buna dikkat edilmeli.” dedi.

Türk doktordan tarihe geçecek buluş

In Sağlık on 30 Nis 2011 at 12:24

ABD’nin Yale Üniversitesi Beyin Damar Hastalıkları Cerrahisi Bilim Dalı Başkanı ve Beyin Genetiği Programı Direktörü Prof. Dr. Murat Günel, beynin düşünce ve üreticilikten sorumlu serebral korteks bölümünün boyutunun tek bir gen tarafından belirlendiğini keşfetti. Günel ve ekibi bir Türk ve iki Pakistanlı ailenin mikrosefali (Baş ve beyin boyutlarının standartlardan küçük olması) hastası çocukları inceledi.

TEDAVİ İÇİN DEV ADIM

Sonuçta çocuklardaki hastalığın “NDE1″ adlı genin mutasyona uğramasından kaynaklandığı belirlendi. Mikrosefali hastalığının teşhis ve tedavisinde büyük katkı sağlaması beklenen araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Günel, “Bu buluş, tek bir genin bile serebral korteks üzerinde ne kadar etkili olduğunu ortaya çıkardı. NDE1 geni beyin gelişimi için hayati öneme sahip. Artık beynin mucizelerinin sırrını çözmeye bir adım daha yaklaştık” diye konuştu.

BEYİN CERRAHİSİNİN YENİ DAHİSİ

PROF Dr. Murat Günel, ABD hükümetinden aldığı 2 milyon dolarlık araştırma bursuyla anevrizma hastalığına (Damarların kalıcı olarak genişlemesi) yol açan geni keşfetti. İ.Ü. Çapa Tıp Fakültesi mezunu olan 44 yaşındaki doktor, “Beyin cerrahisinin yeni dahisi” olarak görülüyor. Türk Amerikan Tıp Birliği Başkanlığı’nı yapan Günel’in, geçen yıl beyin gelişim bozukluğuna yol açan geni keşfetmesi yılın en önemli 10 bilimsel keşfi arasında gösterilmişti.

MİKROSEFALİ NEDİR?

Küçük kafa anlamına gelen Mikrosefali beynin gelişim kusurlarına bağlı olarak baş çevresinin cinsiyet ve yaşa göre belirlenmiş standart ölçümlerden küçük olmasıdır. Tam nedeni kesin olarak bilinmiyor.

SABAH GAZETESİ

Kasadan aldığınız fiş kısırlık yapıyor!

In Sağlık on 18 Nis 2011 at 15:03

Alışveriş yaptığınız zaman kasadan aldığınız fişlerin veya bankamatik fişlerinin tehlikeli olabileceği hiç aklınıza gelmiş miydi?

Bütün dünyada bisfenol A (BPA) ihtiva eden sert plastikten yapılmış biberon, bardak, şişe ve yiyecek saklama kaplarının yasaklanması konusunda yoğun çalışmalar yapılıyor. Çünkü BPA öyle bir madde ki göğüs kanserine, düşük sperm sayısına, diyabet ve prostat kanserine yol açıyor.

Amerika’da yapılan yeni bir araştırma BPA’nın kaşa ve bankamatik fişleri gibi termal kâğıtlarda çok daha yüksek miktarlarda bulunduğunu ortaya koydu. Bir laboratuvar tarafından test edilen kasa fişlerinin yüzde 40′ında BPA bulunduğu anlaşıldı. Termal kâğıtlardan oluşan bu fişler, fast food restoranları, marketler, benzin istasyonları, bankamatikler ve postane gibi kuruluşlardan toplandı.

Araştırmada fişlerdeki BPA’nın kâğıtla teması olanlara kolayca geçtiği de gösterildi. BPA’nın vücuda kâğıttan ele bulaşıp sonra da ağız yoluyla veya deriden emilerek girdiği düşünülüyor. Hayvan deneyleri de BPA’nın deriden emilebildiğini gösteriyor. Her alışveriş yapan, fişler aracılığıyla BPA’ya maruz kalabiliyor. Fakat en büyük risk altında olanlar kasiyerler.

Temas Edince Ellerinizi Yıkayın!

Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Sekreteri Özgür Özel, biberonlarda BPA maddesinin tehlikeli olduğunu belirterek, “Sağlık Bakanlığı uyarılarımıza kulak verdi. Artık biberonlarda ve benzeri ürünlerde BPA maddesi bulunmayacak” açıklamasında bulunmuştu.
BPA içeren ürünler, sindirim sistemi ve bağışıklık sistemi bozuklukları, nörolojik sorunlar, obezite, hiperaktivite, kalp hastalığı, meme kanseri, kısırlık gibi rahatsızlıklara da sebep oluyor. Bu nedenle bu tarz ürünlere temas edince ellerin yıkanması büyük önem taşıyor.

Zaman Ailem

112′ye gelen binlerce aramanın kaynağı

In Sağlık on 17 Nis 2011 at 14:37

Son aylarda ”112 Acil Yardım” hattına gelen binlerce cevapsız aramanın iPhone 4′lerin şifresini kırmak isteyen kaçak cep telefonu kullanıcılarına ait olduğu ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, Türkiye genelinde 112 Acil Yardım hatlarına gelen çok sayıda cevapsız arama, yetkililerin dikkatine çekti. Bunun üzerine cep telefonlarından gelen esrarengiz çağrıların sırrını çözmeye çalışan uzmanlar, sıra dışı bir olayla karşılaştı.

Söz konusu cevapsız çağrıların iPhone 4 cep telefonlarının şifresini kırmak için yapıldığını belirleyen uzmanlar, olayla ilgili yetkili makamlara bilgi verdi.

Dünyada 24 Haziran 2010′da satışa çıkan, Türkiye’de geçen yılın Eylül ayında piyasaya çıkan iPhone 4′lerin şifresinin, Çinli ”Gevey” adlı bir firmanın geliştirdiği donanımsal SIM çözümü aldatmacası ile çözüldüğü belirtildi.

Söz konusu yöntem sayesinde ”acil arama modu” kullanılarak SIM kilidinin kırıldığı ortaya çıkarken, bu yolla ABD’de 911, Türkiye’de ise 112 olan Acil Yardım hatlarının arandığı bilgisine ulaşıldı. SIM kart ile birlikte kart yuvasına yerleştirilen elektronik parça sayesinde, telefon yazılımı her çağrıyı ”acil arama” olarak görürken, istenilen numara ile iletişime geçilmesini sağlıyor.

iPhone 4′ün ”unlock” (cihazın şebeke kilidini açma) sistemini açan bu yöntem nedeniyle, telefon her kapanıp açıldığında yeniden aktif hale gelmesi için 112 hattının aranması gerekiyor.

-”SIM ALDATICI” TÜRKİYE’DE DE SATIŞA SUNULDU-

Yurt dışında 50 dolara satılan ”Gevey Turbosim” adlı SIM aldatıcıların ”yasa dışı” olarak Türkiye’de de satışa sunulduğu belirlendi.

Çoğunluğu kaçak olarak getirilen sistemin başta İstanbul olmak üzere bir çok kentte 90 dolar ile 100 dolar arasında satıldığı bildirildi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yasa dışı bu yöntem karşısında harekete geçerken, 112 hatlarını gereksiz yere meşgul edenlerin cezalandırılacağı bildirildi.

112 hatlarına yapılan tüm çağrılarda telefon numarasının tespit edildiğini ve bu tür gereksiz kullanımlar karşısında suç duyurusunda bulunulduğunu belirten yetkililer, hayati bir öneme sahip çağrı merkezlerinin meşgul edilmemesi uyarısında bulundu.

-KAÇAK iPHONE’LARIN KULLANIM RİSKİ-

Türkiye’de cep telefonu operatörleri tarafından satışa sunulan iPhone 4′ün kontratsız fiyatı 805 avrodan başlıyor. Kapasitesine göre fiyatı değişen telefonun Avrupa ve ABD’deki satış fiyatı ise neredeyse Türkiye’dekinin yarısı kadar.

Bu nedenle kaçak olarak yurt dışından getirilen telefonların sorunsuz bir şekilde kullanılması için öncelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna kaydedilmesi gerekiyor. Yurt dışı seyahat eden herkesin 2 yılda bir cep telefonu kaydettirme hakkı var.

Pasaportu olmayanlar ise internetteki çeşitli forum sitelerinden telefon kaydettirme hakkını satışa çıkaranlar ile irtibat kurabiliyor. Yaklaşık 100 ile 150 lira arasında satılan bu haklar karşılığında telefonun kaydı yapılmış oluyor.

Daha sonra telefonun SIM kilidini kırmak için kullanılacak ”Gevey Turbosim” almak zorunda kalanlar, bu sistem için de 150 lirayı gözden çıkarmak durumunda.

Ancak büyük risk taşıyan bu yönteme Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun müdahale etmesi durumunda IMEI numarası tespit edilen iPhone 4′lerin ”bloke” edilmesi söz konusu.

AA

Çernobil’de 600 milyondan fazla insan etkilendi

In Sağlık on 15 Nis 2011 at 21:05

Çernobil'de 600 milyondan fazla insan etkilendi

Uluslararası Radyasyondan Korunma Birliği 1986`da meydana gelen kazanın etkilerini içeren araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Uluslararası Doktorlar Örgütü (İPPNW) ve Radyasyondan Korunma Birliği (GfS) Çernobil nükleer santralinde 26 Nisan 1986`da meydana gelen kazanın etkilerini içeren araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Almanya’nın başkent Berlin’de bugün başlayacak Çernobil Kongresi öncesi yapılan açıklamada, Çernobil felaketinin üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen, günümüze kadar çevreye yayılan radyasyondan yaklaşık 600 milyondan fazla insanın etkilendiğini bildirdi. 2007 yılında yapılan bir araştırmadan yola çıkan raporda, yaklaşık 600 milyon kişinin radyasyonun ulaştığı Avrupa ülkelerinde yaşadığı, sağlık bakımından radyoaktif ışınlardan etkilendiğine yer verildi. Çok az dozajı bile insan sağlığını uzun vadede olumsuz etkileyen radyasyon ışınlarının, canlılarda genetik bozukluklara neden olduğu biliniyor.

Radyasyondan en çok bölgede enkaz temizleme işinde çalışan ve sayıları 2005 yılına kadar 830 bin kişi olduğu bildirilen işçilerin etkilendiği bildirilirken, şimdiye kadar bunlardan 112 bininin hayatını kaybettiği de açıklama da yer aldı. Geri kalan işçilerin yüzde 90′ı ise kanser, yüksek tansiyon, mide ve bağırsakları etkileyen hastalıklarla mücadele veriyor. Atom santrali yakının da belirlenen güvenlik çemberi içinde aralıklarla yapılan ölçümlerde, özellikle çocukların bazı organlarında biriken radyoaktif maddelerin kansere yol açtığı ve bazı hastalıkların ise etkisini yıllar sonra göstermeye başlayacağı uyarısında bulunuldu. Ayrıca 2007 yılı verilerine dayandırılarak hazırlanan raporda, Avrupa`da 2056 yılında Çernobil kazasından kaynaklanan 240 bin yeni kanser vakasının daha ortaya çıkacağı savunuldu. Çernobil ile alakalı hazırlanan bu araştırmada her ne kadar makul bilgilere yer verilse de uzmanlar tarafından onaylanmayan verilerde dikkat çekiyor.

Esrar küresel ısınmaya sebep oluyor

In Sağlık on 14 Nis 2011 at 22:27

Marihuana yetiştirenler sadece ABD’de yılda 17 milyon metrik ton karbondioksit salınımına neden oluyor. Üstelik marihuana içenlerin dumanı bu rakama dahil değil.

ABD’de elektriğin yüzde 1′inin ev gibi kapalı alanlarda yetiştirilen marihuana için tüketildiği ortaya çıktı.

Lawrence Berkeley National Laboratory’de enerji analisti olarak çalışan Evan Mills’in raporuna göre, Kaliforniya’da tıbbi marihuana kullanımının serbest bırakıldığı 1996′dan bu yana hane başına düşen evsel elektrik tüketimi diğer eyaletlere oranla yüzde 50 arttı.

Analist, bu yıl 17 bin metrik ton esrar üretimi için harcanan elektriğin bedelinin 5 milyar dolara yaklaştığını söylüyor.

Bu rakam yaklaşık 7 büyük elektrik santralin ürettiği toplam enerjiye denk geliyor.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.