H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘Balyoz’

Kürşat Atılgan’dan şok emir

In Gündem on 06 May 2011 at 11:01

MHP Milletvekili Atılgan, evine başörtülü misafir gelen Astsubay’ı 3 ay askeri istihbarata adım adım izlettirmiş. Atılgan, Astsubay’ı ‘alkol’den ‘el sıkışma’ya kadar bazı testlerden de geçirtmiş.

MHP Milletvekili Kürşat Atılgan‘ın Tuğgeneral olduğu dönemde, Renault Flash marka bir otomobilin arka koltuğundaki “türbanlı”nın peşine düştüğü ortaya çıktı. Teröristbaşı Abdullah Öcalan’la Şam’da aynı binada oturduğu ve MİT’in Öcalan’a yönelik operasyonunu deşifre eden telefon konuşmasını yaptığı iddiaları ile gündemde olan MHP‘li emekli Tuğgeneral Kürşat Atılgan‘la ilgili şok bir belge daha ortaya çıktı.

Eskişehir’deki Albay’da yakalandı

MHP’li Atılgan’ın başörtü tahammülsüzlüğünü ortaya koyan belge bir ihbar sonucu Eskişehir’deki evinden Balyoz Darbe Planı ile ilgili yeni belgeler çıkan ve tutuklanan emekli Albay Hakan Büyük‘ün evinden çıktı. 22 Kasım 2004 tarihli ve Kürşat Atılgan imzalı belge, MHP Milletvekili Atılgan’ın, evine başörtülü misafir gelen TSK personelini bile aylarca takip ettirdiğini ortaya koyuyor.

Askeri İstihbarat 3 ay ‘türban’ çalıştı

Olay, 25 Temmuz 2004 Pazar günü Yıldıztepe Alarm İskan Tesisleri Nizamiyesi’nden içeri Renault Flashmarka bir otomobilin girmesiyle başlıyor. Otomobilin arka koltuğunda türbanlı bir bayanın oturduğunun tespit edilmesi üzerine 3 ay sürecek geniş kapsamlı operasyona start veriliyor. Türbanlı bayanın araçtan indikten sonra girdiği lojmanın Başçavuş Mehmet İffet Töre’ye ait olduğu tespit edildikten sonra türbanlı bir bayanın içinde oturduğu aracın da plakasından (05 DV 638) sahibinin kim olduğu araştırılıyor. Aracın Başçavuşun kardeşi Ferhat Töre’ye ait olduğunu tespit eden askeri istihbarat, aracı “türbanlıyı taşıma anında” diğer erkek kardeş Rafet Töre’nin kullandığını büyük bir başarıyla tespit ediyor.

‘Eşi türbanlı mı’ – ‘tokalaşıyor mu’

3 ay süren takibin belgesinde, izlemenin “personelin durumunun netleştirilmesi” amacıyla yapıldığı iddia ediliyor. Bu çerçevede Başçavuş Töre’nin birlik içi yaşantısı, arkadaş ilişkileri ve davranışlarının yakın takibe alındığı belirtiliyor. İlk inceleme Töre’nin eşi üzerine yoğunlaştırılıyor ve “başının açık, giyim kuşamıyla modern” biri olduğu tespit ediliyor. Daha sonra el sıkıp sıkmadığına bakılıyor. Başçavuş’un eşi bu testten geçince, evinde “dini içerikli süs eşyası” aranıyor.

Yetmedi ‘alkol’ ve ‘isim’ testi yap

Bu tip bir süs eşyası da tespit edilemeyince en zor aşamaya geçiliyor: Alkol Testi… Bunun için geriye dönük araştırma yapılıyor ve Başçavuş’un 2004 Şubat’ına ait görüntüleri bulunuyor. Üniteler Komutanlığı’nın gecesinde Başçavuş Töre’nin eşiyle dans ettiği ve alkol kullandığı kamera görüntülerinden tespit ediliyor. Bu görüntülerden 13 adet fotoğraf karesi çıkartılıp dosyaya konuyor. Başçavuş ve ailesi alkol testinden geçtikten sonra sıra çocuklarına geliyor. Çocuklarının isimleri ve okulları “tespit” edilerek belgeye ekleniyor.

MHP’nin yeni paşası Alan da türban fişçisi

MHP’nin tartışmalı biçimde aday yaptığı Balyoz Davası tutuklu sanığı emekli Korgeneral Engin Alan’ın da benzer bir çalışması ortaya çıkmıştı. Engin Alan’ın Kolordu Komutanı olarak imzaladığı 24 Aralık 2002 tarihli ‘Kişiye Özel’ damgalı ‘Kategorili Personel İşlemleri ve İrticai Faaliyetler’ başlıklı yazıda, 2002 seçimleri sonrasında irticai faaliyetlerde artış olduğunu savunularak “Resmi bayram, bayramlaşma ve yemekli toplantılara eşleri ile birlikte katılmaktan kaçınan personel üzerindeki takip ve kontrolün yoğunlaştırılması”, “TSK personelinin takip edilmesi ve ev ziyaretleri adı altında fişleme ziyaretleri yapılması”, “Milli Güvenlik Dersi hocaları aracılığıyla İmam Hatip Liselerinde okuyan kız çocuklarının türban takıp takmadıklarının takip edilmesi” emri veriliyordu. Belgede, Alan, kesinlikle müsamaha gösterilmemesini emrediyordu.

1. Ana Jet Üs Komutanı olarak imzalamış

ARKA koltuktaki türbanlı misafir nedeniyle başlayan 3 aylık araştırma sonucu üç maddede özetleniyor; Personelin eşinin başının açık olması, alkol kullanması ve sicil amirlerinin olumsuz görüş beyan etmemesi. Bu üç madde nedeniyle personelin takibinin bırakılmasına, kontrol altında bulundurulmasına gerek olmadığına karar veriliyor. Kürşat Atılgan, hazırladığı belgeyi 1′inci Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral sıfatıyla imzalıyor ve personelin alkol aldığını gösterir 13 fotoğrafla birlikte, 1′inci Hava Kuvveti Komutanlığı’na gönderiyor.

Korgeneral Saner’le Albay Atılgan konuştu

ABDULLAH Öcalan’a 1997 yılında MİT tarafından düzenlenen operasyonun deşifre edilmesiyle ilgili tartışmalar yeniden alevlendi. Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Saner’in telefonda, Şam Askeri Ateşe’ye operasyonu telefonda anlatması üzerine Suriye İstihbaratı El Muhaberat’ın operasyonu deşifre ettiği ortaya çıkmıştı. O dönem Askeri Ateşe’nin MHP‘li Kürşat Atılgan olduğu ortaya çıktı. Atılgan “konuşmadım” demişti.

Öcalan’la aynı caddede oturmuş olabiliriz

MHP’li Atılgan’ın Şam’da Öcalan’la komşu olduğu iddia edildi. İlk gün “Öcalan’la aynı binada oturmadığını, belki kendisinden önceki Askeri Ateşe’nin oturmuş olabileceğini” açıklayan Atılgan bir gün sonra geri adım atıp “Şam’da 3 katlı villanın ilk katında oturdum. O bölgede apartman ve villalar vardı. Sanıyorum o (Öcalan) apartmanların birinde kalmıştır” dedi. STAR GAZETESİ-CEVHERİ GÜVEN

Balyoz’da flaş gelişme…

In Adalet on 29 Nis 2011 at 23:16

”Balyoz Planı” soruşturması kapsamında, Eskişehir’deki evinde yapılan aramada ele geçirilen yeni belgelere ilişkin mahkemeye sevk edilen emekli Albay Hakan Büyük, tutuklandı.

Gözaltında tutulduğu Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine getirilen Büyük, ”Balyoz Planı” soruşturmasının Gölcük’te ele geçirilen belgelere ilişkin ayağını soruşturan özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayar tarafından sorgulandı.

Savcı Ayar, Büyük’ü, tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesine sevk etti. Mahkemece tekrar sorgulanan Büyük, tutuklanarak Metris Cezaevine gönderildi.

Emniyet birimlerine gelen bir ihbarın değerlendirilmesi sonucu Hakan Büyük‘ün Eskişehir’deki evinde yapılan aramada ele geçirilen belgeler, ”Balyoz Planı”na ilişkin bilgiler içermesi dolayısıyla, aynı konuda yargılama yapan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

AA

Balyoz’un kuryeleri deşifre oldu

In Askeri on 29 Nis 2011 at 09:22

Balyoz'un kuryeleri deşifre oldu

Eskişehir’de emekli bir albayın evinde ele geçirilen Balyoz belgeleri, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek’in kurye sistemini deşifre etti…

Eskişehir‘de emekli bir albayın evinde ele geçirilen yeniBalyoz delilleriyle ilgili polis değerlendirmesi, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek‘in ‘özel kurye‘ sistemini kanıtladı. Gölcük Donanma Komutanlığı’ndan çıkan zulanın ardından emekli Hava Albay Hakan Büyük’ün evinde bulunan Oraj ve Suga eylem planlarıyla ilgili sıcak delilleri değerlendiren polis, Deniz, Hava ve Kara Kuvvetleri’nin özel kuryelerle haberleştiği tespitinde bulundu. Gölcük’ten çıkan veÖzden Örnek adına imzaya açılan belgede, ‘Balyoz’ ifadesine yer verildikten sonra İstanbul’daki 1. Ordu Komutanlığı ile Kocaeli’ndeki Gölcük donanma Komutanlığı arasında 3 özel kuryenin görevlendirildiği görülmüştü.

İRTİBATI KOORDİNATÖR KURYELER SAĞLADI

Emekli Albay Büyük’ün evinden çıkan belgeleri değerlendiren Emniyet, “Suga Planı’nın, Balyozkapsamında Deniz Kuvvetleri’nde Özden Örnek‘in başını çektiği bir yapı tarafından hazırlandığı, aralarında hiyerarşik-organik bağ bulunmayan Deniz/Kara/Hava unsurlarının koordinatör/kuryeler vasıtasıyla gizliliğe riayet ederek irtibat kurdukları görüldü” tespitinde bulundu.

ADALETTEN KAÇIŞ İÇİN PLAN

Emniyet, Balyoz Planı’yla ilgili değerlendirmesinde ayrıca “Planlanan darbe için iç tehdit unsurları üzerinde etkinin tam olarak sağlanamadığı ve darbe faaliyetleri kapsamında çalışmalar yapan şahıslara adli ve idari olarak güçlük oluşturmaması maksadıyla planlamalar yapıldığı” şeklinde görüş bildirdi.

İstanbul-Gölcük hattında 3 özel Balyoz kuryesi

Balyoz’un hazırlık aşamasında Gölcük Donanma Komutanı olan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı OramiralÖzden Örnek‘in, darbe hazırlıklarının sızmaması için özel kurye görevlendirdiği anlaşılmıştı. Gölcük Donanma Komutanlığı’nda ele geçirilen çete zulasındaki ‘sinan kurye emri’ adlı Ekim 2002 tarihli ‘Özden Örnek’ adına imzaya açılan belgede, Balyoz çalışmalarının 3 özel kurye ile yürütüleceği belirtildiği görüldü. Belgede Özden Örnek imzalı ‘Arz ederim’ ifadeleri kullanıldı. (Yenişafak)

Balyoz Davasında Yeni Deliller

In güvenlik on 26 Nis 2011 at 19:46

Balyoz darbe planı ile ilgili şoke eden yeni deliller ortaya çıktı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden “Balyoz Planı” davasına bakan mahkemeye gönderilen yazıda, 19 Şubat 2011′de emniyetegelen bir elektronik ihbar mektubu kapsamında Eskişehir’deki bir adreste yapılan aramada, soruşturmada ele geçirilen delilleri teyit edecek nitelikte yenideliller bulunduğu bildirildi.

Emniyetten “Balyoz Planı” davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen yazıda, 19 Şubat 2011′de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne isimsiz bir elektronik ihbar mektubu geldiği belirtildi. Söz konusu mektupta, “Sizlere ‘Balyoz Darbe Planı’nda yer alan ancak bugüne kadar yakalanmayan bir şahıs hakkında bilgi vermek istiyorum. Bu şahıs şuan emekli olan hava istihbaratçı albay Hakan Büyük’tür. Hakan Büyük, 1996-2003yıllarında Ankara’da askeri istihbarat birimlerinde çalışmış ve 28 Şubatsürecinde önemli görevler almıştır. Buradaki başarılı çalışmaları üstlerindentakdir görmüş ve 28 Şubat sürecinde çok sayıda askeri personeli ordudan attırmayıbaşarmıştır” iddiası yer aldı.

Büyük’ün 2003-2006 yıllarında görev yaptığı Eskişehir’de elde ettiği bilgi ve belgeleri “Balyoz Darbe Planı”nda kullanmak üzere üstlerine bildirdiği öne sürülen mektupta, “Hakan Büyük’ün, İstanbul merkezli planlanan ve ardından ülke yönetimine el konulacak darbe sonrası kendileri açısından irticai odakolarak görülen kuruluş ve kişilere yönelik eylem planı hazırladığı, bu eylem planını gerçekleştirmek için çok sayıda yasa dışı faaliyette bulunduğu” iddia edildi.

Mektupta, Büyük’ün elde ettiği görüntü ve belgeleri emekli olduktan sonra yanında götürdüğü, emeklilikten sonra başına bir iş gelmesi durumunda üstlerinin kendisine sahip çıkmaması ihtimaline karşı bunları kullanmayı planladığı ileri sürüldü. Ayrıca, mektupta, Hakan Büyük’ün söz konusu belgeleri Eskişehir’deki adresinde sakladığı ve “Balyoz” soruşturması kapsamında çok sayıda askerin tutuklanmasından sonra kendisinin de gözaltına alınabileceği korkusuyla bu belgeleri yok edebileceği öne sürüldü.

-EMNİYETİN DEĞERLENDİRMESİ-

Emniyetin yazısında, ihbarda belirtilen hususlar doğrultusunda,belirtilen adreste yapılan aramalarda elde edilen flaş bellekte “Oraj HarekatPlanı” ve “Suga Harekat Planı” ile ilgili bilgi ve belgelere rastlandığı kaydedildi.Söz konusu ihbar sonucunda yapılan aramalarda ele geçirilen bilgi ve belgelere ilişkin olarak emniyet yetkililerince hazırlanan “Netice ve Kanaat” başlıklı bölümde, “Oraj Harekat Planı”nda 1. Taktik Hava Kuvveti Komutanlığının görevleri olarak belirtilen Ege’de uçuşların planlanması ve l. Ordu Komutanlığıile doğrudan irtibat kurulması konusundan hareketle 1. Taktik Hava KuvvetiKomutanlığının “Oraj Harekat Planı” kapsamında daha etkin bir konumu olduğu belirtildi.

Emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına’nın 23 Ocak 2003 tarihli sözlüemrine istinaden “ihtimalat” planı hazırlama grubunun oluşturulduğu, grubun oluşturulduğuna ilişkin bilginin 2003 yılının şubat ayında Bilgin Balanlı tarafından İbrahim Fırtına’ya bildirildiği ifade edilen yazıda, “Bilgin Balanlı’nın 3 Mart 2003 tarihli sözlü emri doğrultusunda ‘Oraj Harekat Planı’nınuygulanamaması veya başarısız olması durumunda uygulanacak tedbirleri içeren ihtimalat planlarının oluşturulmaya başlandığı anlaşılmıştır” denildi.

Emniyetin değerlendirmesinde, ele geçirilen verilerden “Oraj Harekat Planı”nın uygulanamaması veya başarısızlıkla sonuçlanması durumunda, yeniden yapılanmak, yeni plan hazırlamak, muhtemel soruşturmaları boşa çıkarmak için soruşturma komisyonlarında yer almak gibi önlemlerin yer aldığının tespit edildiği kaydedilerek, bunların dışında, kamufle olup planı engelleyenlerin yanında gözükme, planın gizliliğini koruması durumunda ise planı tekrar hayatageçirme ve plana muhalif olanları tasfiye etme gibi stratejilerin belirlendiği bildirildi.

Değerlendirmede, ele geçirilen belgeler ışığında “Balyoz Planı”nın başarısız olması durumunda ne tür hukuki sonuçlar doğuracağı ve buna karşıalınacak önlemlerin yanı sıra başarısızlık halinde ilk olarak planın inkaredilmesi, soruşturmanın derinleşmesi halinde ise planın aleyhine görüşbildirilmesinin planlandığı kaydedildi.

Emniyetin değerlendirmesinde “Bu haliyle Hakan Büyük’ün adresinden eldeedilen incelemeye konu belgelerin ‘Balyoz Planı’ soruşturmalarında elde edilendelilleri teyit edip destekler mahiyette yeni delil niteliğinde olduğubelirlenmiştir” denildi.

AA

Ergenekoncuların büyük tezi çöktü

In Adalet on 18 Mar 2011 at 15:34

Ergenekon ve Balyoz davası sanıklarının ve onlara destek verenlerin sürekli dile getirdiği büyük yalan ortaya çıktı.

Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi Başkanı Mauro Palma, Ergenekon ve Balyozdavalarıyla birlikte eleştiri konusu yapılan uzun tutukluluk sürelerinin konsey üyesi ülkeler için de geçerli olduğunu söyledi. Palma, Fransa, İtalya, Portekiz, İspanya, Yunanistan gibi Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde özel nitelikli suçlarda tutukluluk süresinin 2 yılı bulduğunu belirtti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye Başkanlığı tarafından Antalya’da düzenlenen “Ektin Denetim ve Standartlar Yoluyla Gözaltı Koşullarının İyileştirilmesi” seminerine katılan Mauro Palma, gazetecilerin Ergenekon ve Balyoz davalarındaki tutukluluk süreleriyle ilgili sorularını cevapladı.

Tutukluluk süresinin uzunluğunun Türkiye’ye has bir durum olmadığını belirten Palma, Avrupa Konseyi’nin pek çok ülkesinde özel nitelikli suçlarla mücadelede uzun tutukluluk sürelerinin kabul gördüğünü ifade etti.

İtalya ve Fransa gibi ülkelerde özel niteliğe sahip suçlarda tutukluluk sürelerinin çok uzun olduğuna dikkat çeken Palma, aynı durumun Akdeniz’e kıyısı olan Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi ülkelerde de geçerli olduğuna işaret etti.

Palma, “Mesela İtalya’da bu süreler çok aşırı uzunlukta. Bu nedenle de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), dava sürecinde makul yargılama süresinin aşılmış olmasından dolayı İtalya aleyhine pek çok mahkûmiyet kararı verdi. İkinci örnek Fransa. Fransa’da birinci aşama tutukluk süresi dediğimiz; kişinin ilk gözaltına alındığı, nezarethaneden başlayıp mahkeme önüne çıktığı ana kadar ki süre fevkalade uzun.” diye konuştu.

Akdeniz’e kıyısı olan tüm Avrupa ülkelerinde uzun tutukluluk sürelerinin varlığına işaret eden Palma, “Mahkeme öncesinde süre 2 yıla kadar uzuyor. Bu durum adi suçlarda değil, özel nitelikli suçlarda olabiliyor. Bu bir Akdeniz yaklaşımı. Gerçek bu.” dedi. CİHAN

Gizli planı evine götürmüş

In Askeri on 16 Mar 2011 at 15:34

5 asker hukukçunun aralarındaki Balyoz konuşması internette yayınlandı…

İşte o ses kaydında yer alan çarpıcı ifadeler…

Başsavcı: Ekrem, bayrak harekat planı ne işe… Burada adamlar giderken, her komutan giderken, neler yapılmış.

AH 2: Bilgisayar mebss sorumlusunu, evinde bütün buradaki bilgileri evine aktarıyor.

AH 4: Yapma ya!

AH 2: Tabii canım.

AH 4 : Emekli olurken buradaki bilgileri götürmüş.

AH 2: Tabii. Birol anlattı işte.

AH 5:  Ergin Saygun unutmuş ya!  Hizmete özel bilgisayarını buradan almış, evine götürmüş, bütün planlar bilgisayarda yüklü , internete takmış, ona da virüs girmiş mi? Tutuştu diyor Birol Yarbay.

AH 4: Düşün, 1. ordunun tüm gizli planları şeyde, adamın bilgisayarında. Adam evinden internete giriyor, internetten virüs giriyor..

Başsavcı: Tutuşuyor.

AH 4: Bütün 1. Ordunun gizli planlan bir anda internet ortamında. Apar topar gecenin bir yarısı bizim Birol gidiyor, müdahale ediyor.

AH 5: Sabaha kadar uğraştım diyor.

AH 2: Hayır niye arkadaş, bu adam bunları evine götürür anlamadım ki. Burada bittiği zaman bunun orgeneralliği bitmiyor mu?

AH 4: Şimdi denizcilerin o belgelerin bulunması diyor ya bunlar geçmiş şeyimiz, hafızamız. Hafızamızı silemeyiz. Ufak tefek rötuşlar yapıyorlar. Günümüze uyguluyor.

ŞOKE EDEN SES KAYDI- 1. BÖLÜM


ŞOKE EDEN SES KAYDI- 2. BÖLÜM


Balyoz hakimi ölümden döndü

In Adalet on 28 Şub 2011 at 18:12

Balyoz hakimi ile aynı sitede oturan hakimin aracına silahlı saldırı düzenlendi…

Balyoz davasına bakan haki ve savcılarla aynı sitede oturan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi hakimi E.A.’nın otomobiline uzun namlulu silahla ateş açıldığı ortaya çıktı. Otomobilin sağ arka kapısında mermi çekirdeği bulunan Hakim E.A., “Otomobilim Balyoz hakimi Ali Efendi Peksak’ın aracı ile aynı renk ve modelde. Büyük ihtimal benim aracımı Balyoz hakiminin aracı zannedip ateş açtılar.” dedi.

Olay, Balyoz davasına bakan hakim ve savcıların da oturduğu Başakşehir’deki sitede meydana geldi. Bölge İdare Mahkemesi hakimlerinden E.A., sabah saatlerinde siteden ayrılırken aracına uzun namlulu silahla ateş açıldı. Bir adet uzun namlulu mermi çekirdeği, otomobilin sağ arka kapısına isabet etti. İlk önce olayı fark etmeyen hakim E.A., kapıdaki deliği görerek polise haber verdi. Yapılan incelemede, otomobilin kapısından bir adet mermi çekirdeği çıkartıldı.

Saldırıyı doğrulayan Hakim E.A., “Balyoz davasına bakan hakim ve savcılarla aynı sitede oturuyorum. Sitede güvenlik kamerası ve güvenlik görevlisi yok. Benim aracım ile Balyoz davasına bakan Hakim Ali Efendi Peksak’ın aracı, marka, model ve renk olarak aynı. Büyük ihtimal benim aracımı Balyoz hakiminin aracı zannedip ateş açtılar.” dedi.  Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.

Öte yandan, Hakim Ali Efendi Peksak’ın Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nden başka bir araçla ayrılması dikkat çekti.

CİHAN

Kemal Kılıçdaroğlu bitirdi!

In Siyaset on 16 Şub 2011 at 14:46

Kemal Kılıçdaroğlu bitirdi!

Balyoz tutuklamalarının neden olduğu şok gündemi esir aldı.

Ekranlarda, gazete sayfalarında, Meclis kürsüsünde ağırlıklı gündem Balyoz sanıklarının tutuklanması.

Dalganın büyüklüğü nedeniyle Balyoz’un tartışılması normal. Hatta üzerine Soner Yalçın’ın gözaltına alınması da eklenince diğer gündemler unutuldu.

Meclis kulislerine ve siyasilere geçmeden önce ekran ve gazetelerdeki tartışmalara ilişkin bir noktayı not edelim.

Balyoz davası ciddi bir iş.

Ortaya çıkan bilgiler, belgeler, ses kayıtları ve tanık ifadeleri gösteriyor ki 1. Ordu merkezli bir cunta hareketi var. En azından savcının iddiası bu yönde.

Kaldı ki elde binlerce sayfalık ‘çok gizli’ belge var. Yani Çetin Doğan ve medyadaki yandaşlarının tabiriyle ‘her şey sahte, ortada belge yok’ durumu söz konusu değil. Kaldı ki Gölcük’ten çıkan ‘kozmik zula’ mevcut delillerin gücünü birkaç kez artırdı.

Lafı eğip bükmenin bir anlamı yok.

Bu dava bir askeri darbe girişimi davasıdırEsası darbe girişimine ilişkindir. Bir iki belgede hata ya da yanlışlık olsa bile meselenin özünü değiştirmez. Kaldı ki defalarca örneğini gördük, belgelerdeki hatalar hazırlayanlara ait çıkıyor.

Bi Ermeni Var’ kitabımda benzeri bir vakaya yer verdim. Kritik bir belgedeki isim yanlıştı. Ama o yanlışı yapan belgeyi hazırlayan Ergenekon sanığı idi. O ismin yanlış olması sanığın kanunsuz girişimini yok saydırmaz.

Ayrıntılarla esası kaçırmaya çalışanlar da bunu çok iyi biliyorlar.

Fakat ortada o kadar esaslı belgeler var ki her türlü sulandırma ve saptırma girişimleri sonuç vermeyebilir.

Baro başkanlarının bile milletin gözünün içine baka baka ‘hakimleri değiştirdiler tutuklamalar geldi’ türüçarpıtmalarının halkta bir karşılığı yok. Herkes her şeyi çok yakından takip ediyor.

Ayrıca unutmayalım ki mahkemeler önlerindeki delillere, dosyadaki kayıtlara bakar. Bunu bilen sanıklar ve yakınları da zaten mahkemeyi değil kamuoyunu kazanmaya çalışıyorlar.

Tüm hedefleri medya üzerinden kamuoyuna oynayıp ‘mağdur edildikleri’ imajı oluşturmak.

Ekran ekran dolaşan meslektaşlarımız da ne iddianameye ne de son Gölcük belgelerine baktıkları içinezberleri tekrar ediyorlar.

Balyoz tutuklamaları ile ilgili en talihsiz açıklamaları ise tartışmasız CHP lideri yaptı. ‘Yeni CHP’ diyen Kılıçdaroğlu dün Meclis kürsüsünde Balyoz ve Ergenekon’u bitirdi!

‘Türkiye’de darbe girişiminin olmadığını, Balyoz ve Ergenekon’un uydurma olduğunu’ ilan etti. Hatta yetmedi ‘nerede bu örgüt gidip üye olayım’ dedi.

Soner Yalçın’a kefil oldu. Açıkçası bir siyasi lider, detaylarına hakim olmadığı bir soruşturma ile ilgili kendini bağlayacak ifadeleri nasıl kullanır anlamak mümkün değil.

Yarın bir gün Yalçın ile ilgili taşıyamayacağı belgeler çıkarsa ne olacak?

Kılıçdaroğlu dün aynı zamanda seçim stratejisini de ilan etmiş oldu. Ergenekon ve Balyoz savunuculuğu yapacağını, hükümeti faşistlikle suçlayacağını gösterdi. Hatta ‘Özgürlük ifadesini bundan sonra daha çok duyacaksınız’ dedi.

Görünen o ki referandum dönemindeki üslubunu tekrar edecek.

Doğru olsun olmasın iddialar, ithamlar ve suçlamalarla Erdoğan’ın sinirlerine oynayıp üslup üzerinden sonuç almayı deneyecek.

Yoksa dün Meclis kürsüsünden söylediği; “Amerikalı askerler, Müslüman kadınlara tecavüz ederken sen çıkıp Amerikalı askerlere başarılar diledin” ifadesini nereye koyacağız?

Biz demokrasilerde seçimin çok önemli olduğunu biliyorduk ama ana muhalefet lideri hem de Meclis kürsüsünden ‘seçim her şey değildir’ dedi.

Ama dün yaşananlar gösterdi ki Türkiye’nin esaslı bir muhalefet sorunu var. Dahası çok ciddi demokrasi ve özgürlük sorunu var. Belgeleriyle yakalanan bir cunta girişimini yok saymak için gösterilen gayret doğrusu şaşırtıcı.

Bu noktada hükümetin tavrını da not edelim. AK Parti sürecin yargıya bırakılması gerektiği görüşünde.

Herhangi bir şekilde müdahale edilmemesi gerektiği konuşuluyor. Kaldı ki yapılacak bir müdahalenin de kendi aleyhlerine olacağının farkındalar. Çünkü bu kez HSYK’yı bahane gösteremezler. Eğer itirazlara rağmen tutukluluk hali sürerse muvazzafları açığa alacaklar.

Adem Yavuz Arslan

 

 

Çetin Doğan hakkında karar çıktı

In Adalet on 14 Şub 2011 at 13:49

Balyoz davasında hakkında yakalama kararı çıkarılan emekli Orgeneral “Çetin Doğan” ve 4 kişi tutuklandı…

Çetin Doğan hakkında karar çıktı

Balyoz davası kapsamında hakkında çıkarılan yakalama kararının ardından Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelen emekli Orgeneral Çetin Doğan tutuklandı.

Sabah saatlerinde adliyeye gelen Doğan, öğle saatlerinde mahkemeye çıkarıldı.

Tutuklama kararı yüzüne okunan Doğan’ın, sağlık kontrolünün ardından cezaevine götürülmesi bekleniyor.

Tutuklanan bir diğer isim ise emekli Tümgeneral Nuri Ali Karababa.

Sağlık kontrolünden geçen Karababa cezaevine gönderilmek üzere adliyede bekletiliyor.

CİHAN

 

Balyoz sanıklarına kelepçe…

In Adalet on 12 Şub 2011 at 09:20

Savcı, iki eski kuvvet komutanının aralarında bulunduğu 180 kişinin tutuklanmasını istedi. Mahkeme, 133 sanığı tutuklarken 29′u hakkında yakalama kararı verdi. Kapılar kapandı ve evlerine dönmeyi planlayan sanıklar cezaevine nakledildi…

İki caminin bombalanması ve Türk jetinin düşürülmesini içeren Balyoz Darbe Planı Davasında çarpıcı bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş, aralarında Çetin Doğan, Özden Örnek ve Halil İbrahim Fırtına’nın bulunduğu yaklaşık 180 kişinin tutuklanmasını istedi. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yer-leşkesi’ndeki salonda görülen duruşmada görüşü sorulan Kırbaş, 180 sanığın, dosyaya dahil edilen yeni 43 klasör, delil durumu ve CMK’nın 100. maddesini gerekçe göstererek tutuklanmaları gerektiğini kaydetti. Tutuklama talebini değerlendiren Mahkeme Heyeti verdiği aradan sonra aldığı kararları açıkladı.

Sağdıç: Beni tutuklayamazsınız

Mahkeme Heyeti, duruşma salonunda bulunan Özden Örnek, Halil İbrahim Fırtına ve Süha Tanye-ri’nin aralarında bulunduğu 133 sanığın tutuklanmasına hükmetti. Çetin Doğan ve Engin Alan dahil 29 sanık hakkında ise yakalama kararı çıkardı. Mahkeme heyetinin kararı açıklamasının ardından salonda bulunan sanıklar hep bir ağızdan Harbiye Marşı’nı okudu. Bu gelişmenin ardından salonun kapıları kapatıldı. Hakkında tutuklama kararı verilen Kadir Sağdıç ayağa kalkarak ‘Beni ancak bir general tutuklayabilir’ diye bağırdı. Bir süre Merkez Komu-tanlığı’ndan üst düzey rütbelinin gelmesi beklendi. Emekli askerlerin Metris ve Silivri, muvazzafların ise Hasdal Askeri Cezaevi’ne nakledilecekleri bildirildi.

‘Burada yargılanan TSK değil’

196 sanıklı davanın 13. duruşması gergin başladı. Sanık avukatları hükümet, ÖZGÜR-DER, Rıdvan Kaya, Hamza Türkmen, Abdurrahman Dilipak ile Abdurrahman Koçoğlu ve Hukukçular Demeğinin müdahillik taleplerinin reddedilmesini istedi. Emekli Korgeneral Engin Alanın avukatı Ayhan Nacak’m TSK’ya yönelik sözleri üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken devreye girdi. Diken, ”Burada yargılanan TSK değil. Şahıslara karşı açılmış bir dava. Kişilerin bir kurumda çalışıyor olması o kurumun burada yargılandığı anlamına gelmez. Dava o kuruma açılmış sayılmaz. Burada hakkında dava açılan gerçek kişiler yargılanıyor” dedi. Müdahil talepleri ise suçlamalardan doğrudan zarar görme ihtimalleri olması nedeniyle kabul edildi.

İŞTE GÖLCÜK’TE GÖMÜLÜ DARBE PLANLARI

4 KANLI SENARYO

Emekli Orgeneral Çetin Doğan tarafindan Hazırlanan Balyoz Darbe Planı’nda, 4 eylem çalışması dikkat çekti. Darbe planının Hava Kuvvetleri ayağını oluşturan ve dönemin Harp Akademileri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına tarafından ORAJ Eylem Planı hazırlanmıştı. Planda, Türk jetinin düşürülmesi gibi dehşete düşüren senaryolar yer alıyordu. Deniz Kuvvetleri ayağı dönemin Dg!îS!îîtî3 Komutan Oramiral Özden Örnek tarafından SUGA Eylem Planı adı altında oluşturulmuştu. Burada Yunanistan ile Türkiye arasında Ege’de gerginlik çıkartmak amaçlanıyordu. Plandaki Sakal Eylem Planı ile Beyazı Camii’ne, Çarşaf Eylem Planı’yla da Fatih Camii’ne bombalı saldırı hedeflenmişti.

NEDEN TUTUKLANDILAR?

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği tutuklama kararının temelini ‘Sakal, Suga, Oraj ve Çarşaf Eylem Planlarının 2003′teki Balyoz Plan Semineri’nde ele alındığını gösteren belge oluşturdu

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığının yü rüttüğü soruşturma kapsamında 6 Aralık 2010′da Gölcük donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünün zeminine gizlenmiş halde ele geçirilen 10 çuvaldan, Balyoz’a ilişkin çok sayıda yeni belge ele geçirilmişti. Balyoz’la ilgili yeni belgeler, iki kısımdan oluştu. İlk kısımda 5-7 Mart 2003 tarihinde Çetin Doğan komutasında gerçekleştirilen seminer toplantısına ilişkin el yazısı yeni belge yer alırken ikinci kısımda ise ORAJ, SUGA, Sakal ve Çarşaf eylem planları ile darbe karşıtı komutanların gözaltına alınması ve Yassıada’ya sürgüne gönderilmesine ilişkin yeni belgeler sanıkların tutuklanmasında etkili oldu. Tutuklananlar arasında 2 eski Kuvvet Komutanı biri MGK Genel Sekreterliği yapmış 3 Ordu Komutanı ile çok sayıda general, amiral ve subaylar yer aldı.

‘Komutana arz’ belgesi

Gölcük’te ele geçirilen, ‘Komutana arz’ isimli Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri’ne ait bu belge, Doğan komutasındaki seminer toplantısında ORAJ, SUGA, Çarşaf ve Sakal eylem planlarının ele alındığını ortaya çıkardı. Bu yeni belge, seminer toplantısında katılan tüm komutanların tutuklanmasında etkili oldu. Bu isimler arasında, darbe toplantısına o dönemki görev ve rütbeleriyle şunlar yer aldı:

l.Ordu Komutanı Çetin Doğan, 3. Kolordu Komutanı Ergin Saygun (eski Genelkurmay 2. Başkanı), 5. Kolordu Komutanı Şükrü Sarıışık (eski MGK Genel Sekreteri), 2. Kolordu Komutanı Engin Alan, 15. Kolordu Komutanı Ayhan Taş, 1. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Yurdaer Olcan (halen Korgeneral – Harp Akademileri Komutan Yardımcısı), Tümgeneral Behzat Balta, 15. Kolordu Harekat ve Eğitim Şube Müdürü Albay Yüksel Yalçın, İstanbul Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Abdülkadir Eryılmaz, Tuğgeneral Gafur Aksu, 3. Kolordu İstihbarat Şube Müdürü Kurmay Albay Ömer Küçükkılıç, Kuzey Deniz Saha Lojistik Başkanı Albay Hayrettin İmren, 52. Zırhlı Tümen Komutanı Tümgeneral Metin Yavuz Yalçın.

İkinci kısımda, ele geçirilen yeni belgelerle ilgili olarak da şu isimler tutuklandı:

Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Özden Örnek: Dönemin Donanma Komutanı olarak Balyoz’un Deniz Kuvvetleri ayağını organize etmekle suçlanıyor. SUGA Eylem Planı’nı hazırlayan Örnek, belgelerde SUGA Komutanı olarak yer aldı.

Hava Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına: Dönemin Harp Akademileri Komutanı olarak, Balyoz’un Hava Kuvvetleri ayağını organize etmekle suçlanıyor. Fırtınanın Balyoz kapsamında Oraj eylem planını hazırladığı belirtiliyor.

Eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü: SUGA eylem planının hazırlanmasında yer aldı. Altında Öğütçü’nün imzasının olduğu ‘Görevlendirme’ isimli yeni belgede toplumu provokasyona sevk edecek çalışmaların yapıldığı görüldü.

Koramiral Kadir Sağdıç (MEBS Komutanı): Gölcük’ten çıkan yeni belge lere göre dönemin Genelkurmay Yunanistan Kıbrıs Daire Başkanı olarak SUGA’nın faaliyete geçirilmesi için çalışma yürütmekle suçlandı. Ayrıca, darbe karşıtı komutanların gözaltına alınmasına ilişkin planlamaya dahil edildi. Bir başka yeni belgede ise Poyrazköy’de mühimmat gömülecek yer tespiti yaptırdığı görüldü.

Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz: SUGA eylem planının koordinatörü olarak darbe çalışmalarında görev almakla suçlanıyor.

Tümamiral Soner Polat: Yeni belgelerde adı, Deniz Kurmay Kıdemli Albay rütbesinde Deniz Kuvvetleri Özel Sekreteri görevindeyken SUGA eylem planını uygulamaya koymak için plan icrasında taraf olmayan dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral H.Bülent Alpkaya’yı tutuklayacak isim olarak geçiyor.

Komutan gözaltına alınacaktı

Tümamiral Ali Semih Çetin: Deniz Kurmay Kıdemli Albay rütbesinde Deniz Kuvvetleri Genel Sekreteri görevindeyken SUGA eylem planının uygulanmasına karşı çıkan dönemin Deniz Kuv-| vetleri Kurmay Başkanı Koramiral Metin Ataç’ı tutuklayacak isim olarak yeni belgelerde yer alıyor.

Tuğamiral Serdar Okan Kırçiçek: Donanmadan çıkan belgelerde, Deniz Kurmay Yarbay olarak dönemin Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Metin Ataç’ı tutuklayacak isim olarak yeni belgelerde yer alıyor.

Tuğamiral Fatih Ilgar: Deniz Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığında görevli Albay olarak dönemin Deniz Kuvvetleri Denetleme Başkanı Koramiral Eşref Uğur Yiğit’i gözaltına alacak isim olarak belgede adı geçti.

Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu: Darbe karşıtı komutanları gözaltına alacak personele MP-5 makineli tabanca verilip muhtırananın imzalatılması için hazırlanan belgede imzası yer aldı.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.