H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘başbakan erdoğan’

Kemal Kılıçdaroğlu yine çark etti

In Siyaset on 16 May 2011 at 12:57

Başbakan Erdoğan’a yolsuzluklarla ilgili yüklenirken “Kürşat Tüzmen çıksın konuşsun” diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugün çark etti.

Dün Mersin mitinginde Başbakan Erdoğan‘a “Yürekli adamsan yolsuzluğa bulaşan bakanlarını tek tek millete anlat.

Kürşad Tüzmen, Hilmi GülerKemal Unakıtan, çıkınkonuşun” diyen Kılıçdaroğlu bugün yapılan TOBB Genel kurulu’nda eski bakan Kürşat Tüzmen’le karşılaştı.

Genel Kurul’a, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, genel kurula katılan eski bakan ve Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen ile ayaküstü sohbet etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk yapmakla itam ettiği bakanlar arasında yer alan Tüzmen, görüşmenin içeriğiyle ilgili şunları söyledi:

“Kendisine ‘Söylecek sözünüz varsa bana söyleyin’ dedim.

Ben sizi genel müdürlük döneminizden biliyorum, siz beni müsteşarken tanıyor muydunuz? diye sordum.”

Kürşad Tüzmen, Kılıçdaroğlu’nun “Ben sizi dürüst birisi olarak bilirim lafım size değil”demesi üzerine konunun kapandığını söyledi.

Erdoğan’a saldırının ses kaydı ortaya çıktı

In güvenlik on 05 May 2011 at 22:51

Başbakan’ın Kastamonu mitinginden dönen konvoya silahlı saldırı düzenleyen PKK’lı teröristlerin konuşmaları, telsiz konuşmalarına yansıdı.

Telsiz konuşmalarında Zafer kod adlı terörist tek hedefin AK Parti olduğunu söylemesi dikkat çekiyor.


İŞTE O ŞOK KAYIT


- zeynel
- dinliyorum dinliyorum
roj: zeynel zerzan’a anonsu tekrar edelim mi
zeynel: dicle yav bir bilgi var vereyim mi
dicle: dinliyorum
zeynel: bu kastamonu’daki eylem
dicle: tamam kastamonu’daki bilgi için
zeynel: bu kastamonu’daki eylem arkadaşlar tarafından yapılmıştır.
dicle: tamam kastamonu’daki eylem arkadaşlar tarafından yapılmıştır.
zeynel: zerzana çağrı yapılsın bilgi versin. çıkmazsa ayrıntılarını sonra vereceğim
dicle: zerzana çağrı yapılsın bilgi versin. çıkmazsa ayrıntılarını sonra vereceğim
dicle: heval zerzan ile bağlantı yap bilgi ver
roj: …..almadı
dicle: roj beklemede kal. zeynel sonra kini alamadık
zeynel: tekmilden sonra saha kanalın da roj ile
dicle: zerzan tekmilden sonra sahaya mı geçsin
zeynel: roj. roj
munzur: zeynel
zeynel: dinliyorum
munzur: …. zerzana bağlanmasına gerek yoktur. o ….
zeynel: doğru doğru zaten.
munzur: …….
munzur: dicle

dicle: dinliyorum
munzur: o zerzana diğer anons iptaldir. zerana diğer anons iptaldir
dicle: heval tamam
munzur: roj tekmilen sonra sahaya geçsin
dicle: heval tamam
dicle: zerzan eğer ses alıyorsan tekmilden sonra sahaya geç
roj: zerzan eğer ses alıyorsan tekmilden sonra sahaya geç
munzur: roj
roj: dinliyorum
munzur:tamam eylem büyük bir ihtimalle arkadaşlar tarafından yapılmışır
roj: tamam
munzur: …..arkadaşlar tarafından yapılmıştır……. bilgi almanız için biraz zorlamanız lazım
roj: heval olmaz ise ben gene ya anons yaparım ben gene çıkarmaya çalışırım
munzur: tamam…
roj:
dur dur anladım onu radyo üzerinden çıkarmaya çalışırım
munzur: doğru zorlama olursa arkadaşlar hiç çıkmazlar. biliyorsun arkadaşlar güvenlik tedbiri için
roj: doğru doğru
munzur: ayrıca bu kastamonu ılgaz dağlarında operasyon var pusulamalar var arkadaşlar dikkatli olsun
roj:
tamam. o zaman biz yarın anons ederiz. deriz operasyonlar var arkadaşlar dikkatli olsunlar
munzur :
tamam. zaten eylem …..

roj: heval tamam
munzur:…..
roj: tamam ben ……
munzur: ……
roj: heval tamam ben tekmilden on dakika önce gene bu kanala gelirim eğer gelecekse… olmazsa çağrı yaparım
munzur: tamam
roj: başka bişey diyecek misin
munzur: heval yok
roj: tamam s.s.
munzur: s.s.
munzur: …..
zafer: valla çok güzel bir eylem oldu yani……
munzur: .….akp…….
zefer: heval zaten tek hedef artık onlardır ha
munzur: ……
zafer: yani bundan sonra ki tek hedefimiz onlardır yani akp’dir
munzur: …..akp…
zafer: doğru doğru
zeynel: munzur
zafer: munzur zeynel çağrı yaptı
munzur: ….
zafer: heval tamam s.s.
zeynel: ….
zafer: heval tamam dinliyorum
zeynel:çıkmadılar mı
zafer: nasıl
zeynel: çıkmadılar mı
zafer:
olumsuz çıkmadılar
zeynel:
…..
zafer:
nasıl
zeynel: zafer
zafer: zeynel
zeynel: ….
zafer: ya sesin düştü ha (CİHAN)

İstanbul için ‘çılgın’lık vakti!

In Gündem on 27 Nis 2011 at 12:28

İstanbul için 'çılgın'lık vakti!

Merakla beklenen ve sır gibi saklanan ‘Çılgın Proje‘nin açıklanma tarihi geldi, çattı. Ve Çılgın Proje, bugün Başbakan Erdoğan tarafından açıklanıyor.

Bugüne kadar birçok tahmin yapılsa da, Başbakan Erdoğan, merak edilen projeyle ilgili bugüne kadar ser verdi, sır vermedi.

 BAŞBAKAN ÇILGIN PROJEYİ AÇIKLIYOR 1…

 BAŞBAKAN ÇILGIN PROJEYİ AÇIKLIYOR 2…

 BAŞBAKAN ÇILGIN PROJEYİ AÇIKLIYOR 3…

 BAŞBAKAN ÇILGIN PROJEYİ AÇIKLIYOR 4…

Başbakan’ın İstanbul projesi olacak dediği ve animasyonlarla kamuoyuna tanıtacağı proje için bugüne kadar pek çok tahmin yapıldı…

 BAŞBAKAN ERDOĞAN VAADLERİNİ AÇIKLADI…

İşte çeşitli tahminler Galeri için tıklayınız…

Kimi Karadeniz - Akdeniz Denizyolu Tüneli Projesi olarak söyledi, kimi “Yeni İstanbul Projesi, Medeniyetler Şehri Projesi” dedi… Diğer tahminler ise şöyle sıralandı: Haliç’e Mega Kanal Projesi, Uygarlıklar Köprüsü Projesi, Ataşehir Selimiye Projesi, İstanbul‘a 2. Boğaz Projesi…

ÇILGIN PROJE İSTANBUL PROJESİ… TIKLAYIN

İLK ÖNCE HALİÇ KONGRE MERKEZİ’NE GİTTİ
Başbakan Erdoğan gece Ankara’dan İstanbul‘a geldikten sonra kızı Sümeyye Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, eski Ulaştırma Bakanı Yıldırım ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Atatürk Havalimanından Sütlüce’deki Haliç Kongre Merkezi’ne geçti.

BEN BİLİYORUM AMA AÇIKLAMAM… TIKLAYIN

Daha sonra AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu da Haliç Kongre Merkezine geldi.

Başbakan Erdoğan, yaklaşık 2.5 saat süren toplantının ardından Üsküdar Kısıklı’daki konutuna gitti.

500 YILLIK RÜYA ÇILGIN PROJE Mİ? TIKLAYIN


Herkesin merakla beklediği, Başbakan’ın İstanbul Kongre Merkezi’nde saat 11:00′de gerçekleştireceği “Türkiye Hazır Hedef 2023, İstanbul Hazır Hedef 2023” toplantısı başladı.

ÇILGIN PROJE ANCA BU OLUR… TIKLAYIN

VE BAŞBAKAN ERDOĞAN AÇIKLAMASINA BAŞLADI
Bir İstanbul aşığı olan, İstanbul için şiir yazan Yahya Kemal Deniz isimli şiirini böyle bitiriyor: “Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapayalnız, gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız, Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!… İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.”

“HAYÂL GERÇEĞE ATILMIŞ TOHUMDUR
Fatih Sultan Mehmet bir hayâl kurmuş. Gemileri karadan yürütmüş. Karanlık bir çağı kapatmış, aydınlık bir çağın kapılarını ardına kadar açmıştır. Selimiye dünyamızın incisi olmuştur., Çil çil kubbelerin, medreselerin, anıtların, kütüphanelerin ardından hep hayal vardır. Medreselerin, köprülerin, anıtların, ardında hep bir hayâl vardır. Çanakkale Zaferi hayal kurabilen kumandanların, Mehmetçiklerin eseridir, Mustafa Kemaller’in eseridir. Kurtuluş Savaşı hayâl kurabilen Anadolu’nun eseridir.

Hayâl gerçeğe atılmış tohumdur. Bütün büyük adımlar bir hayâlle başlamıştır. Bütün büyük zaferlerin, bütün büyük medeniyetlerin temelinde önce hayal vardır. Biz de ülkemiz, milletimiz için hayaller kurduk. Her bireyin özgürce yaşayabildiği, kendisini özgürce, inancını özgürce yaşayabildiği, işsizliğin azaldığı, yoksulluğun tükendiği, bir Türkiye hayali kurduk. Kardeşliğin, dayanışmanın, paylaşmanın hayalini kurduk ve bu hayalin peşine düştük. Emeğe musallat olan her ne varsa geri dönmemek üzere gittiği bir Türkiye hayali kurduk. Kardeşliğin, dayanışmanın hayalini kurduk.

NECİP FAZIL’DAN ŞİİR
Üstad Necip Fazıl Kısakürek İstanbul için bakın ne demiş:
“Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim;
O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle.

‘HALİÇ TEMİZLENMEZ’ DİYORLARDI
İşte böyle bir İstanbul‘un hayaliyle iş başına geldik. Gecesi sümbül kokan bir İstanbul için kolları sıvadık. Dört buçuk sene gecemizi gündüzümüze kattık. İstanbullu çocukların hayali temiz su içmekti, yeşil alanlarda koşmaktı. Biz bu hayali gerçekleştirmek için koştuk. İktidarda CHP vardı, çöp dağları vardı. Ümraniye’de çöp dağlarının patladığı yerde iktidarda CHP vardı. Çöpten kurtararak buraları yeşikl park alanlarına dönüştürdük. Temiz bir Haliç isteniyordu, kime gittiysek bize “Haliç temizlenmez” deniyordu. “Burayı doldurmanız gerekir” diyorlardı. Kayalarla dolu bir Haliç. Düşünebiliyor musunuz? Fakat biz aradık, araştırdık ve Haliç’in temizlenebildiğini öğrendik. Onun projelerini yaptık. Haliç’in içinden çamuru aldık, 9.5 km uzaktaki Alibeyköy’deki kum ocaklarına taşıdık. Oralara da eptrol boru hattı gibi borular düşedik.

Çamurları balçık haline getirip oraya taşıdık. Oraya da 650 bin metrekarelik yeşil alan yaptık. Kim çevreci? CHP mi biz mi? Şu anda temiz bir Haliç var. Sağlıklı konutlar, modern ilçeler, hızla akan bir trafik hayalini İstanbul‘da gerçeğe dönüştürüyoruz. Belediye başkanımız metro, metrobüslerle bir farklılılığı yaşıyor İstanbul. Yılmadık, umudumuzu kaybetmedik, hayallerimizi gerçekleştirdik.
Aylar boyunca özgürlüğün hayalini kurduğumuz kadar güçlü Türkiye’nin hayallerini kurduk. Biz, konuşan, düşüncelerini özgürce ifade eden, korkmayan, hiçbir ferdi dışlanmayan bir Türkiye hayalini kurduk ve bunu başardık, başarıyoruz, başaracağız.

Erdoğan çılgın projeyi açıklıyor

In Gündem on 27 Nis 2011 at 12:18

Ve beklenen gün geldi çattı. Başbakan Erdoğan bugün çılgın projesini açıkladı.

Başbakan Erdoğan’ın çılgın projesinin adı KANALİSTANBUL olacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “çılgın projem” olarak adlandırdığı proje ile , ”Avrupa Yakası’nda Karadeniz ile Marmara arasında bir kanal açacağız” dedi.

ERDOĞAN’IN KONUŞMASININ SATIRBAŞLARI:

İnsanların özgürce inancını yaşayabileceği bir Türkiye’nin hayallerini kurduklarını ve Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul Belediye Başkanlığımız İstanbul için kurduğumuz hayallerin neticesidir.

Üstad Necip Fazıl ne güzel söylemiş: ‘Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim; O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.

Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.

Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle.’ “

Muğlalı’nın adı kışladan siliniyor

In Askeri on 05 Mar 2011 at 09:55

33 köylünün öldürülmesi emrini veren Org. Mustafa Muğlalı’nın adı Van’daki kışladan kaldırılıyor.

Başbakan Erdoğan, Org. Koşener’den resmen istedi. Tabelanın önümüzdeki günlerde söküleceği bildirildi…

Van’ da 33 köylünün öldürülmesi emrini veren Org. Mustafa Muğlalı’nın adı kışladan nihayet siliniyor. Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkur may Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’den kışlanın isminin değiştirilmesini resmen istedi. O tabelanın, önümüzdeki günler de inmesi bekleniyor 30 Temmuz 1943’te Van’ın Özalp ilçesinde İran sınırını izinsiz geçerek hay van ticareti yapan 33 Kürt köylü, dönemin 3. Ordu Müfettişi Org. Muğlalı’nın emri ile kurşuna dizildi. Aradan yılllar geçmesine rağmen bu acı unutulmadı.

TSK önce 1987’de Muğlalı’nın naaşını Devlet Mezarlığı’na taşıdı. Ardından 1997’de Harp Akademileri Komutanlığı’nın bahçesine büstünü diktirdi. Şener Eruygur’un Jandar ma Genel Komutanlığı dönemin de 6 Ma yıs 2004’te olayın yaşandığı Özalp’ deki Jandar ma taburunun bulunduğu kışlaya ‘Org. Mustafa Muğlalı Kışlası’ adı verildi. Bu gelişme bölge halkını yaraladı. Her fırsatta kışlanın tabelasının sökülmesini isterken, talepler Başbakan Erdoğan’a da ulaştı.

Erdoğan talimat verdi

Başbakan Erdoğan’ın emri ile 3 ay önce bir çalışma başlatıldı. Olay tüm yönleriyle Erdoğan’a iletildi. Vatandaşların tepki lerinde haklı olduğuna kanaat getiren Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz hafta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’ den kışlanın isminin değiştirilmesini istedi. Org. Koşaner, kışlanın adının değiştirilmesi için ya sal bir değişikliğe gerek olmadığını, Türk Silahlı Kuvvetleri İsim Verme Yönergesi’yle yeni isim verilebilece ğini söyledi. Kışlanın adının önümüzdeki günlerde değişeceği ifade edildi.

Yargısız katliam emri

30 Temmuz 1943′te Van‘ın Özalp ilçesinde İran sınırını izinsiz geçerek hayvan ticareti yapan 33 köylü, gözaltına alındıktan sonra Özalp Sulh Ceza Mahkemesi’nce serbest bırakıldı. Ancak köylüler, dönemin 3. Ordu Müfettişi Org. Mustafa Muğlalı‘nın emri ile Karatepe ve Çilli Gediği mıntıkaları arasındaki bölgeye götürülerek kurşuna dizildi. Katliam, 1948′de Demokrat Parti tarafından TBMM’ye taşındı. 1949′da Askeri Mahkeme’de yargı süreci başladı. Dava 2 Mart 1950′de sonuçlandı ve Muğlalı 20 yıl hapis cezası aldı. Ancak 11 Aralık 1951′de 70 yaşında öldü. Olay, Ahmed Arif’in “33 Kurşun” başlıklı şiirine de konu olmuştu.

BDP ve Kılıçdaroğlu da istemişti

Referandum gezileri çerçevesinde Van‘a giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Başbakandan rica ediyorum; 33 köylüyü sorgusuz sualsiz kurşuna dizen birinin ismini değiştirin. Devlet kin tutmaz” demişti. BDP’liler de her fırsatta kışlanın adının değiştirilmesini istiyordu.

Son olarak Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, tepkisini dile getirmişti. Arınç, geçtiğimiz hafta Kanaltürk’te yaptığı açıklamada “Orgeneral Mustafa Muğlalı Kışlası’nın olayın cereyan ettiği yerde hâlâ büyük bir levha halinde bulunmasını, halkın tepki göstermesine rağmen hâlâ bunun muhafaza edilmesinin de doğru olmadığını düşünüyorum. Şüphesiz Silahlı Kuvvetler’in komuta kademesi hem halkın taleplerine bakarak hem de gelinen noktada kendi konumunu daha da takviye etmesi açısından bunlara daha çok dikkat edecektir” ifadelerini kullanmıştı.

Mahkeme AYİM’e havale etti

Olayda hayatını kaybedenlerden birinin yakını olan Hüseyin Uzuntaş, isim değişikliğinin incitici olduğu gerekçesiyle 2006′da Ankara 6. İdare Mahkemesi’ne dava açtı. 1,5 yıl süren yargılama sonucunda mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne gönderdi. AYİM talebi kabul etmedi.

Dev Marmaray projesi

In Gündem on 27 Şub 2011 at 10:34

İstanbul Boğazı’nın 100 metre altında, iki katlı ve 2’şer şeritli olacak. Kazlıçeşme-Göztepe arası 15 dakikaya inecek. 4.5 yılda bitecek.

Asrın projesi olarak adlandırılan Marmaray’da Boğaz’ı denizaltından birleştiren tünellerin açılışını yapan Başbakan Erdoğan, İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesi’nin de temelini attı. Trafiği azaltacak proje, denizaltınI adeta otobana çevirecek.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesi’nin temelini attı. Erdoğan, “Denizin altına adeta otoyol döşeyeceğiz. Tüp geçit demiyorum dikkat edin otoyol diyorum, böyle bir şekilde inşa edeceğimiz tünellerle, artık araçlarımıza, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden sonra 3′üncü bir geçit daha kazandırıyoruz” dedi.

“151 yıllık rüya gerçekleşti”

Asrın projesi olarak adlandırılan Marmaray’da Boğaz’ı denizaltından birleştiren deniz ve kara tünellerin açılışını yapan Başbakan Erdoğan, Avrupa yakasından Asya yakasına denizin altından yürüyerek geçti. 151 yıllık rüyanın gerçekleştiğini söyleyen Erdoğan, Marmaray’daki incelemelerinin ardından, Haydarpaşa’da karayolu tüp geçişi temel atma törenine katıldı, deniz altına yapılacak otoyol projesini anlattı. Tarihi bir anın yaşandığını ifade eden Erdoğan, ”Asrın projesi olarak görülen Marmaray’ın inşaatı hızla devam ediyor ve inşallah 2013′ün 29 Ekiminde tamamıyla işletmeye almayı planlıyoruz. Trenler o gün çalışmaya başlayacak” diye konuştu.

Marmaray’ın tamamlanma aşamasına geldiği bir noktada, bugün İstanbul ve Türkiye için bir başka büyük projenin de temelini attıklarını kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Tüp geçit demiyorum”

”Denizin altına adeta otoyol döşeyeceğiz. Tüp geçit demiyorum dikkat edin otoyol diyorum, böyle bir şekilde inşa edeceğimiz tünellerle, artık araçlarımıza, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden sonra 3. bir geçit daha kazandırıyoruz. Bu projeyle, köprü trafiğini azalttığımız kadar, şehir içi trafiğine de nefes aldırıyoruz. Avrupa yakasında, Florya-Sirkeci sahil yolu, Kazlıçeşme’den girecek bir araç, denizin altından, tüp geçitlerden geçerek, Anadolu tarafında Ankara Devlet Yolu’nun Göztepe Kavşağı’na ulaşacak. Proje üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm, Avrupa tarafında, Kumkapı-Kazlıçeşme arasında mevcut yolların genişletilmesi, hemzemin kesişmelerin ortadan kaldırılmasından oluşuyor. İkinci bölüm, Kumkapı’dan başlayıp, tamamen deniz altından geçerek Asya tarafında Marmara Üniversitesi’nden sonraki Eyüp Aksoy kavşağından Ankara asfaltına bağlanacak, böylece otoyola girmiş olacağız. Üçüncü bölüm ise Ankara Asfaltı ile Göztepe Kavşağı arasındaki yol ve kavşakların iyileştirilmesinden oluşacak. Toplam 14,6 kilometre uzunluğunda olan bu yolun 5,5 kilometresi denizin altından geçecek. Kazlıçeşme-Göztepe arası 100 dakika iken, projenin tamamlanmasıyla birlikte aynı güzergah 15 dakikada geçilebilecek.”

“Bir pazarlık yapacağız”

Erdoğan, bu projenin, sadece denizin altına tünelin tüp geçitlerin yerleştirilmesinden ibaret olmadığını, proje kapsamında 8 alt geçit, 10 yaya üst geçidi, 4 kavşak düzenlemesi yapılacağını belirtti. Projenin kendisine takdim edildiği ve ihalede ortaya konulduğu kadarıyla 55 ayda, yani 4,5 yılda tamamlanmasının düşünüldüğünü vurgulayan Erdoğan, ”Tabii burada bir pazarlık yapacağız” dedi.

Türk-Kore ortak girişimiyle inşa edilecek projenin bedelinin ise 1 milyar 75 milyon dolar olarak belirlendiğini kaydeden Erdoğan, hiçbir kamu kaynağı kullanmadan, kaynakların çeşitlendirilmesi anlayışından hareketle yap-işlet-devret modeliyle bu yolu inşa edecek ve çok kısa sürede Türkiye’ye kazandıracaklarını kaydetti.

MARMARAY İKİ KITATIYI BAĞLAYACAK

Dünyadaki en büyük ulaşım altyapı projelerinden olan Marmaray Projesi, 76 kilometrelik raylı sistemden oluşacak. Gebze’den başlayacak olan hat, Süğütlüçeşme’de yerin altına girecek Üsküdar-Sirkeci hattında boğazın altından geçerek Kazlıçeşme’de yer üstüne çıkacak ve Halkalı’da son bulacak. Proje kapsamında Gebze-Haydarpaşa ile Sirkeci-Halkalı Banliyö Hatları da iyileştirilecek. Marmaray’la boğaz geçişi 2 dakikaya düşecek. Projenin 27 Mart 2012′de tamamlanması bekleniyor. Marmaray hattı aynı zamanda Avrupa ve Anadolu yakasındaki iki havaalanıyla da entegre olacak. Marmaray hattının Pendik-Sabiha Gökçen Havaalanı arasında 10 kilometrelik bağlantı kurulacak. Yine Hattın Ataköy Atatürk Havaalanı arasına da 3 kilometrelik bağlantı kurulacak.  1 milyar dolara ihale edilen Marmaray’ın proje tamamlandığında 1.5 milyar dolara mal olacak. Projenin 13.6 kilometresi boğaz tüp geçişinden oluşurken, bu bölümün Boğazın altındaki kısmının uzunluğu ise 2.4 kilometre. Proje denizin 61 metre altından geçiyor.

Dünyada denizin dibindeki en büyük 6. tünel olacak

Temeli dün Başbakan Erdoğan tarafından atılan İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesi tamamlandığında İstanbullular şu anda 100 dakikayı bulan Kazlıçeşme-Göztepe arasındaki mesafeyi 15 dakikada katedebilecekler. Yap-İşlet- Devret modeliyle ihale edilen ve sözleşmesinde 4.5 yılda tamamlanması öngörülen, 1.1 milyar dolar yatırım bedelli proje İstanbul trafiğini rahatlatmakla kalmayacak, aynı zamanda inşaat teknolojisi ile dünya literatürüne de girecek. Çünkü proje çerçevesinde deniz yüzeyinden 100 metre altına inşa edilecek olan 2 katlı tünelin çapı 5 katlı bir apartmanın çapına bedel ve bu büyüklükle dünyada alanındaki 6. tünel olacak. Tünel, denizin altından geçen yaklaşık 3.3 kilometrelik bölümü ile her 2 yakadaki mevcut yollara bağlanacak. 2.1 kilometrelik bölümü delme tünel olmak üzere toplam 5.4 kilometre uzunluğunda olacak.

Dünyada dev projelere imza atan Yapı Merkezi’nin Güney Koreli ortağı ile birlikte gerçekleştireceği karayolu tüp geçiş projesi, demiryolu olan Marmaray projesine paralel hatta gerçekleşecek. Projeyle ilgili bilgi veren Yapı Merkezi İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Emre Aykar, Başbakan’ın törende erken teslim pazarlığı yaparak, projenin 3,5 yılda tamamlanmasını istediğini belirterek, “Biz de belki 3,5 değil ama 4 yılda tamamlamaya çalışacağız” dedi. Amaçlarının İstanbul halkının trafik sorununa derman bulmak olduğunu belirten Aykar, projede yer alan tüneli inşa edebilmek için, özel sipariş edilip üretilecek tünel makinasının Almanya ya da Japonya’dan alınacağını, bu konuda görüşmelere başladıklarını da açıkladı.

2 katlı 4 şeritli ekspres yol

İnşaatın yoğun zamanlarında 3-4 bin kişinin çalışacağını anlatan Aykar’ın verdiği bilgiye göre proje şu özellikleri içerecek:

* Marmaray demiryolu projesi Anadolu Yakası’ndan bir tünelle gelecek Sirkeci’ye, ordan da Edirne ve Avrupa’ya gidecek. Karayolu Tüp Geçiş projesi ise bu hattın 1.8 kilometre daha güneyinden geçen, ona paralel bir karayolu tüneli olacak. 2 katlı 4 şeritli ekspres bir yol inşa edilecek.

* Proje 3 ana bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Kazlıçeşme’den Kumkapı’ya kadar olan bölüm. Sahil yoluna iki şerit daha ilave ediliyor, kavşaklar daha kolay girilir çıkılır hale getiriliyor.

* Kumkapı’daki Balık Hali’nin önünden tünele dalınıyor. Tünel denizin dibinde bir karanın içinden gidiyor ve Harem’den çıkıyor, E5 üzerine oturuyor. Oradan da Göztepe’ye ulaşıyor. Bu kısımda da yola birer şerit ilave edilerek kavşaklar düzenleniyor.

* Proje, Avrupa yakasında Atatürk Havalimanı ile Anadolu yakasında Sabiha Gökçen Havalimanı arasında önemli bir entegrasyon da sağlayacak.

* İnşaat açısından dikkat çeken kısım, denizin altından yapılacak 2 katlı tünel, 13.7 metre çapındaki tünel 5 katlı bir apartman çapında. Ayrıca tünel deniz seviyesine göre 100 metre aşağıda bulunacak.

* Tünelde internet, telefon bağlantısı ve her türlü elektro mekanik sistem bulunacak. Yani tünelden geçerken telefonla iletişim kesilmeyecek.

* Tüm güvenlik önlemleriyle birlikte deprem güvenliği de ön planda tutulan ve richter ölçeğine göre 7.5 şiddetindeki sarsıntılara dayanıklı olarak tasarlanan tünel, olası tsunami dalgalarından etkilemeyecek.

* Proje YİD modeli ile yapılıyor, hazineye yük getirmiyor. Yapı Merkezi projeyi finanse ediyor. İnşa ettikten sonra da 26 yıl boyunca işletmeciliğini üstleniyor. 1.1 milyar dolarlık proje Türkiye’de uygulanmış en büyük YİD projesi.

HABER: Selma ŞENOL/ İSTANBUL

İftiracı Kemal Tazminat Ödemeye Mahkum

In Adalet on 25 Oca 2011 at 14:05

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a tazminat ödeyecek

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’a tazminat ödeyecek. İşte nedeni…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “konuşmalarında kişilik haklarına saldırıda bulunduğu” iddiasıyla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhinde açtığı iki davada toplam 10 bin lira manevi tazminat kazandı.

Başbakan Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na açtığı iki tazminat davası, Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldü. Duruşmalara Erdoğan’ın avukatı Muammer Cemaloğlu ile Kılıçdaroğlu’nun avukatı İlsu Çatak katıldı. Duruşmalardan birinde, avukat Cemaloğlu, davanın kabulüne karar verilmesini talep etti.

Avukat Çatak ise müvekkili Kılıçdaroğlu’nun beyanlarının siyasi eleştiri olduğunu belirterek, “Doğrudan davacıya yönelik beyanı yoktur. Kamu yararı vardır. Davanın reddine karar verilsin” dedi. Hakim Ahmet Tevfik Erginbay, davayı kısmen kabul ederek, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a yasal faiziyle birlikte 6 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.

Dava dilekçesinde “Kılıçdaroğlu’nun 26 Temmuz 2010′da Ordu’da düzenlenen mitingde Erdoğan’ın şahsiyet haklarına saldırı kastıyla fevkalade ağır hakaretlerde bulunduğu” ileri sürülmüştü. Dilekçede, söz konusu mitingde Kılıçdaroğlu’nun “Dubai’de Ali Babacan attığı imzayla Türkiye’ye ihanet etti mi etmedi mi? O senin bakanın değil mi? Sen 1 milyar dolara ülkeyi pazarlamaya kalkıyorsun sonra kalkıp ihanetten bahsediyorsun. Sen ülkeye ihanet ettin, ülkeye” dediği belirtilmişti. Dava dilekçesinde, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yasal faiziyle birlikte 50 bin lira manevi tazminat talep edilmişti.

-DİĞER DURUŞMA-

Başbakan Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na açtığı diğer davanın karar duruşmasına da avukatlar Cemaloğlu ve Çatak katıldı. Cemaloğlu, davanın kabulüne karar verilmesini talep etti. Çatak ise Erdoğan ile dönemin genelkurmay başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın 4 Mayıs 2007′de Dolmabahçe Sarayı’nda yaptığı görüşmenin basından gizli tutulduğunu belirterek, “Davacı asil, bu görüşmenin kendisiyle birlikte mezar gideceğini beyan etmiştir. Müvekkilim, başbakan ve bir genelkurmay başkanının 2,5 saate yakın görüşmesini resmi kayıtlardan ve kamuoyundan saklanmasından dolayı çıkar ilişkisi olabileceği yönünde düşüncesini ifade etmiştir” dedi. Avukat Çatak, davanın reddini istedi. Hakim Ahmet Tevfik Erginbay, davayı kısmen kabul ederek, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a yasal faiziyle birlikte 4 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Dava dilekçesinde, Kılıçdaroğlu’nun 27 Temmuz 2010′da bir televizyon kanalındaki röportajında Erdoğan’ın şahsiyet haklarına saldırı kastıyla tamamen gerçek dışı iddia ve ithamlarda bulunduğu iddia edilmişti. Dilekçede, Kılıçdaroğlu’ndan yasal faiziyle birlikte 20 bin lira manevi tazminat istenmişti. AA

Erdoğan protestolara cevap verdi

In Gündem on 16 Oca 2011 at 22:45

Erdoğan protestolara cevap verdi

Dün gece Türk Telekom Arena Stadı’nın açılışında bir grup GS’li taraftarın protestolarına maruz kalan Başbakan Erdoğan yaşanan olayı değerlendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi toplu açılış töreninde konuştu. Erdoğan dün TT Arena’daki protestolar hakkında açıklamalarda bulundu.

İşte Erdoğan’ın açıklamaları:

>> İstanbul trafiğine nefes aldırmanın mücadelesini veriyoruz. İşte bugün de 282.5 milyon TL bedelle yapılan 28 yeni kavşağı İstanbul’un hizmetine alıyoruz. Raylı sistemde inşaatlar devam ediyor. Hacıosman-4. Levent arasındaki yeni metro hattımız 8120 metre uzunluğunda, bunun 5500 metresini, 30 Ocak 2009’da açmıştık. Şimdi sadece Daruşşafaka ve Hacıosman arası kaldı onun da inşaatını Aralık ayında bitirdik ve bu ay testlere başlıyoruz.

>> Talimatımla Seyrantepe Stadı’na bir istasyon eklendi.

>> Ben burada yuhlama olacağına inanmıyorum çünkü sizin ferasetinize inanıyorum. Ama bir gerçeğinde bilinmesini istiyorum. Biz hiçbir zaman ülkemizde ayrımcılıktan yana olmadık olmayacağız.

>>Biz Galatasaray gibi güzide bir kulübümüzün, adeta belli bir yere sıkışmış olan, muhteşem bir tesise kavuşmasını gelen talep üzerine yerine getirdik. Merhum Özhan Canaydın bana bu talebi getirdiği zaman olumlu karşıladım.

>>İhaleyi ilk alan firma bu işi götüremedi. Biz ne olursa olsun TOKİ olarak bitireceğiz dedik.

>> Birileri çıkıyor Seyrantepe Stadı’nda, burada şunun şunun emeği var diyor. Seyrantepe Stadı’nın A’dan Z’ye yatırımında, Galatasaray Kulübünün bir Allah kuruşu yoktur. Tamamıyla bu tesis TOKİ tarafından yapılmıştır ve Galatasaray Kulübümüzün de kullanma hakkı olarak kendisine tahsis edilmiştir.

>> Şimdi burada ben farklı bir kulübe, devlet bakanım farklı bir kulübe gönül vermiş olabilir. Ama bunların hepsini biz bir kenara koyduk. Niye? Çünkü Galatasaray bizim beynelminel bir kulübümüz ve ülkemizi uluslar arası futbolda tanıtmış bir kulübümüz. Buna böyle bir yer yakışır dedik.

>> Dün akşam resmi açılışı yapacağız. Tüm oradaki olumsuzluklar sahiplerinindir. Galatasaray camiamızı tenzih ediyorum. Onlarda rahatsız olmuştur. Bizim de üzüntümüz budur. Sadece 310 trilyonluk yatırımla kalmadık, bunun yanında gerek metre gerekse oradaki kavşak düzenlemesiyle birlikte, oradaki yatırımın toplam bedeli 600 trilyonu bulmuştur. Herhalde böyle bir yatırımın karşılığı bu olmamalıydı diye düşünüyorum. Ama biz ne diyoruz. At denize balık bilmezse halik bilir.

>> Taksim’den çıkıp 10 dakikada stada ulaşım. Tünel bağlantısı hepsi var. Burada acaba kaç dakikada giderim yok. Taksim’den ben metroya bindiğim zaman ben Seyrantepe Arena’dayım diyorsun. Marmaray bittiği zaman, Anadolu Yakası’ndan gelirken zamanı istediğin gibi kullanacaksın.

>> Bugün aynı zamanda resmi açılışını yapıyoruz. Burada dünya basketbol şampiyonası oynanırken bu bir fiili durumdu. Resmi açılışını bugün yapıyor.

>> Biz eser kazandırmanın peşindeyiz. Biz Türkiye’nin meselelerini tek tek çözme gayreti içindeyiz. Son bir ay içinde, Konya’da onlarca eserin açılışını yaptık, Ankara’da Konya hızlı tren hattının test sürüşünü gerçekleştirdik.

>> Muş’ta bir kalemde 106 eserin açılışını yaptık. Bitlis’te 72 eserin açılışını yaptık. Erzurum’da kış olimpiyatları için eserlerimizi açtık. Kars’a geçtik 43 açılış yaptık. Dün Muğla’daydım 33 eser kazandırdık.

>> Akşam saatlerinde de malum Seyrantepe’nin açılışını yaptım. Biz bütün bunları yaparken muhalefet ne yapıyor? Bol bol laf üretiyor. Onlar laf biz eser üretiyoruz.

>> Bizi manşetler getirmedi. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyoruz dedik.

>> Şimdi ufaktan ufağa o bedel ödeniyor. Biliyorsunuz, ana muhalefet paritisinin kurultayında, bazı gazeteciler ayakkabılarını çık.

>> Bu gazeteciler alkışla kalmadılar. Sonra da genel başkanları gibi iftirayla hakaretle küfürlerle partizanlıklarını gösterdiler. İşte geçen hafta da ödüllerini aldılar. Başbakan’a, bakanlara hakaret eden, bunu da köşesinde yazacak kadar ileri giden, aynı zamanda basın konseyi’nin de başında olan şahıs ana muhalefet partisinden rozetini aldı.

>> Kimmiş Candaş medya, kimmiş yandaş medya dökülmeye başladılar. Lime lime dökülüyorlar. Hayırlı olsun. Bunların hepsi bizim için çok güzel şeyler. İstanbul il başkanlığına da bir atama yaptılar. O şahıs, 2001-2004 yılları arasında TMSF’de görev almış. TBMM yolsuzlukları araştırma komisyonu bu şahısla ilgili yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle yargılanması için rapor hazırlamış. Raporun altında kimin imzası var biliyor musunuz? O dönem CHP milletvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu. Dün yolsuzluk yaptı yargılansın diyorsun, bugün partisinin en önemli ili olan İstanbul’un il başkanlığına getiriyorsun.

>> Başörtüsü dedi akşam çark etti, genel af dedi U dönüşü yaptı. Mersin’de analar ağlasın diyen arkadaşı için gereğini yapsın dedi. Havuzlu villa deyip bize saldırdı. Bir de baktık ki beyefendinin havuzlu villası ortaya çıktı. Çarşaf liste dedi blok liste uyguladı. Suçludur yargılansın dedi getirdi il başkanı yaptı.  Halk oylamasında herkesi hayır demeye çağırdı, kendisi bile oy kullanamadı.

>> En son yaptığını gördünüz değil mi? RTÜK kanunun 25. maddesinden dolayı hızını alamıyor bize hakaret edemiyor. 25. maddenin CHP’nin koalisyonu zamanında yasaya konduğunu bilmiyor. CHP’nin genel başkanı tüm o üfürmelere rağmen tutarlılık görüntüsü vermiyor. Biz her zaman söylüyoruz, Türkiye’de muhalefet boşluğu var. Onun için yalan üretiyor, iftira üretiyor. Biz her zamanki gibi takdiri yüce milletimize bırakıyoruz.

>> Benim milletim Haziran geldiğinde sandık kurulduğunda kendisine hizmet edenle iftira üreteni en iyi şekilde ayırt edecektir.

>> İstanbul bizim göz bebeğimiz. İstanbul bizim aşkımız, sevdamız. İstanbul Türkiye’nin özeti. Biz İstanbul’da edindiğimiz tecrübeyle 81 vilayetin hizmetkarı olduk.

>> Kars’ta o heykelle ilgili sözleri bir toplu açılış töreninde ifade ettim. Kars’ta 43 eserin açılışını yaptık. O eserleri içinde, Tigran Honest Ermeni Kilisesi vardı ve yine aynı yerde 8 cami, 8 kilise bulunuyor. Biz bu hükümet onların tamamını restore ediyoruz. bunları biz zenginliğimiz olarak görüyoruz. Bize bu eleştirileri gönderenler, hatta daha ileri gidip hakaret edenler, bir kere gidip bu Kars’taki ucube diye nitelendirdiğim o eseri görmüş değiller ve görmeden konuşuyorlar.

>> Duyduklarıyla konuşuyorlar. Şu andaki belediye başkanından önceki belediye başkanını, partimden biz belediye başkanı yapmadık. Çünkü orada öyle bir eserin yapılmasını istemedik. 1.2 trilyon. Arkadaş öncelikler denilen bir şey vardır yatırımda. Kars’ın bunlardan önce alt yapıya üst yapıya ihtiyacı var. Kaldı ki özellikle Hasan El Harekani hazretlerinin meftun olduğu yerdeki cami türbesi, etraftaki tüm camiler, kütüphaneler, orası savaş görmüş bir yer. Bunların hepsini yok farz ediyorsun. En tepe noktaya bu eserin yapımına müsaade ediyorsun.
Hani dünyayı tanıyordunuz. Bunu ben söylemiyorum. Tüm dünyadaki alkol standartlarına bakın. Onlar bunu yalanlaıyor. Dürüst olun… Dürüst..

>> İlk göreve başladığımızda 5 sene once otobüslerden trenlerden erkekleri kadınları ayıracaklar dediler. Hani ne oldu attık mı? Ama bunlara milletim inanmıyor. Onlar gerçekleri biliyor. Biz modern düzenlemeleri yapıyoruz. Ne düzenlemeyi okurlar ve fırsatçı bir anlayışla hükümeti nasıl yıpratırızın peşindeler.

>> Hangi tezgahı kurarsa kursunlar benim milletim bu tezgahları çok iyi biliyor. Kimin yasakları savunduğunu yasaklara sığındığını çok iyi biliyor. Biz bu oyunu bozacağız milletim bozacak.

>> Bir kez daha İstanbul’a kazandırdığımız 36 eser hayırlı olsun. Arkadaşlarımı, yüklenici firmaları tebrik ediyorum. Durmak yok hizmete devam diyerek hepinizi selamlıyorum.

Başbakan Erdoğan’a büyük ayıp

In Spor on 15 Oca 2011 at 21:45

Başbakan Erdoğan'a büyük ayıp

Galatasaray’ın Türk Telekom Arena stadının açılış töreni Başbakan Erdoğan’a büyük bir ayıba sahne oldu.

Başbakan Erdoğan Türk Telekom Arena Stadının açılışına katıldı. Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, şu konuşmayı yaptı:

“Değerli misafirler, sevgili Galatasaraylılar hoş geldiniz. Bugün tarihi bir gün. Takımımızda yeni bir dönem başlıyor. Stat dezavantajı, avantaja dönüşüyor. TT Arena’da büyük zaferlere imza atacağız. Bu stadın yapımında emeği geçen binlerce insan oldu. Ancak bu stadı yaparken, başından bu güne kadar her safhasında yardımcı olan sayın başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Kendisine teşekkür ediyoruz. Sağolsun, varolsun. TT Arena’nın gücü ile takımımız uluslararası başarıları bu stada taşıyacaktır. Bizim sizden tek isteğimiz sürekli destektir. Yeni stadımız bereketli ve hayırlı olsun.”

Konuşma esnasında Arena’da Başbakan Erdoğan’ın adı geçince taraftarlardan “yuh” sesleri geldi. Bunun üzerine programında olmasına rağmen Galatasaray’ın, Ajax ile yapacağı özel maçı Başbakan Erdoğan izlemeden stadı terk etti. Başbakan Erdoğan’ın Galatasaray’ın yeni stadının yapımı esnasında çalışmaları yakından takip ettiği biliniyor.

TÜRK Telekom Arena Stadı’ nın açılışında skandal yaşandı. Stada geçen emeği herkesçe bilinen Başbakan Erdoğan bazı kişiler tarafından yuhalandı. Kendini bilmez bir grubun saygısızlığı büyük tepki çekerken Başbakan, stadı terk etti. Böylece muhteşem stadın açılışı bir ayıpla tarihe geçti.

YiNE AYNI SAYGISIZLIK

Dünya Basketbol Şampiyonası’nda da benzer bir saygısızlık yaşanmıştı. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan milli maç sırasında yine bir grubun terbiyesizliğiyle karşılaşmıştı. Millerimiz daha sonra bu ayıp için özür dilemişti.

ÖZGENER: ÇOK ÜZGÜNÜZ

TT Arena’nın açılış programına katılan Başbakan Erdoğan’a yönelik, bazı taraftar gruplarının tepkisi nedeniyle stattan erken ayrılmasına Futbol Federasyonu Başkanı Özgener, Erdoğan’ın olaya çok üzüldüğünü söyledi. Erdoğan’la birlikte açılışa gelen bakanlar da stattan ayrıldı.. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, ‘Bu stadın yapımında büyük çabaları olan Başbakanınımıza bu türk protestolar doğru değildi’ dedi.

Dünyayı titreten Osmanlı korkusu

In Gündem on 30 Kas 2010 at 09:50

Wikileaks’in yayımladığı ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait belgelerin çoğu, söylentilere dayalı iddialardan oluşuyor. ABD eski Büyükelçisi Jeffrey’in belgesine göre, ABD için en büyük potansiyel tehlike ise “Türkiye’nin yeni Osmanlı” politikaları…

Wikileaks uzunca bir süredir merakla beklenen ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait belgeleri yayımladı. Belgeler, 2004 yılından bu yılın Mart ayına kadar yapılan 250 bin adet diplomatik gizli yazışmayı içeriyor. 250 bini aşkın belgenin 7 bininde Türkiye geçiyor. Gizli belgelerin çoğunun ajanlar ile siyasiler, bürokratlar ve bilim adamlarının söylentilere dayalı iddialarından oluştuğu ortaya çıktı.

Belgelerin yayınlanmasından 18 saat sonra belgelerin gerçek olduğunu kabul eden Beyaz Saray, iddiaların ABD’nin resmi politikasını yansıtmadığını birdirdi, ancak belgelerle birçok kurumun üst düzey görevlilerinin ABD’lilere bilgi verdiği ortaya çıktı.

Açıklanan belgelerden 8 bin 17′si ABD Dışişleri Bakanlığı kaynaklı. İkinci sırada ise Ankara’dan gönderilen 7 bin 918 belge yer alıyor. Diğer başkentler ise şöyle sıralanıyor:

“Bağdat: 6 bin 677. Amman: 4 bin 312. Tel Aviv: 3 bin 194. Kabil: 2 bin 961.Beyrut: 2 bin 368. “

Türkiye ile ilgili bölümlerin çoğu ise dedikodu ve yoruma dayanan bilgilerden oluşuyor. Türkiye ile ilgili bölümlerin bulunduğu belgelerden en önemlisi ABD eski Büyükelçisi James Jeffrey’in 20 Ocak 2010 tarihli “hizmete özel” belgesi. ABD için en büyük potansiyel tehlikenin Türkiye’nin “Ortadoğu ve Balkanlar’da yürüttüğü yeni Osmanlıcı politikaları” olduğu belirtilen belgede, bu  ”geçmişe dönme” eğiliminin çok  açık olduğu ve “Türklerin, daha İslami ve endişe verici bölgesel aktörlerle”  işbirliği yapma eğiliminin yeni sorunlar oluşturacağı ifade edildi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Türkiye’nin yüzünü daha fazla  doğuya dönmesiyle ilgili olarak yapılan “yeni Osmanlıcılık” yorumlarını reddetmek yerine “kucakladığının” belirtildiği belgede,Davutoğlu’nun kendisinin “Gazze’de savaşmış bir Osmanlı askerinin torunu olduğu” kaydedildi.

DAVUTOĞLU OSMANLI ASKERİNİN TORUNU

Belgede, Türkiye’nin yeni dış politikasının ABD için “karmakarışık” bir durum olduğu belirtilerek, bölgesel yüklerin sırtlanmasının ABD’yi rahatlatacağı ancak “kontrol kaybını” da beraberinde getireceği ifade edildi.

TSK’NIN MÜDAHALE PLANI VAR

ERGENEKON YORUMU: DUMANIN ARKASINDA ATEŞ VAR

Wikileaks ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’nin “hizmete özel” nitelikli “Balyoz Operasyonu” belgesini yayımladı  ”Dumanın arkasında bir miktar ateş olduğunu” belirten Jeffrey, “silahlı kuvvetlerin, gerekli olduğunda siyasete müdahale etmek için planları olduğunu” belirtiyor

Wikileaks’in yayınladığı belgelerden birinde ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James F. Jeffrey, 23 Şubat 2010′da “Hizmete özel” nitelikli bilgi notunda ‘Balyoz Operasyonu’nu değerlendiriyor. Konunun, basında geniş şekilde yer almasına rağmen Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ya da hükümetin açıklama yapmadığı, Başbakan Erdoğan’ın da ‘polisin yasalar doğrultusunda hareket ettiğini söyleyerek’ geride durmayı tercih ettiği” kaydediliyor.

Bülent Arınç polemikçi

James Jeffrey, “taarruz vazifesini üstlenen” Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “daha polemikçi” olduğu yorumunu yapıyor. TSK’dan resmi bir açıklama gelmediğini ancak dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un gelişmeler üzerine, “beklenmedik bir adım atarak” Mısır seyahatini ertelediğini ve üst düzey komutanlarla acil bir toplantı yaptığını bildiren Jeffrey, tutuklanan askerlerin kimlikleri ve görevleriyle ilgili bilgi veriyor.

Belgeye göre James Jeffrey, “Ergenekon meselesiyle” ilgili bazı konu başlıklarını da özetliyor. “Dumanın arkasında bir miktar ateş olduğunu” belirten Jeffrey, “silahlı kuvvetlerin, gerekli olduğunda siyasete müdahale etmek için planları olduğunu” belirtiyor.

Vesayeti dizginlemek için

Jeffrey, “AB ve bir kısım (orduyu siyasetin dışında görmek isteyen) anti-Erdoğancı Türkler tarafından da desteklenen” Başbakan Erdoğan’ın, ordunun bu vesayetçi (droit de regard) statüsünü dizginlemek istediğini kaydediyor.

Jeffrey, “bütün olanların, eşkıyaca ve otoriter davranan polisin ve yargının davranışlarını kötüleştirdiğini” ileri sürerek ABD’de yasal sürecin uygulanması sırasında, “geçerli kanıtlar bulunmadan ve dava açılmasına gerek olduğuna hükmedilmeden” kimsenin gözaltına alınmadığını, tutuklanmadığını savunuyor.

James Jeffrey’nin “TSK için kötü mü? AKP için iyi mi?” ara başlığıyla yazdığı bölümde, “Ordunun, AK Parti’nin yönetiminden derin bir şekilde rahatsız olduğunu ve çileden çıktığını” dile getiriyor.

CHP bir avuç gürültücü elitist

Wikileaks belgelerinden birinde CHP’yi kızdıracak sözler yer alıyor. CHP için “bir avuç gürültücü elitist” ifadelerini kullanan ABD Ankara Büyükelçiliği, Baykal’ın Başbakan Erdoğan’a yönelttiği eleştirilerden de “alışılagelmiş sızlanmalar” diye söz ediyor

Wikileaks sitesinin açıkladığı ABD’nin Ankara Büyükelçiliği tarafından 30 Aralık 2005′te “gizli” ibaresiyle gönderilen “İki yıllık iktidarın ardından Başbakan Erdoğan ve AK Parti” başlıklı belgede AK Parti iktidarının 2 yılı değerlendirilirken CHP hakkında kullanılan ifadeler dikkat çekiyor.

CHP’den “bir avuç gürültücü elitist” olarak söz edilen belgede şu ifadeler yer alıyor:

“Erdoğan, parlamentonun üçte iki çoğunluğunu elinde bulunduruyor. Merkez soldaki anamuhalefet CHP, bir avuç gürültücü elitistten fazlasını oluşturmuyor. Şu anda Erdoğan’ın belagattaki baskınlığı ve merkez sağ çoğunluğun kalplerindeki sosyal sorunlar hakkındaki tartışmaları kontrolü; diğer parti liderlerinin siyasi iflasları ile siyasi partiler ve seçim yasalarının namuslu ve yeni adayların siyasete girmesi üzerindeki boğucu etkisi yüzünden geniş çaplı bir siyasi alternatif bulunmuyor.”

CHP için belgede İngilizce “a bunch of elitist ankle-biters” ifadesi kullanılıyor. Bu ifade İngilizcede “çaylak okul çocukları, paçadan düşmeyen küçük k…k sürüsü, yeteneksiz ama hırçın futbolcu” anlamlarında da kullanılabiliyor.

ALIŞILAGELMİŞ SIZLANMALAR

Belgede ayrıca, dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Başbakan Erdoğan’a yönelttiği eleştirilerden “alışılagelmiş sızlanmalar” olarak söz ediliyor. Belgede, “CHP Genel Başkanı Baykal, eski büyükelçi Gündüz Aktan ve siyaset bilimci Hasan Ünal gibi üst düzey muhalifler Erdoğan’ı sert bir şekilde eleştirmeyi sürdürüyorlar. Ancak bunlar, onların alışılagelmiş sızlanmaları” ifadeleri yer alıyor

Mükemmelliyetçi işkolik ve adil bir lider

Wikileaks’in açıkladığı bazı belgelerde Başbakanlık’tan üst düzey bir yetkilinin ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne Başbakan Erdoğan’ın kişiliği hakkında bilgi aktararak, Erdoğan’ın “mükemmelliyetçi, işkolik, adil ve merhametli bir kalbe sahip olduğunu” belirttiği kaydediliyor

Wikileaks’de yayımlanan 26 Temmuz 2007 tarihli, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği belgesinde Başbakanlık’tan “üst düzey bir yetkiliye” dayandırılarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a dair görüşlere yer verildi. Söz konusu üst düzey Başbakanlık yetkilisinin “İçerden birisi (insider)” olarak nitelendirildiği belgede, Erdoğan çevresindekilerin iyiliğini isteyen, “mükemmelliyetçi bir işkolik” olarak tanımlandı. Belgede şunlar belirtildi:

“İçerdekine göre patronu Erdoğan, çok demokratik, ancak genel tanımlaması daha çok, nüfuzundakileri katı otokratik kurallara göre yöneten cömert ve baskın bir figür olduğu yönünde.”

Belgede bu görüşlerin tek bir kişinin izlenimleri olduğu belirtildi ve bu kişinin Erdoğan ile yakın bir mesai içinde olduğuna dikkat çekildi. Üst düzey yetkilinin Erdoğan’ın kişisel tarzına ilişkin görüşlerini aktardığı ifade edilerek, Erdoğan’ın gerek kendisinden gerekse çevresindekilerden mükemmel iş beklediği, hatta mükemmel işleri bile daha da geliştirmek için yollar yarattığı belirtiliyor.

İşkolik olarak tanımlanan Erdoğan için 3 günlük tatil süresinin bile uzun olduğu, çevresindeki personelin aynı tempoda çalıştığı belirtiliyor. Belgede daha sonra şu ifadeler yer alıyor:

“Başbakanı iyi tanırsanız, bizim temas kurduğumuz kişinin de bize söylediği gibi çok inatçı olduğunu anlarsınız. Aklı birşeye takıldığı zaman, hatta birşeye inandığı zaman onu hiçbir şey vazgeçiremez. Erdoğan çok kararlı bir kişi. Ayrıca yabancı liderler de dahil insan insana iletişimde çok yetenekli ve etkili birisi. (İçerdeki yetkili) örnek olarak Başkan (George) Bush ile uzun toplantısını ve hatta buz gibi (Rusya Başbakanı Vladimir) Putin’in Erdoğan’ı kucakladığını hatırlattı.”

Merhametli bir kalbi var

Belgede Başbakan Erdoğan’ın çalışanları ile ilişkilerinde adil bir insan olduğu da belirtilerek, personelini desteklediği ve ihtiyaçlarına karşı ilgili olduğu kaydedildi. Söz konusu belgede “(İçerdeki yetkili) Erdoğan’ın merhametli bir kalbi olduğunu ve çalışanlarında muazzam bir sadakate neden olduğunu belirtiyor” denilerek, Başbakan Erdoğan zırhlı arabasında kilitli kaldığı zaman camı balyozla kırarak Erdoğan’ı kurtaran, ancak hayatını da tehlikeye atan koruması Halit’i, bu hatasına rağmen işinde tuttuğu, basında pek çok haber çıkmasına rağmen Halit’in bu hatalı davranışını kendisine yönelik bir sadakat ve sevgi olarak değerlendirdiği bildiriliyor.

Önce eteğindeki taşları döksün

Başbakan Erdoğan, Wikileaks’in yayınladığı belgelerle ilgili olarak “Önce eteğindeki taşları döksün görelim. Sonra gerekli açıklamayı yaparız” ddeğerlendirmesinde bulundu.

Libya’ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde düzenlediği basın toplantısında ziyaretine ilişkin bilgi veren Başbakan Erdoğan daha sonra soruları yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, Wikileaks’in yayınladığı belgelerle ilgili bir soruyu üzerine şunları söyledi:

”Şu anda WikiLeaks’in eteklerinde neler var, bunları bir döksün görelim. Ondan sonra da bunların ne kadar ciddi, ne kadar gayri ciddi olduğunu öğreniriz. Çünkü WikiLeaks’in ciddiyeti şüphelidir. Bu bakımdan şu anda sadece biz eteklerindeki taşın dökülmesini bekliyoruz. Ondan sonra da değerlendirmesini yapar, gerekli açıklamaları yaparız.”

KAPATMA DAVASI ÜLKENİN GELECEĞİNE DARBE OLUR

2008 yılında AK Parti’ye karşı açılan kapatma davası da Wikileaks’ın sızdırdığı belgeler arasında yer aldı. “AK Parti’nin kapatılması davası bu ülkenin geleceğine bir darbedir” ifadesinin yen aldığı belgede, AK Parti’nin kapatma davasının ülkenin geleceğini yakından ilgilendirdiği yazıyor. Büyükelçi Ross Wilson tarafından kaleme alınan ”AKP’nin Kapatılmasının Sonuçları ve Bizim Duruşumuz” başlıklı ve ‘Hizmete özel” koduyla yazılan 04 Kasım 2008 tarihli belgenin giriş cümlesinde, ”AK Parti’nin kapatılması davası bu ülkenin geleceğine bir darbedir” ifadelerine yer verildiği dikkat çekiyor. Belgede ABD’nin öncelikleri ise ”Türkiye ile ortak çıkarlar çerçevesinde çalışma yeteneğinin muhafaza edilmesi ve ülkedeki demokratik sürecin geniş anlamda desteklenmesi” olarak sıralanıyor ve ”Türkler arasında yapılan bu gürültülü, tarihi tartışma ve siyaset yürütmenin”, Türkiye’deki demokrasinin olgunlaşmaya devam etmesi açısından hayati önem taşıdığına işaret edilerek, ABD’nin buna saygı göstermesi ve Türk siyasetine ilişkin görüş belirtmekten kaçınması yaklaşımını benimsemesi tavsiye ediliyor.BUGÜN

 

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.