H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘CHP’

Diyarbakır’da terör örgütünden CHP’ye destek

In Siyaset on 30 May 2011 at 12:01

Diyarbakır’da her eylemden sonra evleri ve esnafları tek tek gezen örgüt sempatizanları bu sefer CHP‘ye destek için gezdi. Örgüt yandaşları iki gündürDiyarbakır‘da esnafa, “Salı günü CHP mitingi var, kepenkleri açabilirsiniz, mitinge de gidebilirsiniz. Ama Çarşamba günü kepenkleri kapatacaksınız ve Erdoğan’ın mitingine gitmeyeceksiniz.” şeklinde tehditlerde bulunuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin Hakkâri’de düzenlediği mitinge yaklaşık 5 bin kişi katılmıştı.

Hakkâri’de bugüne kadar en fazla 200 oy alan CHP‘ye terör örgütü PKK ile BDP’nin destek verdiği ortaya çıkmıştı. Bölgede AK Parti’nin miting düzenlemesinden rahatsız olan terör örgütün bunu engellemek için elinden geleni yapıyor. Örgüt AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Hakkâri ve Şırnak’ta düzenlediği miting öncesi esnafı tehdit ederek kepenkleri kapattırmıştı. Başbakan’ın kepenkleri zorla kapatıldığını belirtmesi üzerine BDP’li yöneticiler esnafın kendi istediğiyle kapattığını iddia etmişti. Ancak Diyarbakır‘da esnafa zorla kepenk kapattıran 6 olayın yaşandığı kısa süre önce basında yer almıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarınDiyarbakır İstasyon Meydanı’nda yapacağı mitinge terör örgütü internet üzerinden de destek veriyor. Kendisine ‘Kürdistan Demokratik Halk İnisiyatifi’ ismini veren bir grup halkı Başbakan Tayyip Erdoğan’ı Diyarbakır‘da protesto etmeye çağırarak, “AKP’nin elini kolunu sallayarak gelip halkımıza hakaret etmesine ve miting gerçekleştirmesine izin verilmeyecektir.” ifadelerine yer verdi.

Halkı tehdit eden ifadeler kullanan sözde inisiyatifin CHP için hiçbir ifade kullanmaması dikkat çekti.

Terör örgütü, “Amed kentimizde yaşayan tüm halkımıza, siyasal düşüncesi ne olursa olsun ‘Ben insanım’ diyen herkesi AKP faşizmine dur demek için Kürt halkı üzerinde seçim rantı olarak uyguladığı katliama karşı durmak, teşhir etmek için 1 Haziran mitingine gitmemeye çağırıyoruz. AKP’nin imha, inkâr, tekçi ve katliamcı uygulamalarının hat safhada olduğu bugünden sonra AKP’ye oy veren, mitingine giden her bireyin eli Kürt halkının kanına bulaşmış olacaktır.” denilerek halk doğrudan tehdit edildi.

Şırnak’ın Uludere ilçesinde öldürülen terör örgütü mensupları için KCK’ın yas ilan etmesinden sonra başlattığı kepenk kapatma eylemine CHP de destek vermiş, Diyarbakır‘daki seçim bürosunu kapatmıştı.

CİHAN

Gezmiş’ten Kılıçdaroğlu’na şok sözler

In Gündem on 26 May 2011 at 13:59

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam kararının Meclis’ten geçmesini sağlayan dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşmelerine tepkiler dinmiyor. Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş idam edilen üç gencin babasının Meclis’teki oturumda Demirel’in idam kararı çıkarmasına gözleriyle tanık olduğunu belirterek Demirel ile Kılıçdaroğlu’nun yakınlaşması ve Haberal’ın adaylığı için “Bunu CHP tabanına izah edemezler. CHP tabanı seçimde tepki verir” dedi. Bora Gezmiş, Star’ın soruları üzerine şöyle konuştu: “Deniz Gezmişlerin olayında, sadece Demirel’in dahli yok. Önce cunta var, sonra Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Nihat Erim de, idam edilmesi taraftarıydı. Tek suçlu değil belki ama hiç de masum değil.”

Cunta mı gelip senin elini kaldırdı

“Demirel, ‘O dönem gücümüz yoktu, bize baskı yapılıyordu, TBMM’yi açık tutmak zorundaydık’ gibi bahaneler öne sürüyor. O oturumu izleyen babam anlattı. Demirel, hem idama evet diyor, hem de arkasına ‘Bakın, ben evet diyorum’ anlamında bakıyor. ‘O anda elimizde imkan yoktu’ diyor. Cunta gelip senin elini mi kaldırdı? Bunun başka izah tarzı yok. Onu babam anlattı. Üç baba orda. Hüseyin’in, Yusuf’un babası da orda. Üç baba izleyici koltuklarından izlemişler.”

Denizleri astıranı niye vekil yaptın

“Örneği Baki Tuğ savcı yardımcısıdır. Mahkeme Savcısı, Keramettin Çelebi bir kez konuştu. ‘Ya orada iddianameyi ben hazırladım, ne varsa ben yaptım. Baki Tuğ bir köşede oturdu’ dedi. Baki Tuğ kendiniDeniz Gezmiş’i astıran adam olarak pazarladı. Sonra onu milletvekili, bakan yaptılar. Ali Elverdi, geçenlerde öldü. O da milletvekili oldu, hatta Bursa’da Denizler’i astıran adam Ali Elverdi geliyor diye anons ettirdi. Madem böyle şeylere karşısın, niye Denizler’i astıran adamla, hiçbir özelliği olmayan adamı vekil yaptın?”

CHP’nin İmam Hatip projesine tepki

In Siyaset on 26 May 2011 at 10:15

CHP’nin iktidara gelmesi halinde “ihtiyaç fazlası” diyerek yaklaşık 470 İmamHatip Lisesi’ni kapatacağını açıklaması ortalığı karıştırdı.

CHP’nin imam hatip liselerinin kapatılmasını öngören vaadine tepki yağdı. Milli Eğitim eski Bakanı Sağlam, aynı zihniyetin 28 Şubat’ta da İHL’leri yok etmeye çalıştığını hatırlatırken “Bu oyun tutmadı” dedi. HAS Partili Korkutata, projeyi CHP’nin İHL alerjisine bağlarken,BBP’li Destici “Asla izin vermeyeceğiz” ifadesini kullandı. CHP’nin ‘Eğitim Raporu’nda yer alan ve imam-hatip liselerinin kapatılmasına yol açacak seçim vaadine eğitim sendikaları ve siyasilerden sert tepki geldi. Milli Eğitim eski Bakanı Mehmet Sağlam “Suyu geriye akıtmaya çalışıyorlar” dedi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Destici, “İmam-hatip liseleri milletindir kimse kapatamaz” uyarısında bulundu. HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüsamettin Korkutata, CHP’nin yetiştireceği din adamlarının cuma namazının kazaya bırakılmasını savunacağını dile getirdi.

28 ŞUBAT’TAKİ OYUNUN AYNISI

CHP’nin imam hatip liseleriyle ilgili vaadine en sert tepki AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sağlam’dan geldi. CHP’nin bu görüşleri yıllardır savunduğuna dikkat çeken Sağlam, şunları kaydetti: “Sekiz yıllık eğitim tartışmaları sırasında da bunu gündeme getirdiler. Kadından imam olmaz diyerek kızların imam hatibe alınmasına karşı çıktılar. Sekiz yıllık eğitim ile ilgili tartışmalar sırasında bunu gündeme getirerek imamhatiplerin sayısını azaltmayı düşündüler. Diyanet’in ihtiyacı kadar öğrenci alınsın diyerek kapatmayı amaçlıyorlardı. Ancak başaramadılar. CHP’nin bu görüşleri yeniden gündeme getirmeyi düşündüğü görülüyor. 28 Şubat sürecinde meslek lisesi mezunlarının üniversiteye gidişini önleyerek imam hatip liseleri başta olmak üzere tüm meslek liselerini bitirmek istediler. Bu oyun tutmadı.”

CHP DİN EĞİTİMİNE KARŞI

BBP Genel Başkan Yardımcısı Destici, CHP’nin çalışmasına şiddetle karşı çıkacaklarını vurguladı. CHPzihniyetinin dinin öğretilmesine soğuk baktığına işaret eden Destici şöyle konuştu: “CHP çocukların dini eğitim almasına karşı. Bu binaların hepsi milletin kursağından kestiği paralar ile yaptırılmıştır. Kapatmaya kimsenin gücü etmez. 28 Şubat sürecinde bile kapatamadılar.” HAS Partili Korkutata da CHP’nin imam hatip konusundaki alerjisini bildiklerini anlattı. Korkutata, “CHP kendine göre din adamı yetiştirmek istiyor” ifadesini kullandı.

Öğrenciye tuhaf espri: Kasetin çıkmasın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bayburt’ta ‘yeni CHP’ söyleminin altını bir kez daha çizdi. CHP lideri, “Yeni CHP, halkın partisi olacak, ezilenlerin, işsizlerin, işçinin, köylünün, esnafın partisi olacak. CHP sizin partiniz olacak” dedi. Mitingin ardından parti otobüsüyle şehir turu atan Kılıçdaroğlu, sanayi çarşısı esnafıyla çay içti. Girdiği oto tamircisinde esnafla bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen ilköğretim 8. sınıf öğrencisi Burak Dursun’a çok tartışılacak bir ifade kullandı. Burak isminin anlamını soran Kılıçdaroğlu, öğrenciden “bilirem” cevabını alınca tebessüm etti. Burak’a kız arkadaşının olup olmadığını soran ve “çok” yanıtını alan Kılıçdaroğlu, bu sefer de “Sen çapkın bir erkeksin o zaman. Dikkatli ol kasetin çıkmasın sonra” dedi. Kılıçdaroğlu ile beraberindekiler, öğrencinin “kasetim çıkmaz” cevabına uzun süre güldü.

CHP BİZİ ÜZDÜ KABUL EDİLEMEZ

İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) Başkanı Hüseyin Korkut: Yarım asırdır Türkiye’de eğitim veren kurumların böyle bir öngörü ile programa alınmış olması bizi üzdü. İmam Hatip Liselerinin böyle değerlendirilmesi kabul edilemez. Bu okullarda halkın çocukları eğitim alıyor. Hem mesleğe hem yüksek öğretime bireyler yetiştiriyor. Engellemelere rağmen halkın bu talebi her zaman var.CHP‘nin bunu görmesi hissetmesi lazım. Bunu göremiyor olmak ciddi bir eksikliktir. Umarız yanlışlarını düzeltme yoluna giderler.

DİN DÜŞMANLIĞININ DIŞA VURUMU

Eğitim-Bir-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu: Hazırlanan eğitim raporu, açılım ve değişim sözlerini ağzından eksik etmeyen, ancak bu kavramlara sözden öte bir anlam katamayan CHP‘nin din düşmanlığının dışa vurumudur. İmam-Hatip mezunlarının polis olmasından rahatsız olup bunu yargıya taşıyan CHP‘nin, meslek liseleri üzerinden imam-hatipleri kapatma çabası tam bir şark kurnazlığıdır. İmam-Hatip Liselerinin dışındaki hiç bir meslek lisesinin gündeme gelmeyip, meslek lisesi tartışmasının İmam-Hatipler üzerinde yürütülmesi de gerçek niyetlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Eğitimde fırsat eşitliğini savunuyor görülürken imam-hatiplerin kapanmasını sağlayacak uygulamaları hedef olarak önüne koyan bir partinin niyetinin samimi olmadığı görülmektedir. Lise eğitimini İmam-Hatip’lerde görmek isteyenlerin bu demokratik hak ve taleplerinin engellenmesi aynı zamanda bir insan hakkı ihlalidir. Milletimiz, gözleri önünde oynanan oyunu görmektedir. Milli ve manevi değerleriyle kavga etmeyi gelenek hale getiren, dinle barışmak yerine her seferinde kavga eden zihniyete hak ettiği cevabı da verecektir.

RAHATSIZLIK DUYULMAMALI

Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk: İmam hatipler bu ülkenin gerçeğidir. MEB’in hazırladığı müfredat doğrultusunda dini ve kültürel eğitim verilen İHL’nin varlığı bu ülkede kimseyi rahatsız etmemelidir. Rahatsız olunacak bir şey varsa devletin kontrolü dışında bir din eğitimi yapılmasıdır. MEB’in kontrolü ve Türk milli eğitiminin amaçları doğrultusunda bir din eğitiminin yapılmıyorsa bundan rahatsızlık duyulabilir. İHL’den rahatsızlık duyulmasını biz anlayamayız. Böyle bir şeyi de kabul etmeyiz. Türkiye’nin meselesi bu değil. Kimse bu ülkede din üzerinden siyaset gütmesin. Artık din üzerinden ve din taraftarlığı ve din aleyhtarlığı anlamında bir siyasete milletimizin fırsat vermeyeceğini düşünüyorum. Siyasi partilerin de milletimizin hassasiyetlerini değerlendirerek politikalar geliştirmesi doğru bir yaklaşım olur.

Amaç din eğitimini engellemek

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar: İmam Hatip Liseleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı diğer okullar gibi eğitim veriyor. Kuruluş amacı imam yetiştirmek değil. Rapor İmam Hatip Liselerine karşı bir tavırdır. CHP, din eğitimi verilmesini engellemeye çalışıyor. Böyle bir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Seçimdöneminde açıklaması Türkiye’yi üzmüştür.

HABER: Bilal ÇETİN-Tuna KUŞOĞLU-Nesrullah SONAY

Arıtman’dan Kılıçdaroğlu’na tepki

In Siyaset on 24 May 2011 at 11:39

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yerel yönetimlere özerklik vadetmesine tepkiler çığ gibi büyüyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun, Hakkari’deki mitingde yerel yönetimlereözerklik vadetmesine ilk eleştiri kendi partisinden geldi. İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Hakkari’de söylenen sözlerle ilgili tabanın görüşünün alınmadığını, bu vaadin kurultay kararı olmadığını belirterek, “Özerklik gibi vaatlerin doğaltabanımız ve seçmenimizde kaygılar yarattığını söyleyebilirim.” dedi. Arıtman, “CHP, bir dönüşüm sürecinde. Yönetim de buna ‘yeni CHP‘ diyor.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun, “Yerel yönetimlerin özerklik şartını aynen kabul edeceğiz. Onlara özerklik vereceğiz, aynıAvrupa’daki gibi. Avrupa Birliği Yerel YönetimlerYasası’nı aynen kabul edeceğiz.” şeklindeki sözlerinideğerlendiren Arıtman, yaşananların partideki eksen kaymasının göstergesi olduğuna dikkat çekti. ‘YeniCHP‘ye kadar parti programında böyle bir şey olmadığını söyleyen Milletvekili Arıtman, “CHP’nin hiçbir programında, seçim beyannamesinde böyle bir söz, vaat yer almadı. Program da değişmiş, değiştirilmiş değil. Baykal döneminde yapılmış program aynen devam ediyor. Ben daha vahim bir şey söyleyeyim. Bugüne kadar hiçbir partinin seçim beyannamesinde olmayan bir şey yapıldı: Türkiye’de halktaki Amerikan karşıtlığını giderme vaadi. Bu, cumhuriyet tarihinde birilk ve vahim.” dedi. Hakkari’de söylenen sözlerle ilgilitabanın görüşünün alınmadığına da dikkat çeken Vanan Arıtman, “Bunlar kurultay kararları değildir.CHP‘de kararların nasıl alınacağı bellidir. Kurultay, PM kararı, MYK ya da genel başkanın kararı olur. Benim bildiğim kadarıyla bunlar, genel başkanın kararları tarzında. PM ya da MYK’da bu tür kararların alındığını duymadık.” şeklinde konuştu. Özerklik gibi vaatlerin partinin doğal seçmeninde kaygı oluşturduğuna dikkat çeken Arıtman, “Doğal tabanımız ve seçmenimizde kaygılar yarattığını söyleyebilirim. Kaygı ve mutsuzluk nedeni oluyor.” dedi.

CHP’nin bir dönüşüm sürecinde olduğunu kaydeden İzmir milletvekili Arıtman, “Değişim değil, bir dönüşüm. Zaten yeni yönetim buna, ‘yeni CHP‘ diyor. Eski CHP‘yi de ret mi ediyorlar, onu da bilmiyoruz. Bu yeni CHP‘de başka bir anlayış var. Neye dönüştüğünü de şu anda hiç kimse tam anlayabilmiş değil ama milletvekili adaylarımız, PM ve MYK üyelerinin söyledikleri şeyler doğal tabanımızda kaygı uyandırıyor. Umarım bunlar oy kaybına neden olmaz. CHP örgütü, çok büyük bir çaba içinde, gecesini gündüzüne katıp oy topluyor. Biz iğneyle kuyu kazıyoruz, bu arkadaşlar da oyları kürekle saçıyorlar.” eleştirisinde bulundu. Arıtman, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun KCK operasyonlarını eleştirmesi hakkında ise şunları söyledi: “Genel başkanın Türkiye’deki her türlü hukuk ihlallerine karşı çıkması gerekir. Hukuk karşısında bütün insanlareşittir ama neyine dayanarak eleştirdi bilmiyorum. Bir kişinin belediye başkanı olması, ona ayrıcalıkgetirmez.”

CİHAN

CHP, PKK’lılar için yasta

In Gündem on 17 May 2011 at 09:39

Ölü ele geçirilen 12 terörist için BDP 3 günlük yas ilan etti.

CHP milletvekili adayı Sümer de partinin onayıyla seçimbürosunu kapatıp yasa katıldı. BDP, önceki gün Şırnak’ta öldürülen 12 terörist için 3 günlük yas ilan etti.PKK’nın tehditleri bölge illerinde hayatı durdururken, yas kararına CHP Diyarbakır Milletvekili Adayı Salih Sümer de seçim bürosunu kapatarak destek oldu. Şırnak’ta 12 PKK’lının ölü olarak ele geçirilmesi üzerine terör örgütü PKK’nın baskısıyla Diyarbakır başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu’da kepenk kapatma, kontak açmama gibi hayatı durdurmaya yönelik eylemler başlatıldı. Olaylar üzerine BDP’nin 3 günlük ‘yas’ ilan ederken, CHP Diyarbakır 1. SıraMilletvekili Adayı Salih Sümer de teröristlerin yasını tutmak için yapılan kepenk kapatma eylemine “Halkın kararına uymak zorundayız” diyerek seçimbürosunu kapattı.

KARARA SAYGI GÖSTERDİK

“Bölgedeki esnaf büyük sıkıntıda. Bir an önce barış ortamı talep ediyoruz. Bütün bölge uymuş, bizim uymamız bir şey değil. Çeki olan, kirasını ödeyemeyen var. Diyarbakır ve ilçelerinde kepenkler kapalı. Kimse gitmiyor. Terör örgütünün sonucudur diyemem. Ben ayrı bir şehirde değil Diyarbakır’da yaşıyorum. Yani burada siyaset yapıyorumne yapabilirim?” CHP Diyarbakır İl Başkanı Muzaffer Değer de seçimbürosunun kapalı olduğunu doğruladı. Değer, “Halkımızın kararına saygı göstererek seçimbürosunu kapattık” dedi.

İLLEGAL KARARA UYMAYIZ

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan ise kendi seçim bürolarının kapalı olmadığını söyledi. Advan, “Eyleme uymak söz konusu değil. İllegal kararlara uymayız.Halk mağdur oluyor.Halk kendi rızasıyla kapatmıyor” diye konuştu.

Kürtler’den oy alacağım

Diyarbakır Ofis semtindeki seçimbürosuna kilit vuran Salih Sümer, “Kürtler’in oyuyla seçileceğim.Diyarbakır halkının verdiği karara uymak zorundayım” dedi.

Kepenk kapattıranlara büyük tepki

Terör örgütünün 3 günlük yas ilan etmesi Diyarbakır halkını 4 Mayıs’taki eylemde olduğu gibi yine bunalttı. Toplu taşıma araçlarının çalışmadığı, çöplerin toplanmadığı kent merkezinde olan yine vatandaşa oldu.

ÇARESİZLİK

Baskı yüzünden işyerlerini açmadan dükkanlarının önünde çaresiz bir şekilde oturan esnaf ne yapacağını şaşırmış durumda. Hastane ve işyerine gitmek isteyen vatandaşlar, saatlerce otobüs duraklarında bekledi. Vatandaşlar bu kararı alanlara beddua ederek tepki gösterdi. Belediyeye ait toplu taşıma araçları ile halk otobüslerinin çalışmaması, okul ve hastanelere gitmek zorunda kalan vatandaşları zor durumda bıraktı. Diyarbakır’da toplu taşıma araçlarının yüzde 80’ine sahip olan belediye otobüsleri 4 Mayıs’ta olduğu gibi yine seferlerini durdurdu.

Asker teröristlerin cesetlerine el koydu

Irak sınır kesiminde 12 teröristin öldürülmesinin ardından, bölgede yaşanan gerginlik sürüyor. Uludere’den sınırı geçen 300 kişilik grup PKK’lıların cenazesini aldı. Grubun içerisinde BDP’nin desteklediği milletvekili adayları Gültan Kışanak, Hasip Kaplan ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de hazır buludu. Bilican Tepesi Mevkii’nden sınırı geçen grup, Irak topraklarından aldıkları 3PKK’lının cenazesini Türkiye tarafına getirdi. Yemişli Köyü’nde konvoyun önünü kesen askerler, otopsi yapılması için teröristlerin cenazelerine el koydu.

HABER: Serbest ÖZDEN / İSTANBUL

Kılıçdaroğlu’nun 70 kişilik torpil listesi

In Siyaset on 14 May 2011 at 09:07

Başbakan Erdoğan’ın CHP liderine yönelik ‘kayırma’ suçlamasının detayları ortaya çıktı.

Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürlüğü döneminde Karabulut soyadlı 31, Gündüz soyadlı 26 ve Düzgün soyadlı 13 akrabasını kurumda işe başlatmış.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü yaptı dönemyine tartışmaya açıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Kılıçdaroğlu’nu 70 akrabasını SSK’ya yerleştirmekle suçladı. Ağır iddianın detayları ise dün gün yüzüne çıktı. Kılıçdaroğlu’nun Karabulut soyadlı 31, Gündüz soyadlı 26 veDüzgün soyadlı 13 kişiyi işe aldığı belirlendi.

BABASI SOYADINI DEĞİŞTİRDİ

SSK’ya alınan Karabulut soyadlı isimlerin Tunceli Nazimiye doğumlu olması dikkat çekiyor. Karabulut soyadının Kılıçdaroğlu’nun eski soyadı olduğuna dikkat çekiliyor. Kılıçdaroğlu’nun babası Kamer Karubulut’un 1966 yılında soyadını ‘Kılıçdaroğlu’ olarak değiştirdiği biliniyor.

31 KARABULUT KURUMDA

Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK GenelMüdürlüğü yaptığı dönemde SSK’ya Karabulut soyadlı 31 kişinin yerleştirildiği tespit edildi. Kılıçdaroğlu’nun eski soyadı olan Karabulut soyadı ile SSK’ya alınanların isimleri şunlar: Emine Karabulut, Filiz Karabulut,Hülya Karabulut, Halil Karabulut, Abdurrahman Karabulut, Refik Karabulut, Ramazan Karabulut, Özer Karabulut, Gül Karabulut, O. Naim Karabulut, Semra Karabulut, Mahmut Karabulut, Dr. Şaban Karabulut, Suna Karabulut, Şevket Karabulut, Fatma Karabulut. Cemal Karabulut,Düzgün Karabulut, Ramazan Karabulut,Oktay Karabulut, Ali Karabulut, Ali Ekber Karabulut, Yılmaz Karabulut, Vedat Karabulut,Gülten Karabulut, Fatma Karabulut,Oktay Karabulut, Fatmagül Karabulut,Duran Karabulut, Sebahat Karabulut,Hanife Karabulut.

ANNESİNİN AKRABALARI DA VAR

Kılıçdaroğlu’nun annesi YemuşHanım’ın kızlık soyadı ise Gündüz. Kılıçdaroğlu döneminde Gündüz soyadıyla SSK’ya 26 kişi alındı. Bunların listesi şöyle:Mehmet Gündüz,Ö. Köyer Gündüz, Şükrü Gündüz, Atike Gündüz, Ayşegül Gündüz,Hatice Gündüz,Murat Gündüz, Canan Gündüz, Zeki Gündüz, İlyas Gündüz, Sultan Gündüz, Atilla Gündüz, Aziz Gündüz,M. Şefik Gündüz, Cevat Gündüz, Osman Gündüz, SevimGündüz, Abdulbari Gündüz, Ayşe Gündüz, Şerafettin Gündüz, Sami Gündüz,Dürda Gündüz, Gülistan Gündüz, Kemal Gündüz, Ahmet Gündüz ve Fikriye Gündüz.

SEVİM HANIM’IN YAKINLARI

Kılıçdaroğlu’nun eşi SevimHanım’ın kızlık soyadı ise Düzgün. Sevim Hanım’ın akrabalarından Düzgün soyadını taşıyan 13 kişi SSK’da işe başladı. Düzgün soyadı ile SSK’ya alınanların isimleri şunlar: Mükerrem Düzgün,Derya Düzgün, Gülseren Düzgün, M.Özgür Düzgün,Ö. Vehbi Düzgün, Aliye Düzgün, Leyla Düzgün, Fadime Düzgün, Ahmet Düzgün,Muzaffer Düzgün, A. Cemal Düzgün, Geyik Düzgün ve Muhittin Düzgün.

Kılıçdaroğlu nasıl tuzağa düşürüldü?

In Gündem on 13 May 2011 at 13:29

kemal kılıçdaroğlu

Yiğit Bulut yazdı..

CHP Genel Başkanı ve ana muhalefet partisi lideri, “Elimde bir bakanın attığı ‘Torpil yapın’ mail‘i var” deyince çok heyecanlandık! Gerçek olması “tarihi bir skandaldı” ve bunu ortaya çıkarmak da çok büyük işti! Maalesef öyle olmadı. Ortaya 15 yaş üstünde herkesin yazabileceği hotmail uzantılı bir mesaj çıktı…

Sevgili dostlar, konunun içerik detayı haricinde bence çok önemli bir tarafı var: Kılıçdaroğlu’nun bunu kamuoyuna günlerce önce aktararak Türkiye’yi çok ciddi bir beklentiye sokması ve ardından 5 dakika dikkatli bakan herkesin gülerek geçeceği saçma bir kurgunun çıkması! Önemli detay da tam bu noktada başlıyor: 3. döneme tek başına iktidar olma potansiyeliyle giren bir parti, iktidara alternatif olma yolunda ve özellikle en hassas olunan “YGS-SINAV-ÖSYM” denkleminde, halkın karşısına komik bir iddia ile çıkıyor ve muhalif tezleri başlamadan bitiriyor, YGS konusundaki haklı olabilecek iddiaları dahi saçma noktasına getiriyor…

Sonuç:
 Kılıçdaroğlu bu kadar tabansız bir yapıyla, kulaktan duyduğu ilk şeyi elimde “bomba” var diye açıklar ve arkasından böyle patlamaya devam ederse, sadece kendisine değil denge kalmayacağı için Türkiye’ye de yazık olacak! Muhalefet, “iktidar” kadar ciddi bir iştir ve bunu yapamayanlar ülkeye büyük zarar verirler!

Son söz: 
Kılıçdaroğlu’na bir naçizane tavsiyem var; kendine daha ciddi danışmanlar, siyasi yol arkadaşları ve fikir olarak daha kuvvetli adamlar bulsun! Bu mail ile onu bu duruma düşürenler, yarın çok daha büyük skandallara imza atabilirler!

Not:
 Kılıçdaroğlu’nun “kamuoyunda itibarsızlaştırılması” kapsamında yakınları tarafından böyle bir tuzağa çekilmiş olması da mümkün! Bugün büyük-küçük herkes şunu söylüyor: Bu da boş atıp, dolu tutmaya çalışıyor! YGS’deki iddialar da belki bu kadar boş!

Şehit anneleri MHP ve CHP’lileri kovdu

In Gündem on 09 May 2011 at 11:59

MHP ve CHP temsilcileri, gözü yaşlı annelerin ‘Burası siyasi rant yeri değil’ tepkisiyle karşılaştı…

Her yıl olduğu gibi bu yıl da anneler gününde sevinç yerine acı yaşayan anneler de vardı. Edirnekapı’daki şehitlik, Anneler Günü dolayısıyla sabahın erken saatlerinden itibaren gelen şehit yakınları ile doldu. Çiçeklerle mezarlığa gelen şehit anneleri, çocuklarının mezarı başında dua edip çiçek bıraktı. Çocuklarının mezarlarını temizleyerek topraklarına su veren anneler, şehitlikteki askerlere de lokum dağıttı. Askerler de şehit annelerine sarılarak ellerini öptü ve acılarını bir nebze de olsa hafifletmeye çalıştı.

2009 yılında Siirt’te şehit düşen Jandarma Başçavuş Murat Taş’ın annesi Neriman Taş,”Oğlum bana gelemiyorsa ben ona giderim deyip geldim. Oğlumun şehit olduğu zaman boynunda bulunan kanlı fuları koynumda taşıyorum. Oğlumu özledikçe çıkarıp kokluyorum” dedi.

Siyasi parti temsilcileri de Anneler Günü dolayısıyla destek olmak için Edirnekapı’daki şehitliğe gelmişti. Şehit ailelerine destek olmak isteyen CHP ve MHP Kadın Kolları üyeleri birbirleri ile tartışmaya girince, şehit yakınları tepki gösterdi.

“Burası rant yeri değil” diyen şehit aileleri, siyasi parti temsilcilerini azarladı. Güvenlik görevlileri de MHP ve CHP Kadın Kolları üyelerini şehitlikten çıkması için uyardı. Şehitliklerin arkasındaki boşluk bölümde alan 16 boş mezar yeri de şehit yakınlarının tepkisini çekti.

Morali bozulan bazı şehit yakınlarından Nesrin Taş, “5 yaşında oğlum var. İyi ki buraya getirmemişim. Anneler gününde nedir bu rezalet” diye tepki gösterdi.

Bekir Coşkun CHP’yi uyardı

In Siyaset on 08 May 2011 at 19:34

Cumhuriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun, Cumhuriyet Halk Partisi’nin salonlarda toplanmayı bırakıp halkın içerisinde girmesi gerektiğini söyledi.

Ergenekon davası kapsamında tutuklu yargılanan ve 12 Haziran seçimlerinde CHP İzmir milletvekili adayı olan gazeteci Mustafa Balbay’ın son kitabı ‘Demokrasi Tanrısı Zulümdar’ın tanıtımı için Eskişehir’de imza günü düzenlendi. CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç tarafından düzenlenen etkinliğe, Milliyet Gazetesi Yazarı Nail Güreli, Cumhuriyet Yazarı Bekir Coşkun, Ümit Zileli, Bahadır Selim Dilek, Sanatçı Rutkay Aziz, CHP Eskişehir 1. sıra milletvekili adayı Süheyl Batum ve yazar İlhan Taşçı katıldı.

Programda konuşan Cumhuriyet yazarı Bekir Coşkun, CHP’nin halk ile buluşması gerektiğini söyledi. Coşkun, “Yeter bu salonlarda birbirimize anlattıklarımız. Ben CHP’nin çalışmasını yeterli bulmuyorum. CHP’nin halk ile buluşması gerekiyor.” şeklinde konuştu. Etkinlikte Mustafa Balbay’ın Eskişehirlilere gönderdiği bir mektup okundu.

Sanatçı Rutkay Aziz tarafından okunan mektupta Balbay, kendisine sahip çıkan Eskişehirlilerin anısına, üçüncü kitabının imza gününün de Eskişehir’de yapılmasını istediğini ifade etti. Balbay, mektubunda, “Önümüzdeki seçimlerin sonu sadece siyasi olmayacak. 21. yüzyılda Türkiye’nin nasıl bir yolda yürüyeceğini belirleyen önemli bir kavşak olacak.” dedi

Süheyl Batum ise Türkiye’de oynanan oyunları bozacaklarını belirterek, etkinliğe gelen adaylardan CHP’ye oy vermelerini istedi. Eskişehir’den 6 milletvekili çıkarmayı amaçladıklarını ifade eden Batum, “Çok çalışırsak 6–0 çıkartırız. 3 – 3 yaparsak AK Parti’ye çalıştık demektir.” şeklinde konuştu. Programın sonunda konuşmacılara çiçek takdim edildi. Konuçmacılar, daha sonra Balbay’ın ‘Zulümdar’ isimli kitabını imzaladı. (CİHAN)

CHP’ye rüşvetin belgesi…

In Adalet on 07 May 2011 at 09:07

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki operasyonun ayrıntıları gün yüzüne çıktı.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin ihalelerini alan işadamı Hakan Say ile Genel Sekreter Vekili Pervin Şenel Genç‘in yaptığı pazarlık, kamera kayıtlarına yansıdı. Şenel, Say’ın CHP‘ye 300 bin lira verdiğini itiraf etti…

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki operasyonun ayrıntıları gün yüzüne çıktı. Belediyenin 5 yılda çıktığı 31 ihaleden 27′sine en yakın teklifi veren Smyrna şirketi sahibi Hakan Say, bu ihalelerden kazandığı 10 milyon liranın 300 bin lirasını CHP‘ye aktardığını savcılıktaki ifadesinde itiraf etti.

Kılıfına uyduracaklar!

Belediyedeki yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmada çarpıcı bilgilere ulaşıldı. 2006-2010 yılları arasındaki belediyenin düzenlediği 31 ihaleden 27′sinin, baskın sonrası tutuklanan Hakan Say‘ın sahibi olduğu Smyrna organizasyon firmasına verildiği ortaya çıktı. Kendi firması üzerinden toplamda 8 milyon 369 bin TL bedelle ihale alan Say’ın üç ihaleye de perde arkası patronu olduğu Maestro ve Esmira firmaları aracılığıyla ulaştığı belirlendi.
İhalelerin peşkeş çekildiği Say’ın Smyrna ile gölge patronu olduğu iddia edilen Maestro firmalarından CHP‘ye 300 bin TL para aktarıldığı da iddia edildi. Say ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Pervin Şenel Genç arasında ihale pazarlığının da gizli kamerayla kaydedildiği belirtildi.

Görüşmede Genç’in, Say’a siyasi olayları unutmasını, verdiği parayı bir kılıfa uyduracaklarını söylediği kayıtlara girdi. Kameranın da kayıtta olduğu ortamda Genç, Say’a “Ben 1,5 yıldan beri bu hikâye ile uğraşıyorum” derken Say, bunun karşılığında “Tamam başkanım, unuttum gitti” cevabını verdi.

Genel sekreter ağzından kaçırmış

Hakan Say, operasyon sonrasında savcılığa verdiği ifadede çarpıcı itiraflarda bulundu. Say, Genel Sekreter VddK Genc’in CHP‘ye 300 bin Ura aktarılması hususunu ağzuMkuı kaçırdığını ve bu durumım CHp aleyhine skandal oluşturacağını düşündükleri için belediye personelinin korkuya kapıldığını aktardı. Say, İzmir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun kendi cebinden yapması gereken seçim harcamalarını da belediyenin aracılığıyla kendisinin şahsi hesabından yapıldığını söyledi. Kocaoğlu’ndan alacaklı olluğunu kaydeden Say, Anadolu ateşi gösterisi için 500 adet, Zütfü Livaneli konserinden 500 adet biletin belediye kasasından ödemeyi teklif ettiklerini söyledi. Say, paranın şirketler aracılığıyla belediye kasasından usulsüzce çıkacağını bildiği için bu durumu kabul etmediğini söyledi.

7 bürokratı tutuklanan başkanın gözyaşları

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla düzenlenen operasyon, Başkan Aziz Kocaoğlu’na belki de hayatının en zor günlerini yaşattı. Mahkemeye sevk edilen 20 zanlıdan 7′si belediye porsoneli, 17 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sorgulama sürerken, bürokratlarını yalnız bırakmamak için adliyeye gelen Kocaoğlu, mahkeme sürecini adım adım takip etti. Kararın açıklanmasından sonra yıkılan Başkan Kocaoğlu, haklarında tutukluluk kararı verilen personeliyle kucaklaşıp onlara ‘metin olmaları, suçsuzluklarının anlaşılacağı’ telkininde bulundu.

Başkan Kocaoğlu, bürokratlarının yanından ayrıldıktan sonra ise gözyaşlarına hakim olamadı. Bürokratlarına güvendiğini ifade eden Kocaoğlu, “Onların insana, kente ve paraya bakış açısını biliyoruz. Doğru sallanır devrilmez. Doğrunun kalesi yıkılmaz. Bu zorlukların da üstesinden geleceğiz. Her koşulda onların yanındayım” diye konuştu.

TOTO oynasa bu kadar olur

İhale Kanunu’na göre, hizmet lalım ihalelerinde ‘yaklaşık maliyet’e en yakın teklifi verenin ihaleyi alacağı belirtilirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ihalelerindeki yolsuzluk savcının gözünden kaçmadı.



Savcı şüphelendi

Hakan Say’a bağlı firmaların, belediye tarafından gizli tutulan yaklaşık maliyete yüzde 98 ila 99.9 arasında teklifler verdiği belirlendi. Farklı firmaların verdiği teklifler ile yaklaşık maliyet rakamları arasındaki oranın ise yüzde 76,8 olduğu bildirildi. Belediye çalışanlarının Say’a yaklaşık maliyeti sızdırdıklarından şüphelenen savcı, soruşturmayı bu yönde derinleştirdi. Say’ın bu şekilde 10 milyon TL’yi bulan ihaleler aldığı ortaya çıktı. Mercek altına alınan Smyrna Organizasyon ve Maestro firmalarının ortak hareket ettikleri, ihalelerin bu şirketlere pas edildiği iddia edildi. Solfej Organizasyon isimli şirketin ise aynı anlaşma çerçevesinde ihale aldığı vurgulandı.

İzmir- Ankara/ BUGÜN

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.