H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘Deniz Baykal’

Kılıçdaroğlu’nu durduracak oy oranı

In Siyaset on 14 Nis 2011 at 19:56

Kılıçdaroğlu'nu durduracak oy oranı

Önder Sav ve Deniz Baykal ekibi olağanüstü kurultay için düğmeye basmaya hazırlanıyor…

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun aday listelerinde yer vermediği Önder Sav ve Deniz Baykal ekibinde yer alan milletvekilleri dün Meclis’te bir araya geldi.

Aday listesinin ele alındığı görüşmede,seçimsonrasına ilişkin değerlendirme yapıldığı öğrenildi.

TBMM’de Önder Sav‘ın en yakınındaki isimlerden Kemal Anadol, Baykal’ın en yakınındaki isimlerden Yılmaz Ateş ve Ahmet Küçük’le bir görüşme yaptı. Listelerin değerlendirildiği görüşmede, seçim sonrasına ilişkin de ihtimaller üzerinde durulduğu öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun listede ismini çizdiği Sav ve Baykal ekibinin, parti içi muhalefet için harekete geçeceği, 12 Haziran seçimlerinde partinin yüzde 30′un altında oy alması halinde ise olağanüstü kurultayı toplamak için düğmeye basacakları dile getiriliyor. (Star)

CHP’de Kaleli skandalı deşifre oldu

In Adalet, Siyaset on 24 Mar 2011 at 09:26

Ergenekon savcısı Zekeriya Oz, Odatv muhabiri iklim Bayraktar tarafından Deniz Baykal’a yönelik komplo girişimini deşifre etti.

Baykal’ı Soner Yalçın‘a ait olduğu sanılan hattan aravan Bayraktar’ın uygunsuz ifadeler kullandığı belirlendi. Ergenekon soruşturması kapsamında Odatvde ele geçirilen “komplo’ belgeleri ışığında yürütülen soruşturma, kaset skandali sonrası istifa eden CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal‘a yönelik hazırlanan kapsamlı operasyonu deşifre etti. Odatv yazarı İklim Bayraktar Kaleli, dinlenmediğini düşündüğü xxx-li bir hattan mahkeme karanyla teknik takibe alınan Soner Yalçın‘a Baykal’la arasında geçen görüşmeleri ve Baykal’a yönelik attığı adımlan anlattığı öne sürüldü. Bayraktar’ ın teknik takibe alınmayan hattan sadece bir kez görüşme yaptığı belirlendi. Bayraktar, Baykal’la yaptığı diğer görüşmeyi ise kendi hatundan gerçekleştirdi. Bu görüşmelerin Bayraktarın ‘gazeteciarkadaşını’ dediği Yalçına aktarıldığı ileri sürüldü. Ancak ikinci görüşme Bay raktar’ın ifadesine göre gazetecilik adı altında yapıldı. Ancak her iki görüşme de de Bayraktarın uygunsuz ifadeler kullandığı ortaya çıktı. Ergenekon savcısı Zekeriya Öz ise bu gelişmeler üzerine bilişim polisine konuşmaları karşılaştırma talimatı verdi. Son görüşmede geçen bazı cümlelerin dinlemeye alınmayan xxx1i hattaki konuşmalarla benzerlik taşıdığı tespit edildi. Karşılaştırma neticesinde ikinci konuşmayı yapan şahısların da aynı olabileceği vurgulandı. Odatv‘de arama talimatı veren savcı Öz, bu delilleri bir başka klasöre aktardı. Öz’ün soruşturmayla ilgili gelişmeleri tüm detaylarıyla Baykal’ın avukatı Muzaffer Yılmaz‘a aktardığı öğrenildi.

Görüşmeyi Yalçın’a aktarmış

Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan Odatv muhabiri Kaleli, Baykal’a röportaj için gittiğinde Meclisteki odasında kendisine tacizde bulunduğunu iddia etmişti. Sava Öz’ün tali matıyla Bilişim polisi tarafından yapılan incelemelerde ise İklim Bayraktarın, Baykalla yaptığı meclisteki görüşmeden ayrıldıktan 5 dakika sonra Bay kal’ı aradığı tespit edildi. Konuşmanın ardından ise Bayraktarın, Soner Yalçın‘ı arayarak Baykalla ilgili bilgi verdiği belirlendi. Baykal’a yönelik hazırlanan komplonun bu iki görüşmede yattığı belirtilirken bu kayıüann tamamı nın tape olarak sava Öz’ ün elinde olduğu bildirildi. Sava, elde ettiği bilgileri özel olarak hazırladığı bir başka dosyaya aktardı.

TUZAK AÇIK VE NET

BUGÜN‘e konuşan avukat Muzaffer Yılmaz, müvekkiline yönelik hazırlanan komplonun savcılık belgelerinde mevcut olduğunu aktardı. Yılmaz, “İklim Bayraktar Odatv‘ye yönelik yapılan operasyona kadar dinlendiğini düşünmüyor. İklim bu konuşmaları gazetecilik kisvesi altında yine sözde gazeteci arkadaşına aktarıyor” dedi. Baykal’a yönelik özel çalışılmış bir komplonun olabileceğini ifade eden Yılmaz şöyle devam etti: “Komplonun arkasında kim ve kimler var tespit edilmeli. Savcılık belgesinde müvekkilime yönelik tuzak açıkça tespit edilmiştir. Bunu da Kaleli’nin kendi konuşmaları açıkça ortaya koymaktadır. Bir komplo ve tuzak açık ve net bir şekilde ortadır.”

■ Gökhan ÖZDAĞ/ANKARA

 

Deniz Baykal’dan müthiş adım

In Siyaset on 17 Mar 2011 at 09:50

Deniz Baykal'dan müthiş adım

Deniz Baykal’ı CHP Genel Başkanlığı koltuğundan indiren kaset komplosunun şifreleri çözülüyor.

Baykal, Odatv‘de ele geçirilen ‘Varan 2′ belgelerinin, kaset skandalı soruşturmasıyla birleştirilmesini istedi. ‘Varan 1′ ile ‘Varan 2′nin faillerinin aynı olabileceğini vurguladı.

Son Ergenekon soruşturması kapsamında Odatv‘de ele geçirilen ‘komplo’ belgeleri CHP eski Genel BaşkanıDeniz Baykal‘ı harekete geçirdi. Kendisini CHP liderliğinden uzaklaştıran ‘kaset’ tezgahı ile Odatv‘de ele geçirilen belgeler arasında “bağ” bulunduğunu düşünen Baykal, avukatı Muzaffer Yılmaz’a talimat verdi. Talimat üzerine Mayıs 2010′da Baykal’ın internete düşen kaseti için soruşturma yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Bülent Yücetürk’le konuşan Yılmaz,Odatv‘de ele geçirilen ‘Varan 2′ dosyasının da mevcut dosyaya dahil edilmesini istedi. Yılmaz, savcıya “Gerekli dosyalar ayrılarak Ankara’ya getirilmeli ve ortak fail var mı araştırılmalı” talebini iletti.

ORTAK FAİL VURGUSU

Her hafta soruşturma için bir araya gelen Baykal’ın avukatı ve savcı arasındaki son görüşme, haftalık rutin görüşmelerden farklı geçti. Baykal, Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz‘ün elinde bulunan “Odatv’deki Baykal dosyası” ile ilk kaset skandalının yürütüldüğü soruşturma dosyalarının birleştirilmesini istedi. Baykal, yaklaşık 10 aydır müşteki sıfatıyla ifade vermeye gitmiyordu. Baykal,Odatv‘de ele geçirilen dokümanlar ışığında, ‘Varan 1′ ile ‘Varan 2′ arasında bağ olabileceğini düşünerek ‘ortak fail’ çıkabilir ümidi ile isteğini Savcı Yücetürk’e bildirdi.

İKLİM KRİZİNİ DE AŞACAK

Baykal, Savcı Zekeriya Öz‘ün isteği doğrultusunda dosyaları göndermesi halinde kendisini taciz ettiğini ileri süren Odatv muhabiri İklim Bayraktar Kaleli krizini de aşmayı düşünüyor. Çünkü dosyaların Ergenekon soruşturmasının yürüten özel yetkili savcılardan çıkması ve düz savcılar tarafından birleştirilmesi halinde 22 kişi ‘Baykal komplosu’ için ifade verecek. Kaleli’ye iddiaları da kaset soruşturması sürecinde gündeme gelerek aydınlanmış olacak.

ÖZEL YETKİLİ SAVCI İSTEMİYOR

Baykal, Odatv‘de kendisiyle ilgili ele geçirilen dokümanlarla ilgili medyaya yaptığı açıklamalarda, Odatvsahibi Soner Yalçın’ın arkasındaki kişilerin kim olduğunun ortaya çıkması için savcıları göreve çağırmıştı. Ancak Baykal’ın özel yetkili mahkeme yerine komplo iddialarını araştıran savcılığın dosyaya nezaret etmesini istediği belirtiliyor.

“KOZMİK ODA”NIN SAVCISI BAKIYOR

Baykal, CHP-Ergenekon-Baykal algısı oluşturmamak için sadece kendisiyle ilgili ortaya çıkan belgelerin üzerine gidilmesini istiyor. Odatv‘de ele geçirilen dosyaların tamamının soruşturmasını ise özel yetkili savcılar yürütüyor. Ankara’daki işlemleri ise Kozmik Oda soruşturmasını yürüten Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili’nin yürüttüğü öğrenildi.

BAYKAL’IN AVUKATI: BAĞ OLABİLİR

Deniz Baykal’ın avukatı Muzaffer Yılmaz, Odatv‘de ele geçirilen Deniz Baykal‘a yönelik ‘komplo’ belgeleri üzerine hukuksal anlamda harekete geçtiklerini söyledi. Yılmaz, Odatv‘de ortaya çıkan belgelerle savcı Bülent Yücetürk’ün yürüttüğü ilk soruşturma arasında ‘bağ’ olabileceği düşüncesiyle, araştırılması için Baykal’la ilgili olan Odatv belgelerini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan talep ettiklerini açıkladı.

Avukat Yılmaz, “Ortaya çıkan belgeler Ergenekon soruşturması kapsamında Odatv‘de el konulan ve gizlilik kararı olan belgelerdir. Peki, basın aracılığıyla kamuoyuna kim çıkarıyor bu belgeleri? Birileri bir yerden servis yapıyor” diye konuştu.

İKNA İÇİN “VARAN 2” TEHDİDİ

Odatv’nin sahibi Soner Yalçın, kamuoyunda CHP’nin yayın organı olarak bilinen Halk TV‘yi almak için çalışmalar yapıyordu. Bu kapsamda Baykal’ın da kapısını çalmayı planladı. Belgede Baykal’ın ikna edilememesi durumunda kaset şantajının planlandığı ortaya çıktı. Belgede şu ifadeler yer alıyordu: “Halk TV’yi devralırsak parasal sıkıntımız kalmaz. Kılıçdaroğlu da istekli. Her türlü desteği alırız ama Baykal direniyor. Baykal engelini aşmalıyız. İkna için Varan 2…”

Baykal’ın Mayıs 2010′da internete düşen kaseti için ‘Varan 1′ tabiri kullanılmıştı. Videonun sonunda ‘Varan 2 çok yakında’ ifadesi yer alıyordu. Bu ayrıntı Varan 1 ile Varan 2′yi yapanların aynı şahıslar olduğu ihtimalini gündeme getirmişti.

HABER: Gökhan ÖZDAĞ / ANKARA

 

CHP’DE ŞOK GELİŞME…

In Siyaset on 11 Mar 2011 at 20:10

Savcı Zekeriya Öz, CHP’de yaşanan gelişmelerle ilgili olarak harekete geçti.

Savcı Zekeriya Öz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği talimatta, Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınıp serbest bırakılan Odatv Muhabiri İklim Bayraktar’ın taciz iddialarıyla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve Antalya milletvekili Deniz Baykal‘ın ifadelerinin alınmasını istedi.

CHP'DE ŞOK GELİŞME...

Baykal, Halk TV’yi vermeyince…

In Siyaset on 11 Mar 2011 at 09:40

Baykal, Halk TV'yi vermeyince...

Baykal’ın kurmaylarından bir milletvekili, Halk TV için yapılan pazarlığı ve ardından gelen komployu anlattı…

Halk TV‘nin, Oda TV‘ye devri için yapılan pazarlığın detayları komplo tartışmasının arka planını gözler önüne serdi. Baykal’ın kurmaylarından bir milletvekili, eski CHP genel başkanına yönelik komplo iddialarının gerisinde bu satışın gerçekleşmemesinin yattığını söyledi. ‘Pazarlığa şahidim.’ diyen CHP’li vekil, şartları kabul etmeyen Oda TV yetkililerinin, İklim Bayraktar‘ı kullandığını ileri sürdü.

Ergenekon soruşturmasıyla açığa çıkan Oda TV ile CHP arasındaki Halk TV pazarlığı çok tartışılacak bağlantıları gündeme getirdi. Oda TV muhabiri İklim Bayraktar‘ın tacizle suçladığı eski CHP lideri Deniz Baykal‘ın, “Bana yönelik bir komplo ve şantaj projesi olduğu artık net.” diyerek savcıları göreve çağırmasının ardından, yakın bir kurmayı da pazarlığın perde arkasını Zaman’a anlattı. Kendisinin de bu pazarlıklara şahit olduğunu belirten CHP’li vekil, Halk TV‘nin Oda TV‘ye tamamen devredilmesine Baykal’ın karşı çıktığını söyledi. “Oda TV yetkilileri işlerine gelmeyince farklı bir yolla Halk TV‘yi devralmak istediler.” diyen milletvekili, İklim Bayraktar‘ın bu sebeple devreye sokulduğunu ileri sürdü. İsmini vermek istemeyen milletvekili, İklim Bayraktar‘ın “Size bir büyük balık getireceğim.” iddiasını dinledikten sonra gereğini yapmayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tepkili. Alınan bilgilere göre,Deniz Baykalda bu görüşte. Önceki gün, Kılıçdaroğlu’na, “Bu komplodan haberdar olduğunda bana haber vermesi gerekirdi.” siteminde bulunan Baykal’ın, “Beni bilgilendirebilirdi. Sayın Başbakan’ı da arayıp böyle bir durum olduğunu söyleyebilirdi.” dediği öğrenildi.

Baykal’ın yakın çevresinden bir milletvekili, bazı bölümleri basına da yansıyan Soner Yalçın’la Halk TV‘nin satışı için yapılan pazarlığı anlattı. Kendisinin de bu pazarlıklara şahit olduğunu bildiren CHP’li vekil, Deniz Baykal‘ın, Halk TV‘nin, ulusalcı veErgenekonsanıklarına yakın duruşlarıyla dikkat çeken Oda TV‘ye tamamen devredilmesine karşı çıktığını söyledi. Baykal’ın, kanalın farklı amaçlar için üçüncü kişilere satılmasından da çekindiğini aktaran vekil, şöyle devam etti: “Sayın Baykal, tamamen satın almak isteyen ve çek teklif eden Oda TV yetkililerine pazarlıklar sırasında şu sözleri söyledi: ‘Halk TV benim malım değil, CHP’lilerin malıdır. Bu yüzden devretmem. 20 yıla yakın CHP genel başkanlığı yaptım. Benden güvenilir CHP’li mi olur? Bu yüzden alın kullanın, 20 yıl para pul istemez. Ancak farklı ideolojik sapmalara girmeyin.Halk TV‘yi bu ideolojiler içine sokmayın. Başkalarına devretmeyin. Bunun için 2 milyon dolar teminat mektubu verin. Eğer farklı ideolojiler içine girerseniz bu mektubu önünüze koyarım.’ dedi. Çek güvenilir değildi, karşılıksız çıkabilirdi. Oda TV yetkililerinin işine gelmeyince farklı bir yolla Halk TV‘yi devralmak istediler. Sonra İklim Bayraktar devreye sokuldu.”

Halk TV için yapılan pazarlıkların perde arkasındaki bir başka iddia da, Soner Yalçın’ın öncelikle yönetimi devralmak istediği ve Deniz Baykal‘ın kontrolünde olan Halk TV‘yi daha sonraki dönemde tamamen ele geçirmek istediği şeklinde. Baykal’ın da bu yüzden, Soner Yalçın’ın, Kılıçdaroğlu,Gürsel Tekinve konuşmaları sorgu tutanaklarına yansıyan CHP Genel Başkan Yardımcısı Hurşit Güneş’le bağlantılarını araştırdığı belirtiliyor.

Kılıçdaroğlu’nun büyük sırrı

In Siyaset on 11 Mar 2011 at 09:37

Odatv baskınıyla gündeme gelen CHP’deki ‘taciz’ skandalı kafaları karıştırdı.

Kılıçdaroğlu’nun iddiayı bildiği halde Baykal’la paylaşmadığı ortaya çıktı. İklim Bayraktar Kaleli‘nin ‘taciz’ iddiasını öğrenen Kılıçdaroğlu, Odatvbaskınından 1 gün sonra Deniz Baykal ile Meclis’te bir araya geldi. İkili Halk TV‘nin satışı ve sıkıntıları üzerinde durdu ama Kılıçdaroğlu ‘taciz’ iddiasını Baykal’a açmadı. Üstelik 1 hafta sonra Kaleli ile genel merkezde 45 dakika görüştü.

Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan Odatv muhabiri İklim Bayraktar Kaleli‘nin “Deniz Baykal’ın tacizine uğradım” iddiası siyasette “şantaj komplo” iddialarının yoğun bir biçimde tartışılmasına yol açarken, “her şeyden haberdar” bir biçimde 15 Şubat’ta Deniz Baykal ile Meclis’te bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun selefine bu konudan hiç bahsetmediği ortaya çıktı. Kaleli, 24 Ocak’ta Baykal ile Meclis’te yaptığı görüşmeden 2 gün sonra ‘taciz’ iddiasını CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin‘e aktardı. Tekin de Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu bilgilendirdi. Kılıçdaroğlu ile Baykal arasında “sürpriz” olarak nitelendirilen kritik akşam görüşmesi ise Odatv‘ye 14 Şubat’ta yapılan operasyondan tam 1 gün sonra gerçekleşti.

BUGÜN‘ün aldığı bilgiye göre, Meclis’teki görüşmede Baykal, hükümetin icraatını eleştirirken, genel bir tablo çizdi. Parti içi sorunlara özellikle değinmeyen Baykal, yayını maddi sıkıntı nedeniyle duran Halk TV‘ nin satışını gündeme getirdi. Halk TV‘nin genel başkanlığı dönemindeki durumu ile ilgili tabloyu aktaran Baykal, kadro şişkinliğinden yakındı. Hizmet sözleşmesi kapsamında ödemelerin yapılmamasına da işaret eden Baykal, “Halk TVyayınının kime ne zararı var?” dedi.

Halk TV konuşuldu

Seçim öncesi Halk TV‘nin konumunun önemine dikkat çeken Baykal, kanalın el değiştirmesinin sıkıntı yaratabileceğine de işaret etti. Kılıçdaroğlu da mali tabloyu tekrar inceleyeceğini söyleyerek, gerekenin yapılacağını kaydetti. Halk TV üzerinde bu kadar konuşulmuşken kamuoyunda televizyonun en büyük talibi olarak bilinen Odatv hiç gündeme gelmedi. Üstelik Odatv‘nin muhabirin taciz iddiası hiç konuşulmadı. 24 Ocak’taki randevudan 3 Mart’ta gözaltına alınıncaya kadar Kaleli’nin kendisini ev telefonundan sürekli rahatsız ettiğini öne süren Baykal da BUGÜN‘e yaptığı açıklamada, “Kılıçdaroğlu ile görüşmemizde hiçbir şekilde bu konu gündeme gelmedi. Ne benim aklımda böyle bir şey vardı. Ne de karşı taraftan bu yönde açıklama geldi” dedi. “Taciz” iddiasından haberdar olduğu halde bunu sorma gereği hissetmeyen Kılıçdaroğlu ise Baykal ile Meclis’te yaptığı görüşmeden tam 1 hafta sonra yani 21 Şubat günü eski Genel Başkanı’na ağır bir suçlama yönelten Odatv muhabiri Kaleli ile Genel Merkez’de bir araya geldi. İkili 45 dakika görüştü. Bu görüşmenin medyaya yansıyan perde arkasına göre Kaleli ‘büyük balık’ için Kılıçdaroğlu’ndan ‘teknik’ destek istedi ancak CHP Genel Başkanı “Kendi imkanlarınla yap” dedi.

Görüntüleri silindi

Öte yandan Baykal cephesine bu süreçte, Halk TVile ilgili ilginç birbilgi de aktarıldı. Kılıçdaroğlu’nun kurultay öncesi yönetimi döneminde, Halk TV‘nin haber arşivindeki Baykal görüntülerinin silindiği bilgisiCHP eski liderine aktarıldı. Ancak bu durumu Baykal, Kılıçdaroğlu’na görüşmede aktarımdı. Baykalin yakın kurmayı, bu durumu BUGÜN’e, “Deniz Bey bunu dile getirmeye tenezzül etmez” şeklinde dile getirdi. Baykal cephesinde, CHP yönetiminde bulunan bir isme de dikkat çekiliyor. Yalçın’a ait dinleme kayıtlarında Genel Başkan Yardımcısı Hurşit Güneş ile Halk TV satışını konuştuğu ortaya çıkmıştı. Baykal kanadı, Halk TV‘nin yayının durmasında Güneş’in etkili olduğunu düşünürken, Yalçınin dinleme kayıtlarında Kılıçdaroğlu sonrası için Güneş ismini telaffuz ettiğine de işaret ediliyor. Baykal kanadı, Soner Yalçınin arkasındaki ismin Güneş olduğunu düşünmüyor ancak iddiaların dikkatle takip edilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.

Randevu özel kalemden alındı

İklim Bayraktar Kaleli’nin, Kılıçdaroğhı ile görüşmesinin ardından randevunun nasıl alındığı da tartışma konusu oldu. Gürsel Tekin, görüşme içuı kendisinin aracı olmadığını dile getirirken, İletişim Koordinatörü Baki Özilhan, Bugün‘ün sorusu üzerine, Kaleli’nin randevuyu doğrudan özel kalem üzerinden aldığını, 4-5 saate yakın bekledikten sonra görüşmenin gerçekleştiğini söyledi. Baykal cephesinde ve CHP Grubunda Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkinin nedenlerinden birisi de Tekin’in bilgilendirmesine rağmen Klıçdaroğlu’nun Kaleli’yi randevu vermesi oldu.

Baykal: Psikolojik analize dikkat

Deniz Baykal BUGÜN‘e yaptığı açıklamada, başka ilginç bir noktaya da işaret etti. Baykal, taciziddialarında bulunan Kaleli ile ilgili psikiyatrların yaptığı analize dikkat çekerek, “Uzmanlar, açıklamaları, hareketleri incelenerek, psikolojik rahatsızlığı olabileceğine işaret ediliyor. Ancak patolojik, psikolojik rahatsızlığı olması bunun komplo olmasını engellemez. Komplo olmadığı anlamına gelmez. Bu tür komplo olaylarında genellikle rahatsızlıkları olan insanlar kullanılır. Olayın niteliğinin ortaya çıkması, ne olduğunun anlaşılması bakımından bu nokta önemlidir. Bu noktanın üzerine gidilmesi dikkate alınması gerekir” dedi.

■ Ezelhan ÜSTÜNKAYA/ANKARA

“Baykal’a ‘Kafanız güzel mi?’ dedim ve odayı terk ettim”

In Siyaset on 09 Mar 2011 at 18:24

"Baykal'a 'Kafanız güzel mi?' dedim ve odayı terk ettim"

Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan gazeteci İklim Bayraktar,Teke Tek‘te Fatih Altaylı‘ya konuştu. Bayraktar,Muharrem İnce ve Deniz Baykal‘la yaptığı görüşmelere ve basına yansıyan “taciz” iddialarına açıklık getirdi.

Programı izlemek için tıklayınız…

CHP Grup Başkanvekili ince ile CHP Kurultayını takip ettiği sırada tanıştığını kaydeden Bayraktar, şunları söyledi: “Görüşme medyaya ‘içip içip kapısına dayandı’ diye yansıdı, bu yanlış. Bu iddiayı bir sabah uyandığımda Akşam Gazetesi’nde okudum. Onu, yayınlayanlara sormak lazım. Bir gece beni aradı, telefonda sesi tuhaftı. ‘Konuşmamız lazım neredesiniz?’ dedi, eve davet ettim. Bir gazeteci herkesle konuşamaz mı? Ev olmaz eve çıkamam dedi. Şahsi arabasıyla oturduğum sitenin kapısına kadar geldi. Arabada konuştuk. Eşim de dışarıda bekliyordu. Kendisi alkollüydü. Çok üzgün olduğunu, hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Kılıçdaroğlu‘nun MYK toplantısında birtakım sözler söylediğini bunu haber yapmamı istediğini söyledi. Ben de bu haberin CHP‘yi yıpratacağını bunun faydası olmayacağını söyledim.  ‘Haberi yapmam’ dedim. Sonra eşim arabaya bindi kahve aldık. İçirdik, biraz daha konuştuk, sonra evine götürdük arabasını park ettik, sonra evimize geldik.”

Bayraktar, İnce’nin daha önce de kendisine birtakım haberler verdiğini ama bunları yayınlamadığını, kendisine AKP’li biri ile ilgili bir bilgi verdiğini, İnce’nin daha sonra bu kısmı doğruladığını ancakKılıçdaroğlu ile ilgili sözlerini ise yalanladığını söyledi.

Bayraktar, İnce’nin MYK toplantısıyla ilgili aktardığı konunun bugün açıkça dillendirilen ana dilde eğitim ve Kürt sorunu ile ilgili konular olduğunu da sözlerine ekledi.

“BAYKAL’A ‘SİZİN KAFANIZ MI GÜZEL’ DEDİM”
Bayraktar, Deniz Baykal‘la görüşmesinin Muharrem İnce‘yle yaptığı görüşmeden iki gün sonra gerçekleştğini söyledi. Kılıçdaroğlu‘nun grup toplantısıyla yaptığı konuşmayla ilgili Baykal’la mülakat yapacağını kaydeden Bayraktar, “Söz konusu olayı anlatmak kolay değil. Bunu eşimle paylaştım. Eşim, ‘Kendileri utansın ama CHP‘de ulaşabileceğin en yetkili isim kimse ona anlat. Olay kapansın’ dedi. Ben sıradan bir insandan ya da Meclis binası dışında yine kendisinden bunu görseydim çok daha farlı davranabilirdim. Ama Meclis binasındayım, dışarıda gösterebileceğim tepkiyi ona gösterseydim, beni bağırıp dışarı atacaktı. ‘Sizin kafanız mı güzel’ diyebildim ve odayı terk ettim. Ancak onu diyebildim. Bunu söyleyince ‘Sen çok agresifsin’ dedi.” şeklinde konuştu.

Bayraktar, söz konusu olayın “bedensel taciz değil, sözlü taciz” olduğunu kaydetti.

Olaydan sonra Gürsel Tekin‘e giderek durumu anlattığını dile getiren İklim Bayraktar, “Gürsel Bey’e bu olayı yüz yüze anlattım. Anlatırken de söze ‘ne Odatv, ne muhabirlik, ne gazetecilik önemli değil, ben bir kadın olarak bir anne olarak geldim’ dedim. Daha binadan çıkmadan Soner Bey aradı. ‘Gürsel Bey aradı bir şeyler söyledi, doğru mu?’ dedi. ‘Evet doğru’ dedim. ‘Ben böyle bir konuyla muhatap olmak istemezdim ama benim elimde değil. Hiçbir şekilde haber de olmasın. Barış Pehlivan, Odatv’nin genel yayın yönetmeni de arayınca insanı etik davrandığına bile pişman eden bir durum “Soner Yalçın‘ın kendisine bu olayla ilgili teşekkür ettiğini aktaran Bayraktar, “Soner Yalçın, ‘İyi ki yüz vermemişsin, 2 gün sonra Halk TV görüşmem vardı’ dedi ve aramızda Halk TV için hatun sipariş etti şeklinde yorumlar yapılabilirdi gibi bir konuşma geçti” dedi.

 

Bu mu gazetecilik!

In Gündem on 08 Mar 2011 at 12:07

Bu mu gazetecilik!

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınıp savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılan Odatvmuhabiri İklim Bayraktar‘ın, teknik takibe  takılan eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile telefon görüşmesi çok çarpıcı ifadeler içeriyor. Deniz Baykal‘ın kendisini taciz ettiğini iddia eden Bayraktar, Eminağaoğlu’na konuyla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü söylüyor. Bayraktar, konuşmanın bir bölümünde Eminağaoğlu’na şok bir itirafta da bulunuyor: “Yasal değil ama görüşmeyi kaydettim”

Konuyla ilgili detaylar Bayraktar’ın eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile 21 Şubat 2011′de yaptığı telefon görüşmesinde yer alıyor. Eminağaoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde Kılıçdaroğlu’na “Sana bu kadar büyük balık getirebilirim” dediğini onun ise “Git kendi şartlarınla yap getir” dediğini öne süren Bayraktar; konuşmasının devamında “En büyük balığı getireceğim yardımcı ol. En azından bunun için ufacık da olsa alet lazım değil mi, bir şey lazım onu sağla. Tamam de. Destek ol güç ver. Yok olmaz deme. ‘Ya da kendin yap’getir’ de, ben yaptıktan sonra Youtube koyarım sana ihtiyacım yok ki” diyerek dert yanıyor.

Baykal’la yaşadıklarını anlatmak için Kılıçdaroğlu’na gittiği öne sürülen Bayraktar, “Bak 4 saattir oradayım ya. 45 dakika görüşebilmek için 4 saattir onların içinde, orada ‘Kale’de en üst kattayım ya. Ya yaşadıklarım gördüklerim, diyaloglar rehavet var ya. Böğüre böğüre ağlayacağım şimdi ya” sözleriyle ‘Kale’ olarak nitelendirilen CHP Genel Merkezi’nde yaşadıklarına da isyan ediyor. Eminağaoğlu ile yaptığı görüşmede şok bir itirafta da bulunan Bayraktar, “Sana bir şey söyleyeyim mi. Ben bütün bunları da kaydettim. Yasal değil yaptığım, etik değil ama kaydettim” diyor. Bayraktar, telefon görüşmesinde Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkisini de “Burnunun dibinde ne haltlar beceriyor yok mu senin ekibin adamın, bir belden vurma ekibin. Sen kur diyorum ya” şeklinde dile getiriyor.

 

Kılıçdaroğlu ile Baykal’a şantaj pazarlığı

In Siyaset on 07 Mar 2011 at 07:21

Kılıçdaroğlu ile Baykal'a şantaj pazarlığı

Gazeteci İklim Bayraktar’ın, ‘Kale’ olarak nitelediği CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ile yaptığı dehşet verici görüşme gün yüzüne çıktı.

Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan gazeteci İklim Bayraktar Kaleli‘nin, ‘Kale’ dediği CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ile “Baykal’a şantaj pazarlığı” yaptığı ortaya çıktı. Kaleli’nin, kendisine tacizde bulunduğunu iddia ettiği Baykal’ı kayda almak için Kılıçdaroğlu’ndan destek istediği ileri sürüldü.

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İklim Bayraktar Kaleli‘nin savcılık ifadesi ve teknik takibe takılan görüşmeleri şok bir pazarlığı gün yüzüne çıkardı. Kaleli’nin ifadeleri ve teknik takibe düşen konuşmaları kendisini taciz etmekle suçladığı CHP eski lideri Deniz Baykal‘ı kayda almak için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘yla görüşme yaptığını ortaya çıkardı. Telefon görüşmesinde ‘Kale’ olarak nitelendirilen CHP Genel Merkezi’ndeki görüşmede Kılıçdaroğlu’nun Kaleli’yi geri çevirdiği kendi ifadesiyle ortaya çıkıyor.

“Kendisini uyardım”

Skandal olay savcılık ifadesine yansıdı. Kaset skandalı nedeniyle CHP Genel Başkanlığından ayrılan Baykal ile röportaj yapmak için yanına gittiğini aktaran Kaleli, Baykal’ın odasına girdiğinde yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ben odasına gittiğimde kendisi bana röportajı bırakmamı, hayatı hafife almamı, beraber yüzmeye gitmemizi, yemek yiyip sohbet etmemizi ve evinde kimsenin olmadığını söyledi. Ben bana karşı tacizde bulunduğunu anlayınca ben kendisini uyardım. Kalkıp odasını terk etmeye kalktığımda, kolumdan tutup ‘tamam sakin ol, sen çok agresifsin‘ dedi. Ben daha sonra odadan çıktım.”

Gürsel Tekin‘e anlattım”

Başına gelenler nedeniyle çok sinirlendiğini anlatan Kaleli, “Kendimizi kurtarmasını beklediğimiz kişilerin bu halde olduğunu görünce konuyu CHP‘de üst düzey birisine iletmek ihtiyacı hissettim ve gittiğimde en yetkili olarak Gürsel Tekin‘i gördüm. Kendisine iki olayı da ayrıntısıyla anlattım” dedi.

Genel Merkez’den ayrılmadan olayın Soner Yalçın’a ulaştırıldığını belirten Kaleli, bir süre sonra Soner Yalçın’ın kendisini aradığını söyledi. Yalçın’a konuyu anlatarak, “Sizinle böyle tanışmak istemezdim” dediğini aktaran Kaleli, konuyu eşine anlattığını eşinin de CHP‘den üst düzey birisine anlatması gerektiğini söylemesi üzerine konuyu Tekin’e ilettiğini belirtti. Yalçın’la 26 Ocak 2011′de yaptığı bu görüşmede Baykal’la ilgili başka bilgiler de veren Kaleli, Baykal’ın kendisinden telefon beklediğini ev numarasını verdiğini “Temiz rahat konuşabiliriz” dediğini aktararak, “Yani ben şu an onu arayıp kayıta bile alabilirim bana bu yaptıklarını” diyor.

Kaleli, olaydan iki gün sonra Ankara’ya gelen Yalçın’la 40 dakika görüştüğünü söyledi. İfadesinde bu görüşmeyle ilgili de bilgi veren Kaleli, “Soner Yalçın, 2 gün sonra Baykal’la Halk TV’nin satışı için görüşme yapacağını, ancak bu olayın talihsiz bir olay olduğunu, manşetlerde Halk TV’yi almak için kadın gönderdi şeklinde haberler çıkabileceğini, Allah’tan benim Odatv muhabiri olduğumu bilmeden böyle bir olayın yaşandığını, kendisiyle alakalı herhangi bir iftira atılamayacağını ve benim için de bu konunun böyle olmasının daha iyi olduğunu söyledi. Ben de bu konunun hiçbir yerde haber yapılmamasını, yapılırsa benim çok kötü bir duruma düşebileceğimi söyledim” diye konuştu.

Eminağaoğlu’na itiraf etti

Gelişmeler üzerine Soner Yalçın’ın, İklim Bayraklar Kaleli’yi CHP lideri Kılıçdaroğlu’na gönderdiği öne sürüldü. Kılıçdaroğlu ile de görüştüğünü iddia eden Kaleli, Baykal’a karşı bir çalışma yapılması için destek istiyor

“Kale’de en üst kattaydım”

Konuyla ilgili detaylar ise Kaleli’nin YAR-SAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağoğlu ile 21 Şubat 2011′de yaptığı telefon görüşmesinde yer alıyor. Eminağaoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde Kılıçdaroğlu’na “Sana bu kadar büyük balık getirebilirim” dediğini onun ise “Git kendi şartlarınla yap getir” dediğini aktaran Kaleli; konuşmasının devamında “En büyük balığı getireceğim yardımcı ol. En azından bunun için ufacık da olsa alet lazım değil mi, bir şey lazım onu sağla. Tamam de. Destek ol güç ver. Yok olmaz deme.Ya da kendin yap’getir‘ de, ben yaptıktan sonra Youtube koyarım sana ihtiyacım yok ki” diyerek hal yanıyor.

Baykal’la yaşadıklarını anlatmak için Kılıçdaroğlu’na gittiği öne sürülen Kaleli, “Bak 4 saattir oradayım ya. 45 dakika görüşebilmek için 4 saattir onların içinde, orada ‘Kale’de en üst kattayım ya. Ya yaşadıklarım gördüklerim, diyaloglar rehavet var ya. Böğüre böğüre ağlayacağım şimdi ya” sözleriyle ‘Kale’ olarak nitelendirilen CHP Genel Merkezi’nde yaşadıklarına diye isyan ediyor. Eminağaoğlu ile yaptığı görüşmede şok bir itirafta da bulunan Kaleli, “Sana bir şey söyleyelim mi. Ben bütün bunlan da kaydettim. Yasal değil yaptığım etik değil ama kaydettim” diyor. Kaleli telefon görüşmesinde Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkisini de “Burnunun dibinde ne haltlar beceriyor yok mu senin ekibin adamın, bir belden vurma ekibin. Sen kur diyorum ya” şeklindeki dile getiriyor.

Hüseyin Taştan’ın yakasına yapıştılar

In Siyaset on 24 Şub 2011 at 17:40

Hüseyin Taştan'ın yakasına yapıştılar

CHP’nin sözünde durmaması, başkanı zor durumda bıraktı.

Malatya’nın Arguvan ilçesinde Belediye Başkanı Hüseyin Taştan, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın vaadinin yerine getirilmemesi nedeniyle temelini attıkları kültür merkezinin yarım kaldığını söyledi.

Taştan, bu durumu vatandaşa anlatmakta zorlandıklarını ifade etti. Hüseyin Taştan, CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın 2008 yılında Arguvan Türkü Festivali’nde verdiği bir sözün sonunda yapılan yardımla inşaatına başlanan kültür merkezinin, yardımın arkasının gelmemesi nedeniyle kaderine terk edildiğini iddia etti.

Baykal’ın bu konuda CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu’nu görevlendirdiğini belirten Taştan, “CHP söz verdi; ama vatandaş, CHP temsilcisi olarak beni görüyor haklı olarak, benim yakama yapışıyor. Arguvan’ın bir kültür merkezine ihtiyacı var.” dedi.

“KASET OLAYI KÜLTÜR MERKEZİNİ İNŞAATINI DURDURDU”

Başkan Taştan, Baykal’a ait olduğu iddia edilen görüntülerin internette yayınlanmasının kültür merkezi inşaatına da engel olduğunu iddia ederek şöyle konuştu: “Kültür merkezinin yapımı konusunda o zamanın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’dan randevu aldım, yardım istedim.

Baykal, ‘İstanbul’daki CHP’li dokuz belediye başkanına emir veriyorum. Toplantı düzenlenecek. Kardeş belediye uygulaması ile kültür merkezi inşa edilecek’ dedi.

Toplantının yapılacağı sabah, o görüntüler internete yayıldı. Baykal’ı aradım hem ‘geçmiş olsun’ dedim hem de bizim toplantının ertelenebileceği ihtimalini söyledim. O ‘toplantıya ben katılamasam da İl Başkanı Gürsel Tekin katılacak’ dedi. Toplantıyı yaptık. Dokuz belediyeden sadece beşi katıldı.”

CHP’li Silivri, Avcılar, Beşiktaş, Maltepe, Büyük Çekmece, Kartal, Bakırköy, Ataşehir Belediyelerinin kültür merkezi ayni yardım yapmayı taahhüt ettiklerini anlatan Taştan, “Kaset olayından sonra Deniz Baykal’ın genel başkanlıktan ayrılmasıyla bu kardeş belediyeler, verdikleri sözü unuttular. Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu da araya girdi, olmadı. CHP’li Silivri, Avcılar, Beşiktaş, Maltepe, Büyük Çekmece, Kartal, Bakırköy, Ataşehir Belediyeleri, telefonlarıma dahi cevap vermediler.

Arguvan’a kültür merkezi yapma sözünü Deniz Baykal, kendi adına ya da babasının adına mı verdi? Bu sözü Baykal, bir parti adına verdi.

Kişiler değişir; ama kurumlar kalıcıysa, kurum adına verilen sözlere de sahip çıkılır. Bir ilçenin insanlarına boş vaatlerde bulunmak, o ilçenin belediye başkanını, halkı karşısında mahcup duruma düşürmek ne kadar yakışık alıyor? CHP’liler, Arguvan Belediye Başkanı Hüseyin Taştan’a hücuma bile geçecekler. Ne biçim CHP’lisin, partini nasıl suçlarsın diyebilecekler.” şeklinde konuştu.

CİHAN

 

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.