H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘Gürsel Tekin’

CHP’de toplantı şoku!

In Siyaset on 22 Nis 2011 at 09:18

CHP’nin İstanbul milletvekili adaylarını tanıtım toplantısı fiyaskoya dönüştü…

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Yardımcısı Gürsel Tekin başta olmak üzere, 85 adaydan 28′i ‘tanıtım toplantısı’na gelmedi.

Katılan adaylarla sahneye davet edilen İstanbulMilletvekili Çetin Soysal’ın da sıkıntılı olduğu dikkatlerden kaçmadı. Fotoğraf çekimine katılmak istemeyen Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, önce organizasyonu eleştirdi. Bu şekilde yapılan programların yapay olduğunu belirtirken sözü adaylara getirdi. Parlamento’da sabahlara kadar çalışan arkadaşlarını göremediği için üzgün olduğunu dile getiren Soysal, “Yapı taşları değil, kökten bir değişiklik oldu. Çok önemli katkılar sunmuş siyasete çok önem vermiş arkadaşlarımızın eksikliğini hissediyorum. Birçok arkadaşımı tanımıyorum.” dedi.

Conrad Otel’de yapılan toplantıya gelemeyenler arasında Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Genel Başkan yardımcıları Gürsel Tekin, Erdoğan Toprak ve Umut Oran, Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil, İstanbulmilletvekilleri Mehmet Ali Özpolat, Nur Serter ve gazeteci Oktay Ekşi ile Birleşmiş Milletler’de (BM) görevli Şafak Pavey gibi kamuoyunun yakından tanıdığı birçok isim de vardı. Doğan Gazetecilik AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Mutlu’yla ilgili, Etibank davasında takipsizlik kararı veren eski DGM Savcısı Ercan Cengiz de aday toplantısına katılmadı.

Programa damgasını vuransa 2. Bölge 11. sıra adayı İstanbul Milletvekili Çetin Soysal oldu. İsmi anons edildiğinde isteksiz bir şekilde sahneye çıkan Soysal, fotoğraf çekimi sırasında kaçarcasına yerine döndü ve kareye girmedi. Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, önce organizasyonu eleştirdi. Ardından temel eleştiriler yöneltti. Bu şekilde yapılan programların yapay olduğunu söyleyen Soysal, yeniden aday gösterilmeyen mevcut milletvekillerine sahip çıktı. Devamında, “Yapı taşları değil, kökten bir değişiklik oldu. Çok önemli katkılar sunmuş, siyasete çok önem vermiş arkadaşlarımızın eksikliğini hissediyorum. Birçok arkadaşımı tanımıyorum. Ben sokağı tercih edenlerdenim. Sosyal demokrasi ile sokaktaki insanımızı buluşturmaktan yanayım. Onu da otel ve balo salonlarında değil de sokakta yapmak lazım. Otelde program, bana suni ve yapay geliyor. Fotoğraf çekiminde yer almak istemedim. Çünkü bunların siyasette çok fazla önemi olmadığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Soysal’ın, uzun süre tek başına oturması ve kimseyle konuşmaması dikkat çekti.

Bazı adaylar da basın mensuplarıyla düşüncelerini paylaştı. Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, “İstanbul’dan aday olmam sürpriz değil. AK Parti’nin adayları Sayın Çelik, Çağlayan, Arınç nereden aday? Neden Sezgin Tanrıkulu İstanbul‘dan aday olunca böyle bir tartışma yapılıyor? ‘Bir Kürt ancak Diyarbakır’dan aday olur’ düşüncesi yanlış.” diye konuştu. Türkücü Sabahat Akkiraz, CHPlistesindeki Alevilerin sayısının yeterli olmamasını eleştirdi. Fakat Alevilerin sorunlarıyla ilgili ‘iradeli’ davranıldığını söyleyerek, “Aday gösterilmeyen Alevilerden kimse küskün olmasın.” diye seslendi. CHP‘nin Yahudi kökenli tek adayı olan Mari Gormezano, “İlk Türk Yahudi milletvekili CHP‘dendi. 76 yıl aradan sonra seçilirsem ikinci Türk kadın Yahudi milletvekili olacağım.” sözleriyle umudunu ortaya koydu. Gormezano, Atatürk’e şapka yapan terzi Adolf Loker’in torunu olduğunu söyledi. (Zaman)

Tekin’in dosyası 478 gündür Yargıtay’da

In Adalet on 16 Nis 2011 at 10:59

‘Evrakta sahtecilik’ten hüküm giyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in dosyası 478 gündür bekliyor…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki kararı vermek için mahkeme dosyasını özel kurye ile Ankara’ya getirip, bir günde işlem yapan Yargıtay, ‘evrakta sahtecilik’ten hüküm giyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin‘in 11. Ceza Dairesi’nde bulunan dosyasını ise tam 478 gündür bekletiyor. Gürsel Tekin, Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı olduğu dönemde ‘evrakta sahtecilik’ten yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmıştı. İstediği zaman ‘jet hızla’ kararlar veren Yargıtay‘ın bu tavrı, “Dosya, Gürsel Tekin‘in milletvekili seçilerek dokunulmazlık zırhına bürünmesi için mi bekletiliyor?” sorularına yol açtı.

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK

Gürsel Tekin Kadıköy Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yaptığı sırada, Belediye Encümeni, 10 Mart 2005′te Suadiye Movieplex Sinema Salonu’nun yapımında ruhsata aykırı ilave bulunulduğu gerekçesiyle yıkım ve para cezası kararı aldı. Encümenin verdiği kararı dikkate almayan Tekin ise yasaları ihlal ederek, 26 Mayıs 2006′da sayı numarası da vermeden binaya ruhsat verdi. Tekin’in işlemi yargıya taşınınca hukuksuzluklar ortaya çıktı. ‘Görevi kötüye kullanma’ iddiasıyla Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Tekin için suçun ‘evrakta sahtecilik’e girdiği belirtilerek, dosyası Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Tekin’in yargılanması 3 yıldan fazla sürerken, ‘resmi belgede sahtecilik’ yapıldığı kanaatine varanAğır Ceza Mahkemesisuçun cezasını 24 Aralık 2009′da 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirledi. Tekin ise itiraz hakkını kullanarak dosyayı Yargıtay‘a taşıdı. Tekin’in dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği dönemde olay basına yansıyınca dosya, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne gönderildi.

DOKUNULMAZLIK KAZANACAK

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nde 478 gündür bekleyen dava dosyası ile ilgili çıkacak bir ‘onama’ kararı Gürsel Tekin‘in siyasi kariyerinde büyük bir kırılmaya neden olacak. ‘Resmi belgede sahtecilik’ suçlamasından hüküm giyecek olan Tekin’in milletvekili adaylığı da ‘yüz kızartıcı suç’ işlediği gerekçesiyle düşecek. Yargıtay kararı eğer 12 Haziran’dan önce çıkarsa, Tekin, TBMM’ye giremeden hapse girme tehlikesi yaşayacak. Kararın seçimlerden sonra çıkması halinde ise Tekin, milletvekili dokunulmazlığına bürünmüş olacağı için söz konusu yaptırım uygulanamayacak.

DOSYADA GİZEMLİ BELGE KAYBI

Suadiye Movieplex Sinema Salonu’na 26 Mayıs 2006 tarihinde verdiği ruhsatın evrakta sahteciliğe girdiği gerekçesi ile 2 yıl 6 ay hapis cezası alan Gürsel Tekin‘in, Yargıtay‘daki dosyasından bir belgenin de esrarengiz bir şekilde ‘kaybolduğu’ belirtiliyor. Dosyada karar sürecini uzatmak için bir avukatın, Yargıtay‘daki dosyadan karar vermeyi engelleyecek şekilde evrak aldığı iddiaları da geçtiğimiz günlerde ortaya atılmıştı. Evrakların eksikliğinden ötürü Yargıtay 11. Ceza Dairesi dosyayı tekrar Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade ederek, ‘kaybolan’ evrakın tamamlanmasını istedi. Evrak kaybetme ile ilgili olarakAnkaraCumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma açtığı ve Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nden de görüş istendiği öğrenildi. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kayıp belgeyi tamamlayıp dosyayı bir an önce Yargıtay‘a göndermesi bekleniyor.

‘Temiz siyaset, temiz toplum’ diyerek yola çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gelecekte yaşanması muhtemel eleştirileri milletvekili adaylarından aldığı “Seçildiğim zaman dokunulmazlığın kaldırılmasını isteyeceğim” yazılı taahhütlerle aşmaya çalışıyor. Böyle bir ortamda Kılıçdaroğlu’nun, Yargıtay‘da bekleyen dosyası olan Gürsel Tekin ile birlikte milletvekili listelerini belirlemesi dikkat çekti.

GEÇMİŞTE VERİLEN JET KARARLAR

Gürsel Tekin hakkındaki kararı 478 gündür veremeyen Yargıtay, geçmişte verdiği jet kararlarla şaşırtıyor. Ankara’da görev yapan öğretim üyesi Pınar T. ile görev yaptığı üniversite arasındaki dava, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi tarafından ‘postada geçen zaman dahil’ 30 günde sonuçlandırılmıştı. Bunun yanında DTP’lilerin örgüt propagandası yapmakla suçlandıkları dava, tutuklu sanık olmamasına rağmen öncelikli olarak incelenmiş ve öldürülen PKK’lılar için Kürtçe mevlüt okutulması üzerine hakkında dava açılan 17 DTP’li hakkında verilen 10 aylık hapis cezası, Yargıtay‘ın birkaç aylık çalışmasıyla onanmıştı. Diğer yandan, İzmir Urla’da liseli arkadaşını 37 yerinden bıçaklayarak öldüren Celalettin Erkal, cezası 5 yıl içinde kesinleşmediği için serbest kalmış, Erkal kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine Yargıtay‘ın jet kararıyla tekrar hapse atılmıştı.

ERBAKAN İÇİN 5 GÜN YETMİŞTİ

Merhum eski Başbakan Necmettin Erbakan, 2002 seçimlerinde Konya’dan bağımsız milletvekili adaylığı için YSK’ya başvurdu. Erbakan, daha önce Bingöl’de yaptığı bir konuşma nedeniyle mahkum olmuş, ancakDiyarbakırDGM’den memnu haklarının iadesini sağlamıştı. Adaylığının önünde engel kalmayan Erbakan için seçimler öncesi Adalet Bakanı olan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Aysel Çelikel, Yargıtay‘a yazılı emirle itiraz etti. Çelikel’in itirazı üzerine harekete geçen yargı, 5 gün içerisinde bütün işlemleri tamamlayarak Erbakan’ı tekrar siyasi yasaklı hale getirdi.

HABERAL İÇİN BİR BUÇUK AY

Ergenekon davası sanıklarından Mehmet Haberal’ın, kendisini tahliye etmedikleri gerekçesiyle Ergenekon davasına bakan 9 hakim hakkında açtığı tazminat davası yine Yargıtay‘ın jet kararları listesinin üst sıralarında yer alıyor. Davaya bakan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, meslektaşlarını 1.5 ay gibi bir sürede 1.5′er bin TL tazminata mahkum etmişti.

ERDOĞAN İÇİN ÖZEL KURYE

Yargıtay’ın jet hızıyla verdiği bir başka karar ise Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile ilgili olanıydı. Okuduğu şiir sebebiyle siyasetten uzaklaştırılan Erdoğan, 2002 yılındaki milletvekili listeleri verilirken Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin verdiği adli sicil kaydına rağmen Yargıtay, dava dosyasını özel kuryeyle Ankara’ya getirterek Erdoğan’ın ismini milletvekilleri listesinden sildirmişti.

DİKKAT ÇEKEN DAİRE: 11. CEZA

Gürsel Tekin’in dava dosyasına bakan Yargıtay 11. Ceza Dairesi, eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkındaki tahliye kararıyla da dikkat çekmişti. Cihaner davasında karar ‘fotokopiler’ üzerinden verilmiş ve ‘terör örgütü’ suçlamasıyla yargılanan tüm tutuklu sanıklar beraat ettirilmişti. Aynı daire, yerel mahkemedeki dava dosyasının gelmesini bile beklemeye gerek görmemişti.

CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Gürsel Tekin‘in 2008/305 esas dosya numarası ile Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘resmi belgeyi sahte olarak düzenleme’ suçundan 24 Aralık 2009′da 2 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırıldığını söylemiş ve “Bu dosya halen Yargıtay‘dadır. Şaibeli bir genel başkan yardımcısı partimize zarar vermektedir. Bu nedenle Gürsel Tekin‘in istifa etmesi ve aklandığı takdirde yeniden partiye dönmesi gerekir” demişti.

SÜREÇ KAĞNI GİBİ

* Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi 24 Aralık 2009′da Gürsel Tekin‘e 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

* Tekin, karara itiraz ederek davayı Yargıtay‘a taşıdı.

* Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nde Tekin’in dava dosyasından bir evrak esrarengiz bir şekilde ‘kayboldu’.

* Evrak eksikliği nedeniyle Yargıtay, dosyayı Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etti.

* Tekin’in milletvekilliğini engelleyecek dosya 478 gündür Yargıtay‘da bekliyor.

(YENİŞAFAK)

CHP’de ‘Ergenekon’ sancısı

In Siyaset on 08 Nis 2011 at 09:35

Liste için kampa giren CHP’de Süheyl Batum, Ergenekon sanıklarının listelerde yer almasını isterken, Gürsel Tekin buna karşı çıkıyor…

Ergenekon soruşturmasındaki tutuklamalara karşı çıkan CHP, genel seçimler öncesinde davada yargılanan sanıkların milletvekili adaylıklarını tartışıyor.Süheyl BatumErgenekon sanıklarının listelerde yer almasını isterken, Gürsel Tekin buna karşı çıkıyor. CHPlideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise 1 veya 2 ismin listeye girebileceği görüşünde olduğu ifade ediliyor.

CHP yönetimi, 11 Nisan’a kadar belirlemesi gereken milletvekili aday listesi için kampa girdi. Her gün toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK), listelere son şeklini vermeye çalışıyor. Hafta sonu yapılacak olan Parti Meclisi’nde (PM) üyelerin onayına sunulacak aday listesinde ‘Ergenekon sancısı’ yaşandığı öğrenildi.Ergenekon‘un tutuklu sanıklarından Mehmet Haberal, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay ve Hanefi Avcı ile tutuksuz sanıklar Sinan Aygün ve İlhan Cihaner CHPlistesinden milletvekili seçilip dokunulmazlık zırhına bürünmeyi hesaplıyor. Ergenekon sanıklarının adaylıklarına başından beri destek veren Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, söz konusu isimlerin listeye girmesi gerektiği konusunda yönetici arkadaşlarını ikna etmeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu’ndan sonra partinin en güçlü ismi olan Gürsel Tekin iseErgenekon sanıklarının aday gösterilmesine karşı. Bu durumun CHP‘ye oy kaybettireceğini düşünen Tekin’in,Süheyl Batum‘la görüş ayrılığı yaşadığı, bu durumun parti yönetimini de ikiye böldüğü belirtiliyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun ise iki görüşü de değerlendirdiği, listelerde 1 veya 2 Ergenekon sanığına yer verebileceği ifade ediliyor.

DOĞU’DA AŞİRET ÜYELERİ GÜNDEMDE

Bu arada CHP‘nin milletvekili listesi de şekilleniyor. Buna göre, Doğu ve Güneydoğu’da daha fazla oy almak için bazı aşiret temsilcileri ve sağ kökenli isimler aday gösterilecek. Erzurum’da Şeyh Sait’in torunlarından eski Refah Partisi milletvekilli Abdülillah Fırat, Elazığ’da eski bakanlardan Ali Rıza Septioğlu’nun oğlu Fevzi Septioğlu, Van’da Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Zahir Kandoşoğlu, Şanlıurfa’da ise İzol aşireti mensubu Halit İzol’un listenin ilk sıralarında olacağı kaydediliyor. Diyarbakır listesinin ise tartışmalı olduğu belirtiliyor. Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun İstanbul’dan listeye girmekte ısrar etmesi üzerine Diyarbakır’da ilk sıraya DYP’li eski bakanlardan Salih Sümer’in konulması bekleniyor. (Zaman)

CHP’DE ŞOK GELİŞME…

In Siyaset on 11 Mar 2011 at 20:10

Savcı Zekeriya Öz, CHP’de yaşanan gelişmelerle ilgili olarak harekete geçti.

Savcı Zekeriya Öz, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği talimatta, Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınıp serbest bırakılan Odatv Muhabiri İklim Bayraktar’ın taciz iddialarıyla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ve Antalya milletvekili Deniz Baykal‘ın ifadelerinin alınmasını istedi.

CHP'DE ŞOK GELİŞME...

Kılıçdaroğlu’nun büyük sırrı

In Siyaset on 11 Mar 2011 at 09:37

Odatv baskınıyla gündeme gelen CHP’deki ‘taciz’ skandalı kafaları karıştırdı.

Kılıçdaroğlu’nun iddiayı bildiği halde Baykal’la paylaşmadığı ortaya çıktı. İklim Bayraktar Kaleli‘nin ‘taciz’ iddiasını öğrenen Kılıçdaroğlu, Odatvbaskınından 1 gün sonra Deniz Baykal ile Meclis’te bir araya geldi. İkili Halk TV‘nin satışı ve sıkıntıları üzerinde durdu ama Kılıçdaroğlu ‘taciz’ iddiasını Baykal’a açmadı. Üstelik 1 hafta sonra Kaleli ile genel merkezde 45 dakika görüştü.

Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan Odatv muhabiri İklim Bayraktar Kaleli‘nin “Deniz Baykal’ın tacizine uğradım” iddiası siyasette “şantaj komplo” iddialarının yoğun bir biçimde tartışılmasına yol açarken, “her şeyden haberdar” bir biçimde 15 Şubat’ta Deniz Baykal ile Meclis’te bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun selefine bu konudan hiç bahsetmediği ortaya çıktı. Kaleli, 24 Ocak’ta Baykal ile Meclis’te yaptığı görüşmeden 2 gün sonra ‘taciz’ iddiasını CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin‘e aktardı. Tekin de Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu bilgilendirdi. Kılıçdaroğlu ile Baykal arasında “sürpriz” olarak nitelendirilen kritik akşam görüşmesi ise Odatv‘ye 14 Şubat’ta yapılan operasyondan tam 1 gün sonra gerçekleşti.

BUGÜN‘ün aldığı bilgiye göre, Meclis’teki görüşmede Baykal, hükümetin icraatını eleştirirken, genel bir tablo çizdi. Parti içi sorunlara özellikle değinmeyen Baykal, yayını maddi sıkıntı nedeniyle duran Halk TV‘ nin satışını gündeme getirdi. Halk TV‘nin genel başkanlığı dönemindeki durumu ile ilgili tabloyu aktaran Baykal, kadro şişkinliğinden yakındı. Hizmet sözleşmesi kapsamında ödemelerin yapılmamasına da işaret eden Baykal, “Halk TVyayınının kime ne zararı var?” dedi.

Halk TV konuşuldu

Seçim öncesi Halk TV‘nin konumunun önemine dikkat çeken Baykal, kanalın el değiştirmesinin sıkıntı yaratabileceğine de işaret etti. Kılıçdaroğlu da mali tabloyu tekrar inceleyeceğini söyleyerek, gerekenin yapılacağını kaydetti. Halk TV üzerinde bu kadar konuşulmuşken kamuoyunda televizyonun en büyük talibi olarak bilinen Odatv hiç gündeme gelmedi. Üstelik Odatv‘nin muhabirin taciz iddiası hiç konuşulmadı. 24 Ocak’taki randevudan 3 Mart’ta gözaltına alınıncaya kadar Kaleli’nin kendisini ev telefonundan sürekli rahatsız ettiğini öne süren Baykal da BUGÜN‘e yaptığı açıklamada, “Kılıçdaroğlu ile görüşmemizde hiçbir şekilde bu konu gündeme gelmedi. Ne benim aklımda böyle bir şey vardı. Ne de karşı taraftan bu yönde açıklama geldi” dedi. “Taciz” iddiasından haberdar olduğu halde bunu sorma gereği hissetmeyen Kılıçdaroğlu ise Baykal ile Meclis’te yaptığı görüşmeden tam 1 hafta sonra yani 21 Şubat günü eski Genel Başkanı’na ağır bir suçlama yönelten Odatv muhabiri Kaleli ile Genel Merkez’de bir araya geldi. İkili 45 dakika görüştü. Bu görüşmenin medyaya yansıyan perde arkasına göre Kaleli ‘büyük balık’ için Kılıçdaroğlu’ndan ‘teknik’ destek istedi ancak CHP Genel Başkanı “Kendi imkanlarınla yap” dedi.

Görüntüleri silindi

Öte yandan Baykal cephesine bu süreçte, Halk TVile ilgili ilginç birbilgi de aktarıldı. Kılıçdaroğlu’nun kurultay öncesi yönetimi döneminde, Halk TV‘nin haber arşivindeki Baykal görüntülerinin silindiği bilgisiCHP eski liderine aktarıldı. Ancak bu durumu Baykal, Kılıçdaroğlu’na görüşmede aktarımdı. Baykalin yakın kurmayı, bu durumu BUGÜN’e, “Deniz Bey bunu dile getirmeye tenezzül etmez” şeklinde dile getirdi. Baykal cephesinde, CHP yönetiminde bulunan bir isme de dikkat çekiliyor. Yalçın’a ait dinleme kayıtlarında Genel Başkan Yardımcısı Hurşit Güneş ile Halk TV satışını konuştuğu ortaya çıkmıştı. Baykal kanadı, Halk TV‘nin yayının durmasında Güneş’in etkili olduğunu düşünürken, Yalçınin dinleme kayıtlarında Kılıçdaroğlu sonrası için Güneş ismini telaffuz ettiğine de işaret ediliyor. Baykal kanadı, Soner Yalçınin arkasındaki ismin Güneş olduğunu düşünmüyor ancak iddiaların dikkatle takip edilmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.

Randevu özel kalemden alındı

İklim Bayraktar Kaleli’nin, Kılıçdaroğhı ile görüşmesinin ardından randevunun nasıl alındığı da tartışma konusu oldu. Gürsel Tekin, görüşme içuı kendisinin aracı olmadığını dile getirirken, İletişim Koordinatörü Baki Özilhan, Bugün‘ün sorusu üzerine, Kaleli’nin randevuyu doğrudan özel kalem üzerinden aldığını, 4-5 saate yakın bekledikten sonra görüşmenin gerçekleştiğini söyledi. Baykal cephesinde ve CHP Grubunda Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkinin nedenlerinden birisi de Tekin’in bilgilendirmesine rağmen Klıçdaroğlu’nun Kaleli’yi randevu vermesi oldu.

Baykal: Psikolojik analize dikkat

Deniz Baykal BUGÜN‘e yaptığı açıklamada, başka ilginç bir noktaya da işaret etti. Baykal, taciziddialarında bulunan Kaleli ile ilgili psikiyatrların yaptığı analize dikkat çekerek, “Uzmanlar, açıklamaları, hareketleri incelenerek, psikolojik rahatsızlığı olabileceğine işaret ediliyor. Ancak patolojik, psikolojik rahatsızlığı olması bunun komplo olmasını engellemez. Komplo olmadığı anlamına gelmez. Bu tür komplo olaylarında genellikle rahatsızlıkları olan insanlar kullanılır. Olayın niteliğinin ortaya çıkması, ne olduğunun anlaşılması bakımından bu nokta önemlidir. Bu noktanın üzerine gidilmesi dikkate alınması gerekir” dedi.

■ Ezelhan ÜSTÜNKAYA/ANKARA

“Baykal’a ‘Kafanız güzel mi?’ dedim ve odayı terk ettim”

In Siyaset on 09 Mar 2011 at 18:24

"Baykal'a 'Kafanız güzel mi?' dedim ve odayı terk ettim"

Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan gazeteci İklim Bayraktar,Teke Tek‘te Fatih Altaylı‘ya konuştu. Bayraktar,Muharrem İnce ve Deniz Baykal‘la yaptığı görüşmelere ve basına yansıyan “taciz” iddialarına açıklık getirdi.

Programı izlemek için tıklayınız…

CHP Grup Başkanvekili ince ile CHP Kurultayını takip ettiği sırada tanıştığını kaydeden Bayraktar, şunları söyledi: “Görüşme medyaya ‘içip içip kapısına dayandı’ diye yansıdı, bu yanlış. Bu iddiayı bir sabah uyandığımda Akşam Gazetesi’nde okudum. Onu, yayınlayanlara sormak lazım. Bir gece beni aradı, telefonda sesi tuhaftı. ‘Konuşmamız lazım neredesiniz?’ dedi, eve davet ettim. Bir gazeteci herkesle konuşamaz mı? Ev olmaz eve çıkamam dedi. Şahsi arabasıyla oturduğum sitenin kapısına kadar geldi. Arabada konuştuk. Eşim de dışarıda bekliyordu. Kendisi alkollüydü. Çok üzgün olduğunu, hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Kılıçdaroğlu‘nun MYK toplantısında birtakım sözler söylediğini bunu haber yapmamı istediğini söyledi. Ben de bu haberin CHP‘yi yıpratacağını bunun faydası olmayacağını söyledim.  ‘Haberi yapmam’ dedim. Sonra eşim arabaya bindi kahve aldık. İçirdik, biraz daha konuştuk, sonra evine götürdük arabasını park ettik, sonra evimize geldik.”

Bayraktar, İnce’nin daha önce de kendisine birtakım haberler verdiğini ama bunları yayınlamadığını, kendisine AKP’li biri ile ilgili bir bilgi verdiğini, İnce’nin daha sonra bu kısmı doğruladığını ancakKılıçdaroğlu ile ilgili sözlerini ise yalanladığını söyledi.

Bayraktar, İnce’nin MYK toplantısıyla ilgili aktardığı konunun bugün açıkça dillendirilen ana dilde eğitim ve Kürt sorunu ile ilgili konular olduğunu da sözlerine ekledi.

“BAYKAL’A ‘SİZİN KAFANIZ MI GÜZEL’ DEDİM”
Bayraktar, Deniz Baykal‘la görüşmesinin Muharrem İnce‘yle yaptığı görüşmeden iki gün sonra gerçekleştğini söyledi. Kılıçdaroğlu‘nun grup toplantısıyla yaptığı konuşmayla ilgili Baykal’la mülakat yapacağını kaydeden Bayraktar, “Söz konusu olayı anlatmak kolay değil. Bunu eşimle paylaştım. Eşim, ‘Kendileri utansın ama CHP‘de ulaşabileceğin en yetkili isim kimse ona anlat. Olay kapansın’ dedi. Ben sıradan bir insandan ya da Meclis binası dışında yine kendisinden bunu görseydim çok daha farlı davranabilirdim. Ama Meclis binasındayım, dışarıda gösterebileceğim tepkiyi ona gösterseydim, beni bağırıp dışarı atacaktı. ‘Sizin kafanız mı güzel’ diyebildim ve odayı terk ettim. Ancak onu diyebildim. Bunu söyleyince ‘Sen çok agresifsin’ dedi.” şeklinde konuştu.

Bayraktar, söz konusu olayın “bedensel taciz değil, sözlü taciz” olduğunu kaydetti.

Olaydan sonra Gürsel Tekin‘e giderek durumu anlattığını dile getiren İklim Bayraktar, “Gürsel Bey’e bu olayı yüz yüze anlattım. Anlatırken de söze ‘ne Odatv, ne muhabirlik, ne gazetecilik önemli değil, ben bir kadın olarak bir anne olarak geldim’ dedim. Daha binadan çıkmadan Soner Bey aradı. ‘Gürsel Bey aradı bir şeyler söyledi, doğru mu?’ dedi. ‘Evet doğru’ dedim. ‘Ben böyle bir konuyla muhatap olmak istemezdim ama benim elimde değil. Hiçbir şekilde haber de olmasın. Barış Pehlivan, Odatv’nin genel yayın yönetmeni de arayınca insanı etik davrandığına bile pişman eden bir durum “Soner Yalçın‘ın kendisine bu olayla ilgili teşekkür ettiğini aktaran Bayraktar, “Soner Yalçın, ‘İyi ki yüz vermemişsin, 2 gün sonra Halk TV görüşmem vardı’ dedi ve aramızda Halk TV için hatun sipariş etti şeklinde yorumlar yapılabilirdi gibi bir konuşma geçti” dedi.

 

Kılıçdaroğlu ile Baykal’a şantaj pazarlığı

In Siyaset on 07 Mar 2011 at 07:21

Kılıçdaroğlu ile Baykal'a şantaj pazarlığı

Gazeteci İklim Bayraktar’ın, ‘Kale’ olarak nitelediği CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ile yaptığı dehşet verici görüşme gün yüzüne çıktı.

Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan gazeteci İklim Bayraktar Kaleli‘nin, ‘Kale’ dediği CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ile “Baykal’a şantaj pazarlığı” yaptığı ortaya çıktı. Kaleli’nin, kendisine tacizde bulunduğunu iddia ettiği Baykal’ı kayda almak için Kılıçdaroğlu’ndan destek istediği ileri sürüldü.

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İklim Bayraktar Kaleli‘nin savcılık ifadesi ve teknik takibe takılan görüşmeleri şok bir pazarlığı gün yüzüne çıkardı. Kaleli’nin ifadeleri ve teknik takibe düşen konuşmaları kendisini taciz etmekle suçladığı CHP eski lideri Deniz Baykal‘ı kayda almak için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘yla görüşme yaptığını ortaya çıkardı. Telefon görüşmesinde ‘Kale’ olarak nitelendirilen CHP Genel Merkezi’ndeki görüşmede Kılıçdaroğlu’nun Kaleli’yi geri çevirdiği kendi ifadesiyle ortaya çıkıyor.

“Kendisini uyardım”

Skandal olay savcılık ifadesine yansıdı. Kaset skandalı nedeniyle CHP Genel Başkanlığından ayrılan Baykal ile röportaj yapmak için yanına gittiğini aktaran Kaleli, Baykal’ın odasına girdiğinde yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ben odasına gittiğimde kendisi bana röportajı bırakmamı, hayatı hafife almamı, beraber yüzmeye gitmemizi, yemek yiyip sohbet etmemizi ve evinde kimsenin olmadığını söyledi. Ben bana karşı tacizde bulunduğunu anlayınca ben kendisini uyardım. Kalkıp odasını terk etmeye kalktığımda, kolumdan tutup ‘tamam sakin ol, sen çok agresifsin‘ dedi. Ben daha sonra odadan çıktım.”

Gürsel Tekin‘e anlattım”

Başına gelenler nedeniyle çok sinirlendiğini anlatan Kaleli, “Kendimizi kurtarmasını beklediğimiz kişilerin bu halde olduğunu görünce konuyu CHP‘de üst düzey birisine iletmek ihtiyacı hissettim ve gittiğimde en yetkili olarak Gürsel Tekin‘i gördüm. Kendisine iki olayı da ayrıntısıyla anlattım” dedi.

Genel Merkez’den ayrılmadan olayın Soner Yalçın’a ulaştırıldığını belirten Kaleli, bir süre sonra Soner Yalçın’ın kendisini aradığını söyledi. Yalçın’a konuyu anlatarak, “Sizinle böyle tanışmak istemezdim” dediğini aktaran Kaleli, konuyu eşine anlattığını eşinin de CHP‘den üst düzey birisine anlatması gerektiğini söylemesi üzerine konuyu Tekin’e ilettiğini belirtti. Yalçın’la 26 Ocak 2011′de yaptığı bu görüşmede Baykal’la ilgili başka bilgiler de veren Kaleli, Baykal’ın kendisinden telefon beklediğini ev numarasını verdiğini “Temiz rahat konuşabiliriz” dediğini aktararak, “Yani ben şu an onu arayıp kayıta bile alabilirim bana bu yaptıklarını” diyor.

Kaleli, olaydan iki gün sonra Ankara’ya gelen Yalçın’la 40 dakika görüştüğünü söyledi. İfadesinde bu görüşmeyle ilgili de bilgi veren Kaleli, “Soner Yalçın, 2 gün sonra Baykal’la Halk TV’nin satışı için görüşme yapacağını, ancak bu olayın talihsiz bir olay olduğunu, manşetlerde Halk TV’yi almak için kadın gönderdi şeklinde haberler çıkabileceğini, Allah’tan benim Odatv muhabiri olduğumu bilmeden böyle bir olayın yaşandığını, kendisiyle alakalı herhangi bir iftira atılamayacağını ve benim için de bu konunun böyle olmasının daha iyi olduğunu söyledi. Ben de bu konunun hiçbir yerde haber yapılmamasını, yapılırsa benim çok kötü bir duruma düşebileceğimi söyledim” diye konuştu.

Eminağaoğlu’na itiraf etti

Gelişmeler üzerine Soner Yalçın’ın, İklim Bayraklar Kaleli’yi CHP lideri Kılıçdaroğlu’na gönderdiği öne sürüldü. Kılıçdaroğlu ile de görüştüğünü iddia eden Kaleli, Baykal’a karşı bir çalışma yapılması için destek istiyor

“Kale’de en üst kattaydım”

Konuyla ilgili detaylar ise Kaleli’nin YAR-SAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağoğlu ile 21 Şubat 2011′de yaptığı telefon görüşmesinde yer alıyor. Eminağaoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde Kılıçdaroğlu’na “Sana bu kadar büyük balık getirebilirim” dediğini onun ise “Git kendi şartlarınla yap getir” dediğini aktaran Kaleli; konuşmasının devamında “En büyük balığı getireceğim yardımcı ol. En azından bunun için ufacık da olsa alet lazım değil mi, bir şey lazım onu sağla. Tamam de. Destek ol güç ver. Yok olmaz deme.Ya da kendin yap’getir‘ de, ben yaptıktan sonra Youtube koyarım sana ihtiyacım yok ki” diyerek hal yanıyor.

Baykal’la yaşadıklarını anlatmak için Kılıçdaroğlu’na gittiği öne sürülen Kaleli, “Bak 4 saattir oradayım ya. 45 dakika görüşebilmek için 4 saattir onların içinde, orada ‘Kale’de en üst kattayım ya. Ya yaşadıklarım gördüklerim, diyaloglar rehavet var ya. Böğüre böğüre ağlayacağım şimdi ya” sözleriyle ‘Kale’ olarak nitelendirilen CHP Genel Merkezi’nde yaşadıklarına diye isyan ediyor. Eminağaoğlu ile yaptığı görüşmede şok bir itirafta da bulunan Kaleli, “Sana bir şey söyleyelim mi. Ben bütün bunlan da kaydettim. Yasal değil yaptığım etik değil ama kaydettim” diyor. Kaleli telefon görüşmesinde Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkisini de “Burnunun dibinde ne haltlar beceriyor yok mu senin ekibin adamın, bir belden vurma ekibin. Sen kur diyorum ya” şeklindeki dile getiriyor.

Gürsel Tekin neye uğradığını şaşırdı

In Siyaset on 04 Mar 2011 at 21:58

Gürsel Tekin neye uğradığını şaşırdı

Gürsel Tekin sokağa çıktı, hükümeti eleştirdi. Fakat vatandaştan öyle cevaplar aldı ki…

Kırıkkale‘de pazarcıları gezen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin gördükleri ve duydukları karşısında adeta şaşkına döndü.

Önce bir teyzenin yanına gitti, Kılıçdaroğlu hakkında konuşmak istedi fakat pazarcılık yapan teyzenin tepkisi Gürsel Tekin‘i şoke etti.

‘Pazar öldü’ diyen Tekin’e, ‘pazarımız iyi’ cevabını veren teyze, “Kılıçdaroğlu ile ilgili ise hiç soru sormayın. Televizyonda bile görmek istemiyorum” diye tepki gösterdi.

İŞTE TEKİN’İN ŞOKE OLDUĞU O AN…

Daha sonra başka bir pazarcının yanına giderek hal hatır soran Tekin, neye uğradığını şaşırdı.

Esnafın halinden memnun olduğunu söylemesi ve CHP‘yi eleştirmesi Gürsel Tekin‘in bütün planların alt üst etti. (CİHAN)

CHP Kurultayı’nda Tekin şoku

In Siyaset on 19 Ara 2010 at 10:27

Gürsel Tekin, 762 oyla Bilim Yönetim ve Kültür Platformu için önerilen isimlerin dışındaki PM üyeleri arasında en az oyu alan isim oldu.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun hazırladığı blok listede yer alan isimler ve aldıkları oylar şöyle:

”Yaşar Ağyüz (1101) Yakup Akkaya (1110), Engin Altay (1108), Ali Arslan (1107), Sencer Ayata (1184), Enver Aysever (1038), Süheyl Batum (1089), Gülsün Bilgehan (1099), Mehmet Volkan Canalioğlu (1106), Osman Coşkunoğlu (1106), Muhammet Çakmak (1105), İzzet Çetin (1092), Doğa Çiğdemoğlu (1109), Mesut Değer (1062), Turgut Dibek (1103), Zeki Durmaz (1107), Atila Emek (1104), Didem Engin (1095), Aykan Erdemir (1107), Haluk Eyidoğan (1110), Levent Eyipişiren (1107), İsa Gök (1067), Gökhan Günaydın (1108), Mehmet Zeki Gündüz (1100), Hurşit Güneş (1080), Emrehan Halıcı (1103), Turhan İçli (1110), Sena Kaleli (1107), Osman Kaptan (1104), Atilla Kart (1098), Ayten Kayalıoğlu (1109), Sema Kendirci (1102), Osman Korutürk (1107), Ali İhsan Köktürk (1102), Bülent Kuşoğlu (1104), Faruk Loğoğlu (1106), Aylin Nazlıaka (1100),  Bertil Emrah Oder (1109), Ekrem Kerem Oktay (1097), Gülseren Onanç (1107), Melda Onur (1100), Umut Oran (1080), Oğuz Oyan (1104), Ensar Öğüt (1090), Veli Özdemir (1109), Ramazan Kerim Özkan (1106), İhsan Özkes (1109), Mehmet Ali Özpolat (1088), Faik Öztrak (1109), Ali Arif Özzeybek (1109), Hüseyin Pazarcı (1104), Zuhal Samlı (1098), Perihan Sarı (1108), Atila Sav (1098), Vahap Seçer (1105), Mehmet Ali Susam (1099), Bihlun Tamaylıgil (1110), Mahmut Tanal (1110), Sezgin Tanrıkulu (1030), Gürsel Tekin (762), Binnaz Toprak (1106), Erdoğan Toprak (1103), Faik Tunay (1105), Muhammet Rıza Yalçınkaya (1104), Hüseyin Yaşar (1101), İrfan Hüseyin Yıldız (1100), Ayşe Ataç Yılmaz (1102) ve Aladdin Yüksel (1071)

Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu üyesi olarak PM’de yer alan 12 isim de şöyle:

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (866), Birgül Ayman Güler (832), Ercan Karakaş (824), Nihat Matkap (794), Ufuk Ataç (762), Nur Serter (736), Seyhan Erdoğdu (726), Deniz Pınar Atılgan (692), Sacid Yıldız (673), Önay Alpago (663), Ömer Kurtaş (655) ve Hülya Güven (654)

Kurultayda 1242 kayıtlı delegeden 1160′ı oy kullandı. Geçerli oyların sayısı 1115 olarak ilan edilirken, 45 oy geçersiz sayıldı.AA

Ankara’da kritik CHP kurultayı

In Siyaset on 18 Ara 2010 at 10:16

Ankara’da kritik CHP kurultayı

CHP’nin tartışmalı olağanüstü kurultayı, bugün Ankara Arena’da gerçekleşecek. Tüm gözler heyecanla kurultayın sonunu merak ediyor.

CHP’de bugün kurultay günü ve kurultay başladı.

CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genel seçimlere gideceği parti yönetimini kendisi belirleyecek. Kılıçdaroğlu, oy birliği ile ‘blok liste’ kararı alan il başkanlarına seçim sonrası ‘tüzük kurultayı’ sözü verdi. Kılıçdaroğlu, il başkanlarının PM’de görmek istedikleri isimleri kendilerine bildirmelerini de istedi.

11.30’DA ARENA SALONU’NDA

Kılıçdaroğlu, il başkanlarından beklediği desteği aldı. 1.5 saat süren toplantıda, Parti Meclisi (PM) üyeliklerine seçimin blok liste yöntemiyle yapılması kararı, oy birliği ile alındı. Kılıçdaroğlu, il başkanlarına seçimlerin hemen sonrası tüzük kurultayı sözü verdi.

Kurultay, bugün saat 11.30’da Dünya Basketbol Şampiyonası için inşa edilen Arena’da (Ankara Kapalı Spor Salonu) gerçekleşecek. Divan başkanlığını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu yapacak.

MANİFESTO BEKLENTİSİ

Kılıçdaroğlu’nun konuşması ile ilgili beklenti yüksek. Kılıçdaroğlu’nun seçim programını ana hatlarını koyacak şekilde konuşma yapması bekleniyor. Kürt sorunu ve azınlık hakları ile ilgili net mesajlar verip vermeyeceği merak konusu. Konuşma için

MYK üyeleri uzmanlık alanları ile ilgili bilgi notları hazırladı.

RAPORLAR İBRA EDİLECEK

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından genel başkan değişikliğinin gerçekleştiği 22 Mayıs 2010 olağan kurultayı ile son olağanüstü PM’nin gerçekleştiği 3 Kasım 2010 tarihleri arasındaki sürelere ilişkin çalışma ve hesap raporları görüşülecek ve aklanacak.

Bu madde, Yargıtay Başsavcılığı’nın uyarısı nedeniyle önem taşıyor. Uyarı, ‘MYK yok hükmünde’ iddialarını gündeme getirmişti. MYK kararlarının yargıya taşınması durumunda, partinin seçimlere katılamama riskinin ortaya çıkacağı ileri sürülmüştü.

Olağanüstü kurultayda genel olarak ibra maddesi yer almıyordu ancak Kılıçdaroğlu,  ‘raporların ibra edilmesi’ ile Yargıtay’daki dosyanın kapanmasını istiyor. CHP lideri, genel seçimler öncesi, bu tarihler arasındaki MYK kararlarının yargıya taşınması dolayısıyla bir tartışma yaşanmasını engellemeyi amaçlıyor.

Raporların ibrası konusu da tartışmalı. Baykal cephesi, raporların kurultaya gelmeden önce PM’den geçmesi gerektiğini, yargıya taşınabileceğini savunuyor.

ÇARŞAF ÖNERGESİ ÇIKMAYACAK

Kurultayda, raporların ibrasının ardından PM seçimi gerçekleştirilecek. Eski Genel Sekreter Önder Sav’ın ‘çarşaf liste önergesi vermek için harekete geçmemesi’nedeniyle, kurultaydan çarşaf önergesi çıkma ihtimalinin düşük olduğu belirtiliyor. Çarşaf önergesi verilmesi için delege sayısının onda biri kadar (125 imza) gerekiyor. 125 imza ile çarşaf önergesi verilmesi durumunda, bu kez önergenin kabulü için kurultay üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyu (622 oy) gerekiyor. Sav cephesi, önerge verilmesi durumunda, çarşaf liste oylamasında, destek verecek.

Kurultayda bin 242 delege oy kullanacak. İstanbul 132 delege ile en fazla delege ağırlığına sahip il. İkinci sıradaki Ankara’nın delege sayısı 58. 101 milletvekili ise, doğal delege konumunda oy kullanacak.

Çarşaf önergesinin kabulü durumunda ekipler, anahtar listelerle yönetime girmeye çalışacak.  Kılıçdaroğlu’nun listesine karşı blok liste de çıkmayacak.

YÖNETİM GENÇLEŞECEK

Kılıçdaroğlu’nun listesi ile ilgili netleşen tek husus yaş ortalaması. Kılıçdaroğlu, PM’de ağırlıklı olarak genç ve yeni isimlere yer verecek. Kılıçdaroğlu’nun 30-35 yaş arası kontenjanı, kadın ve gençlere ayıracağı belirtiliyor. Kulislerdeki beklenti, Kılıçdaroğlu’nun PM’de Baykal ve Sav ekiplerinden bazı isimlere de yer vermesi yönünde.

Eski Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan ve İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil’in adı geçiyor. Sav ekibinden de Tekin Bingöl listede yer alabilir.

TANRIKULU MYK’DA

Seçimler öncesi Kürt sorunu ile ilgili açılım yapmak isteyen Kılıçdaroğlu’nun, bir süre önce parti üyesi olan Diyarbakır eski Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu’nu önce PM’ye ardından MYK’ya almasına kesin gözüyle bakılıyor. Kulislerde PM için, emekli diplomat Uğur Ziyal’ın da adı geçiyor.

SEYFİ OKTAY İDDİASI

Seyhan Müzik Şirketi’nin sahibi Bülent Seyhan, Cumhurbaşkanlığı eski Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu, eski bakanlar Ercan Karakaş, Seyfi Oktay ve Nihat Matkap ile avukat Eşber Yağmurdereli’nin isimleri de kulislerde konuşuluyor. Eski DYP’li, Sağlık Bakanı Yıldırım Aktuna’nın oğlu Oğul Aktuna da CHP’ye üye oldu. Oğul Aktuna’nın PM’ye de girebileceği belirtiliyor.

KÜSKÜNLERE YER YOK

Kılıçdaroğlu’nun, kamuoyunda ‘küskünler’ olarak bilinen eski CHP’lilere sıcak bakmadığı belirtiliyor. Kılıçdaroğlu’nun, eski CHP’lilerin parti yönetiminde görev alabilmeleri için “en az 5 yıl partide aktif çalışmaları gereki” şeklinde değerlendirme yaptığı ifade ediliyor.

BİN GAZETECİ İZLEYECEK

Kurultaya davet edilenler de dikkat çekiyor. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile Fener Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Ateşyan, Hahambaşı Haleva ile Süryani metropolitlerine de genel merkezden davetiye gönderildi.

Öte yandan kurultay takip etmek için genel merkeze yaklaşık bin gazeteci ve teknik personel başvuruda bulundu.

AKRABA KRİZİ ÇÖZÜLECEK

MYK’daki akraba krizi de, kurultayda çözülecek. İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev alan Hurşit Güneş ile Ar-Ge, Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata akraba. Ayata, Güneş’in ablası Prof. Ayşe Güneş Ayata ile evli. Tüzüğün, il ve ilçe yönetim kurulu üyeliklerine ilişkin maddelerine göre, “ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile karı – koca aynı kurulda bulunamıyor. Hukukçuların, bu hükmün MYK üyeliği için de yorumlanacağı iddiası nedeniyle, Kılıçdaroğlu’nun bu iki isimden birisini yönetime alması bekleniyor. Kılıçdaroğlu’nun Ayata’yı tercih edeceği belirtiliyor.

BAYKAL KONUŞMAMA EĞİLİMİNDE

Bu kurultay, eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın siyasi hayatındaki dönüm noktalarından birisi olacak. İl başkanlarının, Kılıçdaroğlu’nun blok liste tercihine destek nedeniyle Baykal, konuşmama eğiliminde. Bir dönem partide tek adam konumunda bulunan Baykal’ın konuşması durumunda ‘atmosferin’ nasıl olacağı merak konusu.

Baykal, kurultayda yenilenecek PM listesinde yer almayacak. Hem Baykal hem Kılıçdaroğlu cephesinin bu yönde talebi bulunmuyor.

22 Mayıs’taki olağan kurultayda genel başkanlıktan istifa eden Baykal’ın, PM’de yer almaması kişisel siyasi tarihi bakımından önem taşıyor. 1980 öncesi CHP’de, 1980 sonrası SHP’de belirli dönemlerde parti yönetiminde yer alan Baykal, siyasi yasaklı olduğu dönem dışında CHP’nin 1992’de yeniden açılmasından bu yana ilk kez yönetime girmemiş olacak. Baykal, kurultayı kurmayları ile salondan izleyecek. CHP’nin eski lideri doğal delege sıfatı ile seçimlerde oy kullanacak.

HABER: Ezelhan ÜSTÜNKAYA/ANKARA

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.