H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘İklim Değişikliği’

İklim Değişikliğinin SAĞLIKsız Yüzü

In Sağlık, Yaşam on 05 Oca 2010 at 18:02

İngiltere Uluslararası Kalkınma Ajansının bir araştırmasına göre, Kenya’nın Merkez Dağlık Bölgesi’nde yaşayan 4 milyon insan, iklim değişikliği nedeniyle sıtma olma riski taşıyor.

Kenya, zaten sıtma hastalığının yaşandığı bir ülke, bu nedenle deniz seviyesine yakın yaşayanların bağışıklıkları var.

Ancak  küresel ısınma nedeniyle hastalığı taşıyan sivrisinekler, daha yüksek rakımlarda da yaşayabiliyorlar.

Böylece, dağdaki köylerde yaşayıp hastalığa karşı bağışıklık geliştirmemiş insanlar da sıtmaya yakalanmaya başladılar.

Bölgede ortalama sıcaklıklar 1989′da 17 dereceyken, 2009′da, yani yalnızca 20 yıl sonra 19 dereceye yükselmiş durumda.

Sıtma hastalığı taşıyan sinekler ise, 18 derecenin üstünde hayatta kalabiliyorlar.

Kenya’daki bu ani değişim, yakın gelecekte yaşayabileceklerimizin sadece küçük bir örneği…

Bu arada, Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Margaret Chan da geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, iklim değişikliğiyle sağlık sorunları arasında çok büyük bir bağ olduğunu söyledi.

Chan, 20-30 yıl içinde Afrika’da tarımın %50 oranında azalacağını söyledi. Bilim adamları da, sıcaklıkların yavaş yavaş artacağını, ancak fırtına ve sel gibi uç doğa olaylarının daha sık yaşanacağını söylüyorlar.

İklim Zirvesi Bugün Başlıyor

In Toplum, Yaşam on 07 Ara 2009 at 10:59

Dünyanın geleceğiyle ilgili kararların alınacağı İklim Zirvesi bugün başlıyor. Liderler küresel ısınma gerçeğini kabul edip Kopenhag’da ilk kez bir araya gelecek. Zirveyi ‘zırva’ gören muhalif kesim de fikirlerini paylaşacak.

Bugün Kopenhag’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde hükümetler yeni bir iklim değişikliği anlaşması yapmak için bir araya gelecek.

Bu anlaşma, ülkelerin iklim değişikliğinin kaçınılmaz sonuçlarına uyum sağlamalarına yardım ederken aynı zamanda ülkelerin karbon emisyonlarını azaltmak yönünde de teşvik edecek.

Son bilimsel araştırmalara göre iklim değişikliği 2007′de yapılan Uluslararası İklim Değişikliği raporunda tahmin edilenden çok daha büyük bir hızla gerçekleşiyor.

Daha şimdiden milyonlarca insan iklim değişikliği nedeniyle acı çekiyor.

KOPENHAG’IN KRİTİK KONULARI
Kopenhag’daki anlaşma şu noktalar üzerinde odaklanmalı:

- Endüstrileşmiş ülkeler sera gazı emisyonlarını düşürmek için neler yapmalı?

- Gelişmekte olan ülkelerdeki artan sera gazı emisyonlarını nasıl sınırlandırılabilir?

- Gelişmekte olan ülkelerin bu değişime ayak uydurabilmesi için ihtiyaç duydukları finansal destek nasıl sağlanacak?

- İklim değişikliği için ayrılan fonların eşit, güvenilir bir şekilde dağılımını sağlayacak bir yapı nasıl kurulacak?

- İklim değişikliğinden etkilenen ülkeleri destekleyecek bir yapı nasıl kurulmalı?

İklim Değişikliğini Gösteren Resimler

In Yaşam on 30 Kas 2009 at 14:55

Humboldt buzulunun erimesinden sonra geriye kalanlar

___

Amazonlar’da yaşanan büyük kuraklığın sonucunda Cuiruai Gölü bu hale geldi

___

Kuzeydoğu Hindistan’daki taşkınlar sırasında küçük bir adacığa sığınmış inekler

___

2001-2005 arasında yüzde 94’ü eriyen ve küresel ısınmanın sembolü haline gelen Ilulissat Buz fyordu’nda bir balıkçı

___

Budapeşte’de toplanan 30 bin bisikletli, çevre kirliliğine dikkat çekiyor

___

Bulgar çevreciler vaşha barajı’ndaki plastik şişeleri topluyor

___

İspanya’daki Mediano bölgesindeki batalık 2007 ve 2008 yıllarında yağmur miktarının yüzde 40 oranında düşmesi sonucundaneredeyse tamamen kurudu

________________________________________

Reblog this post [with Zemanta]

Beş dünya daha gerek

In Yaşam on 25 Kas 2009 at 12:48

Merkezi Kaliforniya’daki Oakland’da bulunan Global Footprint Network adlı özel bir çevreci grubun yaptığı ve sonuçları bugün yayımlanan araştırmada, 100 kadar ülkeden toplanan verilerin insanoğlunun kaynakları tüketme ve karbondioksit üretme hızının, doğanın üretme ve soğurabilme hızından yüzde 44 daha fazla olduğu ortaya konuldu.

Ülkeler arasında kişi başı iklime etki etme oranlarında büyük farklılıklar bulunduğu belirtilen araştırmada yapılan hesaplamalar, dünyadaki insanların ortalama bir Amerikalı gibi yaşaması durumunda, tüketilen enerji ve gıda kaynaklarının üretimi ile karbondioksit salımının emilmesi için benzer beş gezegen daha gerekeceği, dünyadaki tüketim oranlarının ortalama bir Avrupalınınki gibi olması durumunda ise bunun iki buçuk gezegen olacağını ortaya koydu.

Araştırmacılar, başta iklim değişikliği olmak üzere, ormansızlaştırma, balık avlama alanlarının azalması, tatlı suyun aşırı tüketimi gibi, günümüzde karşı karşıya bulunulan tehditlerin alarm verici bir eğilimin belirtileri olduğunu ifade etti.

BM ve çeşitli hükümetlerin istatistikleri gibi birçok kaynaktan gelen bu verilerin, 2005-2006′da insanoğlunun çevreye etkisinin bir önceki döneme göre yaklaşık yüzde 2 oranında arttığını gösterdiği, bu artışın hem nüfus artışı hem doğal kaynakların kişi başı tüketiminden kaynaklandığı belirtildi.

Araştırmada, on yılda insanoğlunun doğaya etkisinin yüzde 22 oranında arttığı, buna karşın biyolojik kapasitenin, doğanın üretebildiği kaynak miktarının sabit kaldığı ve hatta azalmış olabileceği ortaya kondu.

Bu kaygı verici rakamlara rağmen bu yörüngeyi düzeltme olanaklarının mevcut olduğunu söyleyen Global Footprint Network başkanı Mathis Wackernagel, Kopenhag’da düzenlenecek BM iklim zirvesine atıfta bulunarak, bu durumun, kaynakların gittikçe sınırlı hale geldiği bir dünyada başarılı olmak için beklemeksizin harekete geçilmesinin tüm ülkelerin çıkarına olduğunu gösterdiğini söyledi.ntvmsnbc

Reblog this post [with Zemanta]

Oksijen yerine Sera Gazı Solumak İster misin?

In Yaşam on 24 Kas 2009 at 11:27

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji örgütü verilerine göre, küresel iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu geçen yıl, ölçümlerin yapılmaya başlandığı 1998′den sonraki en üst düzeyine yükseldi.

Bu gazlar içinde yer alan karbondioksit ise giderek daha büyük bir hızla artıyor…

Örgütün başkanı Mıchel Jarraud’a göre bu eğilim dünyayı, sıcaklıkların artacağı en kötü senaryoya götürüyor..

Jarraud, alınan tüm önlemlere karşın karbondioksit artış hızının giderek küçülmek yerine büyümeye devam ettiğini vurguluyor.

Tahminlerine göre gazların salımı azaltılamazsa,  ortalama sıcaklık 2100′de 6  derece artacak. bu da kuraklık, çölleşme, seller gibi felaketler anlamına geliyor.

Uzmanlar  acil önleme ihtiyaç var diyor…

Ülkeler de bu soruna çözüm bulabilmek için gelecek ay Kopenhag’daki İklim Değişikliği Zirvesi’nde  biraraya gelmeye hazırlanıyor..

Aralarında Fransa, İngiltere, Almanya liderlerinin bulunduğu 65 ülkenin devlet ve hükümet başkanları zirveye katılacaklarını açıklamış durumda…

Ancak yeryüzünü en çok kirleten ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı Barack Obama’nın  zirveye katılıp katılmayacağı henüz netleşmedi..

Washıngton   konferansta sera etkisine yol açan gazların salımını azaltma hedeflerini açıklamaya hazır olduğunu duyurdu..

Ancak iyimser açıklamalara rağmen zirve zorlu geçeceğe benziyor.. Zira, zengin, gelişmekte olan ve  yoksul ülkelerin 2020 itibarıyla sera gazlarının salımını kesme oranları konusunda uzlaşmalarının zor olduğu yorumları yapılıyor…ntvmsnbc

İklim Değişikliği’nin Öldüren Yüzü

In güvenlik, Kainat, Yaşam on 02 Kas 2009 at 11:14

Save the Children adlı sivil toplum kuruluşu açıkladı:”İklim değişikliği 250.000 çocuğun ölümüne neden olacak.”

Telegraph Gazetesi’nin haberine göre bu sayının 2030 yılından itibaren ise 400.000′e ulaşacağı düşünülüyor.

Save the Children adlı sivil toplum kuruluşunun raporuna göre, 900 milyon çocuk “su kıtlığı” çekecek. Ama rapora göre çocuklar için en büyük tehdit “iklim değişikliği”…

İklim değişikliğinin neden olacağı kıtlık ve seller, çocukların evlerini ve okullarını bırakmasına neden olacak.

Save the Children temsilcisi Midge Ure, şunları söylüyor: “Şu anda bile iklim değişikliğinden etkilenen çocuklar görüyorum.

Onlar Afrika’nın doğusunda yaşıyor ve kıtlık yüzünden ölüyorlar.”

Sivil toplum örgütleri aralık ayında Kopenhag’da yapılacak iklim zirvesine dikkat çekiyor ve şu çağrıda bulunuyorlar: “Bu sorun sadece Afrika’nın sorunu değil.

Bu hepimizi etkileyecek.

İklim değişikliği zaman ayarlı bir bomba gibi.

Ve bu bombanın saati çalışıyor.

Dünya üzerindeki tüm liderler, çocukların ölmesini engellemeli.”

Dünya Ormanları Yok Oluyor

In Toplum, Yaşam on 27 Eki 2009 at 14:00

WWF, dünyada bir dakikada 36 futbol sahası büyüklüğünde ormanlık alanın yok olduğunu açıkladı.

Greenpeace Akdeniz koordinatörü Dr. Uygar Özesmi Açık Radyo’da yaptığı “Gezegen’in geleceği” adlı programda şunları söylüyor:

BM’nin düzenlediği Dünya Orman Kongresi’ne katılan WWF, 2020’de sıfır ormansızlaştırma için tüm hükümetlere çağrıda bulundu. Ormanlar, iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli araçlardan biri. Çünkü gezegenin sağlığı, ormanların varlığına bağlı. Üstelik de ormansızlaştırma, küresel sera gazı salımının %20’sinden sorumlu. Örneğin Arjantin, eski ormanlarının %70’ni kaybetmiş durumda. Türkiye’de de Karadeniz’in en ormanlık yerlerine barajlar inşa etmek isteniyor. Oysa ki o ormanlar yalnızca doğal güzellik oldukları için değil, yaşlı ormanlar oldukları için önemliler. Yaşlı ormanlarda kesilecek ağaçların yerine, ülkenin başka yerine yeni fidanlar dikilmesinin buradaki ekosistem ve karbon tutum kaybını telafi edemeyeceğini bilmemiz gerek.

Bunların bilincinde olan GEO adlı sivil toplum hareketi, Google ile işbirliği yaparak dünya ormanlarını uyduyla takip edecek uluslararası bir proje geliştireceklerini açıkladı. Insan aktivitesinden kaynaklanan sera gazı salım sebepleri arasında beşinci sırada yer alan ormansızlaştırmayı kontrol altında tutabilmek için bu projenin bir yol haritası niteliğinde olması bekleniyor. Brezilya’dan Endonezya’ya kadar tüm ormanlık alanların uydu görüntülerinden yararlanılarak oluşturulacak raporun, Kopenhag iklim zirvesine kadar hazırlanarak tüm ülke temsilcilerine gönderilmesi planlanıyor.

İklim değişikliğinin etkileri sadece iklim değişikliğine yol açan ülkelerde değil, tüm dünyada hissediliyor. Sera gazı salımlarının son derece düşük olduğu bir ülke olan Etiyopya, Afrika’daki bitmek bilmeyen kuraklık nedeniyle artık kendini besleyemiyor ve uluslararası yardım talep etmek zorunda kalıyor. Etiyopya’nın %80’i tarım yaparak hayatını sürdürüyor. Ancak kuraklık nedeniyle, 85 milyonluk nüfüsun 6.2 milyonu aç kaldı. Etiyopya, kendi çözümlerini üretmeye çalıştı, ancak artık kendine yetemiyor, bu nedenle de uluslararası düzeyde 121 milyon dolar yardım talebinde bulundu. 1984’te Etiyopya’da yaşanan açlığı hepimiz hatırlıyoruz: hasta çocuklar, bir deri bir kemik kalmış insanlar… Oxfam’ın açıklamasına göre, önümüzdeki Haziran ayına kadar ciddi bir yardım gerçekleşmezse, 1984’teki görüntülerin yeniden yaşanması kaçınılmaz…

Kuzey Kutbu 10 Yıl Sonra Yok

In Yaşam on 15 Eki 2009 at 11:19

Kuzey Kutbu’nda on yıl içinde hiç buz kalmayacak.

Telegraph gazetesinin haberine göre araştırmacılar Kuzey Kutbu’nda kilometrelerce yol katettiler. Kuzey Kutbu’ndaki buzun kalınlığı ortalama daha önce 1.8 metreydi. Ancak bu kalınlığın hızla inceldiği ortaya çıktı…

Cambridge Üniversitesi’nin araştırmasına göre Kuzey Kutbu’ndaki erime o kadar hızlandı ki bu gidişle on yıl içinde bu bölgede hiç buz kalmayacak.

WWF’nin yaptığı bir başka araştırmaya göre ise bu erime geridönüşü olmayan bir noktaya doğru gidiyor. Çünkü eriyen buzullarla su miktarı artıyor… Su ise güneşten buza göre daha fazla ısı emiyor… Bu da küresel ısınmayı hızlandırıyor.

Buzulların erimesi aynı zamanda başka felaketleri de peşi sıra getiriyor. Tsunami bunlardan biri…

Bu araştırma sonuçları aralık ayında Kopenhag’da yapılacak İklim Zirvesi’nde tartışılacak. Amaç Kuzey Kutbu’ndaki erimenin hızını azaltacak önlemler alabilmek…

“Niyet çok, para yok”

In Yaşam on 12 Eki 2009 at 18:20

WWF Türkiye: İklim değişikliğiyle mücadele konusunda 24-25 Eylül’deki G20 zirvesinin ardından, 28 Eylül-9 Ekim 2009’daki Bangkok’taki görüşmelerde de somut bir ilerleme sağlanamadı.

WWF Türkiye Bangkok’taki toplantılarla ilgili şu açıklamayı yaptı:İklim müzakerecileri Bangkok’ta yüzlerce sayfalık taslak müzakere metninin üstünden geçerek daha kısa ve öz bir metin ortaya çıkardı. Bununla birlikte, finansal taahhütler, kurumsal yapılanma, emisyon azaltım hedefleri ve yapılacak anlaşmanın yasal yapısı gibi önemli konularda ilerleme sağlanamadı.

WWF Küresel İklim Girişimi lideri Kim Carstensen; “İlerlemeyi yavaşlatan engelleri artık biliyoruz ve bu sorunu çözmesi gerekenlerin müzakereciler değil, siyasi liderler olduğunun farkındayız. Bu nedenle, Hükümet başkanlarını Aralık’taki Kopenhag görüşmelerinden önce tekrar bir araya gelmeye çağırıyoruz” dedi.

WWF-Türkiye Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak, Bangkok görüşmelerine ilişkin değerlendirmesinde, ABD, AB ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerin iklim müzakerelerinin sağlıklı şekilde devam etmesi için finansman ve emisyon azaltımı konularında öncü rol oynayarak somut hedefler belirlemeleri gerektiğinin altını çizdi ve ekledi: “İnsanlık olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi erteleme lüksüne sahip değiliz. Gelişmiş ülkelerin emisyon azaltımı ve finansman konusundaki isteksizliği, gelişmekte olan ülkeler ve gelişmiş ülkeler arasındaki güvensizliği daha da artırıyor. Kopenhag’dan çıkması beklenen anlaşma için yürütülen küresel çabaların başarısını olumsuz yönde etkiliyor. Ortak ancak farklılaştırılmış sorumluluklar ilkesi çerçevesinde gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin üstünde düşen görevleri yerine getirmesi, siyasi iradenin ortaya konması, iklim değişikliğiyle mücadele yolunda gösterilen küresel çabaların ve karşılıklı güven ortamının sekteye uğramaması, gezegenimizdeki yaşamın sürmesi için şarttır.” dedi.

Gelişmiş Ülkeler uzun zamandan beri aslında Orhan Baba’nın bir şarkısını söylüyorlar:

BATSIN BU DÜNYA!

Reblog this post [with Zemanta]

İnkarla Nereye Kadar?

In Toplum on 05 Eki 2009 at 11:04

Psikologlara göre bir çok insan  ”iklim değişikliği”ni kabul etmek istemiyor ve inkar ediyor.

Avustralyalı profesör Clive Hamilton, insanların büyük çoğunluğunun iklim değişikliğini inkar ettiğini söylüyor. Hamilton bu psikolojiyi İkinci Dünya Savaşı öncesinde İngilizlerin ve Almanların psikolojileriyle karşılaştırıyor ve “insanların davranışlarını değiştirebilmenin tek yolu onların korkularını aşmalarını sağlamak” diyor.

Telegraph’ın haberine göre Oxford Üniversitesi’ndeki bir konferansta konuşan Hamilton, insanların üç değişik şekilde reaksiyon verdiğini söylüyor. Bunlar da “inkar, duygusuzluk veya harekete geçme”…

İklim değişikliği konusunda ise, İngiltere’de küçük bir grubun iklim değişikliğini tamamen reddettiğini ve sera gazlarının sıcaklığın yükselmesine neden olmadığın inandıklarını söylüyor. Onlardan daha küçük bir grup ise iklim değişikliğini durdurabilmek için çalışıyor. Bu gruptakiler daha az et yiyorlar, hükümete iklim değişikliği konusunda baskı yapıyorlar ve daha az araba kullanıyorlar.

Profesör Hamilton, insanların büyük bir çoğunluğu ise bu konuyu düşünmek istemiyor, başkalarını suçluyor ve kendi hayatları ile ilgileniyor diyor. Hamilton bu duruma bir anlamda bilim insanlarının neden olduğu görüşünde. Bilim insanlarının verdiği çok sayıda korkutucu bilgi insanları bu konuyu düşünmekten uzaklaştırıyor. “İnsanları bu konuda korkutmamız gerektiği konusunda bir görüş var. Çünkü korkular insanları konudan uzaklaştırıyor. Ancak öyle bir noktadayız ki artık hepimizin bu korkuları aşıp harekete geçmesi gerekiyor.” diyor.

Reblog this post [with Zemanta]
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.