H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘Kemal Kılıçdaroğlu’

CHP’nin İmam Hatip projesine tepki

In Siyaset on 26 May 2011 at 10:15

CHP’nin iktidara gelmesi halinde “ihtiyaç fazlası” diyerek yaklaşık 470 İmamHatip Lisesi’ni kapatacağını açıklaması ortalığı karıştırdı.

CHP’nin imam hatip liselerinin kapatılmasını öngören vaadine tepki yağdı. Milli Eğitim eski Bakanı Sağlam, aynı zihniyetin 28 Şubat’ta da İHL’leri yok etmeye çalıştığını hatırlatırken “Bu oyun tutmadı” dedi. HAS Partili Korkutata, projeyi CHP’nin İHL alerjisine bağlarken,BBP’li Destici “Asla izin vermeyeceğiz” ifadesini kullandı. CHP’nin ‘Eğitim Raporu’nda yer alan ve imam-hatip liselerinin kapatılmasına yol açacak seçim vaadine eğitim sendikaları ve siyasilerden sert tepki geldi. Milli Eğitim eski Bakanı Mehmet Sağlam “Suyu geriye akıtmaya çalışıyorlar” dedi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Destici, “İmam-hatip liseleri milletindir kimse kapatamaz” uyarısında bulundu. HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüsamettin Korkutata, CHP’nin yetiştireceği din adamlarının cuma namazının kazaya bırakılmasını savunacağını dile getirdi.

28 ŞUBAT’TAKİ OYUNUN AYNISI

CHP’nin imam hatip liseleriyle ilgili vaadine en sert tepki AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sağlam’dan geldi. CHP’nin bu görüşleri yıllardır savunduğuna dikkat çeken Sağlam, şunları kaydetti: “Sekiz yıllık eğitim tartışmaları sırasında da bunu gündeme getirdiler. Kadından imam olmaz diyerek kızların imam hatibe alınmasına karşı çıktılar. Sekiz yıllık eğitim ile ilgili tartışmalar sırasında bunu gündeme getirerek imamhatiplerin sayısını azaltmayı düşündüler. Diyanet’in ihtiyacı kadar öğrenci alınsın diyerek kapatmayı amaçlıyorlardı. Ancak başaramadılar. CHP’nin bu görüşleri yeniden gündeme getirmeyi düşündüğü görülüyor. 28 Şubat sürecinde meslek lisesi mezunlarının üniversiteye gidişini önleyerek imam hatip liseleri başta olmak üzere tüm meslek liselerini bitirmek istediler. Bu oyun tutmadı.”

CHP DİN EĞİTİMİNE KARŞI

BBP Genel Başkan Yardımcısı Destici, CHP’nin çalışmasına şiddetle karşı çıkacaklarını vurguladı. CHPzihniyetinin dinin öğretilmesine soğuk baktığına işaret eden Destici şöyle konuştu: “CHP çocukların dini eğitim almasına karşı. Bu binaların hepsi milletin kursağından kestiği paralar ile yaptırılmıştır. Kapatmaya kimsenin gücü etmez. 28 Şubat sürecinde bile kapatamadılar.” HAS Partili Korkutata da CHP’nin imam hatip konusundaki alerjisini bildiklerini anlattı. Korkutata, “CHP kendine göre din adamı yetiştirmek istiyor” ifadesini kullandı.

Öğrenciye tuhaf espri: Kasetin çıkmasın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bayburt’ta ‘yeni CHP’ söyleminin altını bir kez daha çizdi. CHP lideri, “Yeni CHP, halkın partisi olacak, ezilenlerin, işsizlerin, işçinin, köylünün, esnafın partisi olacak. CHP sizin partiniz olacak” dedi. Mitingin ardından parti otobüsüyle şehir turu atan Kılıçdaroğlu, sanayi çarşısı esnafıyla çay içti. Girdiği oto tamircisinde esnafla bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen ilköğretim 8. sınıf öğrencisi Burak Dursun’a çok tartışılacak bir ifade kullandı. Burak isminin anlamını soran Kılıçdaroğlu, öğrenciden “bilirem” cevabını alınca tebessüm etti. Burak’a kız arkadaşının olup olmadığını soran ve “çok” yanıtını alan Kılıçdaroğlu, bu sefer de “Sen çapkın bir erkeksin o zaman. Dikkatli ol kasetin çıkmasın sonra” dedi. Kılıçdaroğlu ile beraberindekiler, öğrencinin “kasetim çıkmaz” cevabına uzun süre güldü.

CHP BİZİ ÜZDÜ KABUL EDİLEMEZ

İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) Başkanı Hüseyin Korkut: Yarım asırdır Türkiye’de eğitim veren kurumların böyle bir öngörü ile programa alınmış olması bizi üzdü. İmam Hatip Liselerinin böyle değerlendirilmesi kabul edilemez. Bu okullarda halkın çocukları eğitim alıyor. Hem mesleğe hem yüksek öğretime bireyler yetiştiriyor. Engellemelere rağmen halkın bu talebi her zaman var.CHP‘nin bunu görmesi hissetmesi lazım. Bunu göremiyor olmak ciddi bir eksikliktir. Umarız yanlışlarını düzeltme yoluna giderler.

DİN DÜŞMANLIĞININ DIŞA VURUMU

Eğitim-Bir-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu: Hazırlanan eğitim raporu, açılım ve değişim sözlerini ağzından eksik etmeyen, ancak bu kavramlara sözden öte bir anlam katamayan CHP‘nin din düşmanlığının dışa vurumudur. İmam-Hatip mezunlarının polis olmasından rahatsız olup bunu yargıya taşıyan CHP‘nin, meslek liseleri üzerinden imam-hatipleri kapatma çabası tam bir şark kurnazlığıdır. İmam-Hatip Liselerinin dışındaki hiç bir meslek lisesinin gündeme gelmeyip, meslek lisesi tartışmasının İmam-Hatipler üzerinde yürütülmesi de gerçek niyetlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Eğitimde fırsat eşitliğini savunuyor görülürken imam-hatiplerin kapanmasını sağlayacak uygulamaları hedef olarak önüne koyan bir partinin niyetinin samimi olmadığı görülmektedir. Lise eğitimini İmam-Hatip’lerde görmek isteyenlerin bu demokratik hak ve taleplerinin engellenmesi aynı zamanda bir insan hakkı ihlalidir. Milletimiz, gözleri önünde oynanan oyunu görmektedir. Milli ve manevi değerleriyle kavga etmeyi gelenek hale getiren, dinle barışmak yerine her seferinde kavga eden zihniyete hak ettiği cevabı da verecektir.

RAHATSIZLIK DUYULMAMALI

Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk: İmam hatipler bu ülkenin gerçeğidir. MEB’in hazırladığı müfredat doğrultusunda dini ve kültürel eğitim verilen İHL’nin varlığı bu ülkede kimseyi rahatsız etmemelidir. Rahatsız olunacak bir şey varsa devletin kontrolü dışında bir din eğitimi yapılmasıdır. MEB’in kontrolü ve Türk milli eğitiminin amaçları doğrultusunda bir din eğitiminin yapılmıyorsa bundan rahatsızlık duyulabilir. İHL’den rahatsızlık duyulmasını biz anlayamayız. Böyle bir şeyi de kabul etmeyiz. Türkiye’nin meselesi bu değil. Kimse bu ülkede din üzerinden siyaset gütmesin. Artık din üzerinden ve din taraftarlığı ve din aleyhtarlığı anlamında bir siyasete milletimizin fırsat vermeyeceğini düşünüyorum. Siyasi partilerin de milletimizin hassasiyetlerini değerlendirerek politikalar geliştirmesi doğru bir yaklaşım olur.

Amaç din eğitimini engellemek

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar: İmam Hatip Liseleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı diğer okullar gibi eğitim veriyor. Kuruluş amacı imam yetiştirmek değil. Rapor İmam Hatip Liselerine karşı bir tavırdır. CHP, din eğitimi verilmesini engellemeye çalışıyor. Böyle bir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Seçimdöneminde açıklaması Türkiye’yi üzmüştür.

HABER: Bilal ÇETİN-Tuna KUŞOĞLU-Nesrullah SONAY

Arıtman’dan Kılıçdaroğlu’na tepki

In Siyaset on 24 May 2011 at 11:39

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yerel yönetimlere özerklik vadetmesine tepkiler çığ gibi büyüyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun, Hakkari’deki mitingde yerel yönetimlereözerklik vadetmesine ilk eleştiri kendi partisinden geldi. İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Hakkari’de söylenen sözlerle ilgili tabanın görüşünün alınmadığını, bu vaadin kurultay kararı olmadığını belirterek, “Özerklik gibi vaatlerin doğaltabanımız ve seçmenimizde kaygılar yarattığını söyleyebilirim.” dedi. Arıtman, “CHP, bir dönüşüm sürecinde. Yönetim de buna ‘yeni CHP‘ diyor.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun, “Yerel yönetimlerin özerklik şartını aynen kabul edeceğiz. Onlara özerklik vereceğiz, aynıAvrupa’daki gibi. Avrupa Birliği Yerel YönetimlerYasası’nı aynen kabul edeceğiz.” şeklindeki sözlerinideğerlendiren Arıtman, yaşananların partideki eksen kaymasının göstergesi olduğuna dikkat çekti. ‘YeniCHP‘ye kadar parti programında böyle bir şey olmadığını söyleyen Milletvekili Arıtman, “CHP’nin hiçbir programında, seçim beyannamesinde böyle bir söz, vaat yer almadı. Program da değişmiş, değiştirilmiş değil. Baykal döneminde yapılmış program aynen devam ediyor. Ben daha vahim bir şey söyleyeyim. Bugüne kadar hiçbir partinin seçim beyannamesinde olmayan bir şey yapıldı: Türkiye’de halktaki Amerikan karşıtlığını giderme vaadi. Bu, cumhuriyet tarihinde birilk ve vahim.” dedi. Hakkari’de söylenen sözlerle ilgilitabanın görüşünün alınmadığına da dikkat çeken Vanan Arıtman, “Bunlar kurultay kararları değildir.CHP‘de kararların nasıl alınacağı bellidir. Kurultay, PM kararı, MYK ya da genel başkanın kararı olur. Benim bildiğim kadarıyla bunlar, genel başkanın kararları tarzında. PM ya da MYK’da bu tür kararların alındığını duymadık.” şeklinde konuştu. Özerklik gibi vaatlerin partinin doğal seçmeninde kaygı oluşturduğuna dikkat çeken Arıtman, “Doğal tabanımız ve seçmenimizde kaygılar yarattığını söyleyebilirim. Kaygı ve mutsuzluk nedeni oluyor.” dedi.

CHP’nin bir dönüşüm sürecinde olduğunu kaydeden İzmir milletvekili Arıtman, “Değişim değil, bir dönüşüm. Zaten yeni yönetim buna, ‘yeni CHP‘ diyor. Eski CHP‘yi de ret mi ediyorlar, onu da bilmiyoruz. Bu yeni CHP‘de başka bir anlayış var. Neye dönüştüğünü de şu anda hiç kimse tam anlayabilmiş değil ama milletvekili adaylarımız, PM ve MYK üyelerinin söyledikleri şeyler doğal tabanımızda kaygı uyandırıyor. Umarım bunlar oy kaybına neden olmaz. CHP örgütü, çok büyük bir çaba içinde, gecesini gündüzüne katıp oy topluyor. Biz iğneyle kuyu kazıyoruz, bu arkadaşlar da oyları kürekle saçıyorlar.” eleştirisinde bulundu. Arıtman, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun KCK operasyonlarını eleştirmesi hakkında ise şunları söyledi: “Genel başkanın Türkiye’deki her türlü hukuk ihlallerine karşı çıkması gerekir. Hukuk karşısında bütün insanlareşittir ama neyine dayanarak eleştirdi bilmiyorum. Bir kişinin belediye başkanı olması, ona ayrıcalıkgetirmez.”

CİHAN

Kılıçdaroğlu’nun 70 kişilik torpil listesi

In Siyaset on 14 May 2011 at 09:07

Başbakan Erdoğan’ın CHP liderine yönelik ‘kayırma’ suçlamasının detayları ortaya çıktı.

Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürlüğü döneminde Karabulut soyadlı 31, Gündüz soyadlı 26 ve Düzgün soyadlı 13 akrabasını kurumda işe başlatmış.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü yaptı dönemyine tartışmaya açıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Kılıçdaroğlu’nu 70 akrabasını SSK’ya yerleştirmekle suçladı. Ağır iddianın detayları ise dün gün yüzüne çıktı. Kılıçdaroğlu’nun Karabulut soyadlı 31, Gündüz soyadlı 26 veDüzgün soyadlı 13 kişiyi işe aldığı belirlendi.

BABASI SOYADINI DEĞİŞTİRDİ

SSK’ya alınan Karabulut soyadlı isimlerin Tunceli Nazimiye doğumlu olması dikkat çekiyor. Karabulut soyadının Kılıçdaroğlu’nun eski soyadı olduğuna dikkat çekiliyor. Kılıçdaroğlu’nun babası Kamer Karubulut’un 1966 yılında soyadını ‘Kılıçdaroğlu’ olarak değiştirdiği biliniyor.

31 KARABULUT KURUMDA

Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK GenelMüdürlüğü yaptığı dönemde SSK’ya Karabulut soyadlı 31 kişinin yerleştirildiği tespit edildi. Kılıçdaroğlu’nun eski soyadı olan Karabulut soyadı ile SSK’ya alınanların isimleri şunlar: Emine Karabulut, Filiz Karabulut,Hülya Karabulut, Halil Karabulut, Abdurrahman Karabulut, Refik Karabulut, Ramazan Karabulut, Özer Karabulut, Gül Karabulut, O. Naim Karabulut, Semra Karabulut, Mahmut Karabulut, Dr. Şaban Karabulut, Suna Karabulut, Şevket Karabulut, Fatma Karabulut. Cemal Karabulut,Düzgün Karabulut, Ramazan Karabulut,Oktay Karabulut, Ali Karabulut, Ali Ekber Karabulut, Yılmaz Karabulut, Vedat Karabulut,Gülten Karabulut, Fatma Karabulut,Oktay Karabulut, Fatmagül Karabulut,Duran Karabulut, Sebahat Karabulut,Hanife Karabulut.

ANNESİNİN AKRABALARI DA VAR

Kılıçdaroğlu’nun annesi YemuşHanım’ın kızlık soyadı ise Gündüz. Kılıçdaroğlu döneminde Gündüz soyadıyla SSK’ya 26 kişi alındı. Bunların listesi şöyle:Mehmet Gündüz,Ö. Köyer Gündüz, Şükrü Gündüz, Atike Gündüz, Ayşegül Gündüz,Hatice Gündüz,Murat Gündüz, Canan Gündüz, Zeki Gündüz, İlyas Gündüz, Sultan Gündüz, Atilla Gündüz, Aziz Gündüz,M. Şefik Gündüz, Cevat Gündüz, Osman Gündüz, SevimGündüz, Abdulbari Gündüz, Ayşe Gündüz, Şerafettin Gündüz, Sami Gündüz,Dürda Gündüz, Gülistan Gündüz, Kemal Gündüz, Ahmet Gündüz ve Fikriye Gündüz.

SEVİM HANIM’IN YAKINLARI

Kılıçdaroğlu’nun eşi SevimHanım’ın kızlık soyadı ise Düzgün. Sevim Hanım’ın akrabalarından Düzgün soyadını taşıyan 13 kişi SSK’da işe başladı. Düzgün soyadı ile SSK’ya alınanların isimleri şunlar: Mükerrem Düzgün,Derya Düzgün, Gülseren Düzgün, M.Özgür Düzgün,Ö. Vehbi Düzgün, Aliye Düzgün, Leyla Düzgün, Fadime Düzgün, Ahmet Düzgün,Muzaffer Düzgün, A. Cemal Düzgün, Geyik Düzgün ve Muhittin Düzgün.

Kılıçdaroğlu nasıl tuzağa düşürüldü?

In Gündem on 13 May 2011 at 13:29

kemal kılıçdaroğlu

Yiğit Bulut yazdı..

CHP Genel Başkanı ve ana muhalefet partisi lideri, “Elimde bir bakanın attığı ‘Torpil yapın’ mail‘i var” deyince çok heyecanlandık! Gerçek olması “tarihi bir skandaldı” ve bunu ortaya çıkarmak da çok büyük işti! Maalesef öyle olmadı. Ortaya 15 yaş üstünde herkesin yazabileceği hotmail uzantılı bir mesaj çıktı…

Sevgili dostlar, konunun içerik detayı haricinde bence çok önemli bir tarafı var: Kılıçdaroğlu’nun bunu kamuoyuna günlerce önce aktararak Türkiye’yi çok ciddi bir beklentiye sokması ve ardından 5 dakika dikkatli bakan herkesin gülerek geçeceği saçma bir kurgunun çıkması! Önemli detay da tam bu noktada başlıyor: 3. döneme tek başına iktidar olma potansiyeliyle giren bir parti, iktidara alternatif olma yolunda ve özellikle en hassas olunan “YGS-SINAV-ÖSYM” denkleminde, halkın karşısına komik bir iddia ile çıkıyor ve muhalif tezleri başlamadan bitiriyor, YGS konusundaki haklı olabilecek iddiaları dahi saçma noktasına getiriyor…

Sonuç:
 Kılıçdaroğlu bu kadar tabansız bir yapıyla, kulaktan duyduğu ilk şeyi elimde “bomba” var diye açıklar ve arkasından böyle patlamaya devam ederse, sadece kendisine değil denge kalmayacağı için Türkiye’ye de yazık olacak! Muhalefet, “iktidar” kadar ciddi bir iştir ve bunu yapamayanlar ülkeye büyük zarar verirler!

Son söz: 
Kılıçdaroğlu’na bir naçizane tavsiyem var; kendine daha ciddi danışmanlar, siyasi yol arkadaşları ve fikir olarak daha kuvvetli adamlar bulsun! Bu mail ile onu bu duruma düşürenler, yarın çok daha büyük skandallara imza atabilirler!

Not:
 Kılıçdaroğlu’nun “kamuoyunda itibarsızlaştırılması” kapsamında yakınları tarafından böyle bir tuzağa çekilmiş olması da mümkün! Bugün büyük-küçük herkes şunu söylüyor: Bu da boş atıp, dolu tutmaya çalışıyor! YGS’deki iddialar da belki bu kadar boş!

Meslek liseliler CHP’ye tepkili

In Siyaset on 06 May 2011 at 09:32

CHP’nin imam hatip, sağlık meslek ve açık lise mezunlarının polis olmaması için Anayasa Mahkemesi’ne gitmesine tepkiler sürüyor…

1 milyon öğrenciyi etkileyecek iptal başvurusu, ‘ayrımcılık’ olarak nitelendiriliyor.CHPlideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun herkese eşitlik vaadine atıf yapan İmam Hatip Liseleri Mezunları Derneği Başkanı Hüseyin Korkut, “CHP, halkın karşısına hangi yüzle çıkacak, bu ne yaman çelişkidir?” diye soruyor. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruyu ‘ikiyüzlülük’ olarak değerlendiren AK PartiGrup Başkan VekiliMustafa Elitaş da Kılıçdaroğlu’nun vaatleri ile uygulamaları arasındaki çelişkilere dikkat çekiyor.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun çelişkisine de dikkat çeken Korkut, “Bu yaman çelişki en başından beri devam ediyor. Başörtüsü meselesinde, rahibe afişi gibi çok konuda CHP‘nin sabıka dosyası kabarık. En büyük çelişki ise adında ‘halk’ olan partinin halkın çocuklarının yürüyebileceği yolları kapatmak istemesi. Dileriz, mahkeme CHP‘nin yanlış teşebbüsünü dikkate almaz.” ifadelerini kullanıyor.

ÖZGÜRDER Başkanı Rıdvan Kaya da, “CHP’nin halk olarak gördüğü insanlar arasında meslek liseliler ve Müslümanlar yok.” suçlamasını yöneltiyor. Kaya, “CHP, ‘Biz kimseye ayrımcılık yapmıyoruz’ derken kendi halkı olarak gördüğü insanlar için bu vaatte bulunuyor. Öteki olarak gördüğü insanların ise mağdur olduğunu fark etmiyor.” görüşünde. Anamuhalefet partisinin tavrının, içerideki kafa karışıklığını gösterdiğini savunan Rıdvan Kaya, şunları dile getiriyor: “CHP’nin halka karşı resmî ideolojiyi savunmaktan kaynaklanan bir kini var. Önce bir adım atıyor. Sonra bocalıyor. Hem statükoyu koruyup hem de halktan yana olmak mümkün değil. CHP kimin yanında olduğuna karar versin. Yeni CHP‘nin yaptığı bütün politikalarda eski CHP‘nin bilinçaltı devreye giriyor.”

“Eşitlik herkese eşit hak tanımaktır.” vurgusu yapan Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, “Öğrenciye ‘istediğin okula gidemezsin’ derseniz asıl bu eşitsizliktir.” değerlendirmesini yapıyor. MAZLUMDERİstanbulŞube Başkanı Ayhan Küçük de CHP‘nin tavrını ‘birleştirici’ değil ‘ayrıştırıcı’ buluyor: “CHP kısa bir süre önce Eskişehir’de cami ve ibadethanelere bakış açısını gösteren bir utanç sergisi açtı. Daha önce de inancı gereğibaşörtüsütakanları rahibeye benzetmişti. Bu son tavırla bunlar birbirinden ayrı değil.”

İptal başvurusuna, eğitimcilerin yanında Meclis’te bu kanunu çıkaran AK Parti’nin grup başkan vekilleri de tepkili. Ocak ayında verdikleri kanun teklifi, nisan sonunda Meclis’te kabul edilen AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, “Bugün CHP bir taraftan ‘hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz, 74 milyon vatandaş eşit mesafededir’ derken diğer taraftan Anayasa Mahkemesi’ne giderek ikiyüzlü bir davranış sergiliyor. Kamuoyuna ‘herkesi kucaklayacağız’ derken sinsi bir şekilde vatandaşlarımızın bir kısmının bazı imkânlardan yararlanmasına engel olmak için elinden gelen gayreti gösteriyor. Ümit ediyorum kiAnayasa Mahkemesidaha önceki haksızlığa karşı yaptığımız düzenlemeyi reddetmeyecek, CHP‘nin ayrımcılık isteğini reddedecektir.” temennisinde bulunuyor.

TBMM Eğitim Komisyonu Başkanı ve eski YÖK Başkanı Mehmet Sağlam, “CHP’nin hiçbir milletvekili gerek komisyonda gerekse Meclis’teki konuşmalarında anayasaya aykırılık gibi bir iddiada da bulunmadılar. Sonradan neden böyle bir şey icap etti, onu da anlamakta güçlük çekiyorum.” diyor. Kanun ile, 30 yıldır devam eden kurumun teşkilat yapısının güçlendirildiğini belirten Sağlam, “Başkanlık özerk bir kurum haline getirildi. Bir yönetim kurulu oluşturuldu. Başkanın yardımcıları var. Bir hayli uzman kadroları ile donatıldı.” şeklinde bilgiler veriyor. (Zaman)

CHP’de toplantı şoku!

In Siyaset on 22 Nis 2011 at 09:18

CHP’nin İstanbul milletvekili adaylarını tanıtım toplantısı fiyaskoya dönüştü…

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Yardımcısı Gürsel Tekin başta olmak üzere, 85 adaydan 28′i ‘tanıtım toplantısı’na gelmedi.

Katılan adaylarla sahneye davet edilen İstanbulMilletvekili Çetin Soysal’ın da sıkıntılı olduğu dikkatlerden kaçmadı. Fotoğraf çekimine katılmak istemeyen Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, önce organizasyonu eleştirdi. Bu şekilde yapılan programların yapay olduğunu belirtirken sözü adaylara getirdi. Parlamento’da sabahlara kadar çalışan arkadaşlarını göremediği için üzgün olduğunu dile getiren Soysal, “Yapı taşları değil, kökten bir değişiklik oldu. Çok önemli katkılar sunmuş siyasete çok önem vermiş arkadaşlarımızın eksikliğini hissediyorum. Birçok arkadaşımı tanımıyorum.” dedi.

Conrad Otel’de yapılan toplantıya gelemeyenler arasında Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Genel Başkan yardımcıları Gürsel Tekin, Erdoğan Toprak ve Umut Oran, Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil, İstanbulmilletvekilleri Mehmet Ali Özpolat, Nur Serter ve gazeteci Oktay Ekşi ile Birleşmiş Milletler’de (BM) görevli Şafak Pavey gibi kamuoyunun yakından tanıdığı birçok isim de vardı. Doğan Gazetecilik AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Mutlu’yla ilgili, Etibank davasında takipsizlik kararı veren eski DGM Savcısı Ercan Cengiz de aday toplantısına katılmadı.

Programa damgasını vuransa 2. Bölge 11. sıra adayı İstanbul Milletvekili Çetin Soysal oldu. İsmi anons edildiğinde isteksiz bir şekilde sahneye çıkan Soysal, fotoğraf çekimi sırasında kaçarcasına yerine döndü ve kareye girmedi. Soysal, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, önce organizasyonu eleştirdi. Ardından temel eleştiriler yöneltti. Bu şekilde yapılan programların yapay olduğunu söyleyen Soysal, yeniden aday gösterilmeyen mevcut milletvekillerine sahip çıktı. Devamında, “Yapı taşları değil, kökten bir değişiklik oldu. Çok önemli katkılar sunmuş, siyasete çok önem vermiş arkadaşlarımızın eksikliğini hissediyorum. Birçok arkadaşımı tanımıyorum. Ben sokağı tercih edenlerdenim. Sosyal demokrasi ile sokaktaki insanımızı buluşturmaktan yanayım. Onu da otel ve balo salonlarında değil de sokakta yapmak lazım. Otelde program, bana suni ve yapay geliyor. Fotoğraf çekiminde yer almak istemedim. Çünkü bunların siyasette çok fazla önemi olmadığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Soysal’ın, uzun süre tek başına oturması ve kimseyle konuşmaması dikkat çekti.

Bazı adaylar da basın mensuplarıyla düşüncelerini paylaştı. Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu, “İstanbul’dan aday olmam sürpriz değil. AK Parti’nin adayları Sayın Çelik, Çağlayan, Arınç nereden aday? Neden Sezgin Tanrıkulu İstanbul‘dan aday olunca böyle bir tartışma yapılıyor? ‘Bir Kürt ancak Diyarbakır’dan aday olur’ düşüncesi yanlış.” diye konuştu. Türkücü Sabahat Akkiraz, CHPlistesindeki Alevilerin sayısının yeterli olmamasını eleştirdi. Fakat Alevilerin sorunlarıyla ilgili ‘iradeli’ davranıldığını söyleyerek, “Aday gösterilmeyen Alevilerden kimse küskün olmasın.” diye seslendi. CHP‘nin Yahudi kökenli tek adayı olan Mari Gormezano, “İlk Türk Yahudi milletvekili CHP‘dendi. 76 yıl aradan sonra seçilirsem ikinci Türk kadın Yahudi milletvekili olacağım.” sözleriyle umudunu ortaya koydu. Gormezano, Atatürk’e şapka yapan terzi Adolf Loker’in torunu olduğunu söyledi. (Zaman)

Kılıçdaroğlu hakkında vahim iddia

In Adalet on 21 Nis 2011 at 12:35

Yaşar Okuyan’dan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında çok konuşulacak iddia…

SSK’nın 5 milyar dolar zarara uğratıldığı gerekçesiyleNeşter Operasyonu‘nu başlatan dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, o dönemde Kemal Kılıçdaroğlu‘nun o soruşturmadan Rahşan affı ile kurtulduğunu söyledi. Okuyan, 1992-1999 yılları arasındaki usulsüzlüklerle ilgili tanık olarak ifade veren dönemin SSK Genel Müdürü Kılıçdaroğlu’nun ifadelerinin de tamamen gerçek dışı olduğunu açıkladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, SSK’daki usulsüzlükleri iddianameye taşıyan eski DGM savcısı Ömer Süha Aldan’ı Muğla’dan milletvekili adayı göstermesi, dikkatleri yeniden Neşter Operasyonu‘na çevirdi. CHP Muğla Milletvekili adayı olan eski savcı Ömer Süha Aldan’ın SSK’daki usulsüzlükleri incelerken her şeyi gördüğü, Kılıçdaroğlu’nu ‘teğet geçtiği’ iddia edildi. Aldan’ın da bunun karşılığında yıllar sonra Kılıçdaroğlu tarafından CHP’den milletvekili adayı yapıldığı öne sürüldü. İddiaları dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan Cihan Haber Ajansı (Cihan) muhabirine yaptı. 1992 yılında SSK Genel Müdürü olan Kılıçdaroğlu’nun, 1999 seçimleri öncesinde milletvekilliği için istifa ettiği bilgisini veren Okuyan, o tarihte DSP’ye milletvekili adaylığı için müracaat ettiğini dile getirdi. DSP eski Genel Başkanı Bülent Ecevit’in, Kılıçdaroğlu’nun milletvekili adaylığı talebini uygun görmediğini kaydeden Okuyan, aday olamayan Kılıçdaroğlu’nun da emekliye ayrıldığını hatırlattı.

“26 DOLARLIK STENTE 2.456 DOLAR VERMİŞ”

Yaşar Okuyan, 1999 seçimlerinin ardından Çalışma Bakanı olmasıyla SSK’daki yolsuzluklar için DGM’ye ihbarda bulunduğunu ve Neşter Operasyonu başlatıldığını söyledi. Neşter soruşturmasının, 1992-1999 tarihleri arasındaki SSK yönetimlerinin usulsüzlüklerini incelemek üzere başladığını kaydeden Yaşar Okuyan, soruşturmanın asıl çıkış sebebinin, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü’ndeki 1992 yılındaki ihalesiz alımlar olduğunu vurguladı.

Kılıçdaroğlu’nun yönetim kurulu başkanı olduğu SSK yönetiminin aldığı ihalesiz sarf malzemeleri alımı uygulamasının, daha sonra Bağ-Kur, Emekli Sandığı, Sağlık Bakanlığı hastanelerine yaygınlaştığını dile getiren Okuyan, “Burada ciddi bir usulsüzlük ve fahiş fiyatla mal alınması hikayesi var. Usulsüzlük şu; şu anda, dün de bugün de hiçbir malı, bardağı bile ihalesiz alamazsınız. Kağıt bile ihalesiz alınamaz. Hiçbir kamu kurumu ihalesiz mal alamaz, alırsa suçtur. Yönetim kurulu olarak alınan kararda mevcut yasalara aykırılık teşkil ediyordu.” dedi.

Kılıçdaroğlu döneminde düzenlenen protokolle firma ile SSK yetkililerinin bir araya geldiğini söyleyen Okuyan, usulsüzlüğü şu sözlerle ortaya koydu: “Firma, malın değeri ‘100 dolardır’ diyor. SSK da ‘ben aldım’ diyor. Neye göre 100 dolar. Neşter operasyonu sonucunda DGM Savcısı Ömer Süha Aldan şu anda CHP Muğla 3. sıra adayı oldu. Onun iddianamede tespit ettiği bir hadise var. Kalp damarlarında kullanılan 1 stenti 2.450 dolardan satın alıyordu SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı. DGM savcısının Neşter Operasyonu‘nda o dönemde yaptığı piyasa incelemesinde 1 stentin 26 dolar olduğu ortaya çıktı. 2 bin 400 kat. 2-3 misli değil.”

“RAHŞAN AFFI SORUŞTURMAYI ORTADAN KALDIRDI”

Neşter’in, 1992’de başladığını, ancak 1999 tarihinde ‘Rahşan affının’ çıktığını vurgulayan Okuyan, “O af ile kamu görevlilerinin görevi ihmal ve görevi su istimalle ilgili davalara af geldi. 1999 yılında çıkarıldı. Ondan önceki sürede kamudaki davalar da ortadan kalktı. Kılıçdaroğlu da Neşter Davası’nda muhatap olmadı. Onun dönemi iptal edilmiş oldu. O dönemle ilgili soruşturma yapılmamasında 1999 öncesi Rahşan affı etkili oldu. Görevi ihmal ve suistimal olabilirdi. O affa uğradığı için soruşturulmadı. Kılıçdaroğlu, SSK Yönetim Kurulu Başkanıydı. Genel müdürdü. Yanlış anlaşılmasın, kesin suçludur demiyorum ama böyle bir gerçek var.” dedi.

Af sebebiyle 1999 sonrası dönemdeki uygulamalardan dolayı iddianame hazırlandığını vurgulayan Okuyan, 58 kişi hakkında dava açıldığını, bunların hemen hepsinin mahkum olduğunu, ancak daha sonra bunların da affa uğradığını aktardı.

“KILIÇDAROĞLU’NUN VERDİĞİ İFADE GERÇEK DIŞIDIR”

Neşter Operasyonu’nu ihbarla başlatan Okuyan, Kılıçdaroğlu’nun tanık olarak ifade verirken kendisini suçladığı sözlerin de gerçek dışı olduğunu belirtti. “Yapılan protokoller sayesinde farklı fiyatla alım önlenmiştir. Bundan kurumum büyük kazanç elde etmiştir. Yaşar Okuyan, her ne kadar bu ihbarı yaptırdıysa da esas zarar onun döneminde oldu. Çünkü protokolleri yenilemedi.” diyen Kılıçdaroğlu’nun sorumlu tuttuğu Okuyan, suçlamalara şu karşılığı verdi: “Kılıçdaroğlu tanık olarak çağrılmıştı. İfadenin bir bölümünde Kılıçdaroğlu kendini savunmak için ne diyecek kendini savunmak için diyor. Hiçbir şekilde gerçekle ilgisi yok. Kılıçdaroğlu’nun o gün kendi verdiği ifade. Polemik yarattı o gün. Savcıya verdiği bilgi hilaf-ı hakikattir, gerçek dışıdır.”

Okuyan, 2007 seçimleri süresince açık destek verdiği CHP’ye şimdi destek vermemesinin sebebini, “Bugün yeni CHP diye adlandırılan süreçte, bazı konularda endişe ettiğimiz bazı konularda üzüldüğümüz hoş olmayan gelişmelere şahit olduğumuzu gördük.” sözleriyle anlattı.

CİHAN

CHP listeleri davalık

In Siyaset on 15 Nis 2011 at 09:43

Milletvekili adayları parti içinde tartışmalara neden olan CHP’de sular durulmuyor.

Sabri Ergül, PM’de yapılan oylamaların Seçim Kanunu, SPY ile parti tüzüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle YSK’ya itiraz edecek. Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan Ankara Ticaret Odası (ATO) eski Başkanı Sinan Aygün’ün CHP‘den adaylığına ilişkin Parti Meclisi’nde (PM) yapılan oylama, Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) gidiyor. İzmir eski milletvekili, avukat Sabri Ergül, adaylara yönelik itiraz süresinin başlamasının ardından “partili” sıfatı ile YSK’ya, oylamanın Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Yasası (SPY) ile parti tüzüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz edeceğini açıkladı.

“EVET” OYLARI ONAYLAR

PM’deki oylamada 38 ret oyu çıktığını ancak adaylık oylamasında “evet” oylarının dikkate alınması gerektiğini belirten Ergül, “Adaylığı için genel başkan ve 80 üyeden oluşan PM’nin salt çoğunluğunun yani 42 üyenin evet oyu alması gerekiyor. Ret oyları ile adaylık belirlemesi olmaz” dedi. 1 Mart tezkeresinin Meclis Genel Kurulu’nda reddedilmesini örnek gösteren Ergül, “Evet oyları, hayır oylarından fazla çıktı. Ancak evet oyları, salt çoğunluğa ulaşmadığı için tezkere reddedildi. Bu ret, Anayasa Mahkemesi’nin kararları dikkate alınarak yapıldı. PM’deki oylamada ise, hayır oyları sayıldı ancak onay için 42 salt çoğunluk evet oyu gerekiyor” diye konuştu.

OYLAMA GİZLİ YAPILMALI

Ergül, oylamanın işari yapılmasının da tüzüğe aykırı olduğunu söyleyerek, “PM’deki oylamaları gizli yapılması gerekir” dedi. Ergül, itirazı dikkate alması durumunda YSK’nın, Genel Merkez’den PM’nin görüşme bantları ve tutanakları istemesi gerektiğini belirterek, “Seçim Kurulu’nun, oylamanın yeniden yapılması kararı alması durumunda ise, PM’nin olağanüstü toplanıp Aygün’ün adaylığını yeniden oylaması gerekiyor. Ancak bu kez oylamanın gizli yapılması gerekir” dedi. Kulislerde, PM’de yeniden oylanması durumunda Aygün’ün adaylığının düşeceği iddia ediliyor.

TUZAK KURMADIK  PKK’YI SAVUNMADIK

CHP Aday listelerinde Baykal ve Sav ekiplerinin tasfiyesinin yankıları da sürüyor. Baykal ekibinden Ankara Milletvekili Zekeriya Akıncı, yazılı açıklamasında, şu tepkiyi gösterdi: “Emeğin en yüce değer olduğunu söyleyenler, listeleri oluştururken hangi emek kriterlerini gözetmişlerdir. Biz Atatürk ilkelerinin savunulmasından fayda gelmez diyenlerden değiliz. Onun adını ağzına almaktan ürken, sözde devrimci yeni CHP‘lilerden değiliz. Önder kadrolara, lidere kurulan tuzaklara seyirci kalmadık. Kim yönetimde ise, hızlı manevralarla onların arkasında televizyonlarda görünmeyi becermedik. Partimize hiç tuzak kurmadık. Bizler ne PKK’nın avukatlığını yaptık, ne de Fethullah’ın savunucusu olduk.”

SANIKLARIN ADAYLIKLARINA İTİRAZ

Kamuoyunda tartışmaya neden olan CHP, MHP ve BDP’nin bazı davalar kapsamında yargılanan kişilerin adaylık başvurusuna itiraz edildi. Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, ”Ergenekon”, ”Balyoz” ve ”KCK” davalarının sanıklarının milletvekili adaylıklarının iptal edilmesi istemiyle Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurdu. Çevik, İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanlığı’nın bulunduğu Sirkeci’deki İstanbul Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ”Balyoz Planı”na sahip çıktığını öne sürerek, YSK’nın da bu emir altında kalmaması gerektiğini, Meclis’te darbeci milletvekili istemediklerini söyledi. Anayasa’yı, Meclisi ortadan kaldırmayı amaçlayan, Hükümeti yıkmaya çalışan ve bu nedenle de yargılananları TBMM çatısı altında görmek istemediğini ifade eden Çevik, YSK’ya, sanık adayların adaylıklarının kabul edilmemesi için başvuruda bulunduklarını kaydetti. Adem Çevik, milli iradeye, Hükümete ve yargıya karşı darbecilik ve silahlı isyan suçlarından yargılanan 24 milletvekili adayından ”Ergenekon”, ”Balyoz” ve ”KCK” davalarından yargılananların adaylıklarının Anayasa’nın 14, 76, 81 ve 83. maddesine aykırı olmasından dolayı yargı sürecine müdahale olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu.

Kılıçdaroğlu’nu durduracak oy oranı

In Siyaset on 14 Nis 2011 at 19:56

Kılıçdaroğlu'nu durduracak oy oranı

Önder Sav ve Deniz Baykal ekibi olağanüstü kurultay için düğmeye basmaya hazırlanıyor…

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun aday listelerinde yer vermediği Önder Sav ve Deniz Baykal ekibinde yer alan milletvekilleri dün Meclis’te bir araya geldi.

Aday listesinin ele alındığı görüşmede,seçimsonrasına ilişkin değerlendirme yapıldığı öğrenildi.

TBMM’de Önder Sav‘ın en yakınındaki isimlerden Kemal Anadol, Baykal’ın en yakınındaki isimlerden Yılmaz Ateş ve Ahmet Küçük’le bir görüşme yaptı. Listelerin değerlendirildiği görüşmede, seçim sonrasına ilişkin de ihtimaller üzerinde durulduğu öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun listede ismini çizdiği Sav ve Baykal ekibinin, parti içi muhalefet için harekete geçeceği, 12 Haziran seçimlerinde partinin yüzde 30′un altında oy alması halinde ise olağanüstü kurultayı toplamak için düğmeye basacakları dile getiriliyor. (Star)

CHP’deki liste depremine tepkiler çığ gibi

In Siyaset on 11 Nis 2011 at 15:38

CHP’nin, 12 Haziran milletvekili seçimlerinde hazırladığı aday listesinde olmadığını öğrenen, isimler yönetime ateş püskürdü.

MUSTAFA ÖZYÜREK: BÜYÜK TASFİYE VAR

CHP’nin Deniz Baykal dönemi parti saymanı ve sözcüsü Mustafa Özyürek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini aday göstermediği için ‘kırgın’ olduğunu açıkladı. Özyürek, partiye emek vermiş pek çok ismin listede yer almadığını belirterek, ”Geniş bir tasfiye ile karşı karşıyayız.” dedi.

Özyürek, aday adaylığı başvurusu yaptıktan sonra Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü ifade ederek, ”Bana, o zaman seni aday göstermeyeceğiz diyebilirdi. Kırgınım.” diye ifade etti.

CHP’nin, 12 Haziran milletvekili seçimlerinde hazırladığı aday listesinde olmadığını öğrenen, Baykal döneminin önemli isimlerinden Özyürek, Kılıçdaroğlu ve yeni yönetime kırgınlığını ifade etti. Özyürek, ”Sayın Kılıçdaroğlu ile meslektaşız. İkimiz de hesap uzmanıyız. Siyasete girmesine katkım oldu. Kendisi bana üstadım der. İstanbul’dan belediye başkan adayı olmasında da genel başkan olmasında da katkı sahibi olanlardanım. Kendisini ziyaret edip, aday adaylığımı söylemiştim, bana koymayacağını söyleyebilirdi. Bir açıklama yapmadı, kırgınım tabi.” diye konuştu.

”GENİŞ BİR TASFİYEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Habertürk Televizyonu’na açıklamalarda bulunan Özyürek, partiye emek vermiş pek çok ismin listede yer almadığını söyleyerek, ”Geniş bir tasfiye ile karşı karşıyayız.” şeklinde konuştu.
CHP’de yenilenmeye karşı olmadıklarını, ancak kendileri yerine teşkilattan ya da sosyal demokratlığa gönül vermiş kişilerin listeye konulmasını daha doğru bulduklarını söyleyen Özyürek, ancak hazırlanan listede bunu göremediklerini, tam bir tasfiyenin söz konusu olduğunu belirtti.

”PARTİYE OY VERMEYENLER BİLE LİSTEDE”

Partiye oy vermemiş isimlerin bile listeye konduğunu anlatan Özyürek, ”Kendini sağda tanımlayanlar ya da CHP‘nin daha solunda yer alanlar listede ön planda yerini bulmuş. Çok dağınık bir liste oluşmuş. Partiye gönül vermiş ve emek vermiş insanlar listede büyük oranda tasfiye görmüş. Bu kişiler tercih edilene kadar, keşke örgütten emek vermiş insanlar tercih edilseydi de yine biz olmasaydık” diye konuştu.
Adayların çoğunun adını bile duymadığını kaydeden Özyürek, ”Partiye oy vermemiş insanlar bile listeye konulmuş. Listeye konulmayan pek çok arkadaşımız kırıldı.” şeklinde konuştu.

”SAĞA YAKLAŞMA EĞİLİMİ VAR”

CHP’nin sol ve sosyal demokrat bir parti olduğunu bildiren Özyürek, adaylara bakıldığında sağa yaklaşma eğilimi görüldüğünü söyledi. Kendisini merkez sağda gören isimlerin aday gösterildiğini belirten Özyürek, ”Sağdan isimler var. Sağa yaklaşmaya mı çalışılıyor. Anlamış değilim. Sanki sağa açılma eğilim var. Emeğe saygı göstermek gerekirdi.” dedi. Özyürek, Sinan Aygün’ü ima ederek, bazı isimlerin adaylığına anlam veremediğini belirtti. CİHAN


CANAN ARITMAN AÇTI AĞZINI YUMDU GÖZÜNÜ

CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman partinin aday listesine sert tepki gösterdi. Arıtman, “Önder Sav ve ekibini tasfiye ettiler.Deniz Baykallistede yer aldı, ancak ekibi tasfiye edildi. O da yalnız bırakılarak tasfiye gerçekleştirildi. Budama yapıldı. Çorba listesi olmuş” şeklinde konuştu.CİHAN


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.