H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘Küresel Isınma’

Buzulların maliyeti

In Gündem on 09 Mar 2010 at 14:58

Buzulların erimesinin küresel tarım, emlak ve sigorta sektörlerine zararı, 2050’ye dek en az 2.4 trilyon dolar olacak ve 24 trilyon doları bulacak.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’nin 2007 tarihli raporunu güncelleyen yeni çalışması yayınlandı.

Çalışma, iklim değişikliğinin insan aktiviteleri sonucu ortaya çıkan sera gazından kaynaklandığını bir kez daha ortaya koydu.

Gezegen’in Geleceği adlı radyo programında gelişmeleri anlatan Dr. Uygar Özesmi şunları söylüyor: Çalışmada, her kıtada, okyanus içi ve üstü sıcaklık ölçümleri yapıldı. Ayrıca daha önce yapılan 100 bilimsel çalışmadan da yararlanıldı. Sonuçlar, okyanusların ısındığını gösteriyor. Ayrıca buna bağlı olarak da, buharlaşma ve suyun tuzluluk oranının yıllar içinde arttığına işaret ediyor. Ayrıca, ortalama sıcaklıkların 1980’den bu yana en az 0.5 derece arttığı, her on yıllık sıcaklık artışının en az 0.2 olduğu da, çalışmanın sonuçları arasında.

Bu arada buzullar erimeye devam ediyor. Dünya artık Alaska’daki Çıkış Buzulu adı verilen buzul için fazla sıcak. Çıkış Buzulu, diğer buzullar gibi, geçtiğimiz 200 yılda 4 km’den fazla eridi. Alplerin en geniş buzulu Aletsch Buzulu da, 150 yıldır küçülmeye devam ediyor. İsviçre Buzul Takip Ağı, 2008’de 79 İsviçre buzulunun hızla küçüldüğünü açıkladı. New South Wales Üniversitesi’nin araştırmasına göre ise, eriyen buzullar nedeniyle deniz seviyesi yılda 1.2 mm yükseliyor. Bu da 2100’de denizlerin 55 cm yükselmiş olacağını gösteriyor. 2100’ün sonuna kadar, deniz seviyesinden 5000 metre yüksekte olan buzulların yok olacağının da altı çiziliyor.Pew Çevre Grubu tarafından finanse edilen ve onlarca bilim insanıyla ekonomistin katkılarıyla hazırlanan rapor, buzulların erimesinin maliyetini ortaya koyan ilk çalışma. Rapora göre, buzulların erimesinin küresel tarım, emlak ve sigorta sektörlerine zararı, 2050’ye dek en az 2.4 trilyon dolar olacak ve 24 trilyon doları bulacak. Raporu hazırlayanlardan ekonomist Eban Goodstein, Kuzey Kutbu’nun dünyanın “kliması” olduğuna değindi. Eriyen buzullar, deniz seviyesini yükseltecek, sellere ve aşırı sıcak dalgalarına neden olacak. Rapora göre, şu anda bu olayların dünyaya yıllık maliyetinin 61-371 milyar dolar. Buzulların erimesinin tüm faaliyetlerin doğrudan etkilerinden daha tehlikeli olması ise, eridikçe atmosfere yayılan metan gazı. Metan gazı, iklim değişikliğinde karbon diyoksitten 21 kat daha etkili. Tam da bu noktada, korkulanın gerçekleştiğini gösteren başka bir çalışma yapıldı. Alaska Fairbanks Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Sibirya’nın uzun yıllardır donmuş deniz yatağından büyük miktarlarda metan gazı salımı gerçekleştiğini gösteriyor. Zaten bunu dışardan görmek de mümkün, çünkü suyun üstünde kabarcıklar var. Araştırmaya göre Sibirya’nın deniz yatağından yılda 8 milyon ton metan gazı atmosfere yayılıyor. Oysa ki bilim insanları, bir yılda tüm dünyadan atmosfere yayılan metan gazı miktarının tamamının bu kadar olduğunu sanıyorlardı. Çalışma için, Doğu Sibirya’da 5000 alanda 2003-2008 arasında ölçümler yapıldı. Şu anda, Kuzey Kutbu’nda metan gazı yoğunluğu, son 400 bin yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.

BM İneklerin Makatına Nöbetçi Olacak.Neden mi?

In Gündem on 21 Şub 2010 at 15:43

 

Küresel ısınmanın baş sorumlusu kabul edilen ineklerin, domuz ve koyunların boşaltım sistemlerinden atmosfere salınan gazlar nedeniyle hayvan yetiştiricilerin de vergilendirilmesi istendi.
Eğer gaz salınımlarında çevreyi kirleten atıklar bulunursa tavuk içinde vergi istenecek.

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Örgütü (FAO) tarafından önceki gün yayınlanan rapora göre, küresel ısınmayla tüketicinin et yemek ve süt içmek talebi arasında sıkı bir ilişki bulunuyor. İnek, manda, koyun, keçi ve domuz gibi büyükbaş hayvanların doğal dengenin üzerinde saptanan bir ölçüde, insanlığın ihtiyaçları için bilerek artırılan sayısı nedeniyle atmosfere bu hayvanların saldıkları gaz olan Methan gazı tehlikeli seviyeler erişmiş bulunmaktadır.

FAO, bu tehlikeli gidişi gerekçe göstererek tüm üye ülkelerden hayvan yetiştiricisi, bakıcısı ve ilgili şirketleri ek vergilerle denetim altına almalarını istedi.

“Daha az et ye, az süt iç, fakat atmosferi ve temiz havayı koru” biçiminde kampanyaların yapılması da bu rapordan sonra gündeme gelecek.

Rapora göre, inekler ve diğer hayvanlar bozulan iklim koşullarından birinci derecede sorumlu tutuluyorlar. Bu yönde araştırmalara hız veren bilim çevreleri ise bu kez tavukların ve öteki kümes hayvanlarının da küresel ısınmada payını araştırdıkları bu rapordan çıkan sonuçlar arasında bulunuyor.

Eğer tavukların gaz salınımlarında çevreyi kirleten atıklar bulunursa, yumurta ve tavuk eti tüketimi de ineklerin yer aldığı listeye eklenecek.

Okyanus Maldivler’i yutmaya başladı

In güvenlik, Toplum, Yaşam on 15 Ara 2009 at 17:12

Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan tatil cenneti Maldivler sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya…

Kopenhag’da zengin ve yoksul ülkeler birbirleriyle anlaşmamakta direnirken, dünyanın bir başka ucunda bir cenneti andıran güzelliğe sahip Maldivler yok olma tehlikesini yakından hissetmeye başladı.

Turkuaz rengi sahilleriyle dikkati çeken Maldivler 1190 mercan adasından oluşuyor. En yüksek tepesi deniz seviyesinden sadece 8 metre yukarıda olan adanın kutuplardaki buzulların erimesiyle birlikte yükselecek deniz seviyesinin altında kalmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Bilim adamlarının yaptığı tahminlere göre 2100 yılında deniz seviyesi 1.4 metre yükselmiş olacak. Bu Bangladeş ve Maldivler gibi düşük rakımlı yerler için bir felaket demek. 10 milyondan fazla insanın sular altında kalacağı için yerlerinden olacağı tahmin ediliyor.

Aynı şekilde deniz seviyesinde olan diğer yerler ve orada yaşayanlar için de bu tehlike geçerli olacak.

Maldivler hükümeti bu duruma dikkat çekmek için bakanlar kurulunu geçen Ekim ayında sualtında toplamıştı. Hükümet 300 bin ada sakininin göçmen konumuna düşeceğini belirtmişti.

Maldivler’de deniz seviyesinin yükselmesinin izlerine şimdiden rastlamak da mümkün. Sahillerde palmiye ağaçlarının kökleri ortaya çıkmaya başladı. Geniş kum plajlar ise her geçen gün daha da daralıyor.CNNTURK

İklim Zirvesi Bugün Başlıyor

In Toplum, Yaşam on 07 Ara 2009 at 10:59

Dünyanın geleceğiyle ilgili kararların alınacağı İklim Zirvesi bugün başlıyor. Liderler küresel ısınma gerçeğini kabul edip Kopenhag’da ilk kez bir araya gelecek. Zirveyi ‘zırva’ gören muhalif kesim de fikirlerini paylaşacak.

Bugün Kopenhag’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde hükümetler yeni bir iklim değişikliği anlaşması yapmak için bir araya gelecek.

Bu anlaşma, ülkelerin iklim değişikliğinin kaçınılmaz sonuçlarına uyum sağlamalarına yardım ederken aynı zamanda ülkelerin karbon emisyonlarını azaltmak yönünde de teşvik edecek.

Son bilimsel araştırmalara göre iklim değişikliği 2007′de yapılan Uluslararası İklim Değişikliği raporunda tahmin edilenden çok daha büyük bir hızla gerçekleşiyor.

Daha şimdiden milyonlarca insan iklim değişikliği nedeniyle acı çekiyor.

KOPENHAG’IN KRİTİK KONULARI
Kopenhag’daki anlaşma şu noktalar üzerinde odaklanmalı:

- Endüstrileşmiş ülkeler sera gazı emisyonlarını düşürmek için neler yapmalı?

- Gelişmekte olan ülkelerdeki artan sera gazı emisyonlarını nasıl sınırlandırılabilir?

- Gelişmekte olan ülkelerin bu değişime ayak uydurabilmesi için ihtiyaç duydukları finansal destek nasıl sağlanacak?

- İklim değişikliği için ayrılan fonların eşit, güvenilir bir şekilde dağılımını sağlayacak bir yapı nasıl kurulacak?

- İklim değişikliğinden etkilenen ülkeleri destekleyecek bir yapı nasıl kurulmalı?

İklim Değişikliğini Gösteren Resimler

In Yaşam on 30 Kas 2009 at 14:55

Humboldt buzulunun erimesinden sonra geriye kalanlar

___

Amazonlar’da yaşanan büyük kuraklığın sonucunda Cuiruai Gölü bu hale geldi

___

Kuzeydoğu Hindistan’daki taşkınlar sırasında küçük bir adacığa sığınmış inekler

___

2001-2005 arasında yüzde 94’ü eriyen ve küresel ısınmanın sembolü haline gelen Ilulissat Buz fyordu’nda bir balıkçı

___

Budapeşte’de toplanan 30 bin bisikletli, çevre kirliliğine dikkat çekiyor

___

Bulgar çevreciler vaşha barajı’ndaki plastik şişeleri topluyor

___

İspanya’daki Mediano bölgesindeki batalık 2007 ve 2008 yıllarında yağmur miktarının yüzde 40 oranında düşmesi sonucundaneredeyse tamamen kurudu

________________________________________

Reblog this post [with Zemanta]

Oksijen yerine Sera Gazı Solumak İster misin?

In Yaşam on 24 Kas 2009 at 11:27

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji örgütü verilerine göre, küresel iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının atmosferdeki yoğunluğu geçen yıl, ölçümlerin yapılmaya başlandığı 1998′den sonraki en üst düzeyine yükseldi.

Bu gazlar içinde yer alan karbondioksit ise giderek daha büyük bir hızla artıyor…

Örgütün başkanı Mıchel Jarraud’a göre bu eğilim dünyayı, sıcaklıkların artacağı en kötü senaryoya götürüyor..

Jarraud, alınan tüm önlemlere karşın karbondioksit artış hızının giderek küçülmek yerine büyümeye devam ettiğini vurguluyor.

Tahminlerine göre gazların salımı azaltılamazsa,  ortalama sıcaklık 2100′de 6  derece artacak. bu da kuraklık, çölleşme, seller gibi felaketler anlamına geliyor.

Uzmanlar  acil önleme ihtiyaç var diyor…

Ülkeler de bu soruna çözüm bulabilmek için gelecek ay Kopenhag’daki İklim Değişikliği Zirvesi’nde  biraraya gelmeye hazırlanıyor..

Aralarında Fransa, İngiltere, Almanya liderlerinin bulunduğu 65 ülkenin devlet ve hükümet başkanları zirveye katılacaklarını açıklamış durumda…

Ancak yeryüzünü en çok kirleten ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı Barack Obama’nın  zirveye katılıp katılmayacağı henüz netleşmedi..

Washıngton   konferansta sera etkisine yol açan gazların salımını azaltma hedeflerini açıklamaya hazır olduğunu duyurdu..

Ancak iyimser açıklamalara rağmen zirve zorlu geçeceğe benziyor.. Zira, zengin, gelişmekte olan ve  yoksul ülkelerin 2020 itibarıyla sera gazlarının salımını kesme oranları konusunda uzlaşmalarının zor olduğu yorumları yapılıyor…ntvmsnbc

0,5- 2 derece ısınmanın faturası 28 trilyon

In Yaşam on 23 Kas 2009 at 10:56

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), buzulların erimesiyle ortaya çıkacak su baskınlarının, 2050′de büyük kıyı kentlerinde 28 trilyon dolar zarara yol açacağını bildirdi.

WWF tarafından yarın yayınlanacak araştırmayla ilgili açıklama yapan çevreci vakfın İsviçre şubesinin iklim ve enerji sorumlusu Ulrike Saul, sıcaklığın 2050′ye kadar 0,5 ve 2 derece arasında yükselmesi durumunda, denizlerin seviyesinin de yarım metre yükselerek, önemli maddi hasara yol açması olasılığından söz etti.

Alman sigorta kuruluşu Allianz’ın da katıldığı araştırmaya göre, bu senaryoya göre denizlerin yükselmesi dünyanın en önemli 136 liman kentinde 28 trilyon dolar tutarında maddi zarara neden olacak.

İklim koruma konusunda şu andaki politikaların değiştirilmemesi durumunda 2050′de 2 derece sıcaklık artışının daha kuvvetle muhtemel olduğuna işaret eden WWF yetkilileri, deniz seviyesinin yükselmesinden ABD’nin kuzeydoğu kıyılarının orantısız etkileneceğini, buralarda denizin seviyesinin dünya ortalamasından 15 cm daha yükseğe ulaşabileceği uyarısında bulundu.

WWF sorumluları, New York’ta deniz seviyesindeki yükselmenin, kasırga ve fırtınaların yoğunluk ve şiddetinin artmasıyla daha ciddi bir sorun haline gelebileceğini belirterek, denizlerin yükselmesiyle birlikte, kategori 4 şiddetinde New York kentini vuran bir kasırganın, şu anda verebileceği 1 trilyon dolarlık zarara karşın 2050′de 5 trilyon dolar maddi hasara yol açabileceğini kaydetti.

WWF, bu gidişe engel olmak için sanayileşmiş ülkelerin CO2 salımlarını 2020 yılına kadar yüzde 40 oranında düşürmeleri gerektiğinin altını çizerek, Aralık’ta Kopenhag’da düzenlenecek BM iklim zirvesine katılan ülkelere, 2012′e yürürlükten kalkacak Koyoto Sözleşmesi’nin yerini alacak kararlı ve zorlayıcı bir anlaşma konusunda uzlaşmaya varmaları çağrısı yaptı. gazeteport

Reblog this post [with Zemanta]

Ülke büyüklüğünde buzdağı

In güvenlik, Yaşam on 14 Kas 2009 at 18:22

Küresel ısınmaya karşı her geçen uyarılarını arttıran bilimadamları Antartika açıklarına dev bir buzdağı gözlemledi.

Avusturalya’ya bağlı Macquarie Adaları açıklarında 700 metre uzunluğunda 350 metre derinliğinde buzdağı görüldü. Buzdağının şimdiye kadar görülmüş en büyük buzdağı olduğu iddia ediliyor.

Biyolog Dean Miller buzdağını tüm “ufuk çizgisini kaplayan hiç görülmemiş bir dev” olarak tanımladı.

Buzdağının Yeni Zelanda’ya doğru ilerlediği parçalanması durumda gemiyle yolucluk yapanlar için büyük tehlike oluşturabileceği bildirildi.

Biyologlar buzdağının 9 yıl önce Antartika’dan koptuğu ve küresel ısınmanın en önemli kanıtlarından biri olduğunu açıkladı.

Küresel Isınma ve Tahliye Edilecek Ülkeler

In güvenlik, Yaşam on 30 Eki 2009 at 14:52

Filipinler

___

Malezya

___

Marş Adaları

___

Mikronezya

___

Kirbati

___

Tuvalu

___

 

Bir buzulun ERİME gerçeği

In güvenlik, Kainat, Yaşam on 30 Eki 2009 at 13:53

Kuzey Kutbunda, Kuzey Buz Denizi üzerinde bir zamanlar yer yer 80 metre kalınlığa ulaşan ve milyonlarca yıl içerisinde oluşmuş olan yaşlı buzul tabakası neredeyse tamamen ortadan kalktı.

Deniz üzerinde kalan buz tabakaları, küresel ısınma nedeniyle buzul özelliğini kaybettiği için, bilimciler, “Kuzey Buz Denizi üzerindeki buzul tabakasının artık fiilen ortadan kalkmış sayılabileceğini” belirtiyor.

Kanada’daki Manitoba Üniversitesi Arktik Sistem Bilimleri araştırma kürsüsü başkanı David Barber, buzullardaki erimenin daha önceki tahminleri aştığını ve “olağanüstü bir hıza ulaştığını” söyledi. Barber, Kanada Parlamentosu’ndaki sunumunda, “Kuzey yarıkürede uzun yıllar boyunca oluşmuş deniz buzullarının artık hemen hemen ortadan kalktığını söyleyebiliriz” dedi. Barber, kalanların sadece, Kanada’nın kuzeyindeki adalar topluluğu arasındaki küçük buzul kütleleri olduğunu söyledi. Barber, denizdeki uzun araştırmaları sonucunda 16 kilometre genişliğinde ve kalınlığı 6-8 metre arasında bulunan bir buzul kütlesi belirlediklerini ancak bu kütlenin de orada bulundukları sırada kısa bir süre içerisinde dalgalar tarafından parçalandığını belirtti. Hesaplamalara göre Kuzey Kutbu’nda 2030 yılında hiç buz kalmayacak.

Yapılan araştırmalarda, denizde açıklarda var olması gereken buzul kütlelerinin yerinde artık ancak yarım metre kalınlığında olan buz kütlelerinin olduğu belirtiliyor. Barber, Kuzey Buz Denizi’nde 30 yıldır araştırmalar yaptığını ve ilk kez böyle bir durumla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Barber sunumunda, “Kuzey Kutbu’nda olanlar, bütün dünyada bundan sonra neler olacağını da aynası niteliğinde. Bu nedenle bu soruna büyük bir dikkatle eğilmeliyiz” dedi.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.