H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘Seçim’

Diyarbakır’da terör örgütünden CHP’ye destek

In Siyaset on 30 May 2011 at 12:01

Diyarbakır’da her eylemden sonra evleri ve esnafları tek tek gezen örgüt sempatizanları bu sefer CHP‘ye destek için gezdi. Örgüt yandaşları iki gündürDiyarbakır‘da esnafa, “Salı günü CHP mitingi var, kepenkleri açabilirsiniz, mitinge de gidebilirsiniz. Ama Çarşamba günü kepenkleri kapatacaksınız ve Erdoğan’ın mitingine gitmeyeceksiniz.” şeklinde tehditlerde bulunuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin Hakkâri’de düzenlediği mitinge yaklaşık 5 bin kişi katılmıştı.

Hakkâri’de bugüne kadar en fazla 200 oy alan CHP‘ye terör örgütü PKK ile BDP’nin destek verdiği ortaya çıkmıştı. Bölgede AK Parti’nin miting düzenlemesinden rahatsız olan terör örgütün bunu engellemek için elinden geleni yapıyor. Örgüt AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Hakkâri ve Şırnak’ta düzenlediği miting öncesi esnafı tehdit ederek kepenkleri kapattırmıştı. Başbakan’ın kepenkleri zorla kapatıldığını belirtmesi üzerine BDP’li yöneticiler esnafın kendi istediğiyle kapattığını iddia etmişti. Ancak Diyarbakır‘da esnafa zorla kepenk kapattıran 6 olayın yaşandığı kısa süre önce basında yer almıştı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yarınDiyarbakır İstasyon Meydanı’nda yapacağı mitinge terör örgütü internet üzerinden de destek veriyor. Kendisine ‘Kürdistan Demokratik Halk İnisiyatifi’ ismini veren bir grup halkı Başbakan Tayyip Erdoğan’ı Diyarbakır‘da protesto etmeye çağırarak, “AKP’nin elini kolunu sallayarak gelip halkımıza hakaret etmesine ve miting gerçekleştirmesine izin verilmeyecektir.” ifadelerine yer verdi.

Halkı tehdit eden ifadeler kullanan sözde inisiyatifin CHP için hiçbir ifade kullanmaması dikkat çekti.

Terör örgütü, “Amed kentimizde yaşayan tüm halkımıza, siyasal düşüncesi ne olursa olsun ‘Ben insanım’ diyen herkesi AKP faşizmine dur demek için Kürt halkı üzerinde seçim rantı olarak uyguladığı katliama karşı durmak, teşhir etmek için 1 Haziran mitingine gitmemeye çağırıyoruz. AKP’nin imha, inkâr, tekçi ve katliamcı uygulamalarının hat safhada olduğu bugünden sonra AKP’ye oy veren, mitingine giden her bireyin eli Kürt halkının kanına bulaşmış olacaktır.” denilerek halk doğrudan tehdit edildi.

Şırnak’ın Uludere ilçesinde öldürülen terör örgütü mensupları için KCK’ın yas ilan etmesinden sonra başlattığı kepenk kapatma eylemine CHP de destek vermiş, Diyarbakır‘daki seçim bürosunu kapatmıştı.

CİHAN

Ümit Özdağ, PKK’la masaya oturmuş

In Siyaset on 27 May 2011 at 09:27

BU DA MI KOMPLO!!!

MHP’nin ‘beyin takımında’ yer alan milletvekili adayı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın, ‘Diyarbakırlı bir işadamı’ aracılığıyla PKK’yla hem Türkiye’de hem de Amerika’da masaya oturduğu, örgüt liderlerinden Murat Karayılan tarafından da Kandil’e davet edildiği ortaya çıktı.

TSK ile bağlantısıyla gündeme gelen Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi ‘nin (ASAM) başkanıyken önceMHP Genel Başkanlığı için ismi geçen ardından MHPİstanbul milletvekili adayı olan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın,PKK temsilcileriyle yaptığı görüşmeler MİT raporlarına yansıdı. MİT’in çok güvenli bilgileri aktarırken kullandığı “Hassas Kaynak” ifadesiyle gönderilen belge, 4 Mart 2003 tarihini taşıyor. 15 Kasım 2002’de üçüncü bir kişi arabuluculuğunda, PKK mensubu bir kişi ile ASAM Başkanı Özdağ arasında Özdağ’ın ofisinde gerçekleştiği belirtilen görüşmede, Özdağ’a görüşmenin gizli kalacağı konusunda PKK’lılar tarafından güvence verildiği belirtiliyor.

Özdağ’a Kandil’den davet

MİT belgesinde, sözkonusu arabulucunun Mehmet Mehmetoğlu’nun Diyarbakırlı bir işadamı, PKK’lı şahsın ise İrfan Güler olduğu belirtiliyor. 15 Kasım 2002’de gerçekleşen görüşmede PKK temsilcisinin, Ekim 2002’de ASAM Başkanı’nın görüşme talep etmesine rağmen gelmediği, Murat Karayılan’ın ise K. Irak’a davet etmesine rağmen Özdağ’ın gitmediğini dile getirdiği belirtiliyor. Özdağ’ın ise Ekim ayında yurt dışında başka bir konferans daveti nedeniyle görüşmek için Avrupa’ya gidemediğini belirttiği, Karayılan’la görüşmeye gidememesiyle ilgili ise daha ilginç bir gerekçe sunduğu ifade ediliyor.

Karayılan’ın davetine “teşekkür” ettiği belirtilen Özdağ’ın, kendisinin derin devletin adamı olduğuna yönelik kamuoyundaki inancı, görüşmeye gelememe gerekçesi olarak sunduğu belirtiliyor.  Özdağ’ın, kamuoyunda bilinenin aksine sorunun diyalogla çözülmesine olan inancını PKK temsilcisine ifade ettiği de belgeye yansıyan bilgiler arasında. MİT belgesinde PKK Temsilcisi’ne Özdağ’ın verdiği kritik bilgiler de yeralıyor.1997 yılında ABD’de dönemin PKK temsilcileriyle görüşen Özdağ, “Örgüt silahları sustursun, silahlı güçlerini sınırların dışına çeksin, soruna tartışma ve çözüm zemini doğar” dediğini ancak buna karşılık bulamadığını belirtiyor.

Dosya:http://91.93.103.35/icerik/110527-020340-p9k.jpgMHP’NİN ‘ŞAHİN’LERİNDEN Bahçeli’nin İstanbul 2. Bölge 4. Sıradan aday gösterdiği Ümit Özdağ, geçtiğimiz ay görkemli bir törenle MHP’ye katılarak Bahçeli tarafından rozet takılmıştı. Özdağ’ın hem Türkiye’de hem de Amerika’da PKK’nın üst düzey isimleriyle yaptığı görüşmeler, MİT’in çok gizli belgelerinde yeraldı.

Hükümeti hep ‘müzakere’ ile eleştirdi

MİT raporlarında PKK’yla pazarlığı ortaya çıkan MHP milletvekili adayı Ümit Özdağ, son dönemlerde AK Parti hükümetine yönelik ‘PKK’yla müzakare ediyorlar. MHP müzakere değil mücadele yapacak’ eleştirileriyle öne çıkıyordu. Son olarak  CNN Türk’de “Ne Oluyor” programına katılan Özdağ, medyanınMHP’nin söylemlerini çarpıttığını, terörle müzakere değil mücadele edeceklerini ve Güneydoğu halkı üzerinde PKK baskısı olduğunu, gerçek demokrasi için bu baskının ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Özdağ, PKK ile müzakarelere ilişkin şu eleştirilerde bulunmuştu: “Şu anda hazırlanan AKP Anayasası’nın yazarlarından birisi de Abdullah Öcalan’dır. İmralı’da, Öcalan’la neyin müzakeresi yapılıyor? Her halde Öcalan’ın sağlık durumu veya PKK’lıların dağdan inmeleri sonrasında hangi işlere yerleştirilecekleri değil. Müzakere edilen yeni anayasadır. AKP ‘çakma milliyetçilik’ yaparak oy toplamaya çalışıyor.”

‘Yine görüşelim’ diye ayrılıyorlar

MİT raporlarına yansıyan pazarlıklara göre Özdağ ile PKK 2002’de masaya oturdu ve bu görüşmeler MHPlideri Devlet Bahçeli’nin Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde MGK Genel Sekreterliği’ne de iletildi. MİT raporuna göre, Özdağ bu görüşmelerde PKK temsilcisiyle ‘örgüt silahlı güçlerini sınırların dışına çeksin, soruna tartışma ve çözüm zemini doğar’ teklifini iletti ancak bu istek örgüt tarafından reddedildi. Görüşmeyi yararlı bulan Özdağ’ın, bu tür görüşmelerin devam etmesini istediğini söyleyerek “gizlilik” ricasında bulunduğu ve konuyu üst düzeyde tanıdığı dostlarına ileteceğini belirttiği belgede yeralıyor.  (Star)

CHP’nin İmam Hatip projesine tepki

In Siyaset on 26 May 2011 at 10:15

CHP’nin iktidara gelmesi halinde “ihtiyaç fazlası” diyerek yaklaşık 470 İmamHatip Lisesi’ni kapatacağını açıklaması ortalığı karıştırdı.

CHP’nin imam hatip liselerinin kapatılmasını öngören vaadine tepki yağdı. Milli Eğitim eski Bakanı Sağlam, aynı zihniyetin 28 Şubat’ta da İHL’leri yok etmeye çalıştığını hatırlatırken “Bu oyun tutmadı” dedi. HAS Partili Korkutata, projeyi CHP’nin İHL alerjisine bağlarken,BBP’li Destici “Asla izin vermeyeceğiz” ifadesini kullandı. CHP’nin ‘Eğitim Raporu’nda yer alan ve imam-hatip liselerinin kapatılmasına yol açacak seçim vaadine eğitim sendikaları ve siyasilerden sert tepki geldi. Milli Eğitim eski Bakanı Mehmet Sağlam “Suyu geriye akıtmaya çalışıyorlar” dedi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Destici, “İmam-hatip liseleri milletindir kimse kapatamaz” uyarısında bulundu. HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüsamettin Korkutata, CHP’nin yetiştireceği din adamlarının cuma namazının kazaya bırakılmasını savunacağını dile getirdi.

28 ŞUBAT’TAKİ OYUNUN AYNISI

CHP’nin imam hatip liseleriyle ilgili vaadine en sert tepki AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sağlam’dan geldi. CHP’nin bu görüşleri yıllardır savunduğuna dikkat çeken Sağlam, şunları kaydetti: “Sekiz yıllık eğitim tartışmaları sırasında da bunu gündeme getirdiler. Kadından imam olmaz diyerek kızların imam hatibe alınmasına karşı çıktılar. Sekiz yıllık eğitim ile ilgili tartışmalar sırasında bunu gündeme getirerek imamhatiplerin sayısını azaltmayı düşündüler. Diyanet’in ihtiyacı kadar öğrenci alınsın diyerek kapatmayı amaçlıyorlardı. Ancak başaramadılar. CHP’nin bu görüşleri yeniden gündeme getirmeyi düşündüğü görülüyor. 28 Şubat sürecinde meslek lisesi mezunlarının üniversiteye gidişini önleyerek imam hatip liseleri başta olmak üzere tüm meslek liselerini bitirmek istediler. Bu oyun tutmadı.”

CHP DİN EĞİTİMİNE KARŞI

BBP Genel Başkan Yardımcısı Destici, CHP’nin çalışmasına şiddetle karşı çıkacaklarını vurguladı. CHPzihniyetinin dinin öğretilmesine soğuk baktığına işaret eden Destici şöyle konuştu: “CHP çocukların dini eğitim almasına karşı. Bu binaların hepsi milletin kursağından kestiği paralar ile yaptırılmıştır. Kapatmaya kimsenin gücü etmez. 28 Şubat sürecinde bile kapatamadılar.” HAS Partili Korkutata da CHP’nin imam hatip konusundaki alerjisini bildiklerini anlattı. Korkutata, “CHP kendine göre din adamı yetiştirmek istiyor” ifadesini kullandı.

Öğrenciye tuhaf espri: Kasetin çıkmasın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bayburt’ta ‘yeni CHP’ söyleminin altını bir kez daha çizdi. CHP lideri, “Yeni CHP, halkın partisi olacak, ezilenlerin, işsizlerin, işçinin, köylünün, esnafın partisi olacak. CHP sizin partiniz olacak” dedi. Mitingin ardından parti otobüsüyle şehir turu atan Kılıçdaroğlu, sanayi çarşısı esnafıyla çay içti. Girdiği oto tamircisinde esnafla bir süre sohbet eden Kılıçdaroğlu, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen ilköğretim 8. sınıf öğrencisi Burak Dursun’a çok tartışılacak bir ifade kullandı. Burak isminin anlamını soran Kılıçdaroğlu, öğrenciden “bilirem” cevabını alınca tebessüm etti. Burak’a kız arkadaşının olup olmadığını soran ve “çok” yanıtını alan Kılıçdaroğlu, bu sefer de “Sen çapkın bir erkeksin o zaman. Dikkatli ol kasetin çıkmasın sonra” dedi. Kılıçdaroğlu ile beraberindekiler, öğrencinin “kasetim çıkmaz” cevabına uzun süre güldü.

CHP BİZİ ÜZDÜ KABUL EDİLEMEZ

İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) Başkanı Hüseyin Korkut: Yarım asırdır Türkiye’de eğitim veren kurumların böyle bir öngörü ile programa alınmış olması bizi üzdü. İmam Hatip Liselerinin böyle değerlendirilmesi kabul edilemez. Bu okullarda halkın çocukları eğitim alıyor. Hem mesleğe hem yüksek öğretime bireyler yetiştiriyor. Engellemelere rağmen halkın bu talebi her zaman var.CHP‘nin bunu görmesi hissetmesi lazım. Bunu göremiyor olmak ciddi bir eksikliktir. Umarız yanlışlarını düzeltme yoluna giderler.

DİN DÜŞMANLIĞININ DIŞA VURUMU

Eğitim-Bir-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu: Hazırlanan eğitim raporu, açılım ve değişim sözlerini ağzından eksik etmeyen, ancak bu kavramlara sözden öte bir anlam katamayan CHP‘nin din düşmanlığının dışa vurumudur. İmam-Hatip mezunlarının polis olmasından rahatsız olup bunu yargıya taşıyan CHP‘nin, meslek liseleri üzerinden imam-hatipleri kapatma çabası tam bir şark kurnazlığıdır. İmam-Hatip Liselerinin dışındaki hiç bir meslek lisesinin gündeme gelmeyip, meslek lisesi tartışmasının İmam-Hatipler üzerinde yürütülmesi de gerçek niyetlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Eğitimde fırsat eşitliğini savunuyor görülürken imam-hatiplerin kapanmasını sağlayacak uygulamaları hedef olarak önüne koyan bir partinin niyetinin samimi olmadığı görülmektedir. Lise eğitimini İmam-Hatip’lerde görmek isteyenlerin bu demokratik hak ve taleplerinin engellenmesi aynı zamanda bir insan hakkı ihlalidir. Milletimiz, gözleri önünde oynanan oyunu görmektedir. Milli ve manevi değerleriyle kavga etmeyi gelenek hale getiren, dinle barışmak yerine her seferinde kavga eden zihniyete hak ettiği cevabı da verecektir.

RAHATSIZLIK DUYULMAMALI

Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk: İmam hatipler bu ülkenin gerçeğidir. MEB’in hazırladığı müfredat doğrultusunda dini ve kültürel eğitim verilen İHL’nin varlığı bu ülkede kimseyi rahatsız etmemelidir. Rahatsız olunacak bir şey varsa devletin kontrolü dışında bir din eğitimi yapılmasıdır. MEB’in kontrolü ve Türk milli eğitiminin amaçları doğrultusunda bir din eğitiminin yapılmıyorsa bundan rahatsızlık duyulabilir. İHL’den rahatsızlık duyulmasını biz anlayamayız. Böyle bir şeyi de kabul etmeyiz. Türkiye’nin meselesi bu değil. Kimse bu ülkede din üzerinden siyaset gütmesin. Artık din üzerinden ve din taraftarlığı ve din aleyhtarlığı anlamında bir siyasete milletimizin fırsat vermeyeceğini düşünüyorum. Siyasi partilerin de milletimizin hassasiyetlerini değerlendirerek politikalar geliştirmesi doğru bir yaklaşım olur.

Amaç din eğitimini engellemek

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar: İmam Hatip Liseleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı diğer okullar gibi eğitim veriyor. Kuruluş amacı imam yetiştirmek değil. Rapor İmam Hatip Liselerine karşı bir tavırdır. CHP, din eğitimi verilmesini engellemeye çalışıyor. Böyle bir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Seçimdöneminde açıklaması Türkiye’yi üzmüştür.

HABER: Bilal ÇETİN-Tuna KUŞOĞLU-Nesrullah SONAY

Mhp’de Toplu İstifa

In Siyaset on 20 May 2011 at 10:49

MHP'DE TOPLU İSTİFA

MHP teşkilatı toplu olarak partisinden istifa etti…

Çorum‘un merkeze bağlı Büyük Düvenci Beldesi MHP teşkilatı toplu olarak partisinden istifa etti.

Seçim çalışmaları kapsamında Çorum‘a gelen Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Yalçın Topçu’nun programına katılan Büyük Düvenci Beldesi teşkilatı başkanlığından 15 kişi MHP‘den istifa ederek BBP‘ne geçtiklerini açıkladı.

Belde Başkanı Namık Şengül ile birlikte 15 kişiyeBBPGenel BaşkanıYalçın Topçutarafından rozet takıldı.

MHP’den BBP‘ye geçen 15 partilinin belde teşkilatı olarak istifa ettiklerini ve yakın zamanda basın mensuplarının karşısına çıkacaklarını ve istifa sebeplerini açıklayacaklarını bildirdiler.

(CİHAN)

Bahçeli’ye tehditte SÜRE BİTİYOR

In Siyaset on 17 May 2011 at 15:56

MHP’de kaset skandallarıyla başlayan süreçte gerilim en yüksek noktasında…

Kasetleri yayınlayan, “Farklı Ülkücülük sitesi” son hamlesini MHP Genel BaşkanıDevlet Bahçeli‘ye yönelik açık tehdit ifadeleri içeren mektupla yaptı:

“Sadece A takımınızın dörtlü yapılan toplantısındaki konuşmalarını yayınlasak, yer yerinden oynar. Asıl o zaman kaset neymiş görürsünüz. bizi bunlara mecbur etmeyin.

18 Mayıs 2011 saat 10.00′a kadar, Sayın Bahçeli derhal genel başkanlıktan ve milletvekilliği adaylığından istifa edin. Seçimlerden sonra vakit geçirmeden kurultay toplansın, ülkücüler kendilerine yarışan liderini ve yönetim kadrosunu seçsin.”

Mektupta Genel Başkan Bahçeli, 18 Mayıs saat 10.00′a kadar istifaya davet edildi. Ve eğer o istifa kararı gelmezse ‘Farklı Ülkücülük sitesi’ elinde başka kasetler olduğunu öne sürdü, hatta “Sadece A takımınızın kendi arasında yaptığı konuşmaları yayınlasak yer yerinden oynar” denildi.

Şimdi o mektupta belirtilen sürenin dolmasına 24 saatten az bir süre var. MHP Genel Başkanı seçimtakvimine göre, normal programını sürdürüyor. O gün belirtilen saatte, ilçe ilçe gezmek üzere Kastamonu’ya yola çıkması bekleniyor. Yani programını değiştirmedi.

Genel Merkez’de ise gerginlik hakim. En üst düzey yöneticiler dahil herkes sitenin bir sonraki adımını merak ediyor.

Bahçeli’nin o saate kadar istifa etmeyeceğine kesin gözüyle bakan yöneticiler yayınlanacak kasetin içeriğini de kendi aralarındaki ikili görüşmelerde tartışıyor.Bugün

CHP, PKK’lılar için yasta

In Gündem on 17 May 2011 at 09:39

Ölü ele geçirilen 12 terörist için BDP 3 günlük yas ilan etti.

CHP milletvekili adayı Sümer de partinin onayıyla seçimbürosunu kapatıp yasa katıldı. BDP, önceki gün Şırnak’ta öldürülen 12 terörist için 3 günlük yas ilan etti.PKK’nın tehditleri bölge illerinde hayatı durdururken, yas kararına CHP Diyarbakır Milletvekili Adayı Salih Sümer de seçim bürosunu kapatarak destek oldu. Şırnak’ta 12 PKK’lının ölü olarak ele geçirilmesi üzerine terör örgütü PKK’nın baskısıyla Diyarbakır başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu’da kepenk kapatma, kontak açmama gibi hayatı durdurmaya yönelik eylemler başlatıldı. Olaylar üzerine BDP’nin 3 günlük ‘yas’ ilan ederken, CHP Diyarbakır 1. SıraMilletvekili Adayı Salih Sümer de teröristlerin yasını tutmak için yapılan kepenk kapatma eylemine “Halkın kararına uymak zorundayız” diyerek seçimbürosunu kapattı.

KARARA SAYGI GÖSTERDİK

“Bölgedeki esnaf büyük sıkıntıda. Bir an önce barış ortamı talep ediyoruz. Bütün bölge uymuş, bizim uymamız bir şey değil. Çeki olan, kirasını ödeyemeyen var. Diyarbakır ve ilçelerinde kepenkler kapalı. Kimse gitmiyor. Terör örgütünün sonucudur diyemem. Ben ayrı bir şehirde değil Diyarbakır’da yaşıyorum. Yani burada siyaset yapıyorumne yapabilirim?” CHP Diyarbakır İl Başkanı Muzaffer Değer de seçimbürosunun kapalı olduğunu doğruladı. Değer, “Halkımızın kararına saygı göstererek seçimbürosunu kapattık” dedi.

İLLEGAL KARARA UYMAYIZ

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Advan ise kendi seçim bürolarının kapalı olmadığını söyledi. Advan, “Eyleme uymak söz konusu değil. İllegal kararlara uymayız.Halk mağdur oluyor.Halk kendi rızasıyla kapatmıyor” diye konuştu.

Kürtler’den oy alacağım

Diyarbakır Ofis semtindeki seçimbürosuna kilit vuran Salih Sümer, “Kürtler’in oyuyla seçileceğim.Diyarbakır halkının verdiği karara uymak zorundayım” dedi.

Kepenk kapattıranlara büyük tepki

Terör örgütünün 3 günlük yas ilan etmesi Diyarbakır halkını 4 Mayıs’taki eylemde olduğu gibi yine bunalttı. Toplu taşıma araçlarının çalışmadığı, çöplerin toplanmadığı kent merkezinde olan yine vatandaşa oldu.

ÇARESİZLİK

Baskı yüzünden işyerlerini açmadan dükkanlarının önünde çaresiz bir şekilde oturan esnaf ne yapacağını şaşırmış durumda. Hastane ve işyerine gitmek isteyen vatandaşlar, saatlerce otobüs duraklarında bekledi. Vatandaşlar bu kararı alanlara beddua ederek tepki gösterdi. Belediyeye ait toplu taşıma araçları ile halk otobüslerinin çalışmaması, okul ve hastanelere gitmek zorunda kalan vatandaşları zor durumda bıraktı. Diyarbakır’da toplu taşıma araçlarının yüzde 80’ine sahip olan belediye otobüsleri 4 Mayıs’ta olduğu gibi yine seferlerini durdurdu.

Asker teröristlerin cesetlerine el koydu

Irak sınır kesiminde 12 teröristin öldürülmesinin ardından, bölgede yaşanan gerginlik sürüyor. Uludere’den sınırı geçen 300 kişilik grup PKK’lıların cenazesini aldı. Grubun içerisinde BDP’nin desteklediği milletvekili adayları Gültan Kışanak, Hasip Kaplan ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de hazır buludu. Bilican Tepesi Mevkii’nden sınırı geçen grup, Irak topraklarından aldıkları 3PKK’lının cenazesini Türkiye tarafına getirdi. Yemişli Köyü’nde konvoyun önünü kesen askerler, otopsi yapılması için teröristlerin cenazelerine el koydu.

HABER: Serbest ÖZDEN / İSTANBUL

Kemal Kılıçdaroğlu yine çark etti

In Siyaset on 16 May 2011 at 12:57

Başbakan Erdoğan’a yolsuzluklarla ilgili yüklenirken “Kürşat Tüzmen çıksın konuşsun” diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugün çark etti.

Dün Mersin mitinginde Başbakan Erdoğan‘a “Yürekli adamsan yolsuzluğa bulaşan bakanlarını tek tek millete anlat.

Kürşad Tüzmen, Hilmi GülerKemal Unakıtan, çıkınkonuşun” diyen Kılıçdaroğlu bugün yapılan TOBB Genel kurulu’nda eski bakan Kürşat Tüzmen’le karşılaştı.

Genel Kurul’a, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, genel kurula katılan eski bakan ve Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen ile ayaküstü sohbet etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk yapmakla itam ettiği bakanlar arasında yer alan Tüzmen, görüşmenin içeriğiyle ilgili şunları söyledi:

“Kendisine ‘Söylecek sözünüz varsa bana söyleyin’ dedim.

Ben sizi genel müdürlük döneminizden biliyorum, siz beni müsteşarken tanıyor muydunuz? diye sordum.”

Kürşad Tüzmen, Kılıçdaroğlu’nun “Ben sizi dürüst birisi olarak bilirim lafım size değil”demesi üzerine konunun kapandığını söyledi.

Devlet Bahçeli hakkında bomba kaset iddiası

In Siyaset on 16 May 2011 at 07:13

Seda Şimşek’e konuşan Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanı Hasan İlter, MHP Genel Başkanı Bahçeli hakkında bomba bir iddiayı dile getirdi.

BİR YUSUFİYELİ ÜLKÜCÜ:  HASAN İLTER

Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanı Hasan İlter, 17 yaşında ülkücü harekete katılmış. 12 Eylül’e giden süreçte 8 yerinden kurşunlanmış, 11 yıl cezaevinde kalmış, cezaevinde liseyi bitirmiş, yine cezaevinde Türkiye 101. olarak Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanmış. Cezaevinden çıktıktan sonra da fakülteyi bitirmiş, şimdi avukatlık yapıyor. Yusufiyeli Ülkücüler Derneği‘ni kurmuş. Dernek, 12 Eylül döneminde cezaevlerinde yatan, işkence tezgâhlarından geçen ülkücülerin ve ailelerinin toplandığı adrres. Genel başkanlığa aday olduğu yıllarda Devlet Bahçeli‘yi desteklemişler, referandum sürecinde ise Bahçeli ile yolları ayrıldı. Bahçeli’nin o süreçte “kerameti kendinden menkul”, “sütü bozuk” dediği ülkücülerden. O ise “benim çocuğumun ismi Muhammed Devlet Saltuk Buğrahan’dır. Ben 35 yıldır  hiçbir yere gitmedim. Hâlâ başladığım yerdeyim, hâlâ tertemiz, pırıl pırıl, dimdik, alnı ak bir ülkücüyüm. Hâlâ partimin istikbali için çalışmaya devam eden bir neferim” diyor.  MHP‘de kasetlerin ardından yaşananları, nasıl bir MHP istediklerini konuştuk.

Röportaj: Seda ŞİMŞEK (sedasimsek@bugun.com.tr)

BU İŞLERDEN HABERİ OLMADIYSA GİTSİN KARPUZ YETİŞTİRSİN

*MHP’de kasetlerin ardından ortaya çıkan durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu yaşanan olaylar bizim için malumun aleniyet kazanmasından başkaca birşey değildir. Yaşanan olayların bir kısmını bilgi yoluyla, bir kısmını da tahmin yoluyla zaten biliyorduk. Biz yıllardan beri MHP‘nin Devlet Bahçeli yönetiminde çizgisini şaşırdığını, rotasını kaybettiğini söylemekteyiz. Bu yaşanan olaylar bizim haklılığımızı ve tespitlerimizi doğrular niteliktedir. Milli ve manevi değerlerine sadık olması gerekenlerin böylesine ahlaksızca olayların içinde bulunması ülkücü camiayı ziyadesiyle rahatsız etmektedir.

AHLAKSIZLIKLARDAN HABERDAR

*Bahçeli’nin istifası isteniyor, genel başkan olarak, milletvekillerinin, genel başkan yardımcılarının özel hayatının bekçiliğini mi yapacak?

35 yıllık ülkücü ve siyasi hayatı olan birisi olarak partimizin ve teşkilatımızın yapısını çok iyi biliyorum. Parti teşkilatları ve ülkü ocakları vasıtasıyla Türkiye genelinde partimize bilgi ve belge akışı olmakta, bu bilgi ve belgeler nihai olarak Sayın Genel Başkan’da toplanmaktadır. Böyle bir teşkilat yapısına sahip bir partinin Genel Başkanı’nın kamuoyuna akseden bu ahlaksızlıklardan haberdar olmaması düşünülemez. Hal böyleyken Sayın Genel Başkan’ın bu yaşanan olaylardan habersizmiş gibi davranıp, olaylar açığa çıktıktan sonra faillerinin istifasını istemesi aynı zamanda onları korumakta ve kollamakta olduğu anlamına gelmektedir.

İHRAÇ EDİLMEMELERİ MANİDAR

* Nasıl koruyor kolluyor?

Dikkatinizi çekerim, MHP gibi bir partide böylesine ahlaksızlıkları aleni olmuş birilerinin partiden ihraç edilmemiş olması manidardır. MHP gibi bir teşkilatta bu işlerden haberi olmayan bir genel başkan gitsin köyünde karpuz yetiştirsin daha iyidir.

ELBETTE GÖRÜLECEK BİR HESAP VAR

* Sizler neden MHP dışında kaldınız?

Bizim gibi samimi ülkücülere karşı Bahçeli yönetimindeki kadroların aleyhte bir tavrı söz konusudur. Partide dönen dolaplar, yaşanan ahlaksızlıklar nedeniyle birtakım insanların bizleri partiye sokmamak için ellerinden gelen bütün gayreti gösterdiklerini biliyoruz. Bizler parti bünyesinde olursak rahat hareket edemeyeceklerdi. Parti çizgiyi kaybetti, tabanın hissiyatlarına ve fikirlerine ters politikalar üretmekte, bu politikaları da tabana dayatmaktadır. Partide olursak bu dayatmalara karşı çıkacağımızı ve bu politikalarla mücadele edeceğimizi biliyorlar.

*Bugün ülkücüler arasında bir iç hesaplaşma mı yaşanıyor?

Elbette partiyi bu hale getiren parti üst yönetimi ile samimi ülkücüler arasında görülecek bir hesabımız vardır. Zira, Devlet Bahçeli yönetimindeki MHP‘nin üst yönetim kadroları darbeciler, dönmeler, devşirmeler, işkenceci polis şefleri, derin devlet elemanları, ayyaşlar, berduşlar, tarafından ele geçirilmiş durumdadır. Bu insanların Türk Milleti’nin milli ve manevi değerleriyle ilgili bir hassasiyetleri olmadığı gibi, tam tersine bu değerlere karşı savaş açmış kişiler oldukları süreç içinde ortaya çıkmaktadır. Böylesine bir yönetim kadrosu ile davasına sadık samimi ülkücülerin mücadele etmemesi zaten fikri yapılarına ters düşecektir. Elbette ki partimizin yönetim kadrolarında Türk Milleti’nin milli ve manevi değerlerine hassas bulunması için mücadele etmekten geri durmayız.

* Bu mücadele siyasi arenada kaybedildi de şimdi kasetlerle mi yapılıyor?

Kasetleri çıkaran bizler değiliz, o kasetlerde ahlaksızlık yapan, Türk Milleti’nin sağ seçmenine hakaretler edenler de bizler değiliz. Bu kasetleri çekmek için kaset faillerinin beynine hükmedip onları ahlaksızlığa sevkeden okyanus ötesinde yaşayan Allah’ın rızasından başka gayesi olmayan Sayın Fethullah Gülen Beyefendi de değildir. Parti, üst yönetim kadroları okyanus ötesinden sorumlular arayacağına kendileri gibi içlerinde olanlara baksınlar. Kanaatimize göre bu bir iç hesaplaşmanın tezahüründen başkaca birşey değildir. Allah’ın davasına inanmış ülkücüler ahlaksızlıklardan medet ummaz, onların en büyük silahı Allah’ın yardımı ve fikirlerinin gücüdür.

* Bugün yaşananlar töreye uygun mu?

Elbette ki uygun değil, partimizde ne Türk töresi ne İslam ahlak ve fazileti ne de Türklük gurur ve şuuru göz önüne alınmaktadır.

Yönetim derin devletin emrinde

* MHP neden bu hale geldi?

Parti yönetimi parti tabanıyla ve her biri ilmen, fikren ve siyaseten kendisini yetiştirmiş geniş halk kitlelerine hitap ettiğinde onları etkileyebilecek ülkücülere karşı tavır almak suretiyle her geçen gün hedeflerinden ve gayesinden uzaklaştırılmaktadır. Partimizin üst yönetimini ele geçirmiş ve kendisini derin devletin emrine sunmuş kadrolar partimizi çizgisinden saptırarak statükonun pençesine atmak için azemi gayret sarfetmektedirler.

* MHP bu olaylardan sonra baraj altında kalırsa mutlu mu olacaksınız?

Elbette mutlu olmayacağız, ancak bu politikaların böylece devam ettirilmesi bize gösteriyor ki partimiz büyük ihtimalle baraj altında kalacaktır. Biz iddia ediyoruz ki, bugünden Sayın Bahçeli’nin seçimlerden sonra istifa edeceğini ve demokratik bir şekilde genel başkanlık seçimleri yapılacağını garanti etmesi durumunda partimizin oyu en az 5 puan artacaktır. Sayın Bahçeli bunu şimdiden deklare etsin, biz de gidelim partimizin seçimlerde en iyi sonucu alabilmesi için elimizden ne geliyorsa yapalım, biz buna hazırız.

* Seçim dönemi içindeyiz, dere geçerken at değiştirilir mi?

Elbette ki değiştirilir, eğer o at hastaysa, yorulmuşsa veya binicisini üzerinden atacaksa derede boğulmamak için değiştirmekte fayda vardır. Türk Milleti’nin önemli özelliklerinden birisi de iyi bir at binicisi olmaktır. Bu özellik de gözardı edilmemelidir, biz bunu başarırız.

İstifa edip kongre tarihini açıklasın

*Gelinen bu noktada nasıl bir çözüm öneriyorsunuz?
Sayın Bahçeli, seçimlerden sonra istifa edeceğini açıklamalı ve kongre tarihini de ilan etmelidir. MHP gibi bir partinin rahmetli Başbuğ’dan sonra geleneksel genel başkanlık sistemi ile idare edilmesi partimizin fikri yapısı açısından kolay değildir. Bu bakımdan partinin Türk Milleti’nin tarihinde de yeri olan bir ak saçlılar konseyi tarafından genel başkanlık konumunda olan bir sözcü ile yönetilmesi çok daha uygun olacaktır.

İSTEĞİMİZ NİZAM-I ALEM, İLA’YI KELİMETULLAH

* Siz nasıl bir MHP istiyorsunuz?

Bizim davamızın özü Nizam-ı Alem ve İla’yı Kelimetullah’dır. Nizam-ı Alem dünyayı güzelleştirmek, İla’yı Kelimetullah da Allah’ın ismini yüceltmektir. Ülkücülük öyle bir bakış açısına sahiptir ki önce ülkemizi, sonra bütün dünyayı kucaklayacak niteliktedir. Ülkücü aynı zamanda tam bir demokrat, tam bir insan hakları savunucusu, tam bir çevre hakları savunucusudur. Bizim Nizam-ı Alem ve İla’yı Kelimetullah fikrimizin tarihi derinliklerinde “Kızıl Elma” vardır. “Kızıl Elma” yaklaştıkça uzaklaşan, zamanla bütün dünyayı kapsayan bir mefkuredir. Ülkücü hareket bu her iki fikri birleştirip buna Türk-İslam ülküsü adını vermiştir. Bizim istediğimiz de budur.

CHP’nin oyu için Gülen’i hedef aldı

* Türkeş ile Fethullah Gülen arasındaki diyalog neden Bahçeli ile kurulamıyor?

Rahmetli Başbuğmuz ikili sohbetlerinde ve kamuoyu nezdinde yapmış olduğu konuşmalarda 12 Eylül öncesinde bizlerin düşünüp de gerçekleştiremediğimiz fikirlerimizi Sayın Gülen’in gerçekleştirilmekte olduğunu ve bu harekete yardımcı olmamız gerektiğini söylemiştir. Sayın Gülen’in çalışmaları bizim ülkümüzle bağdaşmaktadır. Sayın Bahçeli’nin ülkücü fikirlere karşı hassasiyetinin olmadığı ortaya çıkmış bulunmaktadır. Sayın Bahçeli, baraj altında kalma korkusuyla Fethullah Gülen Beyefendi’yi hedef almak suretiyle CHP tabanından oy almak arzusu içindedir. Yüzde 10 barajını bu şekilde aşacağını düşünmektedir.


Devlet Bahçeli’nin Gülen hesabı

In Siyaset on 15 May 2011 at 00:06

Orta Anadolu’dan oy kaybeden MHP, sahilleri mi kazanmak istiyor? MHP‘nin stratejisi ne?

MHP’nin Gülen Hareketine tepkisi kasetlerden önce başladı. Faaliyetlerinizi askıya alın demişti. Peki MHP‘nin buradaki stratejisi ne? Orta Anadolu’dan oy kaybeden MHP, sahilleri mi kazanmak istiyor?

MHP, Gülen Savaşını Neden Tırmandırıyor

Üst düzey MHP’lilerin özel hayatlarına ilişkin çıkan kasetlerin arkasından Devlet Bahçeli seçmenlerine kaset siyasetinin “okyanus ötesinden” dizayn edildiğini iddia etti. Okyanus ötesi Türk siyasi literatüründe Fethullah Gülen anlamına geldiğinden Gülen de çıkıp MHP’ye cevap verdi. MHP liderinin kasetler çıkmadan önce de Fethullah Gülen cemaatini hedef alan bir açıklaması vardı. Gazetecilerin tutuklanmasının arkasından bir açıklama yapan Devlet Bahçeli Gülen’e çağırı yaparak “Cemaat, faaliyetlerini askıya alsın” demişti. Daha sonra kamuoyundan gelen tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kalsa da Bahçeli ilk çıkışıyla Gülen cemaatini kasetlerden önce zaten hedef almıştı.

MHP DERİN DEVLET TARAFINDAN KUŞATILMIŞ DURUMDA

Yani Bahçeli ve MHP’nin Gülen cemaatine karşı açtığı bayrağın MHP’lilerin seks kasetleriyle doğrudan ilgisi yok. Bu, daha çok siyasi bir projenin parçası olarak yürütülen siyasi kampanya. Ben uzun süredir MHP’nin derin devlet tarafından kuşatıldığını iddia ediyorum (bkz. 26 Nisan 2010’da Neşe Düzel’e verdiğim söyleşi). MHP de bir temel strateji olarak derin devletin yönlendirmesiyle özellikle 2009 aralık ayından bu yana Gülen cemaatine savaş açmış durumda. Yani MHP’de bir tutarsızlık yok. Derin devletin stratejileriyle MHP’nin hedefleri birbiri ile örtüşüyor.

MHP için anlamsız görünen ise bu savaşı kritik seçim sürecinde de sürdürmesi. MHP tabanı ile Gülen cemaatinin tabanı birbirinden çok ayrı tabanlar değil. İkisi de milliyetçi-muhafazakâr kitleden destek gören hareket. Hatta çocuğu Gülen cemaati okulları veya dershanelerinde eğitim görmemiş MHP’li aile neredeyse yok gibidir. Dolayısıyla MHP için Gülen cemaatini karşısına almak intihar anlamına gelir.

MHP KASETLERDEN ÖNCE CEMAATİ HEDEF YAPMIŞTI

Bu karşıtlığın MHP’deki seks kasetleriyle ilgisinin bulunmadığını, kasetlerden önce Bahçeli’nin Devrimci-Sol gelenekten gelen Ahmet Şık’a destek verip Gülen’e “Cemaat faaliyetlerini askıya alsın” çağırısından biliyoruz. Velev ki derin devletin istekleri doğrultusunda strateji belirlemiş olsun –ki bana göre öyledir- MHP’nin seçim sonuna kadar sabretmesi beklenebilirdi.

Bahçeli neyi hedefliyor?

Bana göre Bahçeli’nin Gülen cemaatine savaş açmasının bir tek nedeni var. O da oy dağılımında sahillerden aldığı oyların artış göstermesi ve sahillerde yaratılan anti-Gülenci dalganın üstünde sörf yapmak istemesi. Aşağıda MHP’nin bölge bazında artan ve azalan oy oranları var. Örneğin PollMark’ın araştırmasına göre MHP’nin, geleneksel tabanı İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da Erzurum gibi yerlerden aldığı oy oranlarında yüzde 4 ve 5 oranında düşüşler görülüyor. Buna karşın sahil refleksi veren Ege’de MHP oyları mart ayında yüzde 13-14 görünürken şimdi yüzde 15. Batı Marmara’da ise oylar yüzde 11’den yüzde 12’ye çıkmış görünüyor. Aynı refleksi gösterdiği bilinen Batı Karadeniz’de ise MHP oylarında 1 puanlık artış olduğu görülüyor. Yine Avrasya Kamuoyu Araştırmaları Şirketi’nin yaptığı araştırmaya göre MHP İzmir oyları yüzde 16 olarak görünüyor. Oysa MHP 2007 seçimlerinde İzmir’de en fazla yüzde 13 oy alabilmişti.

ORTA ANADOLU’DA OY KAYBEDİYOR SAHİLLERDE OYU ARTIYOR

Yapılan bütün araştırmalarda MHP geleneksel tabanı Orta Anadolu’da ciddi oy kaybediyor. Bunun değişik nedenleri olabilir. Konumuz bu değil. Buna karşın sahil şehirlerindeki kıpırdanma MHP’yi baraj altından kurtaracak bir hareketlilik olarak algılanıyor. Bu oylar ise CHP’deki değişimi kabul etmeyen ulusalcı seçmenin reaksiyon oyları olarak okunuyor.

MHP yönetimi de bu durumu fark etmiş olmalı ki daha kasetler çıkmadan Gülen cemaatine hem de Ahmet Şık olayında bir devrimci gazeteciye destek verecek bir şekilde savaş açtı. Bunun bir tek anlamı var O da Ege sahillerinde dalgalanan anti-Gülenci havayı oya dönüştürmek.

SAHİLDEKİ OYLARI ÇEKMEK İSTİYOR

MHP yönetimi kaset olayında da Gülen cemaatini işaret ederek hem Ege’deki anti-Gülenci seçmenin duygularına hitap ediyor hem de seks kasetli siyasetçileri böylece daha üst bir dil ile örtmüş oluyor. Özellikle sahil şeritlerinde yaşayan ulusalcı seçmende var olan Gülen cemaati hakkındaki kuşku böylece materyalize edilip kâra dönüştürülüyor.

Bu strateji şu anlama geliyor: Kaseti Gülen cemaatinden birilerinin üretmemiş olduğu bugün ortaya çıksa bile MHP Gülen cemaatine yüklenmeye devam edecek. Zira konu kaseti kimin kaydettiği ya da kaydetmediği değil sahillerde yükselişe geçen MHP oylarını nasıl koruyacağı ve hatta nasıl arttıracağıyla ilgili.

KONDA araştırma şirketinin yöneticisi Bekir Ağrıdır’a görüşünü sordum. O da MHP’nin sahil şeridinde bir yükselişi olduğuna dikkat çekiyor ve geleneksel tabanının oylarıyla MHP’nin barajı geçemeyecek konumda olduğunu belirtiyor. Ağrıdır’a göre de sahillerdeki huzursuz CHP oyları bu seferlik MHP’ye ödünç gidebilir ve MHP bu oylarla barajı geçebilir. Tam da bu nedenledir ki CHP’nin merkez karar yönetme kurulundan siyasetçiler Gülen cemaatine sahip çıkarken MHP Gülen cemaatine vuruyor.

Sanırım MHP’lilerin seks kaseti tartışmasına ahlak tartışmasından farklı bir perspektiften baktığımızda gerçeğin ışığını yakalamak daha kolay olacak. Görüldüğü kadarıyla MHP lideri Bahçeli yardımcılarının seks kasetlerinden de bir post çıkarmayı hesaplıyor. İnsanın “Ey siyaset sen her şeye kadirsin” diyesi geliyor…

Emre USLU- Taraf

Kılıçdaroğlu’nun 70 kişilik torpil listesi

In Siyaset on 14 May 2011 at 09:07

Başbakan Erdoğan’ın CHP liderine yönelik ‘kayırma’ suçlamasının detayları ortaya çıktı.

Kılıçdaroğlu, SSK Genel Müdürlüğü döneminde Karabulut soyadlı 31, Gündüz soyadlı 26 ve Düzgün soyadlı 13 akrabasını kurumda işe başlatmış.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü yaptı dönemyine tartışmaya açıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Kılıçdaroğlu’nu 70 akrabasını SSK’ya yerleştirmekle suçladı. Ağır iddianın detayları ise dün gün yüzüne çıktı. Kılıçdaroğlu’nun Karabulut soyadlı 31, Gündüz soyadlı 26 veDüzgün soyadlı 13 kişiyi işe aldığı belirlendi.

BABASI SOYADINI DEĞİŞTİRDİ

SSK’ya alınan Karabulut soyadlı isimlerin Tunceli Nazimiye doğumlu olması dikkat çekiyor. Karabulut soyadının Kılıçdaroğlu’nun eski soyadı olduğuna dikkat çekiliyor. Kılıçdaroğlu’nun babası Kamer Karubulut’un 1966 yılında soyadını ‘Kılıçdaroğlu’ olarak değiştirdiği biliniyor.

31 KARABULUT KURUMDA

Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK GenelMüdürlüğü yaptığı dönemde SSK’ya Karabulut soyadlı 31 kişinin yerleştirildiği tespit edildi. Kılıçdaroğlu’nun eski soyadı olan Karabulut soyadı ile SSK’ya alınanların isimleri şunlar: Emine Karabulut, Filiz Karabulut,Hülya Karabulut, Halil Karabulut, Abdurrahman Karabulut, Refik Karabulut, Ramazan Karabulut, Özer Karabulut, Gül Karabulut, O. Naim Karabulut, Semra Karabulut, Mahmut Karabulut, Dr. Şaban Karabulut, Suna Karabulut, Şevket Karabulut, Fatma Karabulut. Cemal Karabulut,Düzgün Karabulut, Ramazan Karabulut,Oktay Karabulut, Ali Karabulut, Ali Ekber Karabulut, Yılmaz Karabulut, Vedat Karabulut,Gülten Karabulut, Fatma Karabulut,Oktay Karabulut, Fatmagül Karabulut,Duran Karabulut, Sebahat Karabulut,Hanife Karabulut.

ANNESİNİN AKRABALARI DA VAR

Kılıçdaroğlu’nun annesi YemuşHanım’ın kızlık soyadı ise Gündüz. Kılıçdaroğlu döneminde Gündüz soyadıyla SSK’ya 26 kişi alındı. Bunların listesi şöyle:Mehmet Gündüz,Ö. Köyer Gündüz, Şükrü Gündüz, Atike Gündüz, Ayşegül Gündüz,Hatice Gündüz,Murat Gündüz, Canan Gündüz, Zeki Gündüz, İlyas Gündüz, Sultan Gündüz, Atilla Gündüz, Aziz Gündüz,M. Şefik Gündüz, Cevat Gündüz, Osman Gündüz, SevimGündüz, Abdulbari Gündüz, Ayşe Gündüz, Şerafettin Gündüz, Sami Gündüz,Dürda Gündüz, Gülistan Gündüz, Kemal Gündüz, Ahmet Gündüz ve Fikriye Gündüz.

SEVİM HANIM’IN YAKINLARI

Kılıçdaroğlu’nun eşi SevimHanım’ın kızlık soyadı ise Düzgün. Sevim Hanım’ın akrabalarından Düzgün soyadını taşıyan 13 kişi SSK’da işe başladı. Düzgün soyadı ile SSK’ya alınanların isimleri şunlar: Mükerrem Düzgün,Derya Düzgün, Gülseren Düzgün, M.Özgür Düzgün,Ö. Vehbi Düzgün, Aliye Düzgün, Leyla Düzgün, Fadime Düzgün, Ahmet Düzgün,Muzaffer Düzgün, A. Cemal Düzgün, Geyik Düzgün ve Muhittin Düzgün.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.