H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘TSK’

Ahmet Şık’a Ergenekon pusulası

In Gündem on 27 Mar 2011 at 12:09

“Kitap” denilen taslağın bir Ergenekon çalışması olduğu ortaya çıktı. Ahmet Şık’ın nasıl yönlendirildiği 4 kişinin yazdığı notlarla belirlendi.

“İmamın Ordusu”nun ayrıntıları – Foto


Ergenekon soruşturmasının son operasyonunda tutuklanan gazeteci Ahmet Şık‘ın “İmamın Ordusu” isimli kitap taslağının Ergenekon’un talimatları doğrultusunda yazdığı ortaya çıktı. Kitap taslağındaki eklemeler emniyetin inceleme tutanağında tek tek sıralandı.

Odatv’ye düzenlenen operasyon kapsamın da tutuklanan gazeteci Ahmet Şık‘ın ‘İmamın Ordusu’ başlıklı kitabının taslağına düşülen ‘ilginç notlar’ çalışmanın Ergenekon örgütünün talimatları doğrultusunda yapıldığını gözler önüne serdi. Polis tarafından hazırlanan 49 sayfalık ‘İnceleme Tutanağında derin yapının talimatlarının kitaba nasıl monte edildiği tek tek anlatıldı.


DOSYANIN TAM METNİNİ OKU



189 sayfa eklemeyle 302′ye çıktı

Odatv’de ele geçirilen kitap taslağının 189 sayfa olduğu belirtilen tutanakta, Ahmet Şık‘ın evinde ele geçirilen kitap taslağının son halinin ise önsöz ve başına (*) işareti konularak düşülen notlarla birlikte 302 sayfa olduğu belirtildi. Kitap taslağının, Odatv‘den ele geçirilen “Ulusal Medya 2010″ isimli Ergenekon dokümanının stratejisine göre hazırlandığı vurgulanırken, Odatv‘de bulunan kitap taslağında, çeşitli yerlerde kitaba yapılması gereken eklemeler ve çıkarmalarla ilgili kırmızı renkte ve büyük harflerle çeşitli notların yazılı olduğu aktarıldı. Ancak Ahmet Şık‘tan ele geçirilen kitap taslaklarında bu notların bir kısmı yer alırken, bir kısmının ise notta belirtildiği şekilde ekleme ya da çıkarmalarda kullanıldığından bulunamadığına dikkat çekildi.

“Kitaba çalışırken cesur olun”

Odatv’de ele geçirilen kitap taslağının, kitapla ilgili yapılan ilk çalışmaları içerdiği belirlenirken, bu çalışmaların üzerine, yine Odatv‘de ele geçirilen “Sabri Uzun” isimli word dosyasındaki, “Kitaba çalışırken cesur olun. Çıkarma ve ekleme yapmaktan çekinmeyin. Bu kitap Simon’dan daha kapsamlı olmalı. Nedim’i kutlarım. Ahmet’i çalıştırsın” şeklinde yazılı talimatlar doğrultusunda gerekli ekleme ve çıkarmaların yapılması için kırmızı renkle ve büyük harflerle gerekli notlar kaydedildi. Kitaba son şekli verilmeye çalışılırken yeniden devreye giren bazı şüpheliler tarafından incelemeye alınan kitapta eklenmesi ve çıkarılması gereken konularla ilgili olarak parantez içerisinde (*) işaretiyle başlayan yeni notların yazıldığı anlaşıldı.

KİTAPTA ‘ULUSAL MEDYA 2010′ BELGESİ ESAS ALINDI

Ahmet Şık’ın kitap taslağında Ergenekon’un Ulusal Medya 2010 belgesinde yer alan talimatlara nasıl yer verildiği ‘İnceleme Tutanağı’nda örnekleriyle anlatıldı. “Ulusal Medya 2010 belgesinde “Strateji” başlığı altında yer alan, “Yürütülmekte olan operasyonların siyasal olduğu, AKP ve Cemaatin, Cumhuriyet İlke ve Devrimlerine karşı rövanşist düşüncelerle giriştiği sivil/faşist bir hareket ve diktatörlüğe uzanan yeşil bir devrim olduğu anlatılmalıdır. Saldırıların bilinçli olarak TSK ve Yüksek Yargı başta olmak üzere Anayasal Kurumlara karşı yürütüldüğü işlenmelidir” talimatı Şık’ın kitabının bir çok yerinde işlendi.

İşte kitaptan bazı örnekler:

Sayfa 4: “…Elbette suçlamaların odağında yer alan isim, kişi ve kurumların Fethullahçı olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak var olan duruma bakarak söylersek Ergenekon soruşturması ve davasının, AKP’nin özgürlükleri kısıtlamak için kullandığı bir araç olduğu tespiti yanlış olmaz. Bu soruşturma ve dava süreci aynı zamanda emniyet teşkilatını kontrol altında bulunduran Gülen Cemaatinin gücünü..”

Sayfa 39: “Cemaatinin desteğiyle de yürütülen Ergenekon soruşturmaları vesilesiyle askerin geriletmesini de sağladığı için neredeyse demokrasi kahramanı ilan ettikleri Gülen’in, 1980 darbesine de bu kadar sevinmesinin ardındaki neden kuşkusuz ki önünün açıldığını görmektendi. Hoca Efenedi, daha sonra kendisine düşman olacak askerin boşalttığı meydanda eğitim hamlesini de başlatır böylece!”

Sayfa 42: “Türkiye’de bir derin devlet temizliği yapıldığına inanmamız istenen Ergenekon soruşturmalarının bugün itibarıyla geldiği nokta devletin bağırsak temizliğinden çok 28 Şubat’ın rövanşıdır aslında. İlginç olan ise bu rövanşist operasyon ve soruşturumaları yürütenlere yönelik Fetullahçılık suçlamaları yapılmasıdır!’

Sayfa 44: “AKP’nin ikinci kez tek başına iktidar koltuğuna oturmasından sonra başlatılan Ergenekon soruşturmaları sırasında ordunun birbiri ardına ortaya çıkan darbe planlarıyla TSK‘nin halk nezdindeki itibarı yerlerde sürünmeye başlamıştı. İtirazlara rağmen kararlı bir şekil de yürütülen ve bir noktadan sonra eleştirilemez hale gelen Ergenekon soruşturmalarına en çok sevinen kesim kuşkusuz ki cemaat yanlılarıydı. TSK o güne dek görülmemiş biçimde eleştiriliyor!’

Sayfa 48: “Gülen cemaati, Ergenekon soruşturmalarının en olumlu sonucu olarak askerin demokratik siyaset alanından kısmen de olsa çekilmesinin yarattığı boşluğu da değerlendirerek son yıllarda Türkiye’nin iç politikasında ciddi bir etkinliği olan güç haline geldi. AKP iktidarının sistem içerisinde örgütlenmede ciddi bir avantaj yarattığı İslamcı akımlar bütün bakanlıklarda kadrolaşmasını en tepeden en alta kadar tamamladı.”

Kemal Şahin’den Kozmik Büro açıklaması

In Askeri on 26 Şub 2011 at 10:17

‘Çok gizli’ belgelerin korunduğu Kozmik Evrak Bürosu sorumlusu olarak görev yapan emekli Binbaşı Şahin, casusluk çetesinin 160 bin belgeyi nasıl ele geçirdiğine yönelik çarpıcı açıklamalar yapü. Şahine göre bu tablo ciddi kadrolaşmanın sonucu…

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) çok gizli projeleri dahil 160 bin gizli belgenin Askeri Casusluk ve Şantaj Çetesi’nden ele geçirilmesi, ‘Bu belgeler nasıl korunuyor’ sorusunu akıllara getirdi. ‘Çok gizli’ belgelerin saklandığı Kontrollü Kozmik Evrak Bürosu’nun sorumlusu olarak görev yapan emekli Jandarma Kurmay Binbaşı Kemal Şahin, belgelerin saklama usullerini, sızdırmaların nasıl ve hangi amaçla gerçekleştirilmiş olabileceğini anlattı. Şahin, çift kilitli kapılar ve demir parmaklıklı özel odalarda korunan ‘çok gizli’ belgelerin nasıl sızmış olabileceğini şöyle izah etti: “Bu kadar gizli belgeye ulaşabilmeleri iyi kadrolaştıklarının kanıtı. Bu darbeci kadrolaşma ile çetenin ortak çalıştığını ortaya koyuyor.”

Çift kilitli özel odalar

Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 1983′ten 1992′ye kadar personel hizmetlerinde görev yapan emekli Binbaşı Kemal Şahin, Kurmay Binbaşı rütbesine yükseldiği dönemde Çanakkale’de istihbarat Harekat Eğitim Şube müdürü olduğunu söyledi. Bu dönemde 3 boyunca ‘çok gizli’ gizlilik derecesine sahip Kontrollü Kozmik Evraklar Şube Sorumlusu olarak çalıştığını anlatan Şahin öncelikle ‘gizli’ ve ‘çok gizli’ şekilde derecelendirmeyi ve belgelerin nasıl muhafaza edildiğini anlattı:

“Evrakların tasnif dışı, özel, hizmete özel, gizli ve çok gizli şeklinde gizlilik dereceleri vardır. Gizli evrakların saklanması için TSK kendi içinde yönergeler hazırlamıştır. Kontrollü evraklar dediğimiz ‘çok gizli’ belgelerdir. Bunların kaç suret çıkartıldığı, nerelere gönderildiği, koruma ve imha şekilleri yönergeyle belirlenmiştir. Çok gizli belgeler Kontrollü Evrak Büro’da saklanır. Talimat yönergelerine göre görevliler haricine orya girebilen sıralı amirler belirlenmiştir. Çok gizli evrak ofislerinin pencereleri demirlidir. Kapıları da iki tane kilit sistemiyle düzenlenmiştir. Bütün belgeler kilitli dolaplarda korunur.”

Çürük elmalar tasfiye edilmek

Emekli Binbaşı Şahin, casusluk çetesinin 160 bin ‘gizli’ belgeyi el geçirmiş olmasının çetenin darbeci kadrolaşmayla ortak çalıştığına işaret ettiğini kaydetti. Çetenin gizli projeleri satarak para kazandığını hatırlatan Şahin, “Bir savaşa girmiş olsaydık ne yapacaktık? Bunları fuhuş ve şantajla elde etmişler. Bir de kadro-laşmışlar. Müthiş bir organizasyonla çete oluşturmuşlar. TSK çok ciddi şekilde çalışıp bu çürük elmaların tamamını tasfiye etmelidir” şeklinde konuştu.

Serbest ÖZDEN- BUGÜN

İşte Batum’un bittiği an

In Siyaset on 17 Şub 2011 at 20:36

CHP’li Süheyl Batum Abbas Güçlü’nün programı Genç Bakış’a katıldığına bin pişman oldu. İşte Batum’u terleten o anlar…

İşte Batum'un bittiği an

TSK için “kağıttan kaplan” benzetmesi sonrası sessizliğe bürünen CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, dün Abbas Güçlü’nün “Genç Bakış” programındaydı.

Kısa bir değerlendirmeden sonra öğrencilerin sorularına geçilen programda, 2. sınıfa giden genç bir hukuk fakültesi öğrencisi, Süheyl Batum’u adeta perişan etti!


BATUM’U YERİN DİBİNE SOKTULAR – TIKLA İZLE

Süheyl Batum’a inceleme

In Adalet on 07 Şub 2011 at 22:10

Süheyl Batum'a inceleme

“Askerin içini ABD oymuş, meğer asker kağıttan kaplanmış” sözleri üzerine CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum hakkında Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 2 gün önce Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Zonguldak Şubesini ziyaret eden Batum’un “Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP’yi yıkamadılar” şeklindeki sözlerinin kamuoyuna yansımasının ardından savcılıkça bugün inceleme başlatılması kararlaştırıldı.

Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır, AA muhabirine, Batum’un askerle ilgili sözleri nedeniyle hakkında inceleme başlatıldığını belirterek, “İnceleyeceğiz, Batum’un konuşmalarını değerlendireceğiz. Suç unsuru bulunursa soruşturma başlatılabilir” dedi.  AA

Süheyl Batum’a Kapak!

In Askeri on 07 Şub 2011 at 12:31

İŞTE O AÇIKLAMA…

TARIH   : 07 Şubat 2011

SAAT    : 11:45

NO        : BA – 04 / 11

1.   6 Şubat 2011 tarihli bazı basın yayın organlarında, iki büyük siyasi partiye mensup ve yönetici konumundaki bir kısım siyasilerin Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında bazı değerlendirmeleri yer almıştır.

2.   Her vesileyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin siyaset dışında kalması gerektiğini savunan bu siyasilerin, Türk Silahlı Kuvvetlerini günlük siyasi tartışmaların içerisine çekme gayretleri üzüntüyle izlenmektedir.

3.   Çevremizde sonu belli olmayan istikrarsızlıkların yoğunlaştığı bir dönemde, sadece güvenlik alanındaki görevlerini en iyi şekilde yerine getirme gayreti içinde olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin siyasi tartışmalara konu edilmesi, ne ülkemize ne de herhangi bir siyasi görüşe fayda sağlayacaktır.

4.   Kendi görüşleri doğrultusunda kamuoyu oluşturmak isteyen siyasilerin, Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili söylemlerinde daha özenli olmaları ve asker üzerinden siyaset yapmamaları beklenmektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Donanmada darbe planı

In Askeri on 10 Ara 2010 at 08:59

Casusluk ve fuhuş çetesinin arşivi olduğu belirtilen belgeler arasında yok yok: Üst düzey 46 devlet görevlisinin fişleme bilgileri, Kafes ve İrtica ile Mücadele eylem planların devamı niteliğindeki belgeler, sürgüne gönderilecek komutanların listesi

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen’in casusluk ve fuhuş çetesine yönelik soruşturma kapsamında önceki gün gerçekleştirdiği şok baskından skandal belgeler çıktı. Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde ele geçirilen belgeler darbe hazırlıklarını gözler önüne serdi. Savcı ve polis ekipleri ile birlikte aramaya eşlik eden askerleri bile şaşkına çeviren belgeler arasında darbe sonrası planları, sürgüne gönderilecek komutanların listesi, devlet büyüklerine yönelik fişleme bilgileri çıktı.

Şaşkına çeviren arşiv

Liderliğini Deniz Albay İbrahim Sezer’in yaptığı fuhuş çetesiyle ilgili soruşturma ortaya çıkan belgelerle yeni bir boyut kazandı. Çok sayıda general ve amiralle birlikte yüzlerce TSK personeline, seks görüntüleriyle şantaj yapan ve çok gizli askeri projeleri başka ülkelere sattıkları iddia edilen çetenin Donanma Komutanlığı’nda bulunan arşivi akıllara durgunluk verdi. Askeri makamlardan izin alınarak yapılan arama, internet üzerinden gelen bir ihbar mektubu üzerine başlatıldı. Askeri yetkililer eşliğinde polisle birlikte donanmanın kozmik odasına giren savcı, taş parke altındaki gizli bölmede bulunan 10 çuval belgeye el koydu. Gizli bölmeyi İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli bir binbaşının yaptırdığı ileri sürüldü.

Kafes’in devamı var

Belgeler arasında devletin üst düzey 46 ismine ait özel fişlemeler, askeri müdahale sonrası yapılacaklar, amiral eşlerine ilişkin sır niteliğindeki bilgilerin bulunduğu öğrenildi. Özel bölmedeki 10 çuvalın içinde ‘Kafes ve İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın devamı niteliğindeki belgelerin de olduğu belirtildi. Özel olarak belirlenen 167 ismin askeri darbe sonrasında nerede tutulacağına ilişkin bilgiler de yine kozmik odadan çıktı. Darbeye karşı olan bazı komutanların yurtdışına sürgün gönderilmesiyle ilgili yazıların yanı sıra devletin kritik birimlerine ilişkin kripto dökümlerinin Donanma Komutanlığı’nda ele geçirilen belgeler arasında olduğu kaydedildi. El konulan çuvallarda ayrıca ‘Deniz Filo Komutanlığı sefer seyir tutanakları, 34 ses kaseti ve yeni mühimmat alanlarını gösteren gizli krokilerin olduğu ifade edildi.

Savcı Seçen: Aramayı askeri makamlar yaptı

‘Şantaj ve askeri casusluk’ iddialarına ilişkin soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen, Gölcük’teki Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan aramanın, kendi nezaretinde askeri makamlarca yapıldığını bildirdi. Seçen, Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, bazı gazetelerde yer alan ”Polis, donanmaya baskın yaptı” şeklindeki ifadelerin doğru olmadığını kaydetti. Yasa gereği Donanma Komutanlığına polisin giremeyeceğini, ancak askerler isterse bunun gerçekleşebileceğini belirten Seçen, ”Arama, benim nezaretimde askeri makamlarca yapıldı” dedi.

İŞTE ŞOK BELGELER

1-Askeri müdahale sonrası neler yapılması gerektiğine ilişkin belgeler

2-Yeni mühimmat alanlarını gösterir krokiler

3-Devletin üst düzey 46 ismine ait özel fişler

4-Amiral eşlerine ilişkin özel bilgiler

5-Kafes ve İrtica ile Mücadele eylem planların devamı niteliğinde belgeler

6-Askeri darbe sonrasında belirlenen 167 isim nerede tutulacağına ilişkin bilgiler

7-Darbeye karşı komutanların yurtdışına sürgün gönderilmesiyle ilgili yazılar

8-Devletin kritik birimlerine ilişkin kripto dökümleri

9-Deniz filo komutanlığı sefer seyir tutanakları

10-34 ses kaseti

HABER: İrfan DUMLU/ANKARA

 

3 general bombasında bilinmeyen

In Askeri on 26 Kas 2010 at 09:46

3 general bombasında bilinmeyen

Açığa alınan Balyoz sanığı üç generalin 1 Eylül itibarıyla resmen emekli olduğu ortaya çıktı.

Hükümet’in açığa aldığı Balyoz sanığı Tümgeneraller Halil Helvacıoğlu ve Gürbüz Kaya ile Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamada şok bir gerçek ortaya çıktı. Başbakanlık’ın, terfi ve atamalarını yapmadığı Balyoz sanığı generalin 1 Eylül itibariyle emekli olduğu için bu konuda yapılan işlemlerle ilgili belgelerin Genelkurmay’dan istediği belirlendi. Genelkurmay’ın resmi internet sitesinde duyurduğu 21 maddelik açıklamada, generallerin terfi ve atamaları ile ilgili Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne (AYİM) yaptıkları başvuru ile ilgili hukuki süreç anlatıldı. Generallerin bir üst rütbeye terfi ettirilmeme işleminin AYİM tarafından yürütmesinin durdurulduğu, hükümetin buna yaptığı itirazın da reddedildiği açıklamada belirtildi.

BAKANLIKLAR ARACILIĞIYLA İSTENDİ

Bunun üzerine Genelkurmay’ın Balyoz sanığı generaller için, 30 Ağustos 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere terfi ve atama kararnamelerini hazırladığı ve kararnameleri Milli Savunma ve İçişleri Bakanlığı’na 19 Ekim 2010 tarihinde gönderdiği açıklandı. Ancak, Başbakanlık’tan gelen karşılık ise ilginç bir durumu gün yüzüne çıkardı. Başbakanlık, 21 Ekim 2010′da Milli Savunma ve İçişleri Bakanlığı aracılığıyla ilgili generaller hakkında emeklilik işlemlerine ilişkin belgelerin birer suretini Genelkurmay Başkanlığı’ndan istedi. Bu durum, Başbakanlık’ın generallerin resmi olarak emekli olduğu ve bu konuyla ilgili işlemlerin yapılmış olması gerektiği gerçeğini ortaya koydu. Ancak, Genelkurmay’dan Başbakanlık’a peş peşe gönderilen iki yazıda, generallerle ilgili hukuki süreç aktarılarak terfi ve atama kararnamelerinin işlem yapılmak üzere geri gönderildiği belirlendi.

FİİLİ DURUM OLUŞTURULDU

Paşaların emekliliği ile ilgili sosyal güvenlik uzmanları, çarpıcı bir tespitlerde bulundu. Uzmanlar, Emekli Sandığı Kanunu gereği, bir üst rütbeye atanamayan ve bulunduğu rütbedeki yaş haddini dolduran komutanların, 1 Eylül itibariyle otomatik olarak emekliye sevk edilmesi gerektiğini vurgulayarak şu noktalara dikkat çekti:

“Ancak burada hukuki olmaktan çok fiili bir durumla emekliliğin önü alınmış. Zira Genelkurmay açıklamasının 16. maddesinde 19 Ekim 2010 tarihinde Mili Savunma ve İçişleri Bakanlığı’ndan 3 generalin “30 Ağustos 2010 tarihinden geçerli olmak üzere” terfi ve atama kararnamelerinin imzalanması isteniyor. Aslında 1 Eylül’de emekli edilmesi gereken kişiler için, daha sonra ve geriye dönük olarak karar çıkartılıyor ve emeklilikleri engelleniyor. Mahkeme kararıyla fiili durum oluşturuluyor. Esasında 1 Eylül’de emekli olmuş kişiler için daha sonra 30 Ağustos itibariyle terfi kararı verilmesi mümkün değil.”

EĞER DİRENİRLERSE…

3 generalin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne yaptıkları itiraz kabul edilir ve bakanların açığa alma kararı için de yürütmeyi durdurma kararı çıkarsa hükümet tepki verecek. Hükümet olası bir kararı uygulamadan, 3 generali de 3′lü kararname ile resen emekliye sevk edecek. Bu kararın çıkmasının ardından da Emekli Sandığı harekete geçerek generallerin emeklilik işlemini ivedilikle yerine getirecek. 3 generalin, bulunmuş oldukları rütbedeki sürelerini tamamladıkları hatta generallerden Tümgeneral Halil Helvacıoğlu’nun 1 yıldır rütbesinde temditli olduğu belirtildi. Bu nedenle atama ve terfi işlemleri Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Mili Savunma Bakanı tarafından imzalanmayan her 3 generalin, 1 Eylül itibariyle doğrudan emekli olması gerekiyor.

BİLEK GÜREŞİNİN NEDENİ ASKERİ YARGIDIR

Emekli askeri hakimler Ümit Kardaş ve Faik Tarımcıoğlu Genelkurmay’ın 3 general hakkında yaptığı açıklamayı değerlendirdi. Hükümet ile Genelkurmay arasında yaşanan krizin ana sebebinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) olduğunu belirten hukukçular , AYİM’in sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Emekli Askeri Hakim Ümit Kardaş, Genelkurmay açıklamasının sivil irade ile Genelkurmay arasında bir bilek güreşi olduğunun göstergesi olduğunu söyledi. Açıklamada 17 ve 4. maddenin önemli olduğunu ifade eden Kardaş, generallerin vekaleten atanmasının cumhurbaşkanının onayladığının ortaya çıktığını kaydetti. Kardaş, “Başbakanlık bunları emekli edelim demek istiyor. Bunu Genelkurmay Başkanının teklif etmesi lazım. Genelkurmay Başkanı çok ilginç ‘AYİM’de dava açıldı ve yürütmeyi durdurma kararı verildi. Bir de size bu 3 generalin terfi ve atama kararnamelerini gönderiyoruz. Bunları emekli yapın ne demek?’ diyor. Normalde Başbakanının Genelkurmay Başkanı’nı emekli etmesi lazım. Asker  emeklilik işlemlerini teklif etmediği zaman, siyasi otorite bir şey yapamıyor. Kriz çıkmış oluyor. AYİM yürütmeyi durdurma kararı verirse, komutanlar görevlerine dönecek. Yargısal süreci kullanarak asker kendi isteğini yerine getirmiş olacak. Burada AYİM’in varlığını tartışmak lazım.”

ASKERİ VESAYETİN KİLİDİ

Emekli askeri Hakim Faik Tarımcıoğlu da AYİM’de hakim sınıfından olmayan asker üyelerin bulunmasının, Anayasa’ya aykırı olduğunu ve hakim teminatı ilkesi ile çeliştiğini söyledi. AYİM’de üyelerin kendileri terfi ettirecek komutanlarına rağmen karar almalarının zor olduğu ifade eden Tarıımcıoğlu, “AYİM askeri vesayet sitemini devam ettiren kilit kurumdur” dedi. AYİM’iin zamanın ruhuna aykırı bir kurum haline geldiğini vurgulayan Tarımcıoğlu, “AYİM gibi bir kuruma gerek yok. Askeri Yargıtay da tartışılmalı. Ancak AYİM öncelikli. Yeni anayasada mutlaka ele alınmalı” şeklinde konuştu. Hükümetin 3 generali açığa almasının ardından fazla seçeneğin kalmadığını belirten AYİM’den yürütmeyi durdurma kararı çıkması durumunda ya kararın uygulanacağını ya da paşaların emekli edileceğini ifade etti.

YENİ ANAYASA’DA AYİM OLMAYACAK

1971 öncesinde askerlerin idari davalarına diğer kamu kurumlarında olduğu gibi Danıştay bakıyordu. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)12 Mart’tan sonra darbeciler tarafından kuruldu. Anayasa’da yapılan değişiklikle AYİM’in Anayasal bir kurum olduğu tescilledi. Bu güne kadar verdiği tartışmalı kararlar, bünyesinde hakim sınıfından olmayan üyelerin bulunması, AYİM’i tartışmalı bir kurum haline getirdi. Bu durumun farkında olduklarını söyleyen hükümetin hukukçu kurmayları yeni Anayasa’da AYİM’e yer verilmeyeceğini ifade ediyor. AYİM’in kaldırılması ile askerler de 1971 öncesinde olduğu gibi tüm memurlar gibi Danıştay’a tabi olacak.

Gül: Abartmaya gerek yok

Cumhurbaşkanı Gül, Balyoz davası sanığı 2 general ve 1 amiralin açığa alınmasını “yasaların verdiği yetkiyi bakanların kullanması” olarak değerlendirdi ve “Bunun için çok fazla abartmaya gerek yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Balyoz sanığı 3 generallerin açığa alınmasını “Yasaların sayın bakanlara verdiği yetki, değerlendirmişler ve kullanmışlardır. Çok fazla abartmaya da gerek yok” sözleriyle yorumladı. İsviçre yolculuğu öncesi havaalanında soruları yanıtlayan Gül’e gazeteciler, görevden alınan 3 generali sordu. Bakanların yasalar çerçevesinde adım attığını söyleyen Gül, şöyle devam etti:

”Yasaların sayın bakanlara verdiği yetki, bakanlar değerlendirmişler ve kullanmışlardır. Aslında bu hususu çok fazla abartmaya da gerek yok. Biliyorsunuz bu ülkede emniyet genel müdürleri bile aynı şekilde açığa alınmıştır.”

NATO Zirvesi nedeniyle Lizbon’a gidişinde askeri ataşenin havaalanında kendisini karşılamamasının “skandal” olarak nitelendiği hatırlatılarak, “Böyle bir şeyin olup olmadığının, bununla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmadığının” sorulması üzerine ise Gül, şöyle konuştu:

“Lizbon ziyareti ikili bir ziyaret değil. Çok süratli yapılan ve çok sayıda devlet başkanı, sadece NATO üyeleri değil, 50′nin üzerinde devlet başkanının geldiği bir ziyaretti. Dolayısıyla herkesin karşılamaya gelmesi zaten organize edilmedi, sadece büyükelçi seviyesinde. Bütün oradaki temsilcilerimiz, görevlilerimiz hepsi zaten gelmediler. NATO toplantıları bir taraftan devam ediyor, dolayısıyla NATO’da görevli olanlar NATO’da. Zaten oradan doğru toplantılara gidildi. Bu herhangi, bugün yapacağım ziyaret gibi bir ziyaret değil, kim varsa gelsin, protokol, her şey ona göre uygulansın. NATO ziyaretleri çok pratik ziyaretlerdir ve genellikle işi olanlar toplantıda bulunurlar. Zaten toplantılar devam ediyordu orada.”

Türkçe şarkıyla karşıladılar

Zürih Havaalanı’nda İsviçre Cumhurbaşkanı Doris Leuthard tarafından resmi törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Gül, Zürih’ten Bern’e hızlı trenle geçti. Eşi Hayrünnisa Gül ve Leuthard ile aynı kompartımanı paylaşan Gül, tren istasyonunda İsviçreli çocuklar tarafından karşılandı. Gül’ü ellerindeki Türk ve İsviçre bayraklarını sallayarak karşılayan çocuklar, bir de sürpriz yaparak ”Ekmek buldum katık yok” adlı şarkıyı seslendirdiler.

BUGÜN

 

Başörtülü gelirse kaçın!

In Gündem on 31 Eki 2010 at 14:12

Başörtülü davetlile gelince subayların salonu terk ettiği resepsiyon krizinin ardından TSK’nın genelgesi çıktı…

Adana’daki Cumhuriyet bayramı resepsiyonunda yaşanan skandalın ardında TSK’nın genelgesi çıktı. Genelgeye göre önce davetliler arasında başörtülü var mı yok mu istihbaratı yapılacak, yoksa davete katılınacak. Resepsiyon esnasında tesüttürlü bir davetli gelirse ‘fark ettirmeden süratle terk edilecek’

Adana’da düzenlenen Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna başörtülü davetliler gelince, resepsiyondaki subayların salonu terk etmesinin nedeninin TSK’nın yayınladığı bir genelge olduğu ortaya çıktı. Yurt çapındaki tüm birliklere gönderildiği öğrenilen genelgeyle, resepsiyonlara başörtülü davetlilerin katılması durumunda yapılacaklar adım adım sıralandı.GenelkurmayKaynakları’ndan edinilen bilgiye göre “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonunda; Karşılamada bulunacak protokolün eşleri tesettürlü ise askeri personel programa katılmayacak. Eşler tesettürsüz ise salona girilecek ancak resepsiyon esnasında tesettürlü bayanlar görüldüğü takdirde süratle ve fark ettirmeden resepsiyon terk edilecektir” biçiminde birliklere bilgilendirme yapıldı.

İSTİHBARAT ÇALIŞMASI YAPILSIN

Ayrıca Garnizon Komutanları’nın tören ve resepsiyonlardaki tesettürlü bayan durumunu, tokalaşma krizi çıkmaması için önceden tespit ettirmek için istihbarat çalışması yapmaları da istendi. Bu bilgilendirme doğrultusunda, Askeri Personelin, başörtülü davetlilerin bulunduğu salonları sessizce terk ettikleri öğrenildi. Ancak bilgilendirmede, “fark ettirmeden” vurgusu yapılırken, Adana’da Askerlerin töreni terk etmesi fark edildi. 6. Kolordu komutanı Korg. Mehmet Eröz veAdanaBölge Komutanı J. Tuğg. Ali Lapanta’nın katıldıkları Hilton oteldeki resepsiyonun arka kapısından çıktıkları ve basına hiçbir açıklama yapmadan ayrıldıkları görüldü.

Başörtüsüne göre protokolün krokisi

Cumhuriyet Resepsiyonları için Garnizonlara verilen “sıvışın talimatı”nın dışında Karşılama Törenleri’ne de “başörtülü eş ayarı” yapıldığı ortaya çıktı. Garnizon Komutanlıklarına gönderilen talimatlarda, Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi ile gelmesi veya gelmemesi durumuna göre iki alternatifli karşılama düzeni geliştirdi. Gül’ün eşi ile birlikte gelmesi halinde; normal şartlarda validen hemen sonra protokolde yer alması gereken Garnizon Komutanı, Aslan Güner olayında olduğu gibi protokolün karşı tarafında bir yerde durarak Hayrunnisa hanımla el sıkışmak zorunda kalmayacak. (Şekil-1)

Gül’ün, eşsiz gelmesi halinde ise normal protokol düzeni uygulanacak. (Şekil-2)

Aynı şekilde İl Valisi’nin eşi başörtülüyse, törenlerde benzer biçimde dizilim uygulanacak.

(Star)

TSK 1346 Kişiyi Tek Tek Dinlemiş

In Askeri, güvenlik on 27 Eyl 2010 at 12:10

TSK 1346 Kişiyi Tek Tek Dinlemiş

Genelkurmayın ‘yurtdışında PKK’lıları dinleme’ gerekçesiyle aldığı cihazlarla dinlediği bin 346 telefondan yalnızca iki yüzünün yurtdışındaki PKK’lılara ait olduğu ortaya çıktı. Dinlenenler arasında kamuoyunun tanıdığı isimler var.

Genelkurmayın ‘yurtdışında PKK’lıları dinleme’ gerekçesiyle aldığı cihazlarla dinlediği bin 346 telefondan yalnızca iki yüzünün yurtdışındaki PKK’lılara ait olduğu ortaya çıktı. Dinlenenler arasında kamuoyunun tanıdığı isimler var.

Taraf gazetesinin haberine göre, Genelkurmay Başkanlığı’nın “PKK’lıları dinleyeceğiz” gerekçesiyle İsrail’den satın aldığı cihazlarla yasadışı dinleme yapmasıyla ilgili yeni belgelere ulaştık.

Yasadışı dinlenen bin 346 kişilik listenin yanı sıra, dinlenen telefonlardan gönderilen binin üzerinde SMS ve bazı ses kayıtlan da Taraf’ın elinde. Genelkurmay Başkanlığı, dinleme skandalının ortaya çıkması üzerine “Dinlemeler yasal, yurtiçinde dinleme faaliyeti yoktur” şeklindeki açıklama yapmıştı. Ancak elimizdeki belgeler bu açıklamanın doğru olmadığım gösteriyor.

Taraf’ın yasadışı dinleme skandalını ortaya çıkarması üzerine Genelkurmay bir açıklama yapmış ve cihazların yasalara uygun olarak alındığını, yurtiçinde dinleme yapılmadığım, cihazların ismini açıklayamayacakları bir ülkeye karşı, sınırdaki karakollarda konuşlandırıldığım bildirmişti. Taraf’a ulaşan bin 346 kişilik dinleme listesinde yalnızca 200 kadar telefon numarasının yurtdışındaki PKK’lılara ait olduğu anlaşıldı.

Sistem cep telefonlarını dinledi

Taraf’a ulaşan dinleme listeleri ve ses kayıtlarına göre, aralarında aydın, sanatçı ve siyasetçilerin olduğu bin 346 kişi yasadışı olarak dinlendi. Ses kayıtları ve atılan mesajlar da sistemin tamamen cep telefonlarım dinlemek üzere kullanıldığını açıkça ortaya koyuyor. 2005 yılında çıkan yasaya göre, dinleme yetkisi yalnızca MİT, Emniyet ve Jandarma’ya verilmişti. Bin 346 kişilik listede kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin yanı sıra PKK mensubu ya da sempatizanı olduğu belirtilen kişilerin telefon numaraları var.

Dinlenen telefon numaralarının karşısında açıklama bölümü yer alıyor. Bu bölümde telefonu kimin kullandığı bilgisinin yanı sıra, dinlenen kişiyle ilgili not ve dinleme tarihi de belirtilmiş. Listede alt alta sıralanan ve hangi tarihte dinlendiği notu düşülmeyen 10 değişik cep telefonu numarasının karşısında “Tank ÜTGM tarafından verildi” ifadesi yer alıyor. Genelkurmay Başkanlığı GES Komutanlığı, SMS’leri de yakın takibe almış. Bu telefonlardan atılan tüm SMS’ler ve bazı dinlemelerin ses kayıtları listelenip, arşivlenmiş.

AYDINLARI VE SİYASETÇİLERİ YASADIŞI DİNLEMİŞLER

Genelkurmay Başkanlığı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamada yurtiçinde dinleme yapılmadığı vurgulanmasına rağmen, kayıtların tutulduğu notlarda, dinlemelerin yurtiçine yönelik olduğu, telefon numaraları ve karşısındaki açıklama bölümleriyle anlaşılıyor.

Dinleme listesinde Baskın Oran, Doğu Ergil, Ender Büyükçulha, Fatma Nevin Vargun, Fikri Sağlar, İsmail Hakkı Tombul, Sırrı Sakık, Yusuf Alataş, Ziya Halis, Orhan Miroğlu gibi isimlerin yanı sıra Drej Ali lakaplı Ali Yasak’ın da ismi bulunuyor. Yavuz Önen, Leyla Zana, Sebahat Tuncel de listede dikkat çeken diğer isimler. Listedeki çarpıcı bir diğer isim de DSP eski milletvekili M. Cengiz Güleç.

1.20100927120829.jpg

2.20100927120903.jpg

PKK Asker- Asker Helva Peşinde!

In Askeri, güvenlik on 18 Tem 2010 at 10:24

PKK, İskenderun’da 6 askeri şehit ettiği saldırıya askeri üsleri görüntüleyerek hazırlanırken, aynı dönemde askeri istihbaratın mevlid ve helva dağıtım törenlerini takip ettiği ortaya çıktı.

İskenderun’da Askeri Birliğe roketatarlı saldırı düzenlenerek 6 askerin şehit edilmesiyle ilgili skandal büyüyor. Deniz İkmal Destek Komutanlığı Şehit Er Remzi İlboğa Kışlası’nı yakın takibe alan PKK’lı teröristlerin bütün açıları görüntüleyip, haritalarını, atış mesafelerini çıkartırken; askeri istihbaratın 6. Kolordu Komutanlığı emriyle İskenderun şehir merkezindeki halı saha futbol turnuvalarını, mevlid ve helva dağıtım törenlerini takip ettiği ortaya çıktı.

‘İSTİHBARAT İSTEĞİ’NDEN ANLAŞILAN

6 askerin şehit olduğu saldırıdan aylar önce PKK, o birliğe yönelik istihbarat çalışması başlattı. PKK’lılar kışlayı her açıdan görüntülenirken, saldırı yapılacak mevziler ve atış mesafelerini içerir görüntü dosyalar oluşturdu. Fotoğraf ve video kaydından oluşan çalışmalara, Üs’teki nöbet değişim gibi hareketlilik saatleriyle ilgili bilgiler de eklendi.

FOTOĞRAFLAR TESADÜFEN ELE GEÇTİ

2009’un ikinci yarısında yapılan bu detaylı çalışma Deniz Üs Komutanlığı ve İskenderun’da görevli Askeri İstihbarat birimleri tarafından fark edilmedi. İskenderun’daki Askeri İstihbarat birimleri bu sırada, 6. Kolordu’nun resmi emriyle sivil toplum örgütlerini ve eğitim kurumlarını takip etmekteydi. PKK’lıların, Şehir Er Remzi İlboğa Kışlası ve 51. Bakım Merkezi Komutanlığı’na saldırı hazırlığında oldukları ise tesadüfen öğrenildi. 2009 Aralık’ta bir çatışmada öldürülen PKK’lılardan iki birlikle ilgili çalışmaların dosyaları çıktı.

GÖRÜNTÜLER GÖSTERİLİP UYARILDI

Teröristin üzerinden çıkan fotoğraf ve videoları inceleyeh Hatay İl Jandarma Komutanlığı, fotoğrafları çekilen birliklerin komutanlıklarını ziyaret ederek görüntüler ve saldırı hazırlığına ilişkin belgeleri gösterdi. “Mevcut bir terörist eylem tehdidine karşı önlemler konusunda” görüş alışverişinde bulunuldu. Bu durum da İl Jandarma Albay Vedat Çolak’ın oluruyla resmi belgeye dönüştürüldü.

‘NASIL ÇEKİLEBİLDİ’ DİYE SORULMADI

Ancak, PKK’lıların iki birlik etrafında farklı günlerde ve uzun saatler boyunca görüntü almaları, birliği her açıdan fotoğraflamaları ve bütün hareketlilik bilgilerini tespit etmeleri sırasında askeri istihbarat birimleri ve diğer görevliler tarafından fark edilmemeleriyle ilgili soruşturma açılmadı. Saldırı hazırlığının yapıldığının bildirilmesine rağmen konuya ilişkin özel Askeri İstihbarat çalışması yapılmazken, 31 Mayıs 2010’da birliğe saldırı gerçekleşti ve 6 Mehmetçik şehit oldu.

‘Biz seni raporla uyardık’

6 erin şehit olduğu hain saldırının ardından 2 Haziran günü İskenderun’da düzenlenen güvenlik toplantısında Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Turgay Erdağ, saldırı istihbaratını alamadıkları iddiasıyla jandarma ve emniyeti suçladı. Bunun üzerine Jandarma Komutanı Albay Vedat Çolak, Tuğamiral Erdağ’a çıkışarak “Size iki kez baskın olacağına dair istihbarat raporu sunduk. Hatta PKK’lılar üzerinde yakalanan fotoğraf, video görüntüsü ve haritaları verdik. Fotoğraf ve videolarda Ağır Bakım Komutanlığı’nın, İkmal Komutanlığı’nın, Uçaksavar’ın zoomlanmış yer tesbiti görüntüsü vardı. Neden önlem almadınız?” diye sordu. CEVHERİ GÜVEN ANKARA

İŞTE O ASKERİ İSTİHBARAT RAPORU

Kurmay Albay Çetin Hepbıçakçı imzasını taşıyan ve Nisan-Ağustos 2009 tarihleri arasındaki takiple ilgili istihbarat çizelgesindeki “elde edilen bilgiler” kısmında dikkat çeken bazı bölümler şöyle:

• Erzin İmam Hapit Lisesi kutlu doğum haftası etkinliklerinde Hz. Muhammed’in ailesine nasıl davrandığı anlatılmıştır. Konuklara helva ve gülsüyu dağıtılmıştır.

• İskenderun Meslek Yüksek Okulu’nda bir grup öğrenci okula mescit açılması istemiyle imza kampanyası başlatmıştır.

HALI SAHA TURNUVASI DÜZENLEDİ

• Anadolu Gençlik Derneği İskenderun temsilciliği tarafından bir halı saha futbol turnuvası organize edilmiştir.

• İskenderun Hizmet Vakfı tarafından kitapla yarışma ve kitapla yaşama adlı bir etkinlik düzenlenmiştir. Etkinliğe AKP ilçe yöneticileri de iştirak etmişlerdir.

• Erzin Eğitim Gönüllüleri Derneği yönetim kurulu üyesi emekli mühendis Halil Uçak tarafından Yeşilkent Lisesi’nde sigaranın zararları adlı bir konferans verilmiştir.

MATEMATİK OLİMPİYATI YAPILDI

• İskenderun’da faaliyet gösteren Gülen Koleji tarafından matematik olimpiyatları adlı bir etkinlik gerçekleştirilmiştir.

• İskenderun’da faaliyet gösteren Gülen Koleji tarafından bilim ve sanat şenliği adlı bir etkinlik düzenlenmiştir

• İskenderun’da faaliyet gösteren Gülen Koleji tarafından basın mensuplarına yönelik spor etkinlikleri düzenlenmiştir.

RADYO KURAN’I KERİM DAĞITTI

• Osmaniye’de 101.3 frekansından yayın yapan Radyo İhsan her yıl düzenlediği Kuran-ı Kerim Hediyeleşme Kampanyası’nın beşincisini başlattı. Kampanyanın amacının yaz kuran kurslarında okuyan ve evlerinde bulunmayan ailelere Kuran-ı Kerim vermek olduğu ifade edilmiştir.

• Princeton Üniversitesi’nde lisansüstü eğitim gören Bridget Pursell tez konusu olan ‘dinler ve kutsal’ mekanlar ile ilgili araştırmalar yapmak üzere Antakya’ya gelmiştir.

AZİZ PAVLUS TİYATROSU OYNANDI

• 2009 yılının Aziz Pavlus yılı seçilmesi nedeniyle İskenderun Katolik kilisesi Aziz Pavlus’un Hayatı isimli bir tiyatro oyunu sergilemiştir.

• Eğitim Bir-Sen İskenderun temsilciliğinde akşam yemeğine katılan Genel Başkan Ahmet Gündoğdu, ‘Yargı değil üniversiteye başörtülü girişe kimse karşı koyamaz. Meclis erezyona uğramıştır. Yargı müsaade etmeden Meclis iş yapamaz hale gelmiştir’ şeklinde bir açıklama yapmıştır. Toplantıya AKP ve Saadet Partisi ilçe yöneticileri de katılmıştır.

ASKER HELVA PEŞİNDE!

PKK’lılar 2009 yılının ikinci yarısıyla birlikle İskenderun’daki askeri üslerle ilgili detaylı çalışma yaparken, aynı tarihte Askeri İstihbaratın, İskenderun’daki bütün sosyal hayatı takip etmekle görevlendirildiği belgeleriyle ortaya çıktı. Kurmay Albay Çetin Hepbıçakçı imzasını taşıyan ve 6. Kolordu Komutanlığı’na hitaben hazırlanan gizli ibareli belge, “İstihbarat İstekleri Karşılama Durum Çizelgesi” başlığını taşıyor. Raporun ilk sayfasında 6. Kolordu Komutanlığı’nın haber toplama planı kapsamında elde edilen bilgilerin gönderilmesini istediği vurgulanıyor. Ardından İskenderun’daki bütün sivil toplum hayatını fişleyen çizelgeler, ıslak imzalı belgenin ekinde sunuluyor.

aktifhaber

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.