H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘Türkiye’

Tarımda büyük çıkış

In Yeme-İçme on 09 May 2011 at 07:03

Tarımda büyük çıkış

Dünya Bankası verilerine göre 2008 yılında 2 trilyon 248milyar dolar olan dünya tarımsal üretim değeri, yüzde 2,08 azalarak, 2009 yılında 2 trilyon 201 milyar dolara geriledi.

RUSYA’YI GEÇTİK

Bu kapsamda, üretici fiyatlarıyla 515,7milyar dolar tarımsal değere ulaşan Çin,

ilksırada yer alırken, bu ülke aynı zamanda dünya tarımsal hasılanın yüzde 23,4’ünü tek başına gerçekleştirdi. Türkiye ise 50.8milyar dolarla yedinci sırada yer aldı. Türkiye’nin 2001 yılı rakamı 17.3milyar dolardı. Türkiye, 2008 yılı tarımsal hasılasına göre Rusya’dan sonra 8’inci sırada yer alıyordu. Ancak, Rusya’nın 2009’da tarımsal hasılasının bir önceki yıla göre gerilemesi nedeniyle, Türkiye, tarımdevi bu ülkeyi geride bıraktı. Öte yandan, Uluslararası Hububat Konseyi’nin raporlarına göre, 2009 yılında, Çin 115,1milyon ton, Hindistan 80,7milyon ton, 2010 döneminde, Fransa 38,3milyon ton ve Türkiye ise 18,5milyon ton buğday üretti.

Petrolün yüzde 65′i burada!

In Gündem on 17 Nis 2011 at 12:49

Dünya toplam petrol rezervlerinin yüzde 65′i Türkiye’nin yakın coğrafyasında bulunuyor.

Dünya toplam petrol rezervlerinin yüzde 65′i Türkiye‘nin yakın coğrafyasında bulunuyor ve toplam üretimin yüzde 41′i bu ülkelerden gerçekleşiyor.

Petrol rezervi en zengin ülke 259,9 milyar varille Suudi Arabistan olurken, bu ülkeyi İran, Irak ve Kuveyt izliyor.

AA muhabirinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Petrol Piyasası Sektör Raporu’ndan derlediği bilgilere göre, OPEC üyesi ülkelerin toplam üretimi, dünya toplam üretiminin yüzde 40′ını oluştururken, geçen yıl meydana gelen günlük ortalama 2,02 milyon varillik üretim artışının yaklaşık yarısı OPEC üyesi ülkelerden karşılandı.

OECD ülkeleri içerisindeki en yüksek üretim payına

sahipolan ABD’nin günlük arzı ortalama 0,48 milyon varil artarken, diğer üye ülkelerin üretimi toplamda 0,41 milyon varil azaldı.

Bu arada, dünya toplam petrol rezervlerinin yüzde 65′i de Türkiye‘nin yakın coğrafyasında bulunuyor ve toplam üretimin yüzde 41′i de bu ülkelerde gerçekleşiyor.

ÜLKELERİN PETROL REZERVLERİ

Türkiye’nin yakın coğrafyasında bulunan ülkelerin 2010 yılı üretimlerine bakıldığında, petrol rezervi en zengin ülke 259,9 milyar varille Suudi Arabistan oldu.

İran 137,6 milyar varille ikinci sırada, Irak 115 milyar varille üçüncü sırada, Kuveyt 101,5 milyar varille dördüncü sırada, Birleşik Arap Emirlikleri 97,8 milyar varille beşinci sırada yer aldı.

Rusya’nın 60 milyar varillik, Libya’nın 44,3 milyar varillik, Kazakistan’ın 30 milyar varillik, Katar’ın 25,4 milyar varillik, Azerbaycan’ın 7 milyar varillik, Mısır’ın 4,3 milyar varillik, Suriye’nin 2,5 milyar varillik rezervi bulunuyor.

DÜNYA PETROL TALEBİ

2010 yılında dünya ham petrol talebi de günlük ortalama 86,72 milyon varil olarak gerçekleşerek 2009 yılına göre yüzde 2,8 oranında arttı. OECD ülkelerinin toplam talepteki payı yüzde 53 olurken, ABD tek başına dünya tüketiminin yüzde 22′sini gerçekleştirerek, ülke bazında en yakın takipçisi olan Çin’in tüketiminin iki katından fazla tüketti.

Bu arada, petrol tüketiminin yıllar itibariyle seyrine bakıldığında ABD, Avrupa ülkeleri ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerin tüketimlerinin düşme eğiliminde olduğu, buna karşın Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde tüketim miktarındaki artışın süreklilik arz ettiği görülüyor. Ham petrol tüketiminde 2010 yılında gerçekleşen günlük ortalama 2,39 milyon varillik tüketim artışının yüzde 78′i OECD dışı ülkeler kaynaklı oldu.

TÜRKİYE’NİN İHTİYACI

Türkiye’nin ise yıllık yaklaşık 237,3 bin varil petrol ihtiyacı bulunuyor.

Öte yandan, dünya toplam petrol talebindeki artış eğilimine rağmen, petrolün birincil enerji kaynakları içindeki kullanım oranı düşüyor. Bunun en önemli sebebi, toplam enerji ihtiyacındaki artışın büyük bölümünün elektrik enerjisi ihtiyacından kaynaklanması ve elektrik talebindeki artışın daha çok kömür, doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması oluşturuyor. Ayrıca, ısınma amaçlı olarak doğal gazın, petrol ürünlerini ikame etmesi nedeniyle petrolün bu sektördeki pazar payı da düşüyor. Süreklilik arz eden bu düşüşe rağmen, dünya toplam enerji ihtiyacının üçte birinin hala petrolle karşılandığının göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki petrol üretimi ve rezerv miktarı ise şöyle:

ÜLKE                      ÜRETİM                REZERV

(milyon varil/gün)     (milyar varil)

—————-     ——————-    —————-

Rusya                       10,1                 60,0

Suudi Arabistan              8,4                259,9

İran                         3,7                137,6

Irak                         2,4                115,0

Kuveyt                       2,3                101,5

B.A.E.                       2,3                 97,8

Libya                        1,6                 44,3

Kazakistan                   1,6                 30,0

Azerbaycan                   1,1                  7,0

Katar                        0,8                 25,4

Mısır                        0,7                  4,3

Suriye                       0,4                  2,5

—————        ——————– ——————-

TOPLAM                      35,5                835,2

Dünya toplamındaki

payı (%)                    41,0                 65,0

AA

Askeri harcamalarda BÜYÜK DÜŞÜŞ

In Askeri on 11 Nis 2011 at 13:35

2010 yılında en fazla askeri harcama yapan ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor:

Tüm dünyayı etkileyen ekonmoik kriz sonrası devletlerin askeri harcamaları düştü…

Küresel askeri harcamalar geçen yıl küresel finansal krizin ekonomilere devam eden etkisi nedeniyle yavaşladı.

İsveç Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) raporuna göre, geçen yıl küresel askeri harcamalar önceki yıla göre sadece yüzde 1,3 artışla, 1,63 trilyon dolara çıktı. Küresel askeri harcamalardaki yavaşlamaya küresel kriz nedeniyle ülkelerin bütçe kesintilerine gitmesi etkili oldu.

Küresel askeri harcamalar geçen yıl 2001 yılından bu yana en düşük seviyede oldu. Küresel askeri harcamalar 2001 ve 2009 arasında yıllık ortalama yüzde 5,1 artmıştı.

ABD EN FAZLA ASKERİ HARCAMA YAPAN ÜLKE

ABD geçen yıl 698 milyar dolar askeri harcamayla başı çekerken, bu ülkeyi 11 milyar dolarla Çin ve 59,6 milyar dolarla İngiltere takip etti.

ABD’nin 2001 ve 2009 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 7,4 artan ve 2009 yılında yüzde 7,7 yükselen askeri harcamalarının artış oranı geçen yıl yavaşlayarak yüzde 2,8′e geriledi. Ancak ABD‘de 2009 yılında askeri harcamaların gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) yüzde 4,6 iken, bu oran geçen yıl yüzde 4,8′e çıktı.ABD‘nin askeri harcamaları ayrıca geçen yıl küresel askeri harcamalardaki 20,6 milyar dolarlık artışın 19,6 milyar dolarlık kısmını oluşturdu.

SIPRI Askeri Harcamalar Projesi Başkanı Sam Perlo-Freeman, ”ABD’nin 2001 yılından bu yana askeri harcamaları yüzde 81 arttı ve küresel askeri harcamaların yüzde 43′ünü, ayrıca en yakın rakibi Çin’in ise altı katını oluşturdu. ABD‘nin geçen yıl GSYH’ye oranı yüzde 4,8 olan askeri harcamaları Ortadoğu dışında en büyük ekonomik külfeti temsil ediyor” dedi.

Çin’in ise askeri harcamaları 2009 yılına göre yüzde 3,8 yükselerek 2010 yılında 119 milyar dolara çıktı. Çin’in askeri harcamaları 2008 ve 2009 yılları arasında yüzde 15 büyümüştü. İngiltere’nin geçen yıl askeri harcamaları önceki yıla göre yüzde 0,8 azalarak 59,6 milyar dolar, Fransa’nın yüzde 8,4 düşerek 59,3 milyar dolar, Rusya’nın yüzde 1,4 gerileyerek 58,7 milyar dolar oldu.

ASKERİ HARCAMASI EN FAZLA ARTAN BÖLGE GÜNEY AMERİKA

Geçen yıl askeri harcaması en fazla artan bölge yüzde 5,8′lik yükselişle Güney Amerika oldu. SIPRI‘ye göre, geçen yıl Güney Amerika’daki askeri harcamaların artışına Brezilya gibi bölge ülkelerinin uluslararası etkisini yükseltme çabası etkili oldu.

Güney Amerika’daki askeri harcamalardaki artışın kısmen personel maliyetlerinin artması ve bazı ülkelerdeki iç güvenlik tehditleri etkili olurken, bu artışta bölgenin güçlü ekonomik büyümesinin ve küresel ekonomik krize göreceli olarak daha az maruz kalmasının dikkate alınması gerektiğine işaret edildi.

SIPRI Askeri Harcamalar Projesi Latin Amerika Uzmanı Carina Solmirano, ”Güney Amerika’da askeri harcamalardaki artışın sürmesinin, bölgede birçok ülkeye yönelik gerçek askeri tehdidin olmaması ve daha fazla sosyal ihtiyacın olması gözönüne alındığında sürpriz olduğunu” belirtti.

Avrupa’da askeri harcamalar 2009 yılına göre yüzde 2,8 düşerek 2010 yılında 382 milyar dolar oldu. Batı Avrupa 268 milyar dolar, Doğu Avrupa 65,5 milyar dolar ile Orta ve Güney Doğu Avrupa’da 48,3 milyar dolar askeri harcama yaptı. Avrupa’da askeri harcamalar geçen yıl her ne kadar yüzde 2,8 gerilese de 2001 yılına göre halen yüzde 11,9 daha fazla.

Askeri harcamalardaki düşüşün, küresel finansal ve ekonomik krizin Avrupa’da askeri harcamalara etkisini göstermeye başladığı şeklinde değerlendirildi. Askeri harcamalar Bulgaristan’da yüzde 28, Letonya’da yüzde 26, Gürcistan’da yüzde 25, Moldova’da yüzde 24, Estonya’da yüzde 23, Yunanistan, Arnavutluk, Macaristan, Litvanya ve Slovakya’da yüzde 10 düşüş gösterdi.

Avrupa’da askeri harcamaların bu yıl daha fazla düşmesinin beklendiği, takip eden yıllarda da önemli askeri harcamaları bulunan ülkelerde göreli olarak düşük büyüme eğilimini süreceği ifade edildi.

Amerika kıtasının askeri harcamaları geçen yıl önceki yıla göre yüzde 3 arttı. Kuzey Amerika 721 milyar dolar, Güney Amerika 63,3 milyar dolar ve Orta Amerika ve Karayipler 6,5 milyar dolar olmak üzere geçen yıl Amerika kıtasının askeri harcamaları 791 milyar dolar oldu.

Asya ve Okyanusya’nın askeri harcamaları aynı dönemde yüzde 1,4 yükselişle 317 milyar doları buldu. Kuzey Doğu Asya’da 211 milyar dolar, Orta ve Güney Asya’da 52,1 milyar dolar, Güney Doğu Asya’da 28,7 milyar dolar ve Okyanusya’da 25,7 milyar dolar askeri harcama yapıldı.

Ortadoğu’da, Suudi Arabistan’ın büyük askeri harcamalarının desteğiyle geçen yıl askeri harcamalar 2009 yılına göre yüzde 2,5 artışla 111 milyar dolara çıktı. Suudi Arabistan’ın geçen yıl askeri harcamaları 2009 yılına göre yüzde 4 artışla 45,2 milyar doları buldu.

Afrika’da askeri harcamalar ise yüzde 5,2 artarak 30,1 milyar dolara çıktı.

Geçen yıl küresel askeri harcamalarda Kuzey Amerika’nın payı yüzde 45, Avrupa’nın yüzde 23, Asya ve Okyanusya’nın yüzde 19, Ortadoğu’nun yüzde 7, Latin Amerika’nın yüzde 4 ve Afrika’nın yüzde 2 oldu.

TÜRKİYE’NİN ASKERİ HARCAMALARI GERİLEDİ

SIPRI’ye göre, Türkiye‘nin geçen yıl askeri harcamaları 2009 yılına göre gerileyerek, 15 milyar 364 milyon dolara düştü. Türkiye‘nin 2009 yılındaki askeri harcamaları 16 milyar 302 milyon dolar, GSYH’ye oranı ise yüzde 2,7 olmuştu.

Yunanistan’ın 2009 yılında 10 milyar 572 milyon dolar olan askeri harcamaları da geçen yıl düşerek 9 milyar 369 milyon dolara indi. Yunanistan’ın önceki yıl askeri harcamalarının GSYH’ye oranı ise yüzde 3,2 idi.

SIPRI’nin ”askeri harcamalar” ifadesiyle, hükümetlerin mevcut askeri güçlere ve ücretler, operasyonel harcamalar, silah ve ekipman satın alımları, askeri inşaat, araştırma ve geliştirme dahil bütün faaliyetleri, merkezi idare, komuta ve destek harcamalarını kastediyor. (AA)

Seçmen kaydınız için tıklayınız

In Siyaset on 30 Mar 2011 at 13:37

Seçmen kaydınız için tıklayınız>>>

12 Haziranda yapılacak genel seçim için 18 Martta askıya çıkarılan seçmen listeleri yarın askıdan indirilecek. Sonra başınızın ağrımaması için isminizi kontrol edin

12 Haziranda yapılacak 24. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için 18 Martta askıya çıkarılan seçmen listeleri yarın askıdan indirilecek.
Vatandaşların, yarına kadar listelerde adları olup olmadığını kontrol etmeleri gerekiyor. Vatandaşlar, YSK’nın ”ysk.gov.tr” internet sitesindeki ”yurt içi seçmen sorgulama” bölümüne TC Kimlik numaralarını girerek, seçmen kütüğünde kayıtları olup olmadığını öğrenebilecekler. Nüfus veya adres bilgelerinde değişiklik olanların ilgili nüfus müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekecek.

Yurtiçi seçmen sorgusu için tıklayınız>>>
Yurdışı seçmen sorgusu için tıklayınız>>>

Seçmen niteliğine sahip olduğu halde, muhtarlık bölgesi askı listesinde ismi bulunmayanlar, 12 Haziran 1993 tarihinde ve daha önce doğanlar, başka bir muhtarlık bölgesi askı listesinde yazılı olup da sürekli olarak oturmak amacı ile listenin askıya çıkarıldığı muhtarlık bölgesine gelenler, öğrenci olup, seçmen niteliğini taşıyan ve öğrenim gördükleri yerleşim birimlerinde oylarını kullanmak isteyenler, muhtarlık bölgesi askı listesinde kendisine ait kimlik veya adres bilgilerinde yanlışlık yahut eksiklik bulunanlar, nüfus olay bilgisi değişenler, askerlikten terhis olup da, silah altında bulunmaları nedeniyle askı listesinde kaydı bulunmayan ve yine aynı nedenle kayıtları dondurulmuş bulunanlar, kamu hizmetlerinden süreli olarak yasaklı bulunmaları nedeniyle askı listesinde ismi bulunmayanlar ile aynı nedenle kayıtları dondurulmuş bulunan ve yasaklılık süresi sona erenler listelere yazılmak veya seçmenlik durumunu oy kullanabilir duruma getirebilmek için ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına başvurabilecekler.
Muhtarlık bölgesi askı listelerinin kesinleşme tarihi olan 8 Nisan 2011 Cuma günü saat 17.00 itibariyle Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, seçmenlerden ölmüş olanlar ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılanlar Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce silinecek.

-MUHTARLIK BÖLGESİ ASKI LİSTELERİNE İTİRAZ-

Muhtarlık bölgesi askı listelerine seçmenler ve siyasi partiler askı süresi içinde itiraz edebilecekler.
Muhtarlık bölgesi askı listelerine siyasi partilerin, ilçe seçim kurulu başkanlıklarına isimlerini bildirdikleri yetkilileri, o ilçede oturan tüm seçmenler ve seçmen kütüğüne yazılmaması gerekenlerden yazılmış olduğu anlaşılanlarla ilgili olarak, seçmen niteliğini taşıyan vatandaşlar ise ancak kendileriyle ilgili olarak itirazda bulunabilecekler.
İtirazlar ilçe seçim kurulu başkanına yazılı olarak yapılacak, itirazlarda kimlik numarası taşıyan belgeler istenilecek, belgelerden Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşımayanlara itibar edilmeyecek.
İlçe seçim kurulu başkanı, kendisine ulaşmasından itibaren itirazları en geç 3 Nisan 2011 Pazar günü saat 17.00′ye kadar kesin karara bağlayacak, bu kararlara uygun olarak gerekli kayıt ve düzeltme işlemlerinin yapılması ile muhtarlık bölgesi askı listeleri 8 Nisan 2011 Cuma günü kesinleşecek.

-YURT DIŞI SEÇMEN KÜTÜĞÜNÜN GÜNCELLEŞTİRİLMESİ-

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün adres kayıt sisteminden alınarak oluşturulan Yurt Dışı Seçmen Kütüğü, Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Dairesi Başkanlığının seçmen niteliğini taşıyan ve askerde bulunan kişilere ilişkin kayıtları ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan olay bilgileri dikkate alınarak Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce merkezi olarak güncelleştirilecek.
Yurt dışında yaşayan ve seçmen niteliğini taşıyan Türk vatandaşlarının Yurt Dışı Seçmen Kütüğündeki kayıtları, Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce, güvenli sorgulama yöntemi kullanılarak Kurulun internet sayfasında 18 Martta ilan edildi.
Vatandaşlar ”Yurt Dışı Seçmen Sorgulama” ekranından kimlik numarasını girerek Kütüğe kayıtlı olup olmadığını kontrol edebilecekler. Yurt Dışı Seçmen Kütüğünün ilanı da yarın saat 17.00′de sona erecek.
Seçmen niteliğine sahip ve yerleşim yeri yurt dışı olan Türk vatandaşları, Yurt Dışı Seçmen Kütüğü kayıtlarında düzeltme veya yerleşim yeri değişiklikleri için en yakın dış temsilciliğe başvurarak İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları için ”Adres Beyan Formu”nu doldurup, imzalayacak ve yurt dışı temsilcilikleri tarafından ”Konsolosluk.net” sistemine girişleri yapılacak.

AA

 

CNN’nin Türkiye iddiası

In Gündem on 21 Mar 2011 at 07:01

CNN bilgiyi dünyaya flaş haber olarak duyurdu.

8 BİNDEN FAZLA ÖLÜ VAR

00: 33 Libya muhalefeti, ülkenin lideri Muammer Kaddafi’ye karşı başlatılan ayaklanmada 8 binden fazla muhalifin öldürüldüğünü bildirdi.

Muhaliflerin kurduğu Libya Milli Konseyi’nin sözcüsü Abdülhafız Hoca, El Cezire’ye yaptığı açıklamada, “Ölü ve şehitlerimizin sayısı 8 binden fazla” dedi.

Hoca, ayrıca Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’yı, ABD ve müttefiklerinin Libya operasyonuyla ilgili açıklamaları nedeniyle eleştirdi.

Amr Musa, Arap Birliği’nin Libya‘daki sivillerin Kaddafi güçlerine karşı korunması amacıyla uçuşa yasak bölge ilan edilmesini istediğini hatırlatarak, Libya‘da olanların uçuşa yasak bölge ilan edilmesi amacını aştığını söylemişti.

Libya’da 42 yıldır iktidarda bulunan Muammer Kaddafi’ye karşı ayaklanma geçen ayın ortalarında başlamıştı.

6 İTALYAN JETİ LİBYA’YA UÇTU

00: 31 Sicilya Adası’ndaki Trapani Birgi Havalimanından kalkan 6 İtalyan jetinin, Libya‘ya doğru hareket ettiği bildirildi.

İtalyan Ulusal Haber Ajansı ANSA’nın haberinde, Trapani Birgi Havalimanından kalkan 4′ü F-16, 2′si Tornado tipi 6 jetin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Fransa, İngiltere öncülüğündeki koalisyon güçleri tarafından düzenlenen hava harekatına katılacağı bilgisi yer aldı.

İtalya Savunma Bakanı Ignazio La Russa, bugün öğle sularında yaptığı açıklamada, dün koalisyon güçlerinden kendilerine talep geldiğini bildirerek, “Hali hazırda 8 uçağımız her an operasyona katılacakmış gibi beklemede. İtalyan uçakları her an koalisyon güçlerinin komutası altına girebilirler” demişti.

Trapani Havalimanı, gün içinde sivil uçuşlara kapatılmıştı.

CNN’DEN FLAŞ TÜRKİYE İDDİASI

CNN’in haberine göre, Türkiye, Libya‘da ABD‘nin “koruyucu gücü” olarak görev yapacak.

00: 11 CNN’in internet sitesinde yer alan, ABD Dışişleri bakanlığından bir yetkiliye dayandırılarak verilen haberde, Türkiye‘nin Libya‘da ABD için “korucuyu güç/hami devlet” olarak hizmet vereceği belirtildi.

Türkiye’nin, “koruyucu güç/hami devlet” olarak, Libya‘daki ABD vatandaşlarını temsilen, konsolosluk ofisi olarak hareket etmeyi ve ülkede Amerikan’ın diplomatik tesislerini gözetmeyi de içerecek şekilde Libya‘da ABD‘yi “temsil edeceği” ifade edilen haberde, Türkiye‘nin ayrıca, Libya ile ABD arasındaki mesajları ileten ülke olabileceği kaydedildi.

Türkiye’nin Libya Büyükelçisi Levent Şahin Kaya‘nın da CNN‘e yaptığı açıklamada, Libya‘da ABD‘nin yanı sıra İngiltere ve İtalya’yı da temsil edeceğini söylediği belirtildi.

ABD, resmi olarak Libya ile ilişkilerini askıya almasa da ABD Dışişleri Bakanlığı, Libya‘daki büyükelçiliğini bu ayın başlarında kapatmış ve tüm diplomatlarını ülkeden çekmişti. AA

ABD, Davutoğlu’ndan rahatsız

In Gündem on 29 Kas 2010 at 06:25

Wikilekas belgelerinde ABD’li diplomatların ağzından çıkan bazı şok sözlere yer veriliyor. Buna göre ABD’li diplomatlar Türkiye’nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu için “Müthiş tehlikeli ve deli” ifadelerini kullanıyor. Ayrıca ABD’li diplomatlar son dönemde yaşanan gelişmelerle ilgili olarak da “Türkiye’nin ekseni doğuya kayıyor. AB’ye üye olması zor” diyor.

ABD DAVUTOĞLU’NUN NEO-OSMANLI ÇİZGİSİNDEN RAHATSIZ

Yine belgelerde Başbakan Erdoğan’ın danışmanları ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ankara’nın ötesini gören bir perspektifleri olmadığı belirtilerek, Davutoğlu’nun Neo Osmanlı vizyonundan Amerika’nın kaygı duyduğu ifade ediliyor.

İngiliz The Guardian gazetesi, Wikileaks’in açıkladığı son gizli belgelerde ”ABD’nin, Türkiye’yi İran konusuna karışmaktan vazgeçirme çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığının ortaya çıktığını” bildirdi.

Dünyadaki birkaç gazeteyle birlikte Guardian gazetesi de, Wikileaks’in açıkladığı ABD Büyükelçiliklerinden gönderilen gizli belgelere yer verdi.

Gazetenin internet sitesinde, 17 Kasım 2009 tarihli belgede, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Philip Gordon ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında yapılan görüşmenin gizli belgesi de yer aldı. 12 Kasım 2009′da 40 dakika süren görüşmeyle ilgili ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’nin ismiyle yer alan belgede, Davutoğlu’nun ”İranlılar’ın Türkiye’ye güveninin tam olduğunu ve Türkiye’nin İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı İran hükümetindeki diğer kişilerden daha esnek gördüğünü söylediği” belirtildi.

Belgede ayrıca şu ifadeler yer aldı:

”Davutoğlu, İran’a yönelik yaptırımların ya da askeri güç kullanımının olumsuz sonuçları olacağını söyledi. Gordon ise İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinin sonuçları konusunda ısrarcı oldu. Davutoğlu, bu sonuçları bildiklerini ve pek tabii riskin farkında olduklarını söyledi. Bu nedenle Türkiye, İranlılarla çok fazla çalışıyor.”

Guardian konuya ilişkin gizli belgeye, ”Bu görüşmede Gordon, Davutoğlu’nu, İran’ın nükleer programı konusunda Türkiye’nin arabuluculuğunun yardımcı olmayabileceği konusunda ikna etmeye çalışıyor, ancak bunda başarılı olmuyor” yorumuyla yer verdi.

 

İşte o füzeler…

In Askeri on 20 Kas 2010 at 11:27

İşte o füzeler...

ABD, Rusya ve Çin’in ürettiği füzeler alternatifler arasında öne çıkıyor. Her sistem farklı özellikleriyle dikkat çekiyor…

NATO devlet ve hükümet başkanlarının Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştireceği Zirvede Füze Kalkanı ele alınırken, balistik füze savunma sistemleri de gündemde. Tüm NATO üyelerinin ve topraklarının aynı güvenlik şemsiyesi altına alınmasına yönelik savunma sistemi konusunda zirve öncesinde önemli mesafe kaydedildiği belirtiliyor. Bu gelişme, Türkiye’nin satın almayı planladığı yüksek irtifa hava savunma sistemini gündeme getirdi. Dünya genelinde, diğer bazı ülkelerin bulunmasına rağmen, ABD, Rusya ve Çin gibi ülkelerin ürettiği füze tipleri başlıca alternatifleri oluşturuyor.

Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi Projesi çerçevesinde ABD’nin Patriot füzelerinin en güçlü alternatifi olarak Ruslar’ın S-300-400 füzeleri gösteriliyor. Diğer alternatiflerden Çin’in füzeleri, uzun menzilden daha çok orta irtifa hava savunma sistemleri konusunda uzmanlaşmış durumda bulunuyor.

PATRIOT: ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a bağlı olan Savunma Güvenlik ve İşbirliği Dairesi (DSCA) Türkiye’ye, potansiyel olarak değeri milyarlarca doları bulabilecek uzun menzilli hava savunma ve füze savar füze sistemleri satımı için Amerikan Kongresinin iznine resmen başvuruda bulunmuştu. Patriot’ların muhtemel potansiyel satış ekipmanı, 13 ateşleme bataryası, 72 PAC-3 füzesi, çeşitli başka füze türleri ve ilgili diğer sistemlerini içeriyor.

S-300-400 FÜZELERİ:
Ruslar’ın ürettiği S-300 sistemleri önemli bir alternatif. 150 kilometre menzilli S-300 füzeleri 27 kilometre irtifaya ulaşabiliyor ve hedefine 8-10 saniye arasında kilitlenip ateşlenebiliyor. Savunma kaynakları, son dönemde Rusya’nın S-300′lerden sonra S-400 füzelerini geliştirdiğini, bu sistemin Patriotlara ve diğer sistemlere karşı üstünlüğü bulunduğunu belirttiyor. S-400′lerin menzili 400 kilometre. S-300 sistemi aynı anda 6, S-400 sistemi 12 hedefe füze atabiliyor. Rus Rosoboronex-port firması, Türkiye’ye en son nesil S-300-400 füzelerini satmayı istiyor.

HQ FÜZELERİ:
Çin’in dikine fırlatma kabiliyetli uzun menzilli hava savunma füzesi HQfüze sistemi, ikili ve altılı bataryalar halinde konuşlandırılıyor. Batı sistemlerinde görülen, füzenin fırlatma kutusu içinde direkt ateşlenmesi uygulamasının aksine HQ, fırlatma tüpü tarafından dışarı itilerek ateşlemesini havada gerçekleştiriyor. Bu sayede arkasında bıraktığı sıcak eksoz gazlarının gemi yapısına verdiği zararı azaltan sistem, füze üzerinde takip metodunu kullanan satıhtan radar güdümünü kullanıyor.

TSK’DA ‘UZUN MENZİL’ YOK

TSK envanterinde halen uzun menzilli füze ve hava savunma sistemi bulunmuyor. Türkiye, halen kısa menzilli hava savunma ihtiyacını Rapierve kaideye monteli Stinger füze bataryalarıyla, orta menzilli hava savunma ihtiyacını ise modernize edilmiş l-Hawk füze sistemleriyle karşılıyor. Türkiye’nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi ihtiyacı ilk olarak ABD’nin Irak’a yönelik 1991 ve 2003 yıllarındaki harekatları sırasında ortaya çıktı. NATO Türkiye’ye Patriot sistemleri gönderdi.

SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?

Yüksek irtifa uzun menzilli hava savunma sistemi, uzun menzilli füze tehditlerini Türk hava sahasına girmeden bertaraf etmeyi amaçlıyor. Yüksek irtifa hava savunma sistemlerinin çalışma esasında ise düşman füzelerinin Türk topraklarını hedef aldığının tespit edilmesinin ardından, uyduların da yardımıyla, hava savunma sistemleri ve buna bağlı bataryalar çalıştırılıyor. Hava savunma füzeleri, 50-300 kilometrelik bir alan içinde düşman füzelerini durdurabiliyor.

En Tembel 4.Ülke:Türkiye

In Yaşam, İş Hayatı on 18 Şub 2010 at 15:30

Amerikan haber sitesi Daily Beast, bir araştırma yazısı yayımlayarak dünyanın en tembel ülkelerini seçti.

Amerikan haber sitesi Daily Beast, bir araştırma yazısı yayımlayarak dünyanın en tembel ülkelerini seçti.

Değerlendirme 4 ayrı kategori üzerinden üzerinden yapıldı.

Buna göre günlük alınan kalori ortalaması, günlük ortalama televiyon izleme süresi, spor yapma süresi ve internet kullanma süresi temel kriterler olarak belirlendi.

Bu kriterlerle ilgili temel bilgiler ise Birleşmiş Milletler ve Avrupa Briliğine bağlı kurumlardan edinildi.

Tüm bunlar gözönüne alındığında ABD en fazla yemek yenen, en çok televizyon karşısında vakit geçirilen ülke olarak 1 numaraya oturdu ve dünyanın en tembel ülkesi seçildi. ABD’yi sırasıyla Kanada ve Belçika takip etti.

TÜRKİYE 4. SIRADA

Sıralamanın dördüncü sırasında ise Türkiye yer aldı. Türkiyedeki futbol sevgisine vurgu yapılarak, ülkemizin spora vakit ayırma konusunda birinci sırada olduğunu belirtildi. Buna rağmen televizyon ve internet başında çok vakit geçirildiği gerekçesiyle Türkiye dünyanın en tembel 4. ülkesi seçildi.

Terör riskinde kaçıncı sıradayız?

In güvenlik on 16 Şub 2010 at 16:29

http://www.pasiad.org/resimler/teror.gif

Irak, en çok terör riski olan ülkeler listesinin birinci sırasındaki yerini korurken, bu ülkeyi sırasıyla Afganistan, Pakistan ve Somali izliyor.

Türkiye ise 162 ülke arasında 14.sırada yer alıyor.

İngiltere’de bulunan Maplecroft adlı küresel analiz şirketi tarafından uluslararası şirketler için yapılan “Terörizm Risk Endeksi”nde en çok terör riski olan ilk 9 ülke; Irak, Afganistan, Pakistan, Somali, Lübnan, Hindistan, Cezayir, Kolombiya ve Tayland şeklinde sıralandı.

Endeks, ülkelerdeki terör saldırılarının sıklığı ve saldırılar sonucu ölen insan sayısı gibi kriterlere göre her altı ayda bir yenileniyor.

Maplecroft, Irak’taki terör durumunun geçen yıla göre iyileştiğini, ancak 2009 yılında yaklaşık 4 bin 500 sivilin hayatını kaybetmesinin Irak’ı listede yine ilk sırada tuttuğunu bildirdi.

Endekse göre, terör riski yüksek olan ülkelerden bazıları ve sıralamadaki yerleri şöyle:

Filipinler (10), Türkiye (14), Rusya (15), Nijerya (24) ve İspanya (34).

İngiltere (41), Çin (43), ABD (46) ve Fransa (56) “orta riskli” ülkeler arasında yer alırken, Almanya (81), Kanada (116) ve Avustralya’ya (120) “düşük riskli” ülkeler sıralamasında yer verildi.

Türkiye’de NATO ve ABD’nin Atom Bombası Depoları

In Siyaset on 13 Şub 2010 at 13:16

 ABD VE NATO’NUN TÜRKİYE’DEKİ TESİSLERİ

1- Ankara Elmadağ’da NATO eken uyarı istasyonu
2- Ankara Belbaşı’nda Amerikan dinleme istasyonu
3- Ankara Balgat’ta Amerikan hava kuvvetleri için atom deposu, Amerikan dinleme istasyonu
4- Amasra’da NATO role istasyonu
5- Bartın’da NATO erken uyarı istasyonu,
6- Sinop’ta Amerikan dinleme istasyonu
7- Samsun’da NATO erken uyarı istasyonu
8- Merzifon’da NATO role istasyonu, NATO eken uyarı istasyonu
9- Sivas’ta NATO role istasyonu
10- Ordu Perşembe’de NATO role istasyonu, NATO erken uyarı istasyonu
11- Malatya Erhaç’ta Amerikan hava kuvvetleri için atom bombası deposu, NATOaskeri tesisleri, NATO erken uyarı istasyonu
12- Rize Pazar’da NATO erken uyarı istasyonu, NATO role istasyonu,
13- Kargapazarı’nda NATO erken uyarı istasyonu,
14- Erzurum’da NATO erken uyarı istasyonu
15- Diyarbakır’da NATO erken uyarı istasyonu, NATO role istasyonu,
16- Pirinççik’te Amerikan dinleme istasyonu
17- Mardin’de NATO role istasyonu, NATO erken uyarı istasyonu
18- Silopi’de NATO erken uyarı istasyonu
19- Adana İncirlik’te Amerikan hava kuvvetleri için atom bambası deposu, NATO role istasyonu
20- Kocaeli Köseköy’de NATO’nun atom bombası deposu
21- Kocaeli Karamürsel’de Amerikan hava kuvvetleri için atom bombası istasyonu,
22- Eskişehir’de Amerikan hava kuvvetleri için atom deposu,
23- İzmir’de NATO’nun Güneydoğu karargahı ve NATO’nun Kuzeydoğu karargahı
24- Çanakkale’de NATO erken uyarı istasyonu,
25- Lüleburgaz’da Amerikan kara kuvvetleri için atom deposu, NATO erken uyarı istasyonu.
26- Ankara Merkez’de NATO Kuzey Karargahı, NATO erken uyarı istasyonu, NATO role istasyonu, Amerikanlojistik grubu, Amerikan askeri misyonu.
27- Kütahya’da NATO role istasyonu,
28- Balıkesir’de Amerikan Hava Kuvvetleri için atom bombası deposu,

İŞTE ATOM BOMBASI DEPOLARI

1- Ankara Balgat’da Amerikan Hava Kuvvetleri için atom deposu
2- Malatya Erhaç’ta Amerikan hava kuvvetleri için atom bombası deposu
3- Adana İncirlik’te Amerikan hava kuvvetleri için atom bombası deposu,
4- Kocaeli Köseköy’de NATO’nun atom bombası deposu
5- Balıkesir’de Amerikan hava kuvvetleri için atom deposu
6- Lüleburgaz’da Amerikan kara kuvvetleri için Atom deposu
7- Kocaeli Karamürsel’de Amerikan hava kuvvetleri için atom bombası deposu8sutun

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.