H.E.M D.Ü.Ş.Ü.N ; H.E.M G.Ü.L

Mesajlar Etiketlendi ‘ysk’

Oy pusulalarının basımına başlandı

In Siyaset on 03 May 2011 at 09:23

Oy pusulalarının basımına başlandı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 12 Haziran seçimlerinde kullanılacak oy pusulalarının basımına dün başladı.

Üzerinde ‘Türkiye Cumhuriyeti YüksekSeçim Kurulu’ filigranı bulunan beyaz kâğıtlar, her seçim çevresinde seçime katılan siyasi parti ve bağımsız aday sayısı göz önünde tutularak bastırılacak.Seçime girecek parti sayısı da 15′e düştü.

AK Parti pusulanın ilk sırasında yer alacak. CHP 3′üncü, MHP 10′uncu sırada bulunacak. Bağımsız adaylar da partilerden sonra yerleştirilecek. Bağımsız adayın isimleri, kura sonucu aldıkları sıra numarasına göre yazılacak.

Seçime girecek partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle: 

1- Adalet ve Kalkınma Partisi.

2- Demokrat Parti.

3- Cumhuriyet Halk Partisi.

4- Emek Partisi.

5- Millet Partisi.

6- Liberal Demokrat Parti.

7- Saadet Partisi.

8- Hak ve Eşitlik Partisi.

9- Halkın Sesi Partisi.

10- Milliyetçi Hareket Partisi.

11- Doğru Yol Partisi.

12- Türkiye Komünist Partisi.

13- Milliyetçi ve Muhafazakar Parti.

14- Büyük Birlik Partisi.

15- Demokratik Sol Parti.

CİHAN

Derin KCK’nın Hizbullah oyunu

In güvenlik on 25 Nis 2011 at 12:55

YSK’nın iptal kararı ve BDP’li kitlelerin ortalığı ateşe vermesi çok önemli bir konuyu gölgede bıraktı.

KCKYSK‘nın iptal kararlarını uygun bulmayınca BDP kitlelerine gereken emri verdi.

Gösterilerde molotofkokteyli atılması, eylem alanına taşlı-sopalı gelinerek polislere karşı konulması vemümkünse polislerin linç edilmesi talimatı.

Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı, telsiz ve telefon görüşmelerinden bu gerçeği açıkça tespit etti.

KCK’nın “Sokakları karıştırın, yakın yıkın” emriyle harekete geçen çılgın BDP’lilerin gözlerden kaçan bir saldırı hedefi vardı.

Hizbullah.

BDP’li eylemciler, özellikle Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Mustazaf-Der şubelerine Yüksekova ve Adana‘da saldırı düzenlediler.

BDP’li eylemciler, Yüksekova‘da derneğin bulunduğu binaya molotof atarak dernek binasında büyük bir yangın çıkarttılar.

Dernekte bulunan kişiler ölümle burun buruna geldi.

Olay sonrası halkın içine karışan özel görevli KCK unsurları halkı provoke ediyordu.

Ne söyledikleri gerçekten önemliydi.

“Bunlara Yüksekova’da yer verilmesin, hepsi sürülsün, bu İslamcılar bize zarar veriyor” sözleriyle halkı galeyana getirmeye çalışıyorlardı.

Ama umduklarını bulamadıkları gibi pek çok feraset sahibi Kürt kardeşimizden tepki gördüler.

Bir başka saldırı da Adana‘da oldu.

Çılgın BDP’liler Adana’da Mustazaf-Der şubesine taşlar, ses bombaları ve molotoflarla saldırdılar.

Derneğin camları taşlarla kırıldı ve içeriye molotoflar atıldı. Dernek üyeleri ellerine geçirdikleri taş ve sopalarla saldırganları püskürttü.

BDP’li saldırganlar, daha kalabalık bir güruhla geri döndüler.

BDP’lilerin saldırısı sırasında bir Kur’an-ı Kerim‘in yanması nefret ve şiddeti artıran bir görüntü oluşturmuştu.

BDP saldırısı devam ederken Mustazaf-Der üyesi yaklaşık 100 kişi ellerinde sopalar ile dernek binası önünde toplandı.

Hizbullah kitlesini gören BDP’li saldırganlar derneğin olduğu mevkii terk ederek ara sokaklara kaçtı.

Takdire şayan olan bir şey vardı burada.

Mustazaf-Der yöneticileri BDP yöneticilerinin hiç yanaşmadığı bir şeyi yaptı.

Dernek yöneticisi, kendisinin bir işaretiyle BDP’lileri yerle bir edebilecek olan kitleye sağduyu ve tahriklere kapılmamayı öğütlüyordu megafonla.

BDP milletvekillerinden bir tanesi bile bugüne kadar kendi kitlelerine açıkça böyle bir çağrı yaptı mı acaba?

Mustazaf-Der Genel Başkanı ve Hizbullah sanıklarının avukatı Hüseyin Yılmaz, artık Hizbullah’ın terörörgütü olmadığını, terör örgütü listelerinden çıkarılması gerektiğini 102 tahliyeleri serencamında söylemişti.

Peki, KCK ve BDP, kabuğuna çekilmiş ve süratle legal alana kayan Hizbullah’a neden saldırıyor?

Hizbullah’ı neden tekrar terörize etmek istiyor?

PKK, Hizbullah’ın bölgedeki etkinliğinden ve güçlü tabanından oldukça rahatsız.

90′lı yılların başında PKK-Hizbullah çatışmasının nasıl başladığını önceki yazılarımda anlatmıştım.

PKK bölgenin tek otoritesi olmak ve Hizbullah’ı kendine ram etmek istiyordu. Ama yapamadı hatta Hizbullah’tan ummadığı derecede ağır bir darbe aldı.

Geçenlerde Mustazaf-Der Kızıltepe Şube Başkanı Yusuf Beken, BDP’nin Müslüman bir halktan oy aldığını unuttuğunu, bundan sonra tek bir oy bile alamayacağını söylemişti.

Hizbullah’ın “Bize saldırmadıkça ve bıçak kemiğe dayanmadıkça biz de saldırmayacağız” tavrı ve son açıklamalar PKK-Hizbullah gerilimini yükseltti.

Laik KCK-PKK-BDP ekseni, dini motifli Hizbullah‘ın hâlâ kendilerine boyun eğmemesini, aksine meydan okuyarak sahadan çekilmesini içine sindiremiyor.

Kürt kimliğinde kendi nüfuzunu kıran başka bir aktör istemiyor.

Zira KCK-BDP ekseni, dindar Kürt kitlelerini cezbedebilmek için ne yaparsa yapsın Hizbullah tabanının etkinliği karşısında hiç inandırıcı olamıyor.

KCK ve BDP yine aynı tehlikeli oyuna soyundu. Hizbullah’a yine zorla diş geçirmeye çalışıyorlar.

Kelimenin tam anlamıyla tekrar Hizbullah’a sataşıyorlar.

Ya biat et ya da perişan ederiz tavrı.

Dikkat edilirse BDP’lilerin geçen haftaki saldırılarında iki stratejik hedef vardı. Biri AK Parti binaları, ikincisi Hizbullah dernekleri.

Çünkü Kürt bölgesinde ve Kürt kimliğinde BDP’nin dışında en etkili iki aktör bunlar.

CHP, MHP veya SP gibi partilerin teşkilatlarına bir saldırı yapmıyorlar. Çünkü onlar bölgede BDP karşısında siyasal bir varlık gösteremiyorlar.

Seçim sürecinde BDP’lilerin Hizbullah’a yönelik saldırıları devam edebilir.

Tuhaf ki Hizbullah‘la çatışmak PKK‘nın dindar Kürtler’e yönelik sahte açılımını da bloke eder.

Yeni bir PKK-Hizbullah çatışması başlarsa kim kaybeder?

Öncelikle ızdırabı birinci derecede yaşayacak olan bölgedeki Kürt kardeşlerimiz.

İkincisi, seçim öncesi oluşan kaosun stratejik mağduru olarak AK Parti iktidarı.

Demokratik açılım da irtifa kaybeder.

Kim kazanır?

Kaosu ve anarşiyi yükselten, puslu havayı seven Ergenekon.

Hizbullah derneklerine saldırı emrini kim verdi?

Derin KCK yani Kandil’deki Derin Ankara Grubu.

Derin troyka, Duran Kalkan, Ali Haydar Kaytan, Mustafa Karasu’dan oluşuyor.

Şanlıurfa’da halk terör örgütünün hedefinde

In güvenlik on 24 Nis 2011 at 09:32

Farklı bahanelerle sokakları savaş alanına çeviren terör örgütü sempatizanları şimdi de konutları hedef aldı.

Şanlıurfa’da bir evin içine molotof atan gözü dönmüş caniler, az daha 4 çocuklu aileyi diri diri yakacaklardı

Her seferinde farklı bahanelerle sokağa çıkan terör örgütü sempatizanları, kamu kuruluşları, STK’lar, bankalar, PTT şubelerinin ardından şimdi de evleri hedef aldı. Bunun son örneği Şanlıurfa’da yaşandı. Önceki gece bir grup örgüt yandaşı, Şanlıurfa Valiliği bünyesinde kadınlara eğitim vermek amaçlı SODES projeleri kapsamında kurulan “Kadın Kültür Evi”nin’ alt katında bulunan Murat Yakışmaz’a ait eve 3 molotof attı. Atılan molotoflar evin camını kırıp 4 çocuğun uyuduğu odaya düştü.

Minik kızın saçları tutuştu

Patlama sesi ile yerinden fırlayan ailenin küçük kızı, molotof ateşinden kurtulamadı. Saçları tutuşan minik kız ile diğer kardeşleri yan odada uyuyan anne ve babalarının zamanında müdahalesiyle yanmaktan son anda kurtuldular. Evlerinin alev aldığını gören baba Yakışmaz ve eşi, diğer çocuklarını kaptıkları gibi sokağa fırladılar. Bir anda büyüyen yangın aile ve komşuların yardımıyla söndürüldü.

Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri, molotof attıkları belirlenen 2 kişiyi gözaltına aldı. İnşaat işçisi baba Murat Yakışmaz, örgüt sempatizanlarına Kürtçe tepki göstererek adeta isyan etti. Kürt baba, yaşadıkları korku dolu geceyi şöyle anlattı:

Bu nasıl insanlık!

“Çocuklarım odalarında yatıyordu. O sırada molotof atmışlar. Bir anda şimşek çaktığını zannettik. Ben diğer odadan koşarak çocuklarımın yattığı odaya geldim. Alevler neredeyse tavana kadar yükselmişti. Su getirene kadar 4 çocuğumun da saçları ve vücutlarının bir kısmı yandı. Yangını söndürmeyi başardık. Bu nasıl insanlık. Ben sabahtan akşama kadar inşaatta çocuklarıma bir lokma ekmek almak için çalışıyorum, onlar gelip çocuklarımı ve evimi yakmaya çalışıyor. Yazıklar olsun.”

YSK Cihaner için iki kez direnmiş

In Siyaset on 23 Nis 2011 at 09:34

Yüksek Seçim Kurulu hakkında ilginç bir iddia gündeme geldi.

Bağımsız milletvekili adaylarıyla ilgili olarak verdiği kararla ülkede kaosa neden olan Yüksek Seçim Kurulu hakkında ilginç bir iddia gündeme geldi. Ergenekon sanığı İlhan Cihaner‘e milletvekilliği yolunu açan YSK‘nın iki üyesinin, Cihaner’i kurtaran yüksek yargı üyeleri olduğu belirlendi.

YSK Başkanvekili Kırdar Özsoylu’nun Cihaner’in Adalet Bakanlığı aleyhine açtığı davaya bakan Danıştay 2. Daire’nin üyesi olduğu kaydedilirken, YSK üyesi Hüseyin Eken’in ise Cihaner’i Ergenekon üyesi olarak yargılandığı davada fotokopi üzerinden tahliye eden Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin üyesi olduğu öğrenildi.

YSK’nın verdiği iki karar Cihaner’in Denizli’den 2. Sıra kontenjan adayı olarak listeye girmesini sağladı. Cihaner’in aday gösterilmemesinden sonra YSK geçmiş kararlarının ve teamülün tersine CHP‘nin kontenjan aday göstermek zorunda olduğunu bildirdi. Bunun üzerine CHP eski Genel sekreteri Adnan Keskin, demokratik bir tavır göstererek ön seçimlerde seçilen adayları YSK‘ya bildirdi ve kontenjan aday gösterilmeyeceğini belirtti. Ancak YSK kendi geçmişine ters düşerek “Kontenjan aday göstermek zorundasınız” dedi. Bunun üzerine CHP listede 2. sırada bulunan Melike Basmacı Kayhan’ı kontenjan aday olarak gösterdi.

CHP’ye büyük markaj

Kayhan’ı da 4′e karşı 7 oyla reddeden YSK önseçime katılan hiçbir ismin kontenjan olarak gösterilemeyeceğini bildirdi. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Cihaner’in aday gösterilmesi için CHP baskı altına alındığı iddia edildi. Gelişmeler üzerine de CHP‘nin kontenjan adayı olarak Cihaner’i aday göstermek zorunda kaldığı kaydedildi. Eski Genel Sekreter, Denizli 1. sıra milletvekili adayı Keskin’in sözleri de tüm gelişmeleri özetler nitelikteydi. Keskin “CHP kendi iradesi dışında, YSK kararı doğrultusunda bir kişiyi kontenjan adayı göstermek zorunda kaldı” demişti.

Cihaner’in Denizli’den aday gösterilmesinde YSK‘nın hamleleri büyük rol oynadı. YSK‘da kararlara imza atan üyelerden, YSK Başkan Vekili Kırdar Özsoylu ve Hüseyin Eken’in isimleri dikkat çekti. Adalet Bakanlığı aleyhine 10 bin lira tazminat davası açan Cihaner’in bu davasına Özsoylu’nun da üyesi olduğu Danıştay 2. Dairesi bakıyor. Özsoylu’nun abisi Özsoylu’nun da CHP Kütahya il teşkilatı yönetim kurulu üyesi olduğu öğrenildi. Yine Eken de Cihaner’in fotokopi dosya üzerinden tahliye eden ekipte yer aldı. Bu arada CHP‘li İsa Gök’ün Cihaner için devreye girdiği ve Kılıçdaroğ-lu ile görüşerek listeye alınmasını sağladığı da öne sürüldü.

BDP’den açıklaması ile şaşırtmadı

In Siyaset on 22 Nis 2011 at 17:32

BDPYüksek Seçim Kurulu‘nun 12 bağımsız vekile adaylık yolunu kapatmasının ardından sokakları savaş alanına çeviren, işyerlerini yakan, molotof kokteyl atan yığınların tepkilerinin “demokratik” ve “haklı” olduğunu iddia etti. Parti Meclisi toplantısının ardından yapılan açıklamada, Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nun bağımsız adaylarla ilgili kararının demokratik kamuoyunun haklı ve görkemli tepkisi sonucunda geçersiz hale geldiği belirtildi.

Açıklamada, YSK‘nın emek, özgürlük ve demokrasi adaylarına dönük aldığı gayri hukuki kararı ve yaşanan sürecin değerlendirildiği belirtilerek, “YSK’nın hukuksuz ve keyfi kararı, halkımızın, demokratik kamuoyunun haklı ve görkemli demokratik tepkisiyle geçersiz hale getirilmiştir. Bu, son tahlilde olumlu bir sonuç olsa da buna neden olan antidemokratik yasa ve anayasa hükümleri varlığını korumakta ve demokratik siyasetin önünü tıkamaya devam etmektedir.” denildi.

YSK’nın kararını protesto ederken vatandaşlara ve kamu malına zarar veren göstericilerin de savunulduğu açıklamada, olaylardaki yaralama ve bir ölüm olaylarından ise hükümet sorumlu tutuldu. Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde meydana gelen olaylarda hayatını kaybeden İbrahim Oruç’un faillerinin bir an önce bulunması istenirken, gözaltına alınanların da serbest bırakılması istendi.

BDP Genel Başkanlığı’na vekaletten Hamit Geylani, boşalan yeni üyeliklere ise Ömer Ağın, Büşra Ersanlı, Osman Ergin, Yıldız Aktaş, Hüseyin Dağ, Özlem Yanat, Yüksel Mutlu seçildi. (CİHAN)

YSK kararını açıkladı

In Siyaset on 21 Nis 2011 at 21:50

YSK veto ettiği 12 bağımsız aday içinden BDP’nin desteklediği 7 bağımsız adaydan 6′sının genel seçime katılmasına onay verdi.

İşte o isimler:

* Leyla Zana
* Hatip Dicle
* Ertuğrul Kürkçü
* Gültan Kışanak
* Sebahat Tuncel
* Salih Yıldız

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 12 bağımsız milletvekili adayı için verdiği veto kararıyla ilgili bugün Ankara’da kritik bir toplantı yaptı.

7’si BDP’nin desteklediği adaylar için YSK adaylıkların iptali kararını vermiş ancak eksik evrakların tamamlanması halinde bu kararın gözden geçirileceği söylenmişti. Bunun üzerine bağımsız adaylar mahkemeden gerekli belgeleri alarak YSK’ya ulaştırdı ve YSK sabah 10.00’da karara itirazları yeniden gözden geçirmeye başladı.

8 saat süren toplantı saat 18.15 sularında sona erdi ve karar çıktı. YSK, Hatip Dicle, Leyla Zana, Ertuğrul Kürkçü, Gülten Kışanak, Salih Yıldız ve Sebahat Tuncel’in seçime girebileceğine karar verdi. BDP’nin desteklediği bir diğer isim İsa Gürbüz’ün adaylığı ise vetolu olarak kaldı.

Aysel Tuğluk’un ise durumu değerlendiriliyor.

Yaşanan krizle ilgili olarak YSK Başkanı Ali Em ise, Bazı bağımsız adayların adaylıklarının iptalini, gelen yargı kararları çerçevesinde yeniden değerlendirdik. Yalnız bu kararlar değil siyasi partilerin bir kısım adaylarına ve bu adayların dışında kalan diğer bağımsız adaylara yapılan itirazlar da değerlendirildi. Hepsini biteremedik ve yarın çalışmaya devam edeceğiz. Bu değerlendirmelerde, gelen yargı kararları çerçevesinde size bildirilen kararı aldık. Bu karar oy birliğiyle alındı. Bunlar hukuki kararlardır. Belgeye dayalı kararlar tartışılmaz… Tabi saatlerce tartışıyoruz ama doğru olan neyse o sonuca ulaşıyoruz.” diye açıkladı.

İŞTE YSK‘IN AÇIKLAMASI

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), daha önceleri yürürlükte olan memnu hakların iadesi kurumuna 1 Haziran 2005′de yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yer verilmediğini belirtti.

YSK’nın milletvekili adaylığı iptal edilen yedi adayın milletvekili olmaya engel durumlarının bulunmadığına ilişkin yapılan yazılı açıklamasında, kurulca gerçekleştirilen görüşmeler sırasında ”yasaklanmış hakların geri verilmesine” ilişkin kararların şikayet yoluna başvuranlar tarafından süresi içerisinde ibraz edilip edilmediği, ayrıca bağımsız milletvekili adaylarının istenilen belgeleri ibraz etmedikleri gerekçesiyle adaylıklarının iptaline ilişkin karara yönelik şikayet yoluna başvurma olanaklarının bulunup bulunmadığı hususunun tartışıldığı belirtildi.

Adayların eksikliklerinin YSK tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde giderme olanaklarının bulunduğu, ancak yasada bağımsız milletvekili adayları yönünden böyle bir imkanın doğrudan tanınmadığını ifade edilen edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

”İncelemeler sonrasında saptanan eksiklikler il seçim kurulları aracılığıyla tüm başvurulan milletvekili adaylarına veya vekillerine bildirilmiş ise de mevcut yasal düzenlemenin seçime siyasi partilerin listesinden veya bağımsız olarak katılan milletvekili adayları arasında gözetilmesi gereken fırsat eşitliğini ortadan kaldırır nitelikte bulunması karşısında belgelerinde eksiklik bulunduğu saptamasıyla adaylıklarının iptaline karar verilerek bu karar kendilerine bildirilen bağımsız adayların da tebliğden itibaren 2839 sayılı kanunun 13 ve 14. maddelerinde ön görülen 2 günlük süre içerisinde belge ibraz edebilecekleri, ayrıca yine aynı süre içerisinde 298 sayılı kanunun 131. maddesinde düzenlenen şikayet yoluna kurul nezdinde başvurabilecekleri kabul edilerek diğer hususların incelenmesine geçilmiştir.”

Anayasanın 76. maddesinin birinci fıkrasında 25 yaşını doldurmuş her Türk’ün milletvekili seçilebileceğine, milletvekili seçilmeyi engelleyici şartların, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer aldığı anımsatılan kararda, bazı suçlardan mahkum olma veya belirli süreyi aşan hapis cezasına mahkumiyet hallerinin milletvekili seçilme konusunda kesin bir engel oluşturulduğunu anlatıldı.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

”Yerleşmiş ve süreklilik kazanmış uygulamaya göre, engel mahkumiyeti bulunduğu için seçilme yeterliliğine sahip olmayan kişiler adli ve yargısal bir işlem ve kurum olup geleceğe yönelik olarak sonuç doğuran ve ceza mahkumiyetinden doğan süresiz hak yoksunluklarının giderilmesini sağlayan bu işlemi gerçekleştirdikleri, bir başka deyişle bu husustaki talepleri üzerine yasaklanmış olan hakları mahkemece verilecek kararla iade edildiği takdirde seçilme haklarına kavuşabilmektedir.”

Memnu hakların iadesinin yürürlükten kaldırılan 765 sayılı TCK’nın 121 ve 124. maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 416 ve 420. maddelerinde düzenlendiği hatırlatılan açıklamada, bu iki kanunun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlükten kaldırılıncaya kadar uygulandığının herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu hatırlatıldı.

”Ancak aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda memnu hakların iadesi kurumuna yer verilmemiştir” ifadesine yer verilen açıklamada, şöyle devam edildi:

”Buna gerekçe olarak da 5237 sayılı TCK’da esas alınan yaptırım teorisinin sürekli hak yoksunluğunu benimsememesi gösterilmiştir. Gerçekten de 765 sayılı TCK’nın 20, 25, 31, 33, 34 ve 41. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve bir kısmı müebbetten süren hak yoksunlukları, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde güvenlik tedbiri olarak düzenlenmekle beraber bu yoksunlukların cezanın infazının tamamlanmasıyla birlikte sona ereceği kabul edilmiştir. Bu kanunda ömür boyu süren bir hak yoksunluğu söz konusu olmadığı için bundan böyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumunun yöntem ve esaslarını gösteren yeni bir düzenleme yapılmasına da ihtiyaç olmadığı düşünülmüştür.

Oysa anayasanın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76-2 ve buna dayalı olarak 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11. maddesinde bazı mahkumiyetlerin ‘affa uğramış olsa bile’ milletvekili seçilmeye engel olacağı belirtilmektedir. Ayrıca 1 Haziran 2005 tarihi itibariyle yürürlükte olan çeşitli özel kanunlarda belirli suçlardan mahkumiyet ‘affa uğramış olsa bile’ bazı görevlere getirilmeye ve bir kısım hakları kullanmaya engel olarak kabul edilmiştir.

5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihi itibariyle bu kanunun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları cezanın infaz süresi ile sınırlı olarak sonuç doğurmakta iken, anayasal ve yasal düzenlemelerde aynı mahkumiyete bağlanan hak yoksunlukları ise süresizdir. Uyum yasalarının çıkarılacağı sonraki süreçte 5435, 5720, 5728, 5786 sayılı kanunlar ile değişiklik yapılmış ise de ‘affa uğramış olsa bile’ ibareleri muhafaza edilmiş veya aynı sonucu doğuracak biçimde ‘TCK’nın 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile’ ifadesi getirilmiş hatta 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu bütünüyle yürürlükten kaldırılarak yerine 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun yürürlüğe konulmasına rağmen bu kanunun da 3. maddesinin ikinci fıkrasının a/2 bendinde ‘affa uğramış olsa bile’ ibaresi korunmuştur.”    Açıklamada, TCK’da düzenlenen hak yoksunluklarının infaz süresiyle sınırlı olmasına karşın bazı ayrıksı düzenlemeler nedeniyle gerek TCK’da gerekse diğer kanunlarda öngörülen suçlara ilişkin mahkumiyetlerden doğan süresiz hak yoksunluklarının halen bazı özel yasalarda bulunduğuna işaret edilerek, şu görüşlere yer verildi:

”Milletvekili seçilme hakkının ceza mahkumiyeti nedeniyle yitirilmesi de bunlardan biridir. Nitekim bu husus Anayasa Mahkemesinin 14 Nisan 2011 günü Resmi Gazete’de yayımlanan kararında da ‘…cezanın milletvekili seçilmesine engelleyen anayasanın 76. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilenlerden olup olmadığının saptanabilmesi ve mahkumiyete bağlı hak yoksunluğu öngören bazı özel yasalardaki hükümler nedeniyle mahkemelerde verilen mahkumiyet kararlarının kayıt altına alınmasında yasal ve anayasal bir takım gereklilikler bulunmaktadır’ denilerek vurgulanmıştı.”  (AA)

Polisin göstericiyi çözen namaz sorusu

In güvenlik on 19 Nis 2011 at 19:59

18:08 – Van’da polis, camiye kaçan göstericileri cemaatten ayırmak için ilginç bir yola başvurdu. ‘Öğle namazı kaç rekat’ sorusuna cevap veremeyen gözaltına alındı.

Van’da çıkan YSK kararını protesto eylemleri sırasında polis, içerisinde bulunan onlarca kişiyi gözaltına aldığı ‘Demokratik Çözüm Çadırı’nı ise kaldırdı.

Sabah saatlerinde başlayan olaylar sırasında kentin en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyüşe geçen ve bazı banka ile kurum binalarına molotofkokteyli ile saldıran göstericilere, polis ise gaz bombaları ve tazyikli su ile müdahale etti. Bu esnada bazı göstericiler ile BDP’nin desteklediği Van bağımsız milletvekili adayları ve Van Belediye Başkanı Bekir Kaya Ahmed-i Hani Parkı’nda bulunan ‘Demokratik Çözüm Çadırı’na geçtiler. Çadırda molotof kokteyli hazırlandığı ihbarı üzerine polis ekipleri panzer ve Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) ise baskın düzenledi.

Burada bulunan onlarca kişi gözaltına alınırken, 3 kişinin ise yaralandığı öğrenildi. Boşaltılan çadır panzer ile yıkılmak istenildiği sırada ise Van Belediye Başkanı Bekir Kaya ve Van bağımsız milletvekili adayı Aysel Tuğluk kendilerini zırhlı aracın önüne attılar. Duruma tepki gösteren ve emniyet yetkilileri ile bir süre tartışan Bekir Kaya ve Aysel Tuğluk, polislerin geri çekilmesiyle bölgeden ayrıldılar.

Tamamen boşaltılan çadır polis ekipleri tarafından kaldırılmaya başlanırken, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü’nden gelen ekipleri ise caddelerdeki taşları temizlemeye başladı.

‘ÖĞLE NAMAZI KAÇ REKATTIR’ SORUSU

Öte yandan, Beşyol mevkiinde bulunan MHP seçim bürosuna da göstericiler saldırdı. Polisin müdahalesi ile kaçan göstericilerden bazılar Hz. Ömer Camisi’ne girdi. Caminin kapılarını kapatan polis ekipleri, içeri girerek göstericileri tek tek gözaltına aldı.

Gösterici olmadığını söyleyen bir kişi ise polislerin sorduğu ‘Öğle namazı kaç rekattır’ sorusuna cevap vermeyince gözaltına alındı.

YSK 12 vekil adayına yasak koydu

In Siyaset on 18 Nis 2011 at 22:10

Yüksek Seçim Kurulu, 12 bağımsız milletvekili adayının adaylıklarını iptal etti.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), aralarında Hatip Dicle, Leyla Zana, Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak‘ın da bulunduğu 12 bağımsız milletvekili adayının adaylığını, milletvekili seçilme yeterliliğini etkileyecek eski mahkumiyetleri bulunduğu gerekçesiyle iptal etti.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Kurul, bağımsız milletvekili adayları ile siyasi partilerin milletvekili geçici aday listeleri üzerindeki incelemelerini bugün tamamladı. Bağımsız milletvekili adaylarının adli sicil kayıtlarını inceleyen YSK, 12 bağımsız milletvekilinin sabıka kayıtları bulunduğunu tespit etti. Kurul, milletvekili seçilme yeterliliğini etkileyecek eski mahkumiyetlerinin bulunduğu gerekçesiyle aralarında Hatip Dicle, Leyla Zana, Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel‘in de bulunduğu bu kişilerin milletvekili adaylıklarının iptaline karar verdi.

Hatip Dicle ve Leyla Zana ile İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel‘in milletvekili adaylığını engelleyecek eski mahkumiyetleri nedeniyle sabıka kayıtları bulunduğunu tespit eden Kurul, Sebahat Tuncel‘in ”geçen seçimde milletvekili seçildiği tarihten hemen sonra adli sicilinin kayda girdiğini, bu nedenle bir önceki seçim döneminde yapılan incelemede sabıkasız olarak görüldüğünü” tespit etti.

Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak‘ın ise adli sicil kaydında kızlık soyadıyla arandığında milletvekili seçilmesini engelleyecek sabıka kaydı çıkması nedeniyle milletvekili adaylığının iptal edildiği öğrenildi. (AA)

İŞTE O İSİMLER

YSK’nın 12 kişilik listesi henüz netleşmezken, bu isimlerin yan sıra yine BDP’nin desteklediği İsa Gürbüz (Elazığ), Ertuğrul Kürkçü (Mersin) ve Salih Yıldız’ın (Mersin’den yedek) da veto yiyen isimler arasında olduğu belirtiliyor. (Diğer isimler: Abdullah Kızılay, Harun Özcan, Şerafettin Efe, Çiçek Otlu ve Nezir Sincan)

İşçi Partisi seçimden çekildi

In Siyaset on 08 Nis 2011 at 09:27

İşçi Partisi 12 Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimine katılmayacak.

Yüksek Seçim Kurulu, İşçi Partisi Genel Başkan VekiliBedri Gültekin ve Genel Sekreter Hasan Basri Özbey‘in ortak imzasıyla YSK‘ya yapılan başvuru üzerine, partinin Merkez Karar Kurulunun olağanüstü toplantısında alınan 12 Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimine katılmama kararını değerlendirdi.

YSK‘nın konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

YSKİşçi Partisi yetkili kurulunca parti tüzüğüne göre alınan kararı uygun bularak, 12 Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimine İşçi Partisinin katılmamasına ve bu dönemdeki seçim iş ve işlemlerinde bu siyasi partiye yer verilmemesine oy birliği ile karar verdi.

AA

Seçmen kaydınız için tıklayınız

In Siyaset on 30 Mar 2011 at 13:37

Seçmen kaydınız için tıklayınız>>>

12 Haziranda yapılacak genel seçim için 18 Martta askıya çıkarılan seçmen listeleri yarın askıdan indirilecek. Sonra başınızın ağrımaması için isminizi kontrol edin

12 Haziranda yapılacak 24. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için 18 Martta askıya çıkarılan seçmen listeleri yarın askıdan indirilecek.
Vatandaşların, yarına kadar listelerde adları olup olmadığını kontrol etmeleri gerekiyor. Vatandaşlar, YSK’nın ”ysk.gov.tr” internet sitesindeki ”yurt içi seçmen sorgulama” bölümüne TC Kimlik numaralarını girerek, seçmen kütüğünde kayıtları olup olmadığını öğrenebilecekler. Nüfus veya adres bilgelerinde değişiklik olanların ilgili nüfus müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekecek.

Yurtiçi seçmen sorgusu için tıklayınız>>>
Yurdışı seçmen sorgusu için tıklayınız>>>

Seçmen niteliğine sahip olduğu halde, muhtarlık bölgesi askı listesinde ismi bulunmayanlar, 12 Haziran 1993 tarihinde ve daha önce doğanlar, başka bir muhtarlık bölgesi askı listesinde yazılı olup da sürekli olarak oturmak amacı ile listenin askıya çıkarıldığı muhtarlık bölgesine gelenler, öğrenci olup, seçmen niteliğini taşıyan ve öğrenim gördükleri yerleşim birimlerinde oylarını kullanmak isteyenler, muhtarlık bölgesi askı listesinde kendisine ait kimlik veya adres bilgilerinde yanlışlık yahut eksiklik bulunanlar, nüfus olay bilgisi değişenler, askerlikten terhis olup da, silah altında bulunmaları nedeniyle askı listesinde kaydı bulunmayan ve yine aynı nedenle kayıtları dondurulmuş bulunanlar, kamu hizmetlerinden süreli olarak yasaklı bulunmaları nedeniyle askı listesinde ismi bulunmayanlar ile aynı nedenle kayıtları dondurulmuş bulunan ve yasaklılık süresi sona erenler listelere yazılmak veya seçmenlik durumunu oy kullanabilir duruma getirebilmek için ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına başvurabilecekler.
Muhtarlık bölgesi askı listelerinin kesinleşme tarihi olan 8 Nisan 2011 Cuma günü saat 17.00 itibariyle Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, seçmenlerden ölmüş olanlar ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılanlar Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce silinecek.

-MUHTARLIK BÖLGESİ ASKI LİSTELERİNE İTİRAZ-

Muhtarlık bölgesi askı listelerine seçmenler ve siyasi partiler askı süresi içinde itiraz edebilecekler.
Muhtarlık bölgesi askı listelerine siyasi partilerin, ilçe seçim kurulu başkanlıklarına isimlerini bildirdikleri yetkilileri, o ilçede oturan tüm seçmenler ve seçmen kütüğüne yazılmaması gerekenlerden yazılmış olduğu anlaşılanlarla ilgili olarak, seçmen niteliğini taşıyan vatandaşlar ise ancak kendileriyle ilgili olarak itirazda bulunabilecekler.
İtirazlar ilçe seçim kurulu başkanına yazılı olarak yapılacak, itirazlarda kimlik numarası taşıyan belgeler istenilecek, belgelerden Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşımayanlara itibar edilmeyecek.
İlçe seçim kurulu başkanı, kendisine ulaşmasından itibaren itirazları en geç 3 Nisan 2011 Pazar günü saat 17.00′ye kadar kesin karara bağlayacak, bu kararlara uygun olarak gerekli kayıt ve düzeltme işlemlerinin yapılması ile muhtarlık bölgesi askı listeleri 8 Nisan 2011 Cuma günü kesinleşecek.

-YURT DIŞI SEÇMEN KÜTÜĞÜNÜN GÜNCELLEŞTİRİLMESİ-

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün adres kayıt sisteminden alınarak oluşturulan Yurt Dışı Seçmen Kütüğü, Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Dairesi Başkanlığının seçmen niteliğini taşıyan ve askerde bulunan kişilere ilişkin kayıtları ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan olay bilgileri dikkate alınarak Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce merkezi olarak güncelleştirilecek.
Yurt dışında yaşayan ve seçmen niteliğini taşıyan Türk vatandaşlarının Yurt Dışı Seçmen Kütüğündeki kayıtları, Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce, güvenli sorgulama yöntemi kullanılarak Kurulun internet sayfasında 18 Martta ilan edildi.
Vatandaşlar ”Yurt Dışı Seçmen Sorgulama” ekranından kimlik numarasını girerek Kütüğe kayıtlı olup olmadığını kontrol edebilecekler. Yurt Dışı Seçmen Kütüğünün ilanı da yarın saat 17.00′de sona erecek.
Seçmen niteliğine sahip ve yerleşim yeri yurt dışı olan Türk vatandaşları, Yurt Dışı Seçmen Kütüğü kayıtlarında düzeltme veya yerleşim yeri değişiklikleri için en yakın dış temsilciliğe başvurarak İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları için ”Adres Beyan Formu”nu doldurup, imzalayacak ve yurt dışı temsilcilikleri tarafından ”Konsolosluk.net” sistemine girişleri yapılacak.

AA

 

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.